Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2013
Daire
6
Dosya No
54930
Tutanak No
58146
Tutanak Tarihi
25.06.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Belediyede sözleşme ile iş yeri hekimi çalıştırılması.



08.02.2022 Karar tarihli 435 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle, başka kurum veya kuruluşlarda kadrolu olarak çalışıp Belediyede işyeri hekimi olarak görevlendirilen hekimlere 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak Kanun’da öngörülenden daha fazla ücret ödenmesi neticesinde oluşan toplam ... TL kamu zararının diğer sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2023 tarih ve 55974 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla “… somut uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 850 Karar-435 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesinin BOZUL[MASINA]” hükmedilmiştir.

12.07.2024 Karar tarihli 448 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle verilen ısrar kararında, ilçe belediyelerinde kadrolu olarak çalışan iki doktor kamu görevlisine 6331 sayılı Kanun’a göre çalıştıkları saat başına (200) gösterge sayısının memur aylık katsayısı ile çarpımı kadar ödeme yapılması gerekirken imzalanan sözleşmelerde belirtilen ücretlerin ödenmesi suretiyle Kanunen ödenmesi gerekenden daha fazla ücret ödenmesi sonucunda oluşan toplam ... TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Diğer Sorumlu olarak Genel Sekreter Yardımcısı, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir.

Temyiz Dilekçesi

Kamu İdaresi adına Hukuk Müşaviri ... ile sorumlular ... (Diğer Sorumlu, Genel Sekreter Yardımcısı, şimdiki Belediye Başkanı), ... (Gerçekleştirme Görevlisi, Sağlık İşleri Şube Müdür Vekili), ... (Gerçekleştirme Görevlisi, Tabip) tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Temyiz dilekçesinde özetle:

Daire Kararının usul ve yasaya aykırı olduğu,

İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması amacıyla ihtiyaç duyulan işyeri hekimini; Tabiplere asıl görevlerinin dışında kanunda belirtilen şaftlarda işyeri hekimliği yapma imkânı, çalışanları arasından, belirlenen niteliklere sahip personelin çalışanlar arasında bulunmaması halinde bu hizmetin tamamım veya bir kısmını ortak sağlık birimlerinden, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan veya bireysel iş yeri hekimliği sözleşme seçenekleriyle 4857, 1219, 6331, 4734, 6514, 5947 sayılı kanunların hükümleri çerçevesinde doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kamu yararına en uygun seçenekle temin edilerek iş yeri hekimleri çalıştırılabildiği, Bu kapsamda;

1. Seçenek olarak; 6331 sayılı kanunun 8. Maddesine istinaden hekim muvaffakiyetinin şart olduğu kamudan kamuya mesai saatleri içerisinde görevlendirme şartlarını oluşturulamadığından bu seçenek zorunlu olarak uygulanamadığı,

2. İlgili mevzuat hükümlerine göre çalıştırılması zorunlu olan iş yeri hekiminin tedariki ihale ile OSGB’den alınması yönteminin maliyetinin aşırı yüksek olduğundan kamu zararına yol açabileceği düşünülerek bu seçenek de gerçekleştirilemediği,

3. 6331 sayılı Kanunun “mevcut yönetmelikler” bölümünde geçici madde olarak “4857 sayılı İş Kanunu’nun 77,78,79,80,81,85 maddelerine göre yürürlüğe konulan bütün yönetmeliklerin bu kanuna aykırı olmayan hükümleri, ön görülen yönetmelikler yürürlüğe girene kadar uygulamaya devam olunur.” Hükmüne istinaden söz konusu kanunun ilgili maddesine uygun olarak bütün çalışanlarına ÎSG hizmetinin verilmesi işverenin yükümlülüğünde zorunluluk olup bu hizmeti en az maliyetle en uygun seçenekle yapması gerektiği, Bu kapsamda hekimlerle yukarıda bahsedilen kanun maddeleri ile belirtilen işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu işyeri hekimliği sözleşmeleriyle en az maliyetle gerçekleştirilmiş olup ücretleri de iş akitleri karşılığı ödemeleri aşağıdaki kanun hükmü çerçevesinde yapıldığı,

Bu amaçla 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu uyarınca her yıl belirlenen iş yeri hekimi ücreti belirlenmesi ‘asgari işyeri hekimliği ücret tarifnamesi‘ne uygun olarak belirlenen rakamları aşmayacak şekilde gerçekleştirilmesi zorunlu olduğu,

Ayrıca ek bilgi olarak; 6331 sayılı Kanunun geçici 6. Maddesinde belirtildiği üzere konu ile ilgili yapılan ödemelerin idari ve mali yargılama ve takibat yapılamayacağı başlatılan işlemlerin kaldırılacağı ve ödemelerin geriye tahsil ve tanzim edilemeyeceği hükmedilerek işyeri hekiminin yaptığı iş akdi sonucu aldığı ücretin hak mahrumiyetini ortadan kaldırdığı, hak edilen kazancın meşru olduğu kabul edilmiş, 1983 yıllarından itibaren yürürlükte olan kamu hekimlerine mesai dışı iş yeri hekimliği yapabilme hakkının mevzuat ve yönetmelikler çerçevesinde verilmiş ve uygulanmış olduğu, sadece yetkinin 1219 sayılı Yasa ile 02/01/2014’te yürürlüğe giren Yasa ile verilen tek hak olmadığı,

6331 sayılı Kanun hükümlerine göre görevlendirme yapılabilmesi için kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personelin, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebildiği, Görevi yapacak doktorun öncelikle muvafakati gerekmekte olup, doktorlara 6331 sayılı Kanunun 8. maddesine göre konu hakkındaki görüşleri sorulması üzerine kabul etmediklerini, idare isterse mevcut sözleşmeyi de iptal edebileceklerini gündeme getirilmesi üzerine ilgili mevzuat hükümlerine göre, çalıştırılması gereken işyeri hekiminin gerek ihale yöntemiyle gerekse dışardan hizmet alım sözleşmesiyle yaptırılmasının idareye maliyetinin daha fazla olacağı düşünülerek 2011 yılından beri kullanılan sözleşmeye devam edildiği,

Bütün bu hususlar birlikte göz önünde bulundurulduğunda, 1219 sayılı Kanun hükmü hesap yılında yürürlükte bulunmaması, 6331 sayılı Kanun doktorların muvafakati olmaması nedeniyle, TTB asgari ücret tarifnamesinde belirlenen ücreti aşmadan mesai saatleri dışında (3 vardiyalı iş yerlerimizin varlığı nedeniyle) iş akdinin gerçekleştirildiği net olarak belirtildiği, Bu bağlamda kanun ve mevzuata uygun olmayan hiçbir durum bulunmadığı, 4734 sayılı Kanun hükümlerine göre hizmet alım ihalesi yöntemiyle hizmet gördürülebileceği, 4734 sayılı Kanuna göre hizmet alım ihalesi yapılmış olsaydı, bu kez hizmet bedelinin 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu uyarınca, Türk Tabipleri Birliği tarafından belirlenen işyeri hekimi olarak çalışacakların asgari ücret tarifesi üzerinden ödenmesi gerekecek olduğu, İşyeri hekimi olarak çalıştırılan doktorlar için bu ücretin esas alınması zorunluluğu bulunduğu,

Buna göre, yapılan sözleşme ile alınan hizmet karşılığı ödenen bedelin, Türk Tabipleri Birliği tarafından belirlenen işyeri hekimi olarak çalışacakların asgari ücret tarifesi mukayesesinde, ilgili Temiz Kurulu Kararında, Türk Tabipleri Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerinin üzerinde olmadığı (işçi 275-299 sayısı aralığı) belirtildiğinden, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmesinin uygun olacağı düşünüldüğü,

İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Kamu İdaresi adına Hukuk Müşaviri ... ile sorumlular ... (Diğer Sorumlu, Genel Sekreter Yardımcısı, şimdiki Belediye Başkanı), ... (Gerçekleştirme Görevlisi, Sağlık İşleri Şube Müdür Vekili), ... (Gerçekleştirme Görevlisi, Tabip) tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

Temyiz Kurulu Kararına yer verildikten sonra,

“Buna göre, Temyiz Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle talebin kabul edilerek İlamda yer alan tazmin hükmünün sorumlular üzerinden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” denilmektedir.

Duruşmaya ... (Sağlık İşleri Şube Müdürü, emekli) ve Kamu İdaresi adına Av. ... (I.Hukuk Müşaviri) katılmıştır. Duruşma sırasında sorumlu ... ve Kamu İdaresi adına Av. ... tarafından temyiz dilekçesinde açıklanan hususlar sözlü olarak yeniden belirtilmiş, bahsi geçen sözleşmeyle işyeri hekimi görevlendirilmesi konusunda 2013 ve 2018 yılları bütçe hesapları ile ilgili olarak kamu zararı bulunduğuna hükmedildiği, Ancak aynı konuda 2014, 2015, 2016, 2017 yılları bütçe hesapları ile ilgili olarak Sayıştayın farklı bir dairesi tarafından İlişilecek Husus Bulunmadığına karar verildiği, 6331 sayılı Kanun kapsamında görevlendirme için Kanun’da üç koşul arandığı ancak somut uygulamada bu üç koşulun gerçekleşmemiş olduğu, 6331 sayılı Kanun’da mesai saatleri içinde görevlendirmenin düzenlendiği, Somut uygulamanın ise mesai saatleri dışında çalışmayı içerdiği, İşyeri hekimi olarak görevlendirilmenin tek yönteminin 6331 sy Kn.m.8/7 olmadığı, 1219 sayılı Kn.m.12/3.cümle-4 (02.01.2014 tarihli değişiklikten hem önce hem sonra)’ün de işyeri hekimi görevlendirme ile ilgili olduğu, Somut uygulamada sözleşmelerin Tabipler Birliğinin asgari ücret tarifesine uygun olduğu ve mesai dışı çalışmayı içerdiği, Fiilen ödenen tutarların sözleşmelere uygun olduğu, İdare tarafından işyeri hekimi görevlendirilmesine karar verildikten sonra yürütülen çalışmalarda hiçbir hekimin 6331 sy Kn.m.8/7 kapsamında çalışmaya rıza göstermediği, Bunun üzerine 1219 sy Kn. m.12/3’e göre işyeri hekimliği sözleşmesi imzalandığı, O dönemde Belediyede 6 hekim bulunduğu ve bunların hiçbirinin 6331 sy Kn.m.8/7’ye göre ayrıca ödeme almadığı, Bugün Belediyede 16 bin civarında çalışan bulunduğu ve iki hekimle işleri yürütmeye çalıştıkları,

Ayrıca bahsi geçen işyeri hekimlerine ödenen tutarın zaten Belediye bütçesinden değil OSGB bütçesinden çıktığı, Buna göre de 5018 sayılı Kn.m.71 kapsamında kamu zararı oluşmadığı,

İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmiştir.

Duruşma sırasında Sayıştay Savcısı tarafından, yazılı mütalaada belirtilen gerekçeyle Daire Kararının Kaldırılmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

Sorumlu ... (Sağlık İşleri Şube Müdürü, emekli), Kamu İdaresi adına Av.... (I.Hukuk Müşaviri) ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

Duruşma talebinde bulunan sorumlular ... (o dönemde Genel Sekreter Yardımcısı, Belediye Başkanı) ve ... (Sağlık İşleri Şube Müdür Vekili)’na usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

08.02.2022 Karar tarihli 435 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle, başka kurum veya kuruluşlarda kadrolu olarak çalışıp Belediyede işyeri hekimi olarak görevlendirilen hekimlere 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak Kanun’da öngörülenden daha fazla ücret ödenmesi neticesinde oluşan toplam ... TL kamu zararının diğer sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2023 tarih ve 55974 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla “… somut uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 850 Karar-435 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesinin BOZUL[MASINA]” hükmedilmiştir.

12.07.2024 Karar tarihli 448 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle verilen ısrar kararında, ilçe belediyelerinde kadrolu olarak çalışan iki doktor kamu görevlisine 6331 sayılı Kanun’a göre çalıştıkları saat başına (200) gösterge sayısının memur aylık katsayısı ile çarpımı kadar ödeme yapılması gerekirken imzalanan sözleşmelerde belirtilen ücretlerin ödenmesi suretiyle Kanunen ödenmesi gerekenden daha fazla ücret ödenmesi sonucunda oluşan toplam ... TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Diğer Sorumlu olarak Genel Sekreter Yardımcısı, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisidir.

Esas yönünden inceleme

Somut uygulama

Doktor ... ve Doktor ... ...’nin iki ilçe belediyesinde kadrolu çalışmakta iken ... Büyükşehir Belediyesinde de işyeri hekimi olarak görev yapmıştır. Daire Kararında bu görevlendirmenin 6331 sayılı Kanun kapsamında olduğu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Sorumlular tarafından ise bu görevlendirmenin 1219 sayılı Kanun kapsamında işyeri hekimliği görevlendirmesi olduğu ifade edilmektedir.

Mevzuat

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ilgili maddeleri aşağıdadır:

“Kapsam ve istisnalar

MADDE 2 – (1) Bu Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.”

“Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

… / ı) İşyeri hekimi: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekimi, … ifade eder.”

“İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri

MADDE 6 – (1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren;

a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. …”

“İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları

MADDE 8 – (1) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.

…

(7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.”

“Yürürlük

MADDE 38 – (1) Bu Kanunun;

a) (Değişik: 12/7/2013-6495/56 md.) 6 ve 7 nci maddeleri;

1) 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 31/12/2023 tarihinde,

2) 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde,

3) Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

b) 9, 31, 33, 34, 35, 36 ve 38 inci maddeleri ile geçici 4, geçici 5, geçici 6, geçici 7 ve geçici 8 inci maddeleri yayımı tarihinde,

c) Diğer maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

yürürlüğe girer.”

1219 numaralı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasında: “… (Değişik dördüncü cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir. …” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme 02.01.2014 tarihinde getirilmiştir. 12’nci maddenin üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesinin 6514 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önce yürürlükte olan lafzı şöyledir: “Sözleşmeli statüde olanlar da dahil olmak üzere mahalli idareler ile kurum tabipliklerinde çalışan ve döner sermaye ek ödemesi almayan tabipler işyeri hekimliği yapabilir.” 1219 sy Kn.m.12/3’ün burada belirtilen dördüncü cümlesi 30.01.2010 tarih ve 27478 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5947 sayılı Kanun’un 7’nci maddesiyle getirilen düzenlemedir. Somut uygulamanın gerçekleştiği 2013 yılında bu düzenleme yürürlüktedir.



Değerlendirme

Belediye ile Dr.... ve Dr.... arasında 15.12.2010 tarihinde işyeri hekimliği sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmenin imzalandığı tarihte adı geçen hekimler ilçe belediyelerinde kadrolu hekim olarak görev yapmaktaydılar. Sözleşmelerde dayanak maddesi bulunmamakla birlikte sorumlular ve Kamu İdaresi tarafından somut uygulamada adı geçen iki hekimin 1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesinin 6514 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önce yürürlükte olan “Sözleşmeli statüde olanlar da dahil olmak üzere mahalli idareler ile kurum tabipliklerinde çalışan ve döner sermaye ek ödemesi almayan tabipler işyeri hekimliği yapabilir.” düzenlemesine göre ... Büyükşehir Belediyesinde çalıştırıldığı belirtilmektedir.

Dairenin ısrar Kararında “söz konusu uygulamaya rayiç bedel yönünden bakıldığında ise, işyeri hekimlerine kanunen ödenebilecek olan rayiç bedel 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen tutardır. Hekimin 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen muvafakatinin olmaması, anılan fıkrada belirtilen tutarın üzerindeki ödemelerin kamu zararı teşkil etmesini engellemeyecektir.” denilmektedir. Yani Daire Kararında somut uygulamanın esasen 6331 sy Kn.m.8/7 kapsamında olduğu belirtilmektedir. Daire Kararının kamu zararı tablosunda ilgili hekimlere 30 saat için ödenebilecek tutar m.8/7’de belirtilen 200 gösterge üzerinden hesaplanmıştır. 30.06.2012 tarih ve 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi olma niteliğini haiz personel diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. 8’inci maddeye istinaden hekimlerin kamu kurum ve kuruluşlarında 80 saate kadar görevlendirilmeleri mümkündür. Bu görevlendirme için hekimin muvafakati ve üst yöneticinin onayı gerekmektedir. Bu görevlendirme için alınabilecek ücret de Kanun’da belirlenmiştir. Ancak somut uygulamada Dr.... ve Dr....’ün çalışmasının bu kapsamda olmadığı anlaşılmıştır. Adları geçen iki hekimin bu yönde muvafakatinin olmaması ve bu personelin çalışmakta olduğu kurumların üst yöneticilerinin bu yönde onayının olmaması dolayısıyla somut uygulama 6331 sy Kn.m.8/7 kapsamında değildir.

6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen usul işyeri hekimliği ilişkisi kurulmasının yasal yollarından biridir. Somut uygulamada adı geçen iki hekimin iş yeri hekimi olarak Belediyede sözleşmeyle çalıştırılmaları 1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesinin 2013 yılında yürürlükte olan “Sözleşmeli statüde olanlar da dahil olmak üzere mahalli idareler ile kurum tabipliklerinde çalışan ve döner sermaye ek ödemesi almayan tabipler işyeri hekimliği yapabilir.” düzenlemesine dayanmaktadır. Ayrıca adı geçen hekimlere ödenen tutarlar Türk Tabipler Birliğinin işyeri hekimliği asgari ücret tarifesine uygundur (İlgili işçi sayısı: 275-299 işçi sayısı aralığı). Dolayısıyla somut uygulama mevzuata uygun olup bu kapsamda kamu zararı oluşmadığı anlaşılmıştır.



BU İTİBARLA, konuyla ilgili 18.10.2023 tarih ve 55974 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, somut uygulama mevzuata uygun olduğundan somut uygulamada kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle 942 Karar-448 (Ek) İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesinin BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine (Temyiz Kurulu ve … .Daire Başkanı …, … .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’in karşı oyuyla), oy çokluğuyla,

Karar verildiği 25.06.2025 tarih 58146 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



(Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu ve … .Daire Başkanı …, … .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’in karşı oy gerekçesi

Daire Kararında 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen düzenleme esas alınarak kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiş ve kamu zararının tutarı hesaplanmıştır.

Sözleşmeler 15.12.2010 tarihlidir ve süresizdir. 6331 sayılı Kanun ise 2012 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmelerde dayanak maddesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte savunmalarda sözleşmelerin 1219 sayılı Kanun’a dayanarak yapıldığı belirtilmektedir.

İşyeri hekimi çalıştırılması iki mevzuatta düzenlenmiştir: 1219 sayılı Kanun ve 6331 sayılı Kanun. 6331 sayılı Kanun’un m.8/7’de yer alan “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi … olma niteliğini haiz personel, … çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir” ifadesine göre, 1219 sayılı Kanun’un m.12/3’e göre bir kamu kurumunda işyeri hekimi olarak görevlendirilen personele yapılacak görevlendirme ve ödemenin detayları 6331 sy Kn.m.8/7’de belirtilmiştir. İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete tarihi: 20.07.2013, sayısı: 28713) konu hakkında ikincil düzenlemeleri içermektedir.

Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan işyeri hekimlerine kanunen ödenebilecek olan bedel 6331 sayılı Kanun 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen tutardır. Somut uygulamada hekimlerin 6331 sy Kanun m.8/7’de belirtilen muvafakatinin olmaması, bu görevlendirmelerin 6331 sy Kn.m.8/7’ye tabi olmasını engellemez. Dolayısıyla m.8/7’de düzenlenen tutarın üzerinde yapılan ödemeler, “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” (5018 sy Kn.m.71/2-g) kapsamında kamu zararı teşkil etmektedir. Daire Kararının gerekçesi ve kamu zararının hesaplanması hukuka uygundur.

Ayrıca somut uygulamada yapılan görevlendirmelerin mesai içi veya dışı olmasının konunun esası üzerinde etkisi bulunmamaktadır.

Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle, Daire Kararının Tasdiki gerekir.)