Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2018
Daire
6
Dosya No
54934
Tutanak No
58147
Tutanak Tarihi
25.06.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Belediyede sözleşme ile iş yeri hekimi çalıştırılması.



184 İlam sy Daire Kararının 119’uncu maddesiyle, başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı Kanunda belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak kanunen alması gerekenden fazla ücret ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi, diğer sorumlu.

18.10.2023 tarih ve 55978 tutanak sy Temyiz Kurulu Kararıyla “somut uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 752 Karar-184 İlam sayılı Daire Kararının 119’uncu maddesinin BOZUL[MASINA]” karar verilmiştir.

320 İlam sy Daire Kararının 13’üncü maddesiyle, başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı Kanun’da belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak Kanunen alması gerekenden daha fazla ücret ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi, diğer sorumlu (Genel Sekreter/Sözleşmeyi imzalayan). (Israr kararı)

Temyiz Dilekçesi

Kamu İdaresi adına ... (I.Hukuk Müşaviri) ile sorumlu ... (Harcama Yetkilisi, Tabip) tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Temyiz başvurularına esas dilekçelerde özetle:

Daire Kararının Kaldırılması talep edildiği, Daire Kararının usul ve yasaya aykırı olduğu,

2013 yılına ilişkin verilen bu ek ilamda bu konu hakkında Temyiz Kurulu tarafından verilen bozma kararında yer alan gerekçelere ve karşı oy savunmalarının iddialarına göre sadece 6331 sayılı kanunun 8. Maddesine göre değerlendirme yapılarak kararları vermelerinde etkili konunun üzerinde ısrarla 1219 sayılı yasanın vermiş olduğu iş yeri hekimlerine verilmiş hak dahilinde 2. meşru seçenek olarak iş yeri hekimliği yapabilme hakkının değerlendirmeye alınmamasının ve bu kanuna uygunluğu baz alınmadan gerekçe oluşturulmasının haksız ve kabul edilemez bir bakış açısı olduğu,

İddia makamının sorgulamasında yer alan “Temyiz kurulu kararında belirtilen karşı oy gerekçesinde belirtildiği üzere kamu hekimlerinin bir sözleşme imzalayarak mesai saatleri içerisinde çalışmaları 2. görev yasağına gireceğinden mümkün değildir” tezinin uygulamanın dışında bir iddia olduğu, Kesinlikle bu iddiaya göre çalıştırılma yapılmadığı, Çünkü sözleşmeler yasaların kendilerine iş yeri hekimliği görevini ifa etmek için;

1- Yasaların 1219 sayılı Kanun’un hak olarak verdiği bu görevi ikinci seçenek olarak söz konusu Kanun’un 12.maddesine uygun bir şekilde ;

2- Tabipler odası asgari ücret tarifnamesini aşmayacak şekilde ve sözleşmelerin ikinci sayfasında net olarak belirtildiği üzere

3- Mesai saatleri dışında (3 vardiyalı iş yerlerimizin varlığından dolayı) hizmet akdinin gerçekleştirildiğinin

açıkça belirtildiği,

Bu nedenlerle; iddia edildiği gibi kesinlikle 6331 sayılı Kanun’a göre kamudan kamuya görevlendirme kapsamında öngörülen mesai içi çalışmaları söz konusu olmadığı,

İşverenler iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması amacıyla ihtiyaç duyulan işyeri hekimini; Tabiplere asıl görevlerinin dışında kanunda belirtilen şaftlarda işyeri hekimliği yapma imkânı, çalışanları arasından, belirlenen niteliklere sahip personelin çalışanlar arasında bulunmaması halinde bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık birimlerinden, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan veya bireysel iş yeri hekimliği sözleşme seçenekleriyle 4857, 1219, 6331, 4734, 6514, 5947 sayılı Kanunların hükümleri çerçevesinde doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kamu yararına en uygun seçenekle temin edilerek iş yeri hekimleri çalıştırılabildiği, Bu kapsamda;

1. Seçenek olarak; 6331 sayılı Kanun’un 8.maddesine istinaden hekim muvaffakiyetinin şart olduğu kamudan kamuya mesai saatleri içerisinde görevlendirme şartlarını oluşturulamadığı gerekçesiyle bu seçenek zorunlu olarak uygulanamadığı,

2. İlgili mevzuat hükümlerine göre çalıştırılması zorunlu olan iş yeri hekiminin tedariki ihale ile OSGB’den alınması yönteminin maliyetinin aşırı yüksek olmasından ötürü kamu zararına yol açabileceği düşünülerek bu seçenek de gerçekleştirilmediği,

3. 6331 sayılı Kanun’un ‘mevcut yönetmelikler’ bölümünde geçici madde olarak 4857 sayılı iş kanunun 77,78,79,80,81,85 maddelerine göre yürürlüğe konulan bütün yönetmeliklerin bu kanuna aykırı olmayan hükümleri, ön görülen yönetmelikler yürürlüğe girene kadar uygulamaya devam olunacağı düzenlendiği, Bu hükme istinaden söz konusu Kanun’un ilgili maddesine uygun olarak bütün çalışanlarına İSG hizmetinin verilmesi işverenin yükümlülüğünde zorunluluk olup bu hizmeti en az maliyetle en uygun seçenekle yapması gerekliliği elzem olduğu, Bu kapsamda hekimlerle yukarıda bahsedilen kanun maddeleri ile belirtilen iş yeri hekimi çalıştırma zorunluluğu iş yeri hekimliği sözleşmeleriyle en az maliyetle gerçekleştirilmiş olup ücretleri de iş akitleri karşılığı ödemeleri aşağıda belirtilen kanun hükmü çerçevesinde yapıldığı,

Bu amaçla 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu uyarınca her yıl belirlenen iş yeri hekimi ücreti belirlenmesi ‘Asgarî İşyeri Hekimliği Ücret Tarifnamesi‘ne uygun olarak belirlenen rakamları aşmayacak şekilde gerçekleştirilmesi zorunluluğuna uygun belirlendiği,

Ayrıca ek bilgi olarak;

6331 sayılı kanunun geçici 6.maddesinde belirtildiği üzere konu ile ilgili yapılan ödemelerin idari ve mali yargılama ve takibat yapılamayacağı, başlatılan işlemlerin kaldırılacağı ve ödemelerin geriye tahsil ve tanzim edilemeyeceğine hükmedilerek işyeri hekiminin yaptığı iş akdi sonucu aldığı ücretin hak mahrumiyetini ortadan kaldırdığı, hak edilen kazancın meşru olduğu kabul edildiği,

6331 sayılı Kanun hükümlerine göre görevlendirme yapılabilmesi için Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Buna göre görev yapacak doktorun öncelikle muvafakati gerekmekte olup, doktorlara 6331 sayılı Kanunun 8. maddesine göre konu hakkındaki görüşleri sorulması üzerine kabul etmedikleri, İdarenin mevcut sözleşmeyi iptal edebileceklerini gündeme getirilmesi üzerine ilgili mevzuat hükümlerine göre, çalıştırılması gereken işyeri hekiminin gerek ihale yöntemiyle gerekse dışardan hizmet alım sözleşmesiyle yaptırtılması idareye maliyetinin daha fazla olacağı düşünülerek 2011 yılından beri kullanılan sözleşmeye devam edildiği,

Bütün bu hususlar birlikte göz önünde bulundurulduğunda, 1219 sayılı Kanun hükmü hesap yılında yürürlükte bulunmaması, 6331 sayılı Kanun doktorların muvafakati olmaması nedeniyle, 1219 sayılı kanunun 12. maddesine istinaden TTB asgari ücret tarîfnamesinde belirlenen ücreti aşmadan mesai saatleri dışında (3 vardiyalı iş yerlerinin varlığı nedeniyle) iş akdinin gerçekleştirildiği, Bu bağlamda kanun ve mevzuata uygun olmayan hiçbir durum bulunmadığı, 4734 sayılı Kanun hükümlerine göre hizmet alım ihalesi yöntemiyle hizmet gördürülebildiği, 4734 sayılı Kanun’a göre hizmet alım ihalesi yapılmış olsaydı, bu kez hizmet bedelinin 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu uyarınca, Türk Tabipleri Birliği tarafından belirlenen işyeri hekimi olarak çalışacakların asgari ücret tarifesi üzerinden ödenmesi gerekeceği, İşyeri hekimi olarak çalıştırılan doktorlar için bu ücretin esas alınması zorunluluğu bulunduğu,

Buna göre, yapılan sözleşme ile alınan hizmet karşılığı ödenen bedelin, Türk Tabipleri Birliği tarafından belirlenen işyeri hekimi olarak çalışacakların asgari ücret tarifesi mukayesesinde, ilgili Temiz Kurulu Kararında, Türk Tabipleri Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerinin üzerinde olmadığı (işçi 275-299 sayısı aralığı),

İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Kamu İdaresi adına ... (I.Hukuk Müşaviri) ile sorumlu ... (Harcama Yetkilisi, Tabip) tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

Temyiz Kurulu Kararının gerekçesine yer verildikten sonra,

“Buna göre, Temyiz Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle talebin kabul edilerek İlamda yer alan tazmin hükmünün sorumlular üzerinden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.”

denilmektedir.

Duruşmaya ... (Sağlık İşleri Şube Müdürü, emekli) ve Kamu İdaresi adına Av.... (I.Hukuk Müşaviri) katılmıştır. Duruşma sırasında sorumlu ... ve Kamu İdaresi adına Av.... tarafından temyiz dilekçesinde açıklanan hususlar sözlü olarak yeniden belirtilmiş, bahsi geçen sözleşmeyle işyeri hekimi görevlendirilmesi konusunda 2013 ve 2018 yılları bütçe hesapları ile ilgili olarak kamu zararı bulunduğuna hükmedildiği, Ancak aynı konuda 2014, 2015, 2016, 2017 yılları bütçe hesapları ile ilgili olarak Sayıştayın farklı bir dairesi tarafından İlişilecek Husus Bulunmadığına karar verildiği, 6331 sayılı Kanun kapsamında görevlendirme için Kanun’da üç koşul arandığı ancak somut uygulamada bu üç koşulun gerçekleşmemiş olduğu, 6331 sayılı Kanun’da mesai saatleri içinde görevlendirmenin düzenlendiği, Somut uygulamanın ise mesai saatleri dışında çalışmayı içerdiği, İşyeri hekimi olarak görevlendirilmenin tek yönteminin 6331 sy Kn.m.8/7 olmadığı, 1219 sayılı Kn.m.12/3.cümle-4 (02.01.2014 tarihli değişiklikten hem önce hem sonra)’ün de işyeri hekimi görevlendirme ile ilgili olduğu, Somut uygulamada sözleşmelerin Tabipler Birliğinin asgari ücret tarifesine uygun olduğu ve mesai dışı çalışmayı içerdiği, Fiilen ödenen tutarların sözleşmelere uygun olduğu, İdare tarafından işyeri hekimi görevlendirilmesine karar verildikten sonra yürütülen çalışmalarda hiçbir hekimin 6331 sy Kn.m.8/7 kapsamında çalışmaya rıza göstermediği, Bunun üzerine 1219 sy Kn. m.12/3’e göre işyeri hekimliği sözleşmesi imzalandığı, O dönemde Belediyede 6 hekim bulunduğu ve bunların hiçbirinin 6331 sy Kn.m.8/7’ye göre ayrıca ödeme almadığı, Bugün Belediyede 16 bin civarında çalışan bulunduğu ve iki hekimle işleri yürütmeye çalıştıkları,

Ayrıca bahsi geçen işyeri hekimlerine ödenen tutarın zaten Belediye bütçesinden değil OSGB bütçesinden çıktığı, Buna göre de 5018 sayılı Kn.m.71 kapsamında kamu zararı oluşmadığı,

İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmiştir.

Duruşma sırasında Sayıştay Savcısı tarafından, yazılı mütalaada belirtilen gerekçeyle Daire Kararının Kaldırılmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

Sorumlu ... (Sağlık İşleri Şube Müdürü, emekli), Kamu İdaresi adına Av.... (I.Hukuk Müşaviri) ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

184 İlam sy Daire Kararının 119’uncu maddesiyle, başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı Kanunda belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak kanunen alması gerekenden fazla ücret ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi, diğer sorumlu.

18.10.2023 tarih ve 55978 tutanak sy Temyiz Kurulu Kararıyla “somut uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 752 Karar-184 İlam sayılı Daire Kararının 119’uncu maddesinin BOZUL[MASINA]” karar verilmiştir.

320 İlam sy Daire Kararının 13’üncü maddesiyle, başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı Kanun’da belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak Kanunen alması gerekenden daha fazla ücret ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi, diğer sorumlu (Genel Sekreter/Sözleşmeyi imzalayan). (Israr kararı)

Somut uygulama

Dr.... ve Dr.... başka kurum veya kuruluşlarda kadrolu çalışmakta iken ... Büyükşehir Belediyesinde de işyeri hekimi olarak görev yapmıştır. Daire Kararında bu görevlendirmenin 6331 sayılı Kanun kapsamında olduğu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Kamu İdaresi ve sorumlular tarafından ise bu görevlendirmenin 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun kapsamında sözleşme ile 30 saati aşmayan işyeri hekimliği görevlendirmesi olduğu savunulmaktadır.

Mevzuat

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ilgili maddeleri aşağıdadır:

“Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

ı) İşyeri hekimi: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekimi, … ifade eder.”



“İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri

MADDE 6 – (1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren;

a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. …”



“İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları

MADDE 8 – (1) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.

…

(7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.”



“Yürürlük

MADDE 38 – (1) Bu Kanunun;

a) (Değişik: 12/7/2013-6495/56 md.) 6 ve 7 nci maddeleri;

1) 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 31/12/2023 tarihinde,(11)(12)13

2) 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde,

3) Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

b) 9, 31, 33, 34, 35, 36 ve 38 inci maddeleri ile geçici 4, geçici 5, geçici 6, geçici 7 ve geçici 8 inci maddeleri yayımı tarihinde,

c) Diğer maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

yürürlüğe girer.”



1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesi aşağıdadır.

“(Değişik dördüncü cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir.”

Değerlendirme

1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi uyarınca yapılacak görevlendirmeler, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın kendi kurumlarındaki çalışma saatleri dışındaki (en fazla 30 saat) çalışmalarını kapsamaktadır. 1219 sayılı Kanun’a göre yapılacak görevlendirmelerde ödenecek ücret iş yeri hekimi ile işveren arasında yapılan sözleşmeye göre belirlenecektir. Türk Tabipleri Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretleri dışında mevzuatta bu sözleşmelerde ödeme açısından belirlenmiş genel bir tutar veya üst sınır bulunmamaktadır; Sözleşmede ücret, söz konusu hizmet alımının münferit özellikleri doğrultusunda belirlenebilecektir.

Somut uygulamada kendilerine ödenen işyeri hekimliği ücretleri yargı konusu yapılan Dr.... ve Dr.... ile yapılan sözleşmelerde çalışmaların mesai saatleri dışında ve aylık 30 saat olacak şekilde düzenlendiği görülmektedir. Yani somut uygulamada söz konusu olan 6331 sayılı Kanun’un m.8/7’de düzenlenen görevlendirme değil 1219 sayılı Kanun m.12/3’te düzenlenen görevlendirmedir. Oysa ki Daire Kararı, söz konusu görevlendirmelerin 6331 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.

30.06.2012 tarih ve 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi olma niteliğini haiz personel diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. 8’inci maddeye istinaden hekimlerin kamu kurum ve kuruluşlarında 80 saate kadar görevlendirilmeleri mümkündür. Bu görevlendirme için hekimin muvafakati ve üst yöneticinin onayı gerekmektedir. Bu görevlendirme karşılığında alınabilecek ücret de Kanunla belirlenmiştir. Ancak, somut uygulamada Dr.... ve Dr....’ün çalışması bu kapsamda değildir. Zira adı geçen hekimlerin 8.madde kapsamında kapsamda görevlendirme için muvafakati ve bu kişilerin kadrolu olarak çalıştığı idarenin üst yöneticisinin onayı bulunmamaktadır.

6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen usul işyeri hekimliği ilişkisi kurulmasının yasal yollarından biridir. Somut uygulamada adı geçen iki hekimin iş yeri hekimi olarak Belediyede sözleşmeyle çalıştırılmaları 1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesine dayanmaktadır. Ayrıca adı geçen hekimlere ödenen tutarlar Türk Tabipleri Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerine uygundur (İlgili işçi sayısı: 275-299 işçi sayısı aralığı).

Dolayısıyla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulamada yapılan işyeri hekimliği görevlendirmeleri 1219 sayılı Kanun m.12/3 kapsamında olup mevzuata aykırılık içermemektedir.



BU İTİBARLA, konuyla ilgili 18.10.2023 tarih ve 55978 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, somut uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 941 Karar-320 İlam sayılı Daire Kararının 13’üncü maddesinin BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine (Temyiz Kurulu ve … .Daire Başkanı …, … .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’in karşı oyuyla), oy çokluğuyla,

Karar verildiği 25.06.2025 tarih 58147 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



(Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu ve … .Daire Başkanı …, … .Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’in karşı oy gerekçesi

Daire Kararında 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen düzenleme esas alınarak kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiş ve kamu zararının tutarı hesaplanmıştır.

Sözleşmeler 15.12.2010 tarihlidir ve süresizdir. 6331 sayılı Kanun ise 2012 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmelerde dayanak maddesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte savunmalarda sözleşmelerin 1219 sayılı Kanun’a dayanarak yapıldığı belirtilmektedir.

İşyeri hekimi çalıştırılması iki mevzuatta düzenlenmiştir: 1219 sayılı Kanun ve 6331 sayılı Kanun. 6331 sayılı Kanun’un m.8/7’de yer alan “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi … olma niteliğini haiz personel, … çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir” ifadesine göre, 1219 sayılı Kanun m.12/3’e göre bir kamu kurumunda işyeri hekimi olarak görevlendirilen personele yapılacak görevlendirme ve ödemenin detayları 6331 sy Kn.m.8/7’de belirtilmiştir. İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete tarihi: 20.07.2013, sayısı: 28713) konu hakkında ikincil düzenlemeleri içermektedir.

Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan işyeri hekimlerine kanunen ödenebilecek olan bedel 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen tutardır. Somut uygulamada hekimlerin 6331 sy Kanun m.8/7’de belirtilen muvafakatinin olmaması, bu görevlendirmelerin 6331 sy Kn.m.8/7’ye tabi olmasını engellemez. Dolayısıyla m.8/7’de düzenlenen tutarın üzerinde yapılan ödemeler, “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” (5018 sy Kn.m.71/2-g) kapsamında kamu zararı teşkil etmektedir. Daire Kararının gerekçesi ve kamu zararının hesaplanması hukuka uygundur.

Ayrıca somut uygulamada yapılan görevlendirmelerin mesai içi veya dışı olmasının konunun esası üzerinde etkisi bulunmamaktadır.

Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle, Daire Kararının Tasdiki gerekir.)