Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı
2020
Daire
8
Dosya No
53318
Tutanak No
58205
Tutanak Tarihi
09.07.2025
Konu
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Belediye Hukuk Müşavirliği bünyesinde görev yapan personele Ocak ayında memur aylıklarına uygulanan güncel katsayı üzerinden yıllık olarak hesaplanan üst sınırdan avukatlık vekâlet ücreti ödenmesine rağmen, ikinci altı aya ilişkin olarak memur aylıklarına uygulanan katsayıdaki artış gerekçe gösterilerek fark ödenmesi.
130 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; ... Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği bünyesinde görev yapan personele 2020 yılının Ocak ayında memur aylıklarına uygulanan güncel katsayı üzerinden yıllık olarak hesaplanan üst sınırdan avukatlık vekâlet ücreti ödenmesine rağmen, 14.07.2020 tarihinde 2020 yılının ikinci altı ayına ilişkin olarak memur aylıklarına uygulanan katsayıdaki artış gerekçe gösterilerek fark ödendiği gerekçesiyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmişti.
Söz konusu hüküm sorumlu ...’ın başvurusu için Temyiz Kurulu’nun 11.10.2023 tarih ve 55891 tutanak numaralı Kararı ile (diğer sorumlu ...’ın başvurusu için aynı tarih ve 55892 tutanak sayılı Kararı ile) TASDİK edilmiştir.
Bu kez karar düzeltilmesi kanun yoluna başvuran Harcama Yetkilisi ... tarafından 53318 no.lu dosya ve Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafından 53324 no.lu dosya kapsamında gönderilen aynı mahiyetteki karar düzeltilmesi talebine ilişkin dilekçede özetle;
Sayıştay 8. Dairesi ilamında; 2020 yılı Ocak ayında Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği personeline dağıtılan avukatlık vekâlet ücretleri bakımından, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artış esas alınarak ilave fark ödemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı ile 659 sayılı KHK hükümleri birlikte değerlendirilerek yıllık üst sınırın memur aylık katsayısı üzerinden belirlendiği ve ilk ödeme yapıldıktan sonra ikinci kez fark ödenemeyeceğinin ifade edildiği; bu nedenle ödemeyi gerçekleştiren harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulduğu,
Temyiz Kurulunun 11.10.2023 tarihli kararında da, 659 sayılı KHK ve ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince avukatlık vekâlet ücretinin üst sınırının ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan memur maaş katsayısına göre hesaplanması gerektiği, yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden ödeme yapıldıktan sonra ikinci yarıda maaş katsayısındaki artış nedeniyle ayrıca fark ödenmesinin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle Daire kararının onandığı,
Sorguya cevap dilekçesinde ise, yapılan ödemenin kamu zararına yol açmadığının savunulduğu; davalardan tahsil edilen vekâlet ücretlerinin takip eden üçüncü yılın sonunda belediye bütçesine gelir kaydedileceği, takip eden yıllarda vekâlet ücreti limitlerini aşan bir tahsilat bulunmadığı takdirde söz konusu tutarların zaten mevzuattaki limitler dâhilinde avukatlara dağıtılacağı, Temmuz 2020 tarihinde ödenen vekâlet ücretlerinin halen emanet hesapta tutulduğu ve kamu adına gelir kaydedilmediği, bu nedenle gerçekleşmiş bir kamu zararından değil, geleceğe yönelik varsayıma dayalı bir değerlendirmeden söz edilebileceği,
659 sayılı KHK'nın 14/2-b maddesinde avukatlara ödenecek vekâlet ücretinin yıllık üst sınırının memur aylık katsayısı esas alınarak belirlendiğinin düzenlendiği, uyuşmazlığın ise bu katsayının hangi döneme ait olması gerektiğinin yorumlanmasından kaynaklandığı,
