Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2017
Daire
5
Dosya No
53344
Tutanak No
58818
Tutanak Tarihi
11.02.2026
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atanan şahsın belli bir süre sonra sınavsız mühendis kadrosuna atama yapılması.



358 sayılı Ek İlam’ın 4’üncü maddesi ile, İstanbul ... Belediyesi tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Değişik 59’uncu maddesi hükmü uyarınca Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atanan ...’nın, belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanması ve bu doğrultuda aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemesinin mühendis kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan ... TL’lik kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu tazmin hükmü, Harcama Yetkilisi (Mühendis) ...’nın temyiz başvurusu sonucu 06.03.2024 tarih ve 56550 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesi ile tasdik edilmiştir.



Karar Düzeltilmesi Dilekçesi



Harcama Yetkilisi (Mühendis) ... tarafından 53344 sayılı dosya kapsamında karar düzeltilmesi başvurusunda bulunulmuştur. Karar düzeltilmesi başvurusuna esas dilekçede özetle;

Bahse konu kamu zararı öngörülen ödemelerin yapıldığı yıl yürürlükte olan, ... Belediyesi İmza Yetkileri Yönergesi (EK-l)’ne göre belediye personeline ilişkin tüm atama işlemlerinde yetkili ve sorumlu müdürlüğün, İnsan Kaynakları Ve Eğitim Müdürlüğü olduğu, 17.03.2016 tarih ve 26532899-010.04-980986/874 sayılı ... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ekinde İmza Yetkileri Yönergesi ile; ilgili yönergenin 8. ve 9.maddelerinde personel atama işlemlerinin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü ile ilgili Başkan Yardımcısı ve Belediye Başkanı yetkisinde olduğunun açıkça belirtildiği, Ayrıca, 5393 Sayılı Kanun madde 49 gereği,” Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır” şeklinde amir hükmün de bulunduğu, Mühendis kadrosuna usulsüz atama işleminin; gerekli incelemeleri yapıp mühendis atama evrakını (EK-2) hazırlayan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü Müdürü, sorumlu çalışanları (şef, büro elemanı) ve onay imzasını atan yetkili Başkan Yardımcısı, Başkan sorumluluğunda olup; Fen İşleri Müdürlüğü Birim Amiri olarak Harcama Yetkilisi sıfatıyla şahsının uhdesinde bulunmadığı,

Söz konusu usulsüz atama işlemi yapılırken, ... Belediyesi personel atama işlemlerinden yetkili ve sorumlu Müdürlük olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü ve sorumlu Başkan Yardımcısı tarafından şahsına, atama işleminin mevzuata (Mahalli İdarelerde Personelin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmelik Esasları) uygunluğu konusunda sözlü veya yazılı hiçbir bilgilendirme yapılmadığı, Zira, kendileri dahi sorumlu oldukları bu yönetmeliği kontrol edip incelemediklerinden unvan değişikliğinde sağlanması gereken sınav şartını atama işlemleri esnasında bilmemekte olup, Sayıştay vesilesiyle Yönetmeliği , inceleme imkanı buldukları ve öğrendikleri, Bu şekliyle, bahse konu usulsüz atama işleminin tabi olduğu Yönetmelik detaylarına ilişkin Harcama Yetkilisi sıfatı ile hiçbir bilgi ve sorumluluğu bulunmadığından, oluşan kamu zararının tazmininde sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığı,

