Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı
2021
Daire
3
Dosya No
55229
Tutanak No
58676
Tutanak Tarihi
03.12.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımayan proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması.
181 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; ... kapsamında gerçekleştirilen ... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.
Söz konusu hükme karşı sorumlular tarafından 55229 no.lu dosya kapsamında gönderilen temyiz talebine ilişkin ortak dilekçede;
“Sayıştay 3.Daire’nin İlam Tarihi:05.12.2024, İlam No: 181, Karar Tarihi: 22.10.2024, Karar No:505 olan ilamının Madde No:1 sayılı sorgusuna ilişkin karar hukuka aykırı olduğundan temyiz edilmesi gerekmektedir.
Öncelikle belirtilmelidir ki "Madde No:1" sayılı sorguda yer verilen "Kamu Zararı Tablosu” ve "Ahiz Tablosunun Strateji Geliştirme Daire Başkanlığımız tarafından incelenmesi neticesinde maddi hataların olduğu görülmüştür. Maddi hataları gösterir liste dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.
Kararda proje bünyesinde sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firma ortaklığının söz konusu olmadığı, proje faaliyetleri ile amaçlanan hedefler arasında üniversite-sanayi iş birliğine dayanan herhangi bir hususun yer almadığı, projenin yürütülmesi sırasında herhangi bir sanayi kuruluşu ile iş birliği yapılmadığı gerekçe gösterilerek proje üniversite-sanayi iş birliği kapsamında kabul edilmemiştir.
Yargılama sırasında üniversite-sanayi iş birliğinin varlığına dair açıklamalarımız göz önünde bulundurulmamıştır.
Şöyle ki; Üniversite-sanayi iş birliğini tanımlayan bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Sorguda da referans alman "Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi Eylem Planı" YÖK tarafından Temmuz 2021 tarihinde yayınlanan ve YÖK ÜSİ Komisyonunun ilgili yayın tarihinden önce gerçekleştirilen komisyon toplantılarında ve çalışmalarında alınan kararların derlendiği yol gösterici bir kitapçıktır. İlgili kitapçığın oluşturulmasının temel amacı "Komisyon Yürütücüsü Önsüzü" bölümünde komisyon yürütücüsü ... tarafından "ÜSİ Komisyonu'nun 2 yılı aşkın süren çalışmaları, toplantıları ve aldığı kararların özeti niteliğinde olan bu kitapçığın gelecekteki benzer çalışmalara kalıcı bir rehber olmasını temenni ederiz" şeklinde bir cümleyle ifade edilmektedir. Bahsi geçen Eylem Planı kapsamında ele alınan tanımda "Bu iş birliği ile sanayi sektörüne üniversitenin araştırma alt yapısı ve insan kaynağına erişme, yükseköğretim kurumlarının gelişmiş laboratuvar imkanlarını kullanma, üniversitelerce sağlanan sürekli eğitim faaliyetlerinden yararlanma, üniversitenin temel ve uygulamalı araştırma sonuçlarından faydalanma fırsatı verilmiştir" ifadeleri kullanılmıştır. Bu tanımdan da hareketle, bir proje kapsamında üniversite-sanayi iş birliğinin mevcudiyeti açısından, bir sanayi kuruluşunun gerçekleştirilen projede doğrudan proje ortağı sıfatıyla yer alması zorunlu olmayıp, proje faaliyetlerinde sanayi kuruluşlarının paydaş olarak yer alması, bir başka ifadeyle proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından bu kuruluşların faydalanmasının sağlanması üniversite-sanayi iş birliğinin gerçekleşmesi için yeterli sayılacaktır.
Kararda ise üniversite-sanayi iş birliği oldukça dar yorumlanmıştır. Oysa ki sorguda referans alınan “Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi Eylem Planının 15-17.sayfasında yer alan “Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sunumunda üniversite-sanayi iş birliğinin farklı biçimlerde ortaya çıkabileceği izah edilmektedir. 16.sayfada "...Araştırma altyapıları kataloğunda yer alan üniversitelerdeki 76 araştırma altyapısının %43 ’ü sanayiyle iş birliği olduğunu belirtmekledir. Söz konusu iş birlikleri sanayiye test analiz hizmeti sunulmasından ortak Ar-Ge projesi yürütülmesine kadar farklı modelleri kapsamaktadır. ... Ülkemizde araştırma altyapılarının sanayi ile ortak yayın oranı %2 civarında iken, bu oran gelişmiş ülkelerde %8-10 bandındadır. Araştırma altyapılarının ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlı, özel sektörle orak paydası gelişmemiş ve uluslararası rekabetçi proje üretmede düşük performanslı olduğu görülmektedir. Sanayi ile iş birliği çoğunlukla test ve analiz hizmetlerindedir, sanayinin de akademinin bilgi birikiminden faydalanma seviyesi düşüktür.” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Özetle sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firmanın projede ortaklığının görülmemesi halinde doğrudan o projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olmadığı sonucuna varılması yerine proje kapsamında yürütülen faaliyetler, sunulan hizmetler de irdelenmelidir.
... isimli proje kapsamında, çevre hizmetleri alanında faaliyet gösteren kuramlarla gerçekleştirdiğimiz organizasyonlar, toplantılar, eğitim faaliyetleri ve iş birlikleri üniversite-sanayi iş birliğini sağlamıştır. Proje dosyasının tamamı incelendiğinde bu husus ortaya çıkacaktır.
Projemiz çerçevesinde, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetler aşağıdaki gibi özetlenebilir:
1- Çevre Teknolojileri Fuarı: 30 Kasım- 1 Aralık 2022 tarihlerinde gerçekleştirilen çevre teknolojileri fuarı etkinliği kapsamında, ilgili alanda faaliyet gösteren sanayi kuruluşları etkinliğine katılmış ve etkinlikte bir taraftan kendi ürün ve teknolojilerini üniversitemiz ve paydaşlarıyla paylaşırken, diğer taraftan aynı alanda gerçekleşen "Mavi büyüme proje pazarı" organizasyonunda sunulan 33 proje kapsamında kendilerine bu alanda akademik bilgi aktarılmıştır. İlgili organizasyona ilişkin bilgi ve belgeler ekte sunulmuştur.
II- Proje kapsamında ... Üniversitesi'ne sağlanan laboratuvar makine ve ekipmanları ... Üniversitesi Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi ... laboratuvarlarına yerleştirilmiştir. Ayrıca proje kapsamında satın alınan bu ekipmanların, proje sürdürülebilirlik esasları gereği ve ... Üniversitesi'nin 19 Haziran 2020 tarihli 08 numaralı toplantısı 07 nolıı kararı (EK 2) gereği en az 5 yıl süreyle proje faaliyetleri kapsamında, paydaşlara da hizmet sunacak şekilde kullanılması karara bağlanmıştır. ... içerisine kurulan laboratuvarların sanayi kuruluşlarına nasıl katkı sağlayacağı Merkez yönetmeliğinin 5 ve 6. Maddelerinde tanımlanmaktadır (EK3). İlgili yönetmeliğin 5. maddesi kapsamında merkezin kuruluş amacının "Sanayi ve mühendislik uygulamalarıyla ilgili, özel sektör ve kamu kuruluşları ile iş birliği halinde araştırma, eğitim ve toplumsal hizmet alanlarında iş birliği oluşturarak, uluslararası, ulusal ve bölgesel boyutlarda ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak mekanizmaları kurmak, sürdürmek ve bunlara ilişkin etkinlikleri ilgilendiren kurumsal ortam oluşturmak" olduğu görülmektedir. Proje kapsamında üniversite altyapısına kazandırılan cihazların üniversite-sanayi iş birliğine hizmet edeceği açıktır.
III- İlgili proje kapsamında sanayi kuruluşlarıyla gelecek dönem çalışmalarına ilişkin protokol yapılması çalışmaları yürütülmekte olup, projenin asgari sürdürülebilirlik süresi içerisinde de bu iş birliği protokolleri çoğaltılacaktır.
... İş birliği Programı kapsamında gerçekleştirilen ... isimli proje üniversite-sanayi iş birliği modelleri arasındadır. Hal böyle iken projede katkısı bulunan öğretim elemanlarına yapılan ödemelerin 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesinin k fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yukarıda izah edilen nedenlerle temyiz istemimizin kabul edilerek Sayıştay 3.Daire’nin İlam Tarihi:05.12.2024, İlam No: 181, Karar Tarihi: 22.10.2024, Karar No:505 olan ilamının Madde No:1 sayılı sorgusuna ilişkin tazmin kararının kaldırılması hususunda gereğini bilgilerinize saygılarımla arz ederim.” denilmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI:
Başsavcılığın mütalaasında;
“İlamda; ... kapsamında gerçekleştirilen ... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun "Döner sermaye" başlıklı 58 inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması sonucu hesaplanan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Sorumlular temyiz dilekçesinde; sorgu üzerine verdikleri savunmayı genişleterek tekrarlayıp, hükmün kaldırılmasını talep etmişler, ayrıca kamu zararı hesabında hatalar bulunduğuna ilişkin bir tablo ile Genel Sekreter Vekili imzalı yazı ile de söz konusu tutarların 22.1.2025 tarihi itibariyle tamamının tahsil edildiğini bildirmişlerdir.
Öncelikle, İlama konu tutarların tahsil edildiği belirtilmiş olmakla birlikte, İlam Karar tarihi 22.10.2024, bildirilen tahsilat tarihi ise 22.1.205'dir. İlam Karar tarihinden sonra yapılan tahsilat İlamın infazı mahiyetindedir.
Diğer taraftan, konunun esasına yönelik ileri sürülen hususlar İlamda karşılanmış olmasının yanında, İlamın mahiyetini de değiştirecek nitelikte olmadığından, talebin reddi ile Daire Kararının temyiz dilekçesi ekinde yer alan toplam tutar üzerinden düzeltilerek tasdik edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
181 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; ... kapsamında gerçekleştirilen ... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (b) fıkrasında;
“Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın, tıp ve diş hekimliği fakülteleri sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları için asgari yüzde 35’i, ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu, sürekli eğitim merkezleri ile bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları için asgari yüzde 30’u, diğer yükseköğretim kurumları için ise asgari yüzde 15’i, ilgili yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan mal ve hizmet alımları, her türlü bakım, onarım, kiralama, devam etmekte olan projelerin tamamlanmasına yönelik inşaat işleri ve diğer ihtiyaçlar ile yönetici payları için kullanılır…
Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın en az yüzde 5’i, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için kullanılır. Bu tutar döner sermaye muhasebe birimince, tahsilatı takip eden ayın yirmisine kadar ilgili yükseköğretim kurumu hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar, yükseköğretim kurumu bütçesine öz gelir olarak kaydedilir…”
Hükümleri yer almaktadır.
5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1’inci maddesinde; “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere bağlı olarak kurulmuş olup, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan idarelere bağlı döner sermayeli işletmelerin aylık gayrisafi hasılatından tahsil edilen tutarın % 15’i (ilaç, kan ve kan bileşenleri ile tıbbî sarf malzemesi hasılatının % 5’i), en geç takip eden ayın 20’sine kadar genel bütçeye irat kaydedilmek üzere ilgili saymanlıklara yatırılır. Aylık gayrisafî hasılattan irat kaydedilecek oranı, döner sermayeler itibariyle %1’e kadar indirmeye Hazine ve Maliye Bakanı yetkilidir.”, denilmiştir.
Bununla birlikte, Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan döner sermaye işlemlerine ilişkin 73 Sıra Nolu Genel Tebliğ’in “Genel bütçeye aktarılacak tutarlara esas oranlar” başlıklı 6’ncı maddesinde, tahsil edilen döner sermaye gelirlerinden %1 oranında hazine payı kesilmesi uygulamasına devam edileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında ise;
“Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dâhil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde yapılacak araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetler 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinin (k) fıkrasında düzenlenmiştir. Bu kapsamda elde edilen gelirlerden bilimsel araştırma projeleri payı, hazine payı ve gelir vergisi gibi kesintiler yapılmamakta ve söz konusu gelirlerin %85’inin katkıda bulunan öğretim elemanlarına dağıtılması öngörülmektedir. Bir başka deyişle; bahse konu mevzuat ile üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleştirilecek proje ve faaliyetler teşvik edilmekte, öğretim elemanlarına söz konusu maddenin diğer fıkralarındaki faaliyetlere göre daha yüksek oranda katkı payı ödemesi yapılmaktadır.
Yapılan incelemede; ... Üniversitesi ve Sınır Ötesi Paydaşları ile ... kapsamında ... isimli projenin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
... olarak adlandırılmış olan söz konusu projenin öncelikli alanı “Çevre” olarak ifade edilmiş olup, özel amacı da; “Sınır ötesi bölgede işbirliği girişimleri yoluyla, ortak doğal kaynakların doğanın korunması, sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi kapasitesinin artırılması” olarak belirlenmiştir.
Projeye ait internet sitesinden alınan bilgilere göre;
Proje ana ortağının Bulgaristan’da yer alan Prof. Dr. Asen Zlatarov Üniversitesi, diğer proje ortaklarının ise ... Üniversitesi, Acad. N. D. Zelinskij Kimya Teknolojileri Yüksek Okulu ve ... Lisesi olduğu,
Temel Proje faaliyetlerinin;
– Burgas Prof. Dr. Asen Zlatarov Üniversitesi ve ... ... Üniversitesi’nde Mavi Büyüme Araştırma Merkezleri kurmak için ekipman ve altyapı oluşturulması,
– Burgaz ve ... bölgelerinde ortak metodolojilerin uygulanması ve pilot su ekosistem çalışmalarının geliştirilmesi,
– Burgaz ve ...’deki uluslararası konferanslar, paydaşlar ve halka açık etkinlikler dahil bölgesel kapasitenin arttırılmasına yönelik yerel faaliyetler düzenlenmesi,
– Mavi büyüme eğitimini ve gençler arasında eğitimi teşvik etmek için bölgelerdeki farklı eğitim düzeyleri arasındaki iş birliğini geliştirmek için faaliyetler düzenlenmesi,
Projenin amaçlarının da;
1. Sınır ötesi bölgede doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kullanımı için kurumsal ve bilimsel kapasitenin geliştirilmesi,
2. Çevre araştırma ve korumasında bilgi ve mükemmellik birikimi için elverişli koşullar yaratılması,
3. Sınır ötesi bölgedeki kilit paydaşlar arasında doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için etkileşim, koordinasyon ve iş birliği mekanizmalarının oluşturulması,
Şeklinde sıralandığı, anlaşılmıştır.
Buna göre, söz konusu projenin ortaklarının tamamı eğitim kurumlarından oluşmakta, ancak proje bünyesinde sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firma ortaklığı bulunmamaktadır.
Temel proje faaliyetleri ve projeye ilişkin amaçlar incelendiğinde;
- Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir hususa rastlanmadığı, projenin amaçlarının Bulgaristan ve Türkiye’de yer alan farklı düzeydeki eğitim kurumları arasında sınır ötesi bölgede doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kullanımı için kurumsal ve bilimsel kapasitenin geliştirilmesi, çevre araştırma ve korumasında elverişli koşullar oluşturulması, paydaşlar arasında doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için iş birliği mekanizmalarının oluşturulması şeklinde belirlendiği, proje’nin hedefleri arasında da üniversite-sanayi iş birliği modeline ilişkin herhangi bir hedefin bulunmadığı, buna göre proje faaliyetleri ile amaçlanan hedefler arasında üniversite-sanayi iş birliğine dayanan herhangi bir hususa rastlanmadığı,
- Diğer yandan, adı geçen proje kapsamında üniversite ile sanayi kuruluşları arasında ortak amaç ve çıkarlar üzerine kurulu çalışma ortaklığının bulunmadığı, projenin yürütülmesi sırasında üniversite ile herhangi bir sanayi kuruluşu arasında iş birliği oluşturulmadığı,
- Dolayısıyla söz konusu projenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında belirtilen üniversite-sanayi iş birliği kapsamındaki projelerden kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı,
Bu nedenle, proje kapsamında görevlendirilen öğretim elemanlarının döner sermaye katkı payı ödemeleri açısından mezkûr Kanun maddesi ile sağlanan ayrıcalıklardan faydalandırılamayacağı,
Anlaşılmıştır.
Temyiz dilekçesinde, proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından bu kuruluşların faydalanmasının sağlanmasının üniversite-sanayi iş birliğinin gerçekleşmesi için yeterli sayılacağı ifade edilmişse de; eğitimin içerisinde yer aldığı her proje, çıktıları itibariyle ilanihaye sanayi kuruluşlarına etkide bulunacaktır. Bu şekilde, sanayi kesimi ile dolaylı bir yöntem ile ilişki kurmak 2547 sayılı Kanun’un “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinde yer alan diğer maddelerin anlamsız kalmasına yol açacak olup, tüm döner sermaye gelirlerinin öğretim elemanları açısından 58’inci maddenin (k) fıkrası kapsamında değerlendirilmesine neden olacaktır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklanan gerekçelerle; ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden kesilmesi gereken ve proje bünyesinde tahsil edilen gelirin yüzde 5’ine isabet eden “Araştırma fonu payı”, aylık gayrisafi hasılattan tahsil edilen tutarın yüzde’1 ine tekabül eden “Hazine payı” ile gelir vergisi kesintilerinin yapılmaması sonucu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,” hükmü gereği kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Sorumluların temyiz dilekçe ekinde; kamu zararı tablosunda maddi hataların bulunduğu gerekçesiyle hazırlanan maddi hataları gösterir listenin sunulduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca, yine temyiz dilekçesinde söz konusu tazmin tutarının tamamının 22.01.2025 tarihi itibariyle ahizlerden tahsil edildiği ifade edilmiştir. Tazmine konu ilam tarihi 22.10.2024 olup, bildirilen tahsilat tarihi ise 22.01.2025’dir. İlam karar tarihinden sonra yapılan tahsilat İlamın infazı mahiyetinde olmakla birlikte, dilekçe ekinde tahsilata ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı görülmüştür.
İlamda yer alan kamu zararı tablosu incelendiğinde, borç miktarı tutarlarındaki virgülden sonraki rakamların hatalı toplandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, ilamda ... TL olarak sehven hatalı hesaplanan kamu zararı tutarının ... TL olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yürürlükteki mevzuat hükümleri ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; ... kapsamında gerçekleştirilen... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiğinden, sorumluların itirazlarının Reddedilerek, 181 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün ilamda belirtilen sorumluların uhdesinde kalmak üzere ... TL olarak DÜZELTİLMEK SURETİYLE TASDİKİNE,
(Üye ... ve Üye ...’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 03.12.2025 tarih ve 58676 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’in karşı oy gerekçesi:
Daire Kararında, oluşan kamu zararından Üniversite Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlileri sorumlu tutulmuştur.
... kapsamında gerçekleştirilen ... projesinin AR-GE projesi olduğu ve söz konusu projeye ait danışmanlık ücreti ödemelerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasına göre yapılması yönünde ... Üniversitesi Yönetim Kurulunun 10.12.2020 tarihli (Toplantı Sayı No: 16, Karar No: 02) Kararı bulunmaktadır.
Söz konusu projenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında belirtilen üniversite-sanayi iş birliği kapsamındaki projelerden olmamasına karşın, mevzuata aykırı olarak bunun aksi yönünde karar alarak ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden yapılması gereken kesintilerin yapılmamasına sebebiyet verilmesi sonucunda oluşan kamu zararından, Üniversite Yönetim Kurulu Üyelerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Mevzuata göre, bir projenin Ar-Ge projesi olup olmadığına karar verilmesi Üniversite Yönetim Kurulunun görev ve yetkisindedir. Bu nedenle, söz konusu projenin 2547 sayılı Kanunun 58’inci maddesinin (k) fıkrası kapsamında üniversite-sanayi iş birliği projesi olup olmadığını değerlendirmek hususunda herhangi bir yetkinliği bulunmayan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumlulukları bulunmamaktadır.
Bu itibarla, ... kapsamında gerçekleştirilen ... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiği sabit görülmekle birlikte, Daire Kararının sorumluluk yönünden mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle, 181 sayılı İlamın 1’inci maddesinin Bozulmasına ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren Daireye Gönderilmesine, karar verilmesi gerekir.
Üye ...’in karşı oy gerekçesi:
Daire Kararında, adı geçen projeye ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilerek, projede çalışan ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden kesilmesi gereken BAP payı, Hazine payı, gelir vergisi ve damga vergisinin kesilmemesi sonucunda kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiştir.
Mer’i mevzuat hükümleri incelendiğinde; “üniversite-sanayi işbirliği” kavramını tanımlayan herhangi bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, herhangi bir proje kapsamında üniversite-sanayi işbirliğinin mevcudiyeti açısından bir sanayi kuruluşunun gerçekleştirilen projede doğrudan proje ortağı sıfatıyla yer alması zorunlu olmayıp, proje faaliyetlerinde sanayi kuruluşlarının paydaş olarak yer alması, bir başka ifadeyle proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından söz konusu sanayi kuruluşlarının faydalanması üniversite-sanayi işbirliğinin gerçekleşmesi açısından yeterlidir.
Bir başka ifadeyle, sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firmanın üniversite tarafından gerçekleştirilen bir projede ortaklığının görülmemesi, doğrudan o projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olmadığı sonucuna varılması mümkün görünmemektedir.
Diğer taraftan, üniversite tarafından gerçekleştirilen herhangi bir projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi teknik bir konu olup, üniversite yönetim kurulunda bulunan akademisyenler tarafından söz konusu projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olduğu değerlendirmesinde bulunulmuştur.
Sonuç olarak, ... kapsamında gerçekleştirilen... adlı proje üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleştirilen bir projesidir. Üniversite Yönetim Kurulu tarafından söz konusu projenin Ar-Ge projesi olduğu yönünde alınan bahse konu Karar mevzuata uygundur.
Bu itibarla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulama mevzuata uygun olduğundan, yapılan ödemeler sonucunda kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle Daire Kararının Kaldırılması gerekir.
181 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; ... kapsamında gerçekleştirilen ... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.
Söz konusu hükme karşı sorumlular tarafından 55229 no.lu dosya kapsamında gönderilen temyiz talebine ilişkin ortak dilekçede;
“Sayıştay 3.Daire’nin İlam Tarihi:05.12.2024, İlam No: 181, Karar Tarihi: 22.10.2024, Karar No:505 olan ilamının Madde No:1 sayılı sorgusuna ilişkin karar hukuka aykırı olduğundan temyiz edilmesi gerekmektedir.
Öncelikle belirtilmelidir ki "Madde No:1" sayılı sorguda yer verilen "Kamu Zararı Tablosu” ve "Ahiz Tablosunun Strateji Geliştirme Daire Başkanlığımız tarafından incelenmesi neticesinde maddi hataların olduğu görülmüştür. Maddi hataları gösterir liste dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.
Kararda proje bünyesinde sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firma ortaklığının söz konusu olmadığı, proje faaliyetleri ile amaçlanan hedefler arasında üniversite-sanayi iş birliğine dayanan herhangi bir hususun yer almadığı, projenin yürütülmesi sırasında herhangi bir sanayi kuruluşu ile iş birliği yapılmadığı gerekçe gösterilerek proje üniversite-sanayi iş birliği kapsamında kabul edilmemiştir.
Yargılama sırasında üniversite-sanayi iş birliğinin varlığına dair açıklamalarımız göz önünde bulundurulmamıştır.
Şöyle ki; Üniversite-sanayi iş birliğini tanımlayan bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Sorguda da referans alman "Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi Eylem Planı" YÖK tarafından Temmuz 2021 tarihinde yayınlanan ve YÖK ÜSİ Komisyonunun ilgili yayın tarihinden önce gerçekleştirilen komisyon toplantılarında ve çalışmalarında alınan kararların derlendiği yol gösterici bir kitapçıktır. İlgili kitapçığın oluşturulmasının temel amacı "Komisyon Yürütücüsü Önsüzü" bölümünde komisyon yürütücüsü ... tarafından "ÜSİ Komisyonu'nun 2 yılı aşkın süren çalışmaları, toplantıları ve aldığı kararların özeti niteliğinde olan bu kitapçığın gelecekteki benzer çalışmalara kalıcı bir rehber olmasını temenni ederiz" şeklinde bir cümleyle ifade edilmektedir. Bahsi geçen Eylem Planı kapsamında ele alınan tanımda "Bu iş birliği ile sanayi sektörüne üniversitenin araştırma alt yapısı ve insan kaynağına erişme, yükseköğretim kurumlarının gelişmiş laboratuvar imkanlarını kullanma, üniversitelerce sağlanan sürekli eğitim faaliyetlerinden yararlanma, üniversitenin temel ve uygulamalı araştırma sonuçlarından faydalanma fırsatı verilmiştir" ifadeleri kullanılmıştır. Bu tanımdan da hareketle, bir proje kapsamında üniversite-sanayi iş birliğinin mevcudiyeti açısından, bir sanayi kuruluşunun gerçekleştirilen projede doğrudan proje ortağı sıfatıyla yer alması zorunlu olmayıp, proje faaliyetlerinde sanayi kuruluşlarının paydaş olarak yer alması, bir başka ifadeyle proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından bu kuruluşların faydalanmasının sağlanması üniversite-sanayi iş birliğinin gerçekleşmesi için yeterli sayılacaktır.
Kararda ise üniversite-sanayi iş birliği oldukça dar yorumlanmıştır. Oysa ki sorguda referans alınan “Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi Eylem Planının 15-17.sayfasında yer alan “Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sunumunda üniversite-sanayi iş birliğinin farklı biçimlerde ortaya çıkabileceği izah edilmektedir. 16.sayfada "...Araştırma altyapıları kataloğunda yer alan üniversitelerdeki 76 araştırma altyapısının %43 ’ü sanayiyle iş birliği olduğunu belirtmekledir. Söz konusu iş birlikleri sanayiye test analiz hizmeti sunulmasından ortak Ar-Ge projesi yürütülmesine kadar farklı modelleri kapsamaktadır. ... Ülkemizde araştırma altyapılarının sanayi ile ortak yayın oranı %2 civarında iken, bu oran gelişmiş ülkelerde %8-10 bandındadır. Araştırma altyapılarının ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlı, özel sektörle orak paydası gelişmemiş ve uluslararası rekabetçi proje üretmede düşük performanslı olduğu görülmektedir. Sanayi ile iş birliği çoğunlukla test ve analiz hizmetlerindedir, sanayinin de akademinin bilgi birikiminden faydalanma seviyesi düşüktür.” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Özetle sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firmanın projede ortaklığının görülmemesi halinde doğrudan o projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olmadığı sonucuna varılması yerine proje kapsamında yürütülen faaliyetler, sunulan hizmetler de irdelenmelidir.
... isimli proje kapsamında, çevre hizmetleri alanında faaliyet gösteren kuramlarla gerçekleştirdiğimiz organizasyonlar, toplantılar, eğitim faaliyetleri ve iş birlikleri üniversite-sanayi iş birliğini sağlamıştır. Proje dosyasının tamamı incelendiğinde bu husus ortaya çıkacaktır.
Projemiz çerçevesinde, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetler aşağıdaki gibi özetlenebilir:
1- Çevre Teknolojileri Fuarı: 30 Kasım- 1 Aralık 2022 tarihlerinde gerçekleştirilen çevre teknolojileri fuarı etkinliği kapsamında, ilgili alanda faaliyet gösteren sanayi kuruluşları etkinliğine katılmış ve etkinlikte bir taraftan kendi ürün ve teknolojilerini üniversitemiz ve paydaşlarıyla paylaşırken, diğer taraftan aynı alanda gerçekleşen "Mavi büyüme proje pazarı" organizasyonunda sunulan 33 proje kapsamında kendilerine bu alanda akademik bilgi aktarılmıştır. İlgili organizasyona ilişkin bilgi ve belgeler ekte sunulmuştur.
II- Proje kapsamında ... Üniversitesi'ne sağlanan laboratuvar makine ve ekipmanları ... Üniversitesi Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi ... laboratuvarlarına yerleştirilmiştir. Ayrıca proje kapsamında satın alınan bu ekipmanların, proje sürdürülebilirlik esasları gereği ve ... Üniversitesi'nin 19 Haziran 2020 tarihli 08 numaralı toplantısı 07 nolıı kararı (EK 2) gereği en az 5 yıl süreyle proje faaliyetleri kapsamında, paydaşlara da hizmet sunacak şekilde kullanılması karara bağlanmıştır. ... içerisine kurulan laboratuvarların sanayi kuruluşlarına nasıl katkı sağlayacağı Merkez yönetmeliğinin 5 ve 6. Maddelerinde tanımlanmaktadır (EK3). İlgili yönetmeliğin 5. maddesi kapsamında merkezin kuruluş amacının "Sanayi ve mühendislik uygulamalarıyla ilgili, özel sektör ve kamu kuruluşları ile iş birliği halinde araştırma, eğitim ve toplumsal hizmet alanlarında iş birliği oluşturarak, uluslararası, ulusal ve bölgesel boyutlarda ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak mekanizmaları kurmak, sürdürmek ve bunlara ilişkin etkinlikleri ilgilendiren kurumsal ortam oluşturmak" olduğu görülmektedir. Proje kapsamında üniversite altyapısına kazandırılan cihazların üniversite-sanayi iş birliğine hizmet edeceği açıktır.
III- İlgili proje kapsamında sanayi kuruluşlarıyla gelecek dönem çalışmalarına ilişkin protokol yapılması çalışmaları yürütülmekte olup, projenin asgari sürdürülebilirlik süresi içerisinde de bu iş birliği protokolleri çoğaltılacaktır.
... İş birliği Programı kapsamında gerçekleştirilen ... isimli proje üniversite-sanayi iş birliği modelleri arasındadır. Hal böyle iken projede katkısı bulunan öğretim elemanlarına yapılan ödemelerin 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesinin k fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yukarıda izah edilen nedenlerle temyiz istemimizin kabul edilerek Sayıştay 3.Daire’nin İlam Tarihi:05.12.2024, İlam No: 181, Karar Tarihi: 22.10.2024, Karar No:505 olan ilamının Madde No:1 sayılı sorgusuna ilişkin tazmin kararının kaldırılması hususunda gereğini bilgilerinize saygılarımla arz ederim.” denilmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI:
Başsavcılığın mütalaasında;
“İlamda; ... kapsamında gerçekleştirilen ... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun "Döner sermaye" başlıklı 58 inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması sonucu hesaplanan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Sorumlular temyiz dilekçesinde; sorgu üzerine verdikleri savunmayı genişleterek tekrarlayıp, hükmün kaldırılmasını talep etmişler, ayrıca kamu zararı hesabında hatalar bulunduğuna ilişkin bir tablo ile Genel Sekreter Vekili imzalı yazı ile de söz konusu tutarların 22.1.2025 tarihi itibariyle tamamının tahsil edildiğini bildirmişlerdir.
Öncelikle, İlama konu tutarların tahsil edildiği belirtilmiş olmakla birlikte, İlam Karar tarihi 22.10.2024, bildirilen tahsilat tarihi ise 22.1.205'dir. İlam Karar tarihinden sonra yapılan tahsilat İlamın infazı mahiyetindedir.
Diğer taraftan, konunun esasına yönelik ileri sürülen hususlar İlamda karşılanmış olmasının yanında, İlamın mahiyetini de değiştirecek nitelikte olmadığından, talebin reddi ile Daire Kararının temyiz dilekçesi ekinde yer alan toplam tutar üzerinden düzeltilerek tasdik edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
181 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; ... kapsamında gerçekleştirilen ... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (b) fıkrasında;
“Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın, tıp ve diş hekimliği fakülteleri sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları için asgari yüzde 35’i, ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu, sürekli eğitim merkezleri ile bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları için asgari yüzde 30’u, diğer yükseköğretim kurumları için ise asgari yüzde 15’i, ilgili yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan mal ve hizmet alımları, her türlü bakım, onarım, kiralama, devam etmekte olan projelerin tamamlanmasına yönelik inşaat işleri ve diğer ihtiyaçlar ile yönetici payları için kullanılır…
Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın en az yüzde 5’i, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için kullanılır. Bu tutar döner sermaye muhasebe birimince, tahsilatı takip eden ayın yirmisine kadar ilgili yükseköğretim kurumu hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar, yükseköğretim kurumu bütçesine öz gelir olarak kaydedilir…”
Hükümleri yer almaktadır.
5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1’inci maddesinde; “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere bağlı olarak kurulmuş olup, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan idarelere bağlı döner sermayeli işletmelerin aylık gayrisafi hasılatından tahsil edilen tutarın % 15’i (ilaç, kan ve kan bileşenleri ile tıbbî sarf malzemesi hasılatının % 5’i), en geç takip eden ayın 20’sine kadar genel bütçeye irat kaydedilmek üzere ilgili saymanlıklara yatırılır. Aylık gayrisafî hasılattan irat kaydedilecek oranı, döner sermayeler itibariyle %1’e kadar indirmeye Hazine ve Maliye Bakanı yetkilidir.”, denilmiştir.
Bununla birlikte, Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan döner sermaye işlemlerine ilişkin 73 Sıra Nolu Genel Tebliğ’in “Genel bütçeye aktarılacak tutarlara esas oranlar” başlıklı 6’ncı maddesinde, tahsil edilen döner sermaye gelirlerinden %1 oranında hazine payı kesilmesi uygulamasına devam edileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında ise;
“Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dâhil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde yapılacak araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetler 2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesinin (k) fıkrasında düzenlenmiştir. Bu kapsamda elde edilen gelirlerden bilimsel araştırma projeleri payı, hazine payı ve gelir vergisi gibi kesintiler yapılmamakta ve söz konusu gelirlerin %85’inin katkıda bulunan öğretim elemanlarına dağıtılması öngörülmektedir. Bir başka deyişle; bahse konu mevzuat ile üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleştirilecek proje ve faaliyetler teşvik edilmekte, öğretim elemanlarına söz konusu maddenin diğer fıkralarındaki faaliyetlere göre daha yüksek oranda katkı payı ödemesi yapılmaktadır.
Yapılan incelemede; ... Üniversitesi ve Sınır Ötesi Paydaşları ile ... kapsamında ... isimli projenin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
... olarak adlandırılmış olan söz konusu projenin öncelikli alanı “Çevre” olarak ifade edilmiş olup, özel amacı da; “Sınır ötesi bölgede işbirliği girişimleri yoluyla, ortak doğal kaynakların doğanın korunması, sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi kapasitesinin artırılması” olarak belirlenmiştir.
Projeye ait internet sitesinden alınan bilgilere göre;
Proje ana ortağının Bulgaristan’da yer alan Prof. Dr. Asen Zlatarov Üniversitesi, diğer proje ortaklarının ise ... Üniversitesi, Acad. N. D. Zelinskij Kimya Teknolojileri Yüksek Okulu ve ... Lisesi olduğu,
Temel Proje faaliyetlerinin;
– Burgas Prof. Dr. Asen Zlatarov Üniversitesi ve ... ... Üniversitesi’nde Mavi Büyüme Araştırma Merkezleri kurmak için ekipman ve altyapı oluşturulması,
– Burgaz ve ... bölgelerinde ortak metodolojilerin uygulanması ve pilot su ekosistem çalışmalarının geliştirilmesi,
– Burgaz ve ...’deki uluslararası konferanslar, paydaşlar ve halka açık etkinlikler dahil bölgesel kapasitenin arttırılmasına yönelik yerel faaliyetler düzenlenmesi,
– Mavi büyüme eğitimini ve gençler arasında eğitimi teşvik etmek için bölgelerdeki farklı eğitim düzeyleri arasındaki iş birliğini geliştirmek için faaliyetler düzenlenmesi,
Projenin amaçlarının da;
1. Sınır ötesi bölgede doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kullanımı için kurumsal ve bilimsel kapasitenin geliştirilmesi,
2. Çevre araştırma ve korumasında bilgi ve mükemmellik birikimi için elverişli koşullar yaratılması,
3. Sınır ötesi bölgedeki kilit paydaşlar arasında doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için etkileşim, koordinasyon ve iş birliği mekanizmalarının oluşturulması,
Şeklinde sıralandığı, anlaşılmıştır.
Buna göre, söz konusu projenin ortaklarının tamamı eğitim kurumlarından oluşmakta, ancak proje bünyesinde sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firma ortaklığı bulunmamaktadır.
Temel proje faaliyetleri ve projeye ilişkin amaçlar incelendiğinde;
- Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir hususa rastlanmadığı, projenin amaçlarının Bulgaristan ve Türkiye’de yer alan farklı düzeydeki eğitim kurumları arasında sınır ötesi bölgede doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kullanımı için kurumsal ve bilimsel kapasitenin geliştirilmesi, çevre araştırma ve korumasında elverişli koşullar oluşturulması, paydaşlar arasında doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için iş birliği mekanizmalarının oluşturulması şeklinde belirlendiği, proje’nin hedefleri arasında da üniversite-sanayi iş birliği modeline ilişkin herhangi bir hedefin bulunmadığı, buna göre proje faaliyetleri ile amaçlanan hedefler arasında üniversite-sanayi iş birliğine dayanan herhangi bir hususa rastlanmadığı,
- Diğer yandan, adı geçen proje kapsamında üniversite ile sanayi kuruluşları arasında ortak amaç ve çıkarlar üzerine kurulu çalışma ortaklığının bulunmadığı, projenin yürütülmesi sırasında üniversite ile herhangi bir sanayi kuruluşu arasında iş birliği oluşturulmadığı,
- Dolayısıyla söz konusu projenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında belirtilen üniversite-sanayi iş birliği kapsamındaki projelerden kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı,
Bu nedenle, proje kapsamında görevlendirilen öğretim elemanlarının döner sermaye katkı payı ödemeleri açısından mezkûr Kanun maddesi ile sağlanan ayrıcalıklardan faydalandırılamayacağı,
Anlaşılmıştır.
Temyiz dilekçesinde, proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından bu kuruluşların faydalanmasının sağlanmasının üniversite-sanayi iş birliğinin gerçekleşmesi için yeterli sayılacağı ifade edilmişse de; eğitimin içerisinde yer aldığı her proje, çıktıları itibariyle ilanihaye sanayi kuruluşlarına etkide bulunacaktır. Bu şekilde, sanayi kesimi ile dolaylı bir yöntem ile ilişki kurmak 2547 sayılı Kanun’un “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinde yer alan diğer maddelerin anlamsız kalmasına yol açacak olup, tüm döner sermaye gelirlerinin öğretim elemanları açısından 58’inci maddenin (k) fıkrası kapsamında değerlendirilmesine neden olacaktır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklanan gerekçelerle; ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden kesilmesi gereken ve proje bünyesinde tahsil edilen gelirin yüzde 5’ine isabet eden “Araştırma fonu payı”, aylık gayrisafi hasılattan tahsil edilen tutarın yüzde’1 ine tekabül eden “Hazine payı” ile gelir vergisi kesintilerinin yapılmaması sonucu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,” hükmü gereği kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Sorumluların temyiz dilekçe ekinde; kamu zararı tablosunda maddi hataların bulunduğu gerekçesiyle hazırlanan maddi hataları gösterir listenin sunulduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca, yine temyiz dilekçesinde söz konusu tazmin tutarının tamamının 22.01.2025 tarihi itibariyle ahizlerden tahsil edildiği ifade edilmiştir. Tazmine konu ilam tarihi 22.10.2024 olup, bildirilen tahsilat tarihi ise 22.01.2025’dir. İlam karar tarihinden sonra yapılan tahsilat İlamın infazı mahiyetinde olmakla birlikte, dilekçe ekinde tahsilata ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı görülmüştür.
İlamda yer alan kamu zararı tablosu incelendiğinde, borç miktarı tutarlarındaki virgülden sonraki rakamların hatalı toplandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, ilamda ... TL olarak sehven hatalı hesaplanan kamu zararı tutarının ... TL olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yürürlükteki mevzuat hükümleri ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; ... kapsamında gerçekleştirilen... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiğinden, sorumluların itirazlarının Reddedilerek, 181 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün ilamda belirtilen sorumluların uhdesinde kalmak üzere ... TL olarak DÜZELTİLMEK SURETİYLE TASDİKİNE,
(Üye ... ve Üye ...’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 03.12.2025 tarih ve 58676 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’in karşı oy gerekçesi:
Daire Kararında, oluşan kamu zararından Üniversite Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlileri sorumlu tutulmuştur.
... kapsamında gerçekleştirilen ... projesinin AR-GE projesi olduğu ve söz konusu projeye ait danışmanlık ücreti ödemelerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasına göre yapılması yönünde ... Üniversitesi Yönetim Kurulunun 10.12.2020 tarihli (Toplantı Sayı No: 16, Karar No: 02) Kararı bulunmaktadır.
Söz konusu projenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasında belirtilen üniversite-sanayi iş birliği kapsamındaki projelerden olmamasına karşın, mevzuata aykırı olarak bunun aksi yönünde karar alarak ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden yapılması gereken kesintilerin yapılmamasına sebebiyet verilmesi sonucunda oluşan kamu zararından, Üniversite Yönetim Kurulu Üyelerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Mevzuata göre, bir projenin Ar-Ge projesi olup olmadığına karar verilmesi Üniversite Yönetim Kurulunun görev ve yetkisindedir. Bu nedenle, söz konusu projenin 2547 sayılı Kanunun 58’inci maddesinin (k) fıkrası kapsamında üniversite-sanayi iş birliği projesi olup olmadığını değerlendirmek hususunda herhangi bir yetkinliği bulunmayan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumlulukları bulunmamaktadır.
Bu itibarla, ... kapsamında gerçekleştirilen ... projesine ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde adı geçen proje ve faaliyetlerin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilip, projede çalışan öğretim elemanlarının söz konusu fıkra kapsamında sunulan avantajlardan mevzuata aykırı olarak faydalandırılması suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiği sabit görülmekle birlikte, Daire Kararının sorumluluk yönünden mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle, 181 sayılı İlamın 1’inci maddesinin Bozulmasına ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren Daireye Gönderilmesine, karar verilmesi gerekir.
Üye ...’in karşı oy gerekçesi:
Daire Kararında, adı geçen projeye ilişkin döner sermaye faaliyetlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Döner sermaye” başlıklı 58’inci maddesinin (k) fıkrasındaki şartları taşımadığı halde, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleşen proje ve faaliyetler olarak değerlendirilerek, projede çalışan ilgili öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye katkı payı ödemelerinden kesilmesi gereken BAP payı, Hazine payı, gelir vergisi ve damga vergisinin kesilmemesi sonucunda kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiştir.
Mer’i mevzuat hükümleri incelendiğinde; “üniversite-sanayi işbirliği” kavramını tanımlayan herhangi bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, herhangi bir proje kapsamında üniversite-sanayi işbirliğinin mevcudiyeti açısından bir sanayi kuruluşunun gerçekleştirilen projede doğrudan proje ortağı sıfatıyla yer alması zorunlu olmayıp, proje faaliyetlerinde sanayi kuruluşlarının paydaş olarak yer alması, bir başka ifadeyle proje kapsamında üniversitelerin yaratacağı bilgi birikimi ve altyapı imkanlarından söz konusu sanayi kuruluşlarının faydalanması üniversite-sanayi işbirliğinin gerçekleşmesi açısından yeterlidir.
Bir başka ifadeyle, sanayi sektörüne ilişkin herhangi bir firmanın üniversite tarafından gerçekleştirilen bir projede ortaklığının görülmemesi, doğrudan o projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olmadığı sonucuna varılması mümkün görünmemektedir.
Diğer taraftan, üniversite tarafından gerçekleştirilen herhangi bir projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi teknik bir konu olup, üniversite yönetim kurulunda bulunan akademisyenler tarafından söz konusu projenin üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bir proje olduğu değerlendirmesinde bulunulmuştur.
Sonuç olarak, ... kapsamında gerçekleştirilen... adlı proje üniversite-sanayi iş birliği kapsamında gerçekleştirilen bir projesidir. Üniversite Yönetim Kurulu tarafından söz konusu projenin Ar-Ge projesi olduğu yönünde alınan bahse konu Karar mevzuata uygundur.
Bu itibarla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulama mevzuata uygun olduğundan, yapılan ödemeler sonucunda kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle Daire Kararının Kaldırılması gerekir.