Mevzuatta yalnızca "memur aylıklarına uygulanan katsayı" ibaresine yer verildiği, buna karşılık Daire kararında bu ifadenin vekâlet ücretinin ödendiği tarihte geçerli katsayı olarak yorumlandığı, ancak "vekâlet ücretinin alındığı tarihteki katsayı" şeklinde bir kavrama mevzuatta yer verilmediği, Ocak ayında geçerli katsayının esas alınmasını zorunlu kılan açık bir düzenlemenin bulunmadığı ve Temmuz ayında yapılan dağıtımda da o tarihte yürürlükte bulunan memur maaş katsayısının esas alındığı,
Memur maaşlarında katsayı artışı olmaksızın yalnızca enflasyon farkı veya seyyanen ödeme yapılmış olması halinde buna bağlı ilave vekâlet ücreti ödenmesinin hukuka aykırı sayılabileceği, ancak somut olayda memur maaş katsayısının değişmiş olması nedeniyle durumun farklı değerlendirilmesi gerektiği,
Mevzuatta memur maaş katsayısının esas alınacağının düzenlendiği, ancak hesaplamada Ocak ayında yürürlükte bulunan katsayının esas alınacağına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği,
Temyize konu ilamda, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artış nedeniyle ilk altı ayda yıllık üst sınır üzerinden yapılan ödemenin üzerine yeniden fark ödenmesinin 659 sayılı KHK'nın 14/2-b maddesine aykırı olduğunun kabul edildiği,
Buna karşılık, mevzuatta memur maaş katsayısındaki artış nedeniyle ilave ödeme yapılmasını yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, Ocak ayında geçerli katsayının esas alınmasının zorunlu olması halinde bunun kanun veya KHK'da açıkça düzenlenmiş olmasının gerektiği,
Ocak ayında belirlenen memur maaş katsayısının toplu sözleşme hükümleri ve enflasyon oranları dikkate alınarak belirlendiği gibi Temmuz ayında da aynı usulle yeni katsayının belirlendiği, dolayısıyla Temmuz ayında yürürlüğe giren katsayının da ilgili yılın geçerli memur maaş katsayısı olduğu,
Memur maaş katsayısındaki artışın yalnızca enflasyon farkı veya refah payı olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığı, katsayı artışında enflasyon dışında başka unsurların da etkili olduğu ve esas alınması gereken hususun ilgili yıl içinde geçerli olan memur maaş katsayısı olduğu, vekâlet ücreti üst sınırının da Ocak-Temmuz ayrımı yapılmaksızın ilgili yıl için geçerli katsayı esas alınarak belirlenmesi gerektiği,
Temyiz Kurulu kararındaki karşı oy gerekçesinde de, yılı boyunca ister Ocak ister Temmuz katsayısının uygulanmasının açık bir kanun hükmüne aykırı olduğunun söylenemeyeceği, Temmuz katsayısına göre tavan güncellemesini yasaklayan açık bir düzenleme bulunmadığı, aksi yorumun yargı kararıyla kişi aleyhine yeni bir sınırlama getirilmesi sonucunu doğuracağı, ayrıca kamu zararı değerlendirmesinde hukuki dayanağın açık ve net olması gerektiği, iki katsayıdan hangisinin uygulanacağı hususunda mevzuatta düzenleme bulunmadığından Temmuz katsayısının esas alınmasının 5018 sayılı Kanun kapsamında kasıt, kusur veya ihmal olarak değerlendirilemeyeceği, yapılan ödemenin "mevzuatta öngörülmediği halde yapılan ödeme" olarak nitelendirilemeyeceği ve yargılamada hakkaniyet ilkesinin gözetilmesi gerektiği,
Mevzuatta vekâlet ücreti dağıtımında Ocak ve Temmuz katsayılarının uygulanışına ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, karşı oy gerekçesinin de dilekçede ileri sürülen itirazları doğruladığı ve bu nedenle Sayıştay 8. Dairesi ilamının bozulması amacıyla karar düzeltme yoluna başvurulmasının zorunlu hale geldiği,
Sonuç olarak, açıklanan nedenlerle ve inceleme sırasında re’sen tespit edilecek diğer hukuki sebepler de dikkate alınarak karar düzeltme talebinin kabulü ile Sayıştay 8. Dairesinin 29.12.2022 tarihli tazmin hükmünün kaldırılmasına veya aynı gerekçelerle bozulmasına karar verilmesinin talep edildiği,
İfade edilmiştir.
(Karar Düzeltilmesine İlişkin) Başsavcılık Mütalaasında;
Başsavcılığın sorumlular için vermiş olduğu aynı mahiyetteki mütalaasında aynen;
“5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesine göre kamu kaynağı kavramı, borçlanma suretiyle elde edilen imkanlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri ifade etmekte olup, vekalet ücreti olarak tahsil edilip muhasebe kayıtlarında emanet hesabında izlenen tutar her ne kadar belirli şartların gerçekleşmesi halinde gelir hesaplarıyla ilişkilendirilecek olsa da, bu yönüyle kamu kaynağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla, bu kaynaktan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, mezkûr Kanunun 71 inci maddesi uyarınca kamu zararını oluşturmaktadır.
Bu nedenle talebin reddedilerek, karar düzeltilmesine mahal bulunmadığı yönünde karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sorumlular tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden; (130 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu 11.10.2023 tarih ve 55891 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında (ve ...’ın başvurusu için verilmiş aynı tarih ve 55892 Tutanak sayılı Kararında) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(3. Daire Başkanı ...’ın karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 09.07.2025 tarih 58205 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
3. Daire Başkanı ...’ın karşı oy gerekçesi:
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14’üncü maddesinde; dağıtımı yapılacak avukatlık vekalet ücretinin yıllık tutarının, mevzuatında belirtilen gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemeyeceği hükmü ile ödenecek vekalet ücretine yıllık üst limit getirilmiştir. Söz konusu mevzuatta, vekalet ücretinin hangi ayda dağıtılacağına ilişkin sınırlayıcı bir hüküm olmadığı gibi ödeme tarihindeki katsayının dikkate alınacağına ilişkin bir düzenleme de yer almamaktadır.
Bu durumda; kararnamede belirtilen “memur aylıklarına uygulanan katsayı” ve “on iki katı” ifadelerine göre, her aya ait memur aylık katsayısının gösterge rakamı ile çarpımı sonucu o aya ait dağıtılacak vekalet ücretinin hesaplanması, üst sınıra ve mevzuata uygun yöntem olacaktır.
Söz konusu olayda, Ocak-Haziran 2020 dönemi için; bu dönemde geçerli olan memur aylık katsayısı 0,146061 olduğundan, dağıtılacak vekalet ücretinin ... TL (0,146061 x 6 x 20.000), Temmuz – Aralık 2020 döneminde ise; memur aylık katsayısı 0,154461 olduğu dikkate alındığında, dağıtılacak vekalet ücretinin ... TL (0,154461 x 6 x 20.000) olarak hesaplanması mevzuatta belirtilen üst sınıra uygun olacaktır.
Bu itibarla, 2020 yılında 4 kişiye dağıtılması gereken avukatlık vekalet ücreti toplamı ... TL (... TL + 18.535,42 x 4) olması gerekirken, toplam ... TL (... TL (Ocak ayında ödenen) + ... TL (Temmuz ayında ödenen)) olarak ödenmiş olup, karar düzeltme talebinde bulunan sorumluların dilekçelerindeki iddiaların kısmen kabulüyle, -yukarıda dile getirilen düzeltme göz önüne alınarak- 130 sayılı İlamın 1. maddesiyle verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünden mevzuata uygun olarak ödenen ... TL’nin düşülerek, geriye kalan ve mevzuata aykırı olarak ödenen ... TL’nin; sorumluların uhdelerinde kalmak üzere, Daire Kararının bu tutar üzerinden düzeltilerek tasdik edilmesi gerektiğinden, çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Bu nedenle “Karar Düzeltilmesi” ne gerek vardır.
130 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; ... Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği bünyesinde görev yapan personele 2020 yılının Ocak ayında memur aylıklarına uygulanan güncel katsayı üzerinden yıllık olarak hesaplanan üst sınırdan avukatlık vekâlet ücreti ödenmesine rağmen, 14.07.2020 tarihinde 2020 yılının ikinci altı ayına ilişkin olarak memur aylıklarına uygulanan katsayıdaki artış gerekçe gösterilerek fark ödendiği gerekçesiyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmişti.
Söz konusu hüküm sorumlu ...’ın başvurusu için Temyiz Kurulu’nun 11.10.2023 tarih ve 55891 tutanak numaralı Kararı ile (diğer sorumlu ...’ın başvurusu için aynı tarih ve 55892 tutanak sayılı Kararı ile) TASDİK edilmiştir.
Bu kez karar düzeltilmesi kanun yoluna başvuran Harcama Yetkilisi ... tarafından 53318 no.lu dosya ve Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafından 53324 no.lu dosya kapsamında gönderilen aynı mahiyetteki karar düzeltilmesi talebine ilişkin dilekçede özetle;
Sayıştay 8. Dairesi ilamında; 2020 yılı Ocak ayında Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği personeline dağıtılan avukatlık vekâlet ücretleri bakımından, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artış esas alınarak ilave fark ödemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı ile 659 sayılı KHK hükümleri birlikte değerlendirilerek yıllık üst sınırın memur aylık katsayısı üzerinden belirlendiği ve ilk ödeme yapıldıktan sonra ikinci kez fark ödenemeyeceğinin ifade edildiği; bu nedenle ödemeyi gerçekleştiren harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulduğu,
Temyiz Kurulunun 11.10.2023 tarihli kararında da, 659 sayılı KHK ve ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince avukatlık vekâlet ücretinin üst sınırının ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan memur maaş katsayısına göre hesaplanması gerektiği, yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden ödeme yapıldıktan sonra ikinci yarıda maaş katsayısındaki artış nedeniyle ayrıca fark ödenmesinin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle Daire kararının onandığı,
Sorguya cevap dilekçesinde ise, yapılan ödemenin kamu zararına yol açmadığının savunulduğu; davalardan tahsil edilen vekâlet ücretlerinin takip eden üçüncü yılın sonunda belediye bütçesine gelir kaydedileceği, takip eden yıllarda vekâlet ücreti limitlerini aşan bir tahsilat bulunmadığı takdirde söz konusu tutarların zaten mevzuattaki limitler dâhilinde avukatlara dağıtılacağı, Temmuz 2020 tarihinde ödenen vekâlet ücretlerinin halen emanet hesapta tutulduğu ve kamu adına gelir kaydedilmediği, bu nedenle gerçekleşmiş bir kamu zararından değil, geleceğe yönelik varsayıma dayalı bir değerlendirmeden söz edilebileceği,
659 sayılı KHK'nın 14/2-b maddesinde avukatlara ödenecek vekâlet ücretinin yıllık üst sınırının memur aylık katsayısı esas alınarak belirlendiğinin düzenlendiği, uyuşmazlığın ise bu katsayının hangi döneme ait olması gerektiğinin yorumlanmasından kaynaklandığı,
Mevzuatta yalnızca "memur aylıklarına uygulanan katsayı" ibaresine yer verildiği, buna karşılık Daire kararında bu ifadenin vekâlet ücretinin ödendiği tarihte geçerli katsayı olarak yorumlandığı, ancak "vekâlet ücretinin alındığı tarihteki katsayı" şeklinde bir kavrama mevzuatta yer verilmediği, Ocak ayında geçerli katsayının esas alınmasını zorunlu kılan açık bir düzenlemenin bulunmadığı ve Temmuz ayında yapılan dağıtımda da o tarihte yürürlükte bulunan memur maaş katsayısının esas alındığı,
Memur maaşlarında katsayı artışı olmaksızın yalnızca enflasyon farkı veya seyyanen ödeme yapılmış olması halinde buna bağlı ilave vekâlet ücreti ödenmesinin hukuka aykırı sayılabileceği, ancak somut olayda memur maaş katsayısının değişmiş olması nedeniyle durumun farklı değerlendirilmesi gerektiği,
Mevzuatta memur maaş katsayısının esas alınacağının düzenlendiği, ancak hesaplamada Ocak ayında yürürlükte bulunