Kamu İdaresi
Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı
2022
Daire
2
Dosya No
54025
Tutanak No
58669
Tutanak Tarihi
03.12.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR

Konu: Diş Hekimliği Fakültesinde dekan ve dekan yardımcılarına yönetici payı ödemesine ilave olarak mesai içi ek ödeme niteliğinde olan taban ek ödemesinde bulunulması.

31 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde dekan ve dekan yardımcılarına yönetici payı ödemesine ilave olarak mesai içi ek ödeme niteliğinde olan taban ek ödemesinde bulunulması suretiyle sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Söz konusu hüküm Temyiz Kurulu’nun 27.11.2024 tarih ve 57520 tutanak sayılı Kararı ile tasdik edilmiştir.

Bu kez karar düzeltilmesi kanun yoluna başvuran Harcama Yetkilisi ... (Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı) tarafından 54025 no.lu dosya kapsamında gönderilen karar düzeltilmesi talebine ilişkin dilekçede;

“Kamu zararı kavramı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesinde tanımlanmıştır. Söz konusu maddeye göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Burada, madde metnindeki “kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” ibaresi üzerinde durulmalıdır. 5018 sayılı kanunun 71.maddesinden, kamu zararına sebebiyet verilebilmesi için, kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması gerektiği, çok açık bir biçimde anlaşılmaktadır.

Oysaki somut olayımızda, Hastanemizin kaynağında artışa engel olabilecek veya eksilmeye neden olabilecek herhangi bir durum söz konusu değildir. Tam aksine Hastanemize gelir getirici bir faaliyet söz konusudur. Dolayısıyla somut olayda kamu zararından bahsedilemez. Bilimsel görüş adı altında tahsil edilen ve bütçeye gelir olarak kaydedilen ücretlerin bir kısmı öğretim üyelerine katkı payı olarak dağıtılmış ve bir kısmı da Hastanemizin cari harcamalarında kullanılmıştır.

Diğer taraftan bilimsel görüş adı altında hastalardan alınan bu ücretlerle ilgili bugüne kadar herhangi bir şikâyet ve dava süreci de başlatılmış değildir. Bununla ilgili olarak fazladan tazminat, ceza veya herhangi bir külfet de yüklenilmiş değildir.

Ayrıca bu uygulama Hastanemizce 01.01.2024 tarihinden itibaren uygulamadan kaldırılmıştır. Uygulamaya son verilmesinin neticesinde bilimsel görüş ücretlerinin alınmaması nedeniyle Hastanemizde görev yapan öğretim üyeleri özel muayene sayılarını düşürerek hastaların muayene taleplerine yeterince cevap vermemekte; çoğunlukla akademik faaliyetler, öğrenci yetiştirme ve bilimsel faaliyetlerle uğraşmaktadırlar. Dolayısıyla birçok hasta öğretim üyelerine ulaşmakta ve randevu almakta zorlanmaktadır. Bundan dolayı hasta ister istemez ya özel hastaneleri tercih etmek zorunda kalmakta ya da sağlık haklarından feragat etmek durumunda kalmaktadırlar.

Mümkün olan en yüksek bedensel ve ruhsal sağlık standardına sahip olma hakkı, kısaca “Sağlık Hakkı” temel bir insan hakkıdır. “Sağlık Hakkı”, sağlıklı bireyler ve toplum hedefine ulaşabilmek için gerekli tesislere ve şartlara ulaşma, bunları kullanma hakkıdır.

1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25.maddesinin 1. fıkrası “Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır.” şeklindedir. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 12. maddesi de sağlık hakkını “Sağlık Standardı Hakkı” başlığı altında şöyle düzenlemiştir.

“1. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin mümkün olan en yüksek seviyede fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarına sahip olma hakkını tanır.

2. Bu Sözleşmeye Taraf Devletlerin bu hakkı tam olarak gerçekleştirmek amacıyla alacakları tedbirler, aşağıdakiler için de alınması gerekli tedbirleri içerir:

a) Var olan doğum oranının ve bebek ölümlerinin düşürülmesi ile çocukların sağlıklı gelişmelerinin sağlanması;

b) Çevre sağlığını ve sanayi temizliğini her yönüyle ileriye götürme;

c) Salgın hastalıkların, yöresel hastalıkların, mesleki hastalıkların ve diğer hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve kontrolü;

d) Hastalık halinde her türlü sağlık hizmetinin ve bakımının sağlanması için gerekli şartların yaratılması.”

1965'te yürürlüğe giren Avrupa Sosyal Şartı'nda ise, 11. maddede ve “Sağlığın Korunması Hakkı” başlığı altında:

“Akit Taraflar sağlığın korunması hakkının etkin biçimde kullanılmasını sağlamak üzere, ya doğrudan veya kamusal veya özel örgütlerle işbirliği içinde, diğer önlemlerin yanı sıra,

1- Sağlığın bozulmasına yol açan nedenleri olabildiğince ortadan kaldırmak;

2- Sağlığı geliştirmek ve sağlık konularında kişisel sorumluluğu artırmak üzere eğitim ve danışma kolaylıkları sağlamak;

3- Salgın hastalıklarla yerleşik mevzii ve başka hastalıklar olabildiğince önlemek; üzere tasarlanmış uygun önlemler almayı taahhüt ederler.” şeklinde bir düzenleme getirilmiştir.

Görüleceği üzere birçok düzenleme ile sağlık hakkı başlı başına bir hak olarak açıkça tanımlanmıştır.

Diğer taraftan Üniversite hastaneleri; ülkemizin en ileri düzeyde sağlık hizmeti veren ve bu konuda araştırmalar yapan, tıp fakültesi öğrencilerine, araştırma görevlisi ve uzman hekim adaylarına uygulama imkânı sağlayan sağlık kuruluşlarıdır. Üniversite Hastaneleri, bir yandan üçüncü basamak sağlık kuruluşu olmalarının verdiği sorumlulukla kendilerine müracaat eden hastaları tedavi edip bu hastaların beklentilerini karşılamaya çalışmakta, diğer yandan sağlık alanında araştırmalar yapıp tüm dünya insanları için hastalıklara çözüm yolu bulma, yeni tedavi yöntemleri geliştirme ve tıp alanında alet ve cihazların geliştirilip sektöre kazandırılması gibi yenilikleri insanlığa kazandırma gayreti içerisindedir. Ancak bunları yaparken başta mali imkansızlıklar olmak üzere Üniversite Hastanelerinin çok büyük sıkıntıları mevcuttur. Üniversite Hastaneleri; bir taraftan eğitim öğretim, yeni tedavi yöntemleri ve tıp alanında yeniliklerle uğraşırken, diğer taraftan mali sürdürülebilirlik açısından gelir getirici faaliyetler yaparak yukarıda belirtmiş olduğumuz çalışmalara destek sağlama çabası içindedir.

İşte tüm bu sebeplerden dolayı, Hastanemiz Yönetim Kurulu tarafından 22/06/2022 tarihinde alınan karara istinaden Hastanemiz öğretim üyesi özel muayene ücretleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümleri gereğince ayaktan başvuranlarda ödeme listesinde belirtilen tutarların iki katı şeklinde tahsil edilmekteydi. SUT fiyatlarında yeteri kadar artış yapılmaması nedeniyle öğretim üyelerinin özel muayene ücretlerinin günümüz şartlarında çok düşük kalması ve dolayısıyla öğretim üyelerinin özel muayenelerde daha fazla zaman harcaması ancak vermiş oldukları sağlık hizmetlerinin maddi olarak karşılığını alamaması neticesinde, öğretim üyeleri günlük ortalama 4-5 hasta muayenesi yapmaktayken Hastane Yönetim Kurulunun 01/08/2022 tarihinden itibaren (özel muayene ücretinden ayrı olarak) bilimsel görüş adı altında alınan 150 TL ilave ücretten sonra ise öğretim üyelerinin motivasyonu aitmiş ve günlük 10-15 hasta muayenesi yapmaya başlamış, Sayıştay sorgusuna istinaden 01/01/2024 tarihinden itibaren bilimsel görüş adı altında alınan ücretten vazgeçilmesinden dolayı ise öğretim üyeleri tekrar hasta sayılarını düşürmüş, akademik faaliyet, bilimsel çalışma ve öğrenci yetiştirme faaliyetlerine başlamışlardır. Bundan dolayı yukarıda bahsedilen sağlık hakkı çerçevesinde değerlendirilecek olursa; maddi imkanı olan hastalar, özel hastaneleri tercih ederek ekstra 2000-3000 TL özel muayene ücreti vermekte, maddi imkanı olmayan hastalar ise sağlık hakkından istemeyerek de olsa vazgeçmek durumunda kalmaktadırlar.

Diğer taraftan bir Üniversitede özel yetenek sınavları için başvuru ücreti alınması ve alınan ücretlerin özel bütçe yerine ilgili Üniversitenin Vakfına aktarılması işlemlerinde 5018 sayılı Kanunun yukarıda değinilen 71’inci maddesi kapsamında bir kamu zararı oluşturmayacağı 15.05.2019 tarihli ve 46220 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararıyla ortaya konmuş olup 22.09.2021 sayılı ve 50170 tutanak sayılı kararında da Temyiz Kurulu, anılan konudaki yaklaşımını aynen devam ettirmiştir.

Karar Düzeltme istemimizin kabulüne karar verilmesini ve yukarıda arz edilen sebeplerden dolayı, kararın düzeltilmesini talep ederiz.” denilmiştir.

(Karar Düzeltilmesine İlişkin) BAŞSAVCILIK MÜTALAASI:

Başsavcılığın mütalaasında;

“Karar düzeltilmesi talebinde özetle; sorumlu, temyiz dilekçesinde yer alan benzer gerekçeler ile yapılan ödemelerin mevzuata uygun olduğunu belirterek benzer bir konuda Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yazısını dayanak alan başka bir idarenin işleminin Danıştay 8. Dairesi tarafından iptal edildiğini ve Anayasanın 160’ncı maddesi gereği Danıştay Kararının Sayıştay Kararını etkisiz kılacağını, bu çerçevede Temyiz Kurulu tarafından verilen kararın yeniden değerlendirilerek kararın düzeltilmesini talep etmektedir.

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Temyiz ilamında yasal gerekçeleriyle açıklandığı üzere 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (f) fıkrasında mesai içi hizmetlerden dolayı yöneticilere ek ödeme yapılamayacağı açık olarak düzenlendiğinden ve ilgili yönetmelik de benzeri hükümleri içerdiğinden ... Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde yönetici olan dekan ve dekan yardımcılarına mesai içi ek ödeme niteliğinde olan taban ödemenin yapılması sonucu kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Sayıştay Kanununun "Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlık hali" başlıklı 60’ncı maddesinde

"(1) Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay’ın kesinleşmiş kararları arasındaki uyuşmazlıklarda, 52’nci maddede belirtilen ilgililerin 56’ncı maddedeki esas ve usuller dairesinde başvuruları üzerine Sayıştay kararı yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek uyuşmazlık Danıştay kararı doğrultusunda giderilir.

(2) Uyuşmazlığın bulunmadığı hakkındaki Sayıştay kararına karşı 52’nci maddede belirtilen ilgililerce Danıştay’a başvurulduğu takdirde, bu hususa ilişkin Danıştay kararına uyulur.

(3) Uyuşmazlığın mevcut olmadığı tespit edilinceye kadar Sayıştay ilamının yerine getirilmesi durdurulur."

Hükümleri yer almakta olup, kanun koyucu sadece vergiye ilişkin olarak Danıştay kararları doğrultusunda kesinleşen Sayıştay ilamlarının yargılamanın iadesi suretiyle Danıştay kararı doğrultusunda yenilenmesini öngörmektedir. Bu çerçevede sorumlunun dilekçesinde yer alan başka bir idareye ilişkin vergisel olmayan bir konudaki Danıştay kararı bu mahiyette olmadığından Sayıştay yargısını etkileyen bir durum söz konusu değildir.

Bu nedenle sorumlunun karar düzeltilmesi talebinin reddedilerek karar düzeltilmesine mahal olmadığına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.

Duruşma talep eden sorumlu Harcama Yetkilisi ... (Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı)’e usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü uyarınca dosya üzerinden ve gıyaplarında,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

31 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde dekan ve dekan yardımcılarına yönetici payı ödemesine ilave olarak mesai içi ek ödeme niteliğinde olan taban ek ödemesinde bulunulması suretiyle sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Söz konusu hüküm Temyiz Kurulu’nun 27.11.2024 tarih ve 57520 tutanak sayılı Kararı ile tasdik edilmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (c) ve (f) fıkralarında;

“(…)

c) Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirleri bakiyesinden, bu yerlerde;

1) Gelir getiren görevlerde çalışan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ödenen tazminat dahil, makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamından oluşan ek ödeme matrahının yüzde 950’sini, araştırma görevlilerine ise yüzde 650’sini; bu yerlerde görevli olmakla birlikte gelire katkısı olmayan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine yüzde 750’sini, araştırma görevlilerine ise yüzde 375’ini,

2) Diğer öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele ek ödeme matrahının; uzman tabipler için yüzde 750’sini, hastaneler başmüdürü ve eczacılar için yüzde 305’ini, başhemşireler için yüzde 255’ini, diğer öğretim elemanları ile diğer personel için yüzde 225’ini, işin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 260’ını geçmeyecek şekilde aylık ek ödeme yapılır.

(…)

f) Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. Yapılacak ek ödemenin tutarı ek ödeme matrahının, rektörler için yüzde 600’ünü, rektör yardımcıları için yüzde 300’ünü, genel sekreterler için yüzde 200’ünü geçemez. (Ek cümle:15/4/2020-7243/10 md.) Bu kimselere döner sermaye gelirleri dışında üniversitenin; teknokent, teknopark, teknoloji transfer ofisi, iktisadi işletmeler ve iştirakleri gibi gelir getirici müesseseler ve birimleri sebebiyle ayrıca huzur hakkı, yönetici payı, koordinatörlük, danışmanlık ve benzeri ücret ödenmez.

Döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcılarına, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. Yapılacak ek ödemenin tutarı, ek ödeme matrahının, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürü için yüzde 250’sini, bunların yardımcıları için yüzde 100’ünü, tıp ve diş hekimliği fakülteleri dekanları ile sağlık uygulama ve araştırma merkezleri başhekimleri için yüzde 500’ünü, bunların yardımcıları için yüzde 300’ünü geçemez.

Bu fıkra kapsamında bulunan yöneticilere, mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerinden dolayı ayrıca ek ödeme yapılmaz. Mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunması hâlinde alabilecekleri toplam ek ödeme tutarı, hiçbir şekilde yönetici payı dahil ilgisine göre (c) ve (d) fıkralarında belirtilen esaslara göre hesaplanacak tutarı geçemez.

(…)”

Hükümlerine yer verilmiştir.

58’inci maddenin (c) fıkrasında tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirlerinden öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personel ile aynı Kanun’un 4’üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele yapılabilecek ek ödemenin tavan tutarları düzenlenirken, maddenin (f) fıkrasında bu fıkrada sayılan yöneticilere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın yönetici payı olarak yapılacak ek ödemenin oranı belirlenmiştir. Ayrıca (f) fıkrasında, fıkra kapsamında bulunan yöneticilere, mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerinden dolayı ayrıca ek ödeme yapılamayacağı; mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunması hâlinde ise alabilecekleri toplam ek ödeme tutarının, hiçbir şekilde yönetici payı dahil ilgisine göre (c) ve (d) fıkralarında belirtilen esaslara göre hesaplanacak tutarı geçemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik’in “Dağıtım esasları” başlıklı 5’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında;

“(Değişik: RG-15/9/2022-31954) 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrası kapsamındaki personele yapılan ek ödeme, temel ek ödeme ile teşvik ek ödemesinden oluşur. Temel ek ödeme, sabit ek ödeme ile taban ödeme toplamından oluşur.

a) Sabit ek ödeme; üniversitelerin 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrası kapsamındaki personeline aynı maddenin (i) fıkrasının üçüncü paragrafı ile Sağlık Bakanlığından görevlendirilen personele 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun ek 3’üncü maddesi uyarınca yapılan ödemedir.

b) Taban ödeme; personelin ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılan ödemedir. 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrası kapsamındaki personele yapılacak bu ödeme, Ek-4’te yer alan tablodaki kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısının en yüksek devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutardır. Bu ödemenin hesaplanmasında aktif çalışılan gün katsayısı ayrıca çarpan olarak kullanılır. Ancak bu ödeme mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışmakta olanlara ödenmez.

c) Teşvik ek ödemesi; personelin görev yaptığı tesiste hizmete katkısı ve verimliliği ile finansal sürdürülebilirliği sağlama ve hizmetin kalitesi gibi kriterler göz önüne alınarak mesai içi ve mesai dışı çalışmalarına karşılık olarak döner sermayeden personele yapılan ödemedir.

ç) Sabit ek ödeme tutarı, aynı aya ilişkin olarak yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir. Mesai içi teşvik ek ödemesinin hesabında esas alınacak tavan tutarı, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrası uyarınca hesaplanacak tavan tutardan sabit ek ödeme tutarı ile taban ödeme tutarı düşülerek tespit edilir.”

Aynı Yönetmelik’in “Yöneticilere yapılacak ödeme” başlıklı 6’ncı maddesinde ise;

“(1) Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, uygun görülen birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan kanunda belirtilen oranları geçmeyecek şekilde yönetim kurulunca belirlenen tutarda ek ödeme yapılır.

(2) Döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcılarına, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak ayrılan tutardan kanunda belirtilen sınırları geçmeyecek şekilde yönetim kurulunca belirlenen oranda ek ödeme yapılır.

(3) (Değişik: RG-8/7/2014-29054) Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bulunan yöneticilere, mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerinden dolayı ayrıca ek ödeme yapılmaz. Mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunulması hâlinde; bu katkıları karşılığında yapılacak ek ödemenin hesabında onaltıncı fıkrası hariç olmak üzere 5 inci maddede belirtilen esaslar dikkate alınır ve ilgililerin yönetici payı olarak aldıkları ek ödemede dahil olmak üzere alabilecekleri toplam ek ödeme tavan tutarı, ilgisine göre Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (d) fıkralarında belirlenen tavan tutarlarını ve her halükarda ek ödeme matrahının yüzde (Değişik ibare:RG-15/9/2022-31954) bindokuzyüzünü geçemez.”

Hükümleri yer almaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık araştırma ve uygulama merkezi personeline Kanun’da belirlenen tavan oranlar dikkate alınarak döner sermaye gelirleri üzerinden ek ödeme yapılacağı, ek ödemenin sabit ek ödeme, taban ek ödeme ve teşvik ek ödemesinden oluştuğu, taban ek ödemesinin personelin ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılan ödeme olduğu, 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinin (c) fıkrası kapsamındaki personele yapılacak olan taban ek ödeme tutarının Ek-4’te yer alan tablodaki kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısının en yüksek devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunacağı, taban ödemenin hesaplanmasında aktif çalışılan gün katsayısının ayrıca çarpan olarak kullanılacağı ve bir personelin mesai içi teşvik ek ödemesi tutarına, 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinin (c) fıkrası uyarınca hesaplanacak tavan tutardan sabit ek ödeme ve taban ek ödeme tutarı düşülerek ulaşılacağı anlaşılmaktadır.

Taban ek ödemenin aktif çalışılan gün katsayısı ile ilişkilendirilmesi ve mesai içi teşvik ek ödemesinde esas alınacak tavan tutara, 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinin (c) fıkrası uyarınca hesaplanacak tavan tutardan sabit ek ödeme ve taban ek ödeme tutarı düşülerek ulaşılacağı dikkate alındığında taban ek ödemenin personelin aktif çalışmasına dayalı bir unsur olduğu açıktır.

Ayrıca mevzuatta rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılacağı, döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcılarına ise yine gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılacağı ifade edilmiş olup, söz konusu yöneticilere mesai içinde verdikleri hizmetlerden dolayı ayrıca bir ek ödeme yapılmayacağı, mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunulması hâlinde ise bu hizmetlerinden dolayı mesai dışı ek ödeme yapılacağı belirtilmiştir.

Zira yöneticilere mesai saatleri içerisinde yöneticilik faaliyetlerinden dolayı yönetici payı öngörülmüş olması nedeniyle, söz konusu Yönetmelik’in ekinde yer alan taban ödeme katsayılarını düzenleyen cetvelde yönetici unvanlarına yer verilmemiştir.

Yapılan incelemede; Diş Hekimliği Fakültesinde yönetici olan dekan ve dekan yardımcılarına yönetici payı ödemesine ilave olarak mesai içi ek ödeme niteliğinde olan taban ek ödemesinde bulunulduğu görülmüştür.

Ayrıca, İlama konu edilen husus hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığının 01.11.2022 tarihli ve 80755325-105.99-1638785 sayılı görüşünde ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun “Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi Hakkında” vermiş olduğu 28.04.2025 tarih ve E:2025/7, K:2025/19 sayılı Kararında özetle; 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinin (c) fıkrası kapsamındaki personele yapılacak olan taban ek ödeme tutarının aktif çalışmaya bağlı olarak personelin alabileceği mesai içi ek ödemenin bir unsuru olarak düzenlendiği, diğer taraftan mesai dışı ek ödeme tavan tutarının belirlenmesinde ise taban ek ödemenin tavan tutardan düşülmesi gibi bir uygulamaya yer verilmediği, bununla birlikte yöneticilerin mesai saatleri içerisinde yöneticilik faaliyetlerini yürütürken aynı zaman dilimindeki çalışmaların karşılığı olarak mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi amacıyla Yönetmelik’e ekli Ek-4 sayılı cetvelde yönetici unvanlarına yer verilmediği, bu nedenle 2547 sayılı Kanunun 58’inci maddesinin (f) fıkrası kapsamındaki yöneticilerin anılan Yönetmeliğin 5’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında düzenlenen taban ödemeden yararlanmasının mümkün olmadığı, ifade edilmiştir.

Bu itibarla, Temyiz Kurulu Kararındaki gerekçeler ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden, sorumluların iddialarının Reddedilerek; (31 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünü tasdik eden) 27.11.2024 tarih ve 57520 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, oy birliğiyle,

Karar verildiği 03.12.2025 tarih ve 58669 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.