Temyiz Karar Detayı

Kamu İdaresi
Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı
2015
Daire
7
Dosya No
54894
Tutanak No
58655
Tutanak Tarihi
19.11.2025
Konu
Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR

Gelir kalemleri içinde tahakkuk etmiş olarak yer alan para cezalarının zamanaşımına uğratılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi (genel anlamda konunun esasına itiraz edilmeyip, sadece tahsilat bildirilmekle beraber);

441 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle; … Belediyesi gelir kalemleri içinde tahakkuk etmiş olarak yer alan para cezalarının zamanaşımına uğratılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle (sorgu aşamasında kamu zararı ... TL hesap edilmiş olmakla birlikte, hüküm tarihinden önce tahsil olunduğu anlaşılan … TL tutarındaki kısmı için ilişilecek husus kalmadığına karar verilerek) … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

İşbu ek ilam maddesinde sorumlu tutulan kamu görevlilerinden (2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 Yılı Gelirlerini Zamanaşımına Uğratan) Muhasebe Yetkilisi Hesap İşleri/Mali Hizmetler Müdürü …, temyiz dilekçesinde özetle;

1- … TL Kişi Borcunun, Siirt Belediyesinin … Bankasındaki … no.lu Hesabına … işlem numarası ile yatırıldığını,

2- …’a (Sicil No: …) ait … TL, …’ya (Sicil No: …) ait … TL, … ’a (Sicil No: …) ait … TL, …’a (Sicil No: …) ait … TL ve …‘na (Sicil No: 4789) ait … TL’nin Gelir Şefliği tarafından tahsil edilmiş olup, tahsil işlemlerine ait makbuzların dilekçe ekinde sunulduğunu,

3- … Sicil Numaralı …’a ait … TL borcun, 03.07.2023 tarihli yapılandırmadan faydalandırıldığını ve borcun tamamının tahsil edildiğini,

4- 2023 yılında kabul edilen ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Düzenlemeler Hakkındaki 7440 sayılı Kanun kapsamında … TL ve altında kalan toplam … TL’nin kayıtlarından düşürüldüğünü,

… TL Kişi Borcuna karşılık olarak, (…+…+ …+…) toplam … TL tahsil edildiğini,

Sonuç olarak, savunmasının kabulüne karar verilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını Kurulumuza arz etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenin dilekçesinde özetle; yapılan tahsilatlara dair belge göndermek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya içeriğinin incelenmesi sonucunda; mezkur Ek İlam ile tazmine hükmedilen tutarın … TL olduğu, 22.07.2024 tarihli ve 441 sayılı Ek İlam (16.05.2024 tarihli ve 607 sayılı Karar) ile hüküm tesis edildiği, sorumlunun göndermiş olduğu ve tazmine konu tahsilata dair belgenin 12.11.2024 tarihli … Bankası … Şubesi tarafından düzenlendiği anlaşılan, 70.300,89 TL tahsil edildiğine dair fotokopi olup, hüküm tarihinden sonra gerçekleşen tahsilatın hükmün infazı niteliğinde olduğunun görüldüğü, sorumlunun itirazının esas ve usule ilişkin olmayıp, tahsilat bildirimlerini içerdiği görüldüğünden Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 102’nci maddesinde:

“Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvimi yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”

Hükmüne, aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise:

“Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:

1. Ödeme,

2. Haciz tatbiki,

3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,

4. Ödeme emri tebliği,

5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,

6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,

7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,

8. Amme alacağının teminata bağlanması,

9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,

10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.

11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.”

Hükmüne yer verilerek, zamanaşımını kesen süreler tek tek belirtilmiştir.

Diğer taraftan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” kenar başlıklı 71’inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde; “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması” hükmüne yer verilerek, kamu gelirlerinin mevzuatla belirlenmiş olan esaslara ve usullere uygun biçimde tahakkuk ve tahsil edilmesi zorunluluğu vurgulanmıştır.

Yine Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının oluştuğu tarih” kenar başlıklı 17’nci maddesinin (d) bendinde de; “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte” şeklindeki hükümle, kamu zararının oluşmuş kabul edileceği belirtilmektedir.

Başta 6183 sayılı Kanun, ikincil mevzuat ve diğer ilgili mevzuat hükümleri ile belirlenmiş olan tarh, tahakkuk ve tahsilata dair tarihler, yine mevzuat hükümlerinin cevaz verdiği istisnai durumlar haricinde, kesindir ve bu tarihler sonrasında hiç gerçekleşmeyen tutarlar veya eksik kalan (gerçekleşmeyen) tarh-tahakkuk-tahsilat tutarları, kamu zararına sebebiyet vermektedir.

Yapılan incelemede, para cezalarının tahakkuk ettirilerek ödeme tarihinin belirlendiği tarihten zamanaşımına uğradığı tarihe kadar geçen sürede, 6183 sayılı Kanun uyarınca gerekli işlemler yapılmayarak para cezalarının zamanaşımına uğratılması suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi kapsamında kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.

Konunun esası yönünden yukarıda yapılan açıklamalar dışında, temyiz talebinde bulunan sorumlu, tazmin hükmündeki kamu zararının, kendisi tarafından ilgili Belediyenin Vakıflar Bankasındaki Hesabına banka dekontu ile yatırılarak tahsil edildiğini bildirmekte ise de; -buna ilişkin muhasebe kaydı yapılmamış olmakla birlikte- temyiz dilekçesinde bildirilen ve hüküm tarihi olan 16.05.2024 tarihinde sonra 12.11.2024 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan tahsilat, muhasebeleştirildiği takdirde dahi ancak temyize konu Ek İlamdaki hükmün infazı mahiyetinde olacak olup, bu konuda Kurulumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. (Sorumlu tarafından ayrıca, tam olarak kamu zararı tutarına denk gelen bu tahsilat dışında, kamu zararı tablosundaki bazı ahizlere ait kişi borçlarının da yine hüküm tarihinden sonra düzenlendiği anlaşılan tahsilat fişi, mahsup alındısı ve mahsup fişi gibi birtakım belgelerle tahsil edildiği bildirilmiştir.)

Bu itibarla, sorumlunun itirazının esas ve usule ilişkin olmayıp, tahsilat bildirimlerini içerdiği görüldüğünden; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 441 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin verilen hükmün TASDİKİNE, (…. Daire Başkanı … ve …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 19.11.2025 tarih ve 58655 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

…. Daire Başkanı … ve …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:

Sorumlu tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde tazmin hükmündeki konunun esası yönünden herhangi bir itirazda bulunulmayıp, sadece tahsilat bildirilmiştir. Esasa yönelik herhangi bir itiraz bulunmaması nedeniyle Temyiz Kurulu Heyetince konunun esasına ilişkin herhangi bir müzakere yapılmamış, başvuru konusu İlam hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamış, Temyiz başvurusu sadece şekli ve usuli olarak incelenmiştir. Bu nedenle söz konusu başvuru sonucunda, İlamın doğruluğu veya yanlışlığı şeklinde sonuç doğuracak bir hüküm (tasdik, bozma veya kaldırma) tesis etmek mümkün değildir. Dolayısıyla, Kurulumuzca konunun esasına ilişkin (hükmün tasdikine, kaldırılmasına ya da bozulmasına yönelik) herhangi bir değerlendirme yapılmadan, hükmün verildiği 16.05.2024 tarihinden sonra 12.11.2024 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan ve (muhasebeleştirildiği takdirde dahi ancak temyize konu Ek İlamdaki hükmün infazı mahiyetinde olacak olan) söz konusu tahsilat hakkında “Yapılacak İşlem Bulunmadığına” kararı verilmesi gerekir.