Fen İşleri Müdürlüğü Birim Amiri görevi gereği Harcama Yetkilisi sıfatı ile, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü personellerinin yetki ve sorumluluklarında düzenlediği ve her ay personel maaş ödemesi işlemlerinin düzenli olarak yürütülmesi için Amir olduğu Fen İşleri Müdürlüğüne ilettiği ödeme emri belgelerini onaylamak ve belgelerin zamanında muhasebe birimine gönderilmesini sağlamanın, Amir ve Harcama Yetkilisi görev ve sorumluluğu gereği olduğu, Söz konusu işlemin, düzenli personel maaş ödemesi işlemini kapsıyorken ve bu işlemler esnasında Fen İşleri Müdürü görevini ifa ediyorken, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yapılan personel atama emirlerinin ve işlemlerinin hukuka ve Mevzuata uygunluğunu Fen İşleri Müdürü görevi ifa ediyorken kontrol edebilmesinin, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Nitekim, atama işleminin usulsüzlüğünün Belediye Ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine dayandığı, Söz konusu Yönetmelik’in; 04.07.2009 gün ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik adıyla yürürlüğe girmiş olup “Hizmet Grupları Arasında Geçişler" başlıklı 2O.maddesinin (ç) fıkrasında, “İstisnai Memurluklarda Çalışanlar veya Çalışmış olanlar, bu yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir. ” hükmünü içermekte iken, 07.05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri ile değişiklik yapılarak yürürlükten kaldırıldığı ve böylelikle atamalarda sınav şartı aranması hususunun ortaya çıktığı, Buna göre yeniden vurgulamak gerekirse, 2014 yılında Yönetmelik değişikliği ile gelen sınav şartının personel atamalarında uygulanması, personel atamalarında uygulanması gereken yönetmelik ve değişikliklerinin takibi işlemlerinin, Fen İşleri Müdürlüğü Birim Amiri ve Harcama Yetkilisi olarak şahsının görev yetki ve sorumluluğunda olmadığı,

Sınavsız unvan değişikliği konusu gereği oluşan usulsüz personel atamasına dair kamu zararının tazmininin; personel atama işlemlerini yapan ve atamalarla ilgili yönetmeliğin incelenerek unvan değişikliği atamasının mevzuata uygun şekilde yürütülmesi, evraklarının hazırlanması ve onaylanması sürecinde yetkili ve sorumlu olan kamu görevlilerine yüklenmesinin gerektiği,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda;

Kamu zararı. Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” denilerek kamu zararının kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda oluşması, başka bir ifadeyle kamu zararı ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması gerektiğinin hükme bağlandığı,

Bahse konu kamu zararının, şahsının mevzuata aykırı olarak mühendis kadrosuna atanmasından kaynaklandığından, oluşan zarardan atamaya ilişkin olarak oluru teklif eden İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü, teklif edilen oluru uygun bulan Belediye Başkan Yardımcısı ve teklif edilip uygun bulunan oluru onaylayan Belediye Başkanının sorumlu olduğu (EK-2). Nitekim, mühendis kadrosuna atama işlemi sonrasında, SGK Mühendis Hizmet yılları birleştirilmesi ile kademe ilerlemesi (EK-3) ve Kadro derece yükseltilmesi (EK-4) işlemlerinin de yine yetkili ve sorumlu müdürlük olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından yapıldığı, yasa ve yönetmeliklerin yetkili Müdürlüğün sorumluluğu çerçevesinde takip edilmediği ve personel hareket işlemleri sürdürüldüğü, Tüm bu personel hareketleri ile ilgili İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yetkili personellerinin, kamu zararının tazmininde sorumlu tutulmamasının hakkaniyetli olmadığı,

Denetçi tarafından kamu zararından Harcama Yetkilisi sıfatıyla (Fen İşleri Müdürü) ve Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünde çalışan Memur) sorumlu tutulmuşlarsa da; söz konusu kamu görevlileri atama işleminin hiçbir aşamasında yer almadıkları için bahse konu atamadaki mevzuata aykırılığı ödeme sırasında bilip tespit etmeleri kendilerinden beklenemeyeceği, Bu nedenle, Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik esaslarına aykırı olarak mühendis kadrosuna sınavsız atama ile oluşan kamu zararından Harcama Yetkilisinin (Fen İşleri Müdürü sıfatıyla) sorumlu tutulmaması gerektiği,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda ;

Harcama talimatı ve sorumluluk Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.

Giderin gerçekleştirilmesi Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.1 Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar, denildiği,

Dolayısıyla, Bütçeden harcama yapılabilmesinin Harcama Yetkilisinin harcama talimatı vermesine bağlı olması gereği, Fen İşleri Müdürlüğü Birim Amiri (Harcama Yetkilisi sıfatıyla) harcama talimatı verilmesiyle ilgili işlemlerden sorumlu olup personel maaş ödemelerinin vaktinde yapılması ile ilgili görevinde düzen sağladığı, Kamu görevlilerinin personel maaş hesaplanmasında baz alman Kadro ve Derecelerinin doğruluğu, bu kadro ve derecelere yükselme şartlarında uyulması gereken yasa ve yönetmelikler, Harcama Yetkilisinin bilgi ve sorumluluğunda olmadığı ve olmasını beklemenin de abesle iştigal olduğu, Fen İşleri Müdürlüğü Birim Amiri görev ve sorumluluğunda iken şahsının Harcama sıfatı nedeniyle, Atama ve Unvan Değişikliği esaslarıyla ilgili Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği hükümlerinin değişikliklerini (mühendis kadrosuna atamalarda 2014 yılı itibariyle sınav şartı getirilmesi) takip etmekle ve atama işlemlerinin nasıl yapılacağı ile ilgili kontrollerde bulunması, ve atama işlemlerindeki usulsüzlükten sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığı, Zira, maaş ile ilgili ödeme emri belgelerinin ilişiğinde, atama işlemlerinin hangi yasa ve yönetmelik hükümlerine tabi olarak yapıldığına dair bilgi ve belgelerin bulunmadığı,

Personel Hareketlerinin, Belediye İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün görev yetki ve sorumluluk kapsamında yasa ve yönetmeliklere uygun bir şekilde yapılması gereken işlemler olduğu, Kamu personelinin kadro değişiklik atama şartlarıyla ilgili uyulması gereken Yasa ve Yönetmeliklerin takibinde ve uygulama koşullarının sağlanıp sağlanmadığıyla ilgili Fen İşleri Müdürlüğü Birim Amiri olarak ve harcama yetkilisi sıfatı ile görev yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaldı ki, tespit edilen kamu zararının, şahsına yapılan kadro ataması olup İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce Yönetmeliğe aykırı olarak sınavsız yapıldığından, 02.06.2017 tarihinde Özel Kalem Müdürü olarak açıktan atandıktan (EK-5) iki ay sonra, İTÜ mezunu Harita Mühendisi kimliği yeterli şart sayılarak 23.08.2017 tarihinde Mühendis kadrosuna atanması nedeniyle, yani iki ay kadar kısa süre önce henüz devlet memurluğuna atanmış ve teknik müdürlükte teknik işler görevi ifa ediyor iken, tüm yasa ve yönetmeliklere hakim olamayacağı gibi, mühendis kadrosu unvanına atama usulünde de hangi yasa ve yönetmelik maddeleri uygulanarak ve Mühendis kimliği taşımak dışında hangi şartlar sağlanarak düz memur kadrosundan mühendis kadrosuna geçişin uygulanabileceği hususunda bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığı,

Sayıştay tarafından tespit edilen ve ilamda belirtilen ... TL kamu zararının tazmininde ; görev yetki ve sorumluluk kapsamında yasa ve yönetmelikleri takip etmek ve uygulamakla yükümlü, mühendis kadrosuna atamalarda 07.05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri gereği sınav koşulu getirildiğini bilmeden sınavsız atama işlemini yaparak kamu zararına sebebiyet veren insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü sorumluları (atamayı onaya sunan müdür ve şef) ve atamaya onay veren belediye başkan yardımcısının sorumlu bulunduklarını belirterek, harcama yetkilisi olarak şahsının, kamu zararına sebebiyet vermediğinden sorumlu tutulmamasını arz ve talep ettiği,

06.03.2024 tarih ve 56550 sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı tutanağında sunulan ayrışık oy gerekçelerinde de belirtildiği üzere;

“…

İlamda, söz konusu kamu zararının Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlileri ve atamayı gerçekleştiren Belediye Başkan Yardımcısından müştereken ve müteselsilen tazminine hükmedilmiş olup temyiz dilekçesi ekinde sunulan atama onayında (personel hareketleri onayı), Belediye Başkan Yardımcısının yanısıra İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ile İnsan Kaynakları ve Eğitim Birimi Şefinin de imzalarının bulunduğu görülmektedir.

Somut olaydaki harcama, personel hareketleri onayına istinaden yapılmıştır.

5018 sayılı Kanunun “Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesi ; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” 71 inci maddesinin birinci fikrası; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükümlerini içermektedir.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7 nci maddesinde de; “(1) Bu kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas almır.

(2) Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak Sayıştay raporlarında belirtilir. Kamu zararına sebep olunan durumlar ise bu zararın tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ile sonuçlandırılır.

(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.

(...)” hükümleri yer almaktadır.

Diğer yandan, 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında belirtildiği üzere; 5018 sayılı Kanundan önceki mevzuatımızda mali sorumluluk için yegane şart, mevzuata aykırılık olup, buna ilaveten zarar, kusur gibi başkaca bir şart öngörülmemiştir. Sorumlulukta sadece mevzuata aykırılığın yeterli sayıldığı bu sistem, 5018 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve bu yeni sorumluluk sisteminde objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçilmiş olup, 1050 sayılı Kanuna göre kusursuz sorumluluk esas iken 5018 sayılı Kanunda kusurlu sorumluluk esas alınmıştır.

5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, 5018 sayılı Kanuna göre mali sorumluluğun şartları şöyle sıralanabilir:

- Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.

- Ortada bir kamu zararı olmalıdır.

- Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.

Kamu zararından dolayı bir kamu görevlisinin mali sorumluluğuna hükmedilebilmesi için, yukarıda belirtilen şartların hepsinin birarada gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Hesap yargılanmasında kamu zararının varlığına hükmedilmesine rağmen; kasıt kusur veya ihmalden kaynaklanan ve kamu zararına neden olduğu ifade edilen mevzuata aykırı karar, işlem, eylem ile kamu görevlisi arasındaki illiyet bağının izah edilmemiş ya da kanıtlanmamış olması durumunda mali sorumluluğun şartlarının hepsinin karşılanmış olduğundan bahsedilmesi mümkün olmayacaktır.

Somut olayda ödeme emri belgesi ile yapılan harcama, atama onayına istinaden yapılmıştır. Zira, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nde harcamanın çeşidine göre aranacak belgeler belirlenmiş olup, “Aylıklar” başlıklı 8 inci maddesinde; aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenecek belgeler sayılmıştır. Mezkur maddede, ilk atamalarda; atama onayı ve işe başlama yazısı ile naklen atamalarda; atama onayı, işe başlama yazısı ve personel nakil bildirimi ödeme belgesine eklenmesi zorunlu belgeler olarak düzenlenmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinde, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu, ancak, kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun kurul, komite veya komisyona ait olduğu ifade edilmiş, 32. Maddesinde ise bütçeden harcama yapılabilmesinin harcama yetkilisinin, harcama talimatı vermesine bağlı olduğu; harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken işlemlerden harcama yetkililerinin sorumlu oldukları ifade edilmiştir.

Kanun’un 33 üncü maddesine göre de, giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanmaktadır. Bu süreçte, gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yerine getirmektedir.

Mahalli idareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği incelendiğinde görüleceği üzere, bazı harcamalar için harcama talimatının ödeme emri belgesine eklenmesi zorunlu kılınmış iken, bazı harcamalarda bu şekilde bir uygulamaya yer verilmemiştir. Bu bağlamda, ilama konu edilen harcamanın “esas dayanak ve gerekçe belgesi”nin atama onayı olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Bu durumda, atama onayına istinaden ödeme emri belgesi ile yapılan ödemenin takdir yetkisi içermediği, bağlı bir yetki ve ödeme yükümlülüğü içerdiği anlaşılmaktadır.

Diğer yandan, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nde kurala bağlandığı üzere, “duruma göre, ilk atamalarda; atama onayı ve işe başlama yazısı ile naklen atamalarda; atama onayı, işe başlama yazısı ve personel nakil bildirimi’nin ödeme belgesine eklenmesinin zorunluluğundan hareketle, atamanın yapılmasından sonraki ilk ödeme emri belgesini düzenleyen ve imzalayan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin atama onaylarının yasal düzenlemeye uygunluğunu araştırmaları gerektiğini ve bu belgelerle yapılan atamanın yasal düzenlemeye uygun olmaması halinde doğacak kamu zararından sorumlu olacaklarını iddia etmenin kusurlu sorumluluk ilkesi ile bağdaşmadığı açıktır. Zira, personel dosyası incelenmeden salt atama onayı belgesi üzerinden mevzuata uygunluk/aykırılık incelemesi yapılamayacağı gibi, bu denetimin yapılmasını harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisi açısından zorunlu yükümlülük kılan açık mevzuat hükmü de yoktur. Atama onay belgesi; çok sayıda belgeden ve bilgiden oluşan personel dosyasının incelenmesi üzerine personel özlük işlerinde yetkin ve yetkili olan “personel birimi” tarafından düzenlenip onaya sunulan bir belge olup, atamaya yetkili amirin imzasıyla kesinleşen atama işleminden sonra, harcama biriminin tekraren atama onay belgesinin dayanağı olan personel dosyasını incelemesi gerektiğinden bahsedilmesi idarenin hiyerarşik işleyişi açısından ve hukuken isabetli olmayacaktır. Zira, atama onay belgesiyle hukuki gerçeklik kazanan atama işleminin mevzuata uygun olup olmadığı personel dosyası incelenmeden anlaşılmayacaktır. Bu durumda, mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan kamu zararından atama onay belgesinde imzası bulunan kamu görevlilerinin sorumlu tutulması kusurlu sorumlu ilkesine uyarlı olacaktır.

Netice olarak, atama teklif ve onay sürecinde yer almayan, sadece atama onayının gereğinin yapılması için ödeme belgesine imza atan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin (atamanın yapılmasından sonra ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine imza atanlar da dahil) kusurundan bahsedilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, somut olayda atama onay belgesinde imzaları bulunan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ile İnsan Kaynakları ve Eğitim Birimi Şefinin sorumluluğa dahil edilmesi, atama onay belgesinde imzalan bulunmayan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluktan çıkarılması gerekmektedir”

Sonuç ve İstem:

İstanbul ... Belediyesi, 2017 yılı hesabının sayıştay 5. dairesince yargılanması sonunda çıkarılan 183-358 sayılı ilamın 4. maddesi hükmüne karşı harcama yetkilisi sıfatı ile, mühendis kadrosuna atama işleminin yapılmasında ilgili yönetmelik hükümlerinin uygulanmaması ile usulsüz atama yapılmış olması neticesinde mühendis kadrosu karşılığı ödenen ... tl kamu zararının şahsımdan tazminine hükmedilmesi hususunda; yukarıda belirttiğim ve resen dikkate alınacak tüm nedenlerle, tanzim edilen kamu zararının, harcama yetkilisi olan şahsı tarafından sadece personel maaşının zamanında ve tam ödenmesi görevini uygulamak maksadıyla işleme konulmuş olduğundan, bu kararı onaylayan ilçenin en büyük mülki amirinin de onayı doğrultusunda, uygulamakla görevli harcama yetkilisi olan şahsının, ilamda belirtilen kamu zararından sorumlu tutulmaması ve şahsı hakkında verilen tazmin hükmünün karar düzeltilmesi yasa yolu ile kaldırılmasının talep edildiği,



Başsavcılık Görüşü

Harcama Yetkilisi (Mühendis) ...’nın karar düzeltilmesi başvurusu kapsamında verdiği dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Görüşünde;

İstanbul ... Belediyesinin 2017 yılı hesabının 5’inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 19.01.2023 tarihli ve 358-183 No'lu ek ilamın 4 üncü maddesiyle verilen tazmin hükmünü tasdik eden Sayıştay Temyiz Kurulunun 06.03.2024 tarih ve 56550 Tutanak No'lu Kararına karşı karar düzeltilmesi isteminde bulunan ...'ya ait ilgi yazı ekinde yer alan dilekçe incelenmiş olup, dilekçede ileri sürülen ve açıklanan hususların 358-183 No'lu ek ilamın 4 üncü maddesinde ve Temyiz Kurlunun 56550 Tutanak No'lu Kararında karşılanmış bulunduğu,

Bu itibarla, karar düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği,

Belirtilmiştir.



GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:



358 sayılı Ek İlam’ın 4’üncü maddesi ile, İstanbul ... Belediyesi tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Değişik 59’uncu maddesi hükmü uyarınca Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atanan ...’nın, belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanması ve bu doğrultuda aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemesinin mühendis kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan ... TL’lik kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu tazmin hükmü, Harcama Yetkilisi (Mühendis) ...’nın temyiz başvurusu sonucu 06.03.2024 tarih ve 56550 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesi ile tasdik edilmiştir.

Bu defa, Harcama Yetkilisi (Mühendis) ... 53344 sayılı dosya kapsamında karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurmuştur.



Esas Yönünden İnceleme:



Mevzuat:

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliği’nin “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında mühendis kadrosuna yer verildiği görülmekte,

“Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8’inci maddesi birinci fıkrasında; “Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.” denildikten sonra, “(a)Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak” hükmüne,

Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında “Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki özel şartlar aranır.” denildikten sonra, (a) bendinde, "Mühendis, mimar, peyzaj mimarı, … kadrolarına atanabilmek için; (1) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak, (2) Öğrenim durumu itibarıyla atanacağı kadro unvanını ihraz etmiş olmak, …” hükmüne yer verildiği görülmektedir.

Diğer yandan, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin (ç) fıkrasında, “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmüne yer verildiği, ancak bu hükmün Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.04.2010 tarihli kararı ile durdurulduğu ve 07.05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19’uncu maddesi ile de yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir.

Tüm bu mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda, istisnai memurluklarda çalışanların diğer kadrolara sınavsız atanmasına ilişkin ilgili maddenin mevzuat değişikliği ile yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla özel kalem müdürlüğü kadrosundan unvan değişikliğine tabi kadrolardan sayılan mühendis kadrosuna atanmak için unvan değişikliği sınavında başarılı olmanın gerektiği anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; ...’nın, 01.06.2017 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atandığı, belli bir süre sonra ise (15.08.2017) sınavsız olarak mühendis kadrosuna atamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan bu atama işlemi mevzuat hükümlerine aykırı olup, ilgiliye mühendis kadrosu için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.



Sorumluluk Yönünden İnceleme:

İlamda oluşan kamu zararının Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi ve atamayı onaylayan Belediye Başkan Yardımcısına dağıtılmak suretiyle müştereken ve müteselsilen tazminine hükmedilmiştir.

Harcama Yetkilisi olarak sorumlu tutulan ve aynı zamanda ahiz olduğu anlaşılan ... tarafından, atama aşamasında görevli olan İnsan Kaynakları Müdürlüğü biriminde gerçekleştirilen işlemlerle ilgili herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, kamu zararına hatalı yapılan atama işleminin sebebiyet verdiği, kendisi tarafından sadece ödeme emri belgesi imzalanarak personel maaşlarının düzenli ödenmesinin sağlandığı belirtilerek, sorumluluk itirazında bulunulmuştur.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.” hükmü, ikinci fıkrasında; “Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca, Harcama Yetkilileri harcamanın yapılması ve giderin gerçekleştirilmesi süreçlerinde mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdür. Yapılacak harcama mevzuata aykırılık taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nde harcamanın çeşidine göre aranacak belgeler belirlenmiş olup, "Aylıklar" başlıklı 8’inci maddesinde; aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenecek belgeler sayılarak; bunlardan birisinin de "İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı" olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda da ödeme emrine imza atan harcama yetkilisinin mevzuata aykırı ödemeden sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, sorumlu tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların karar düzeltilmesine esas Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı, bu Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen hususların yukarıda açıklanan gerekçelerle söz konusu Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumlunun karar düzeltilmesi itirazları reddedilerek, (358 sayılı Ek İlamın 4’üncü maddesiyle verilen ... TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 06.03.2024 tarih ve 56550 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinde KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, oy birliğiyle,

Karar verildiği 11.02.2026 tarih 58818 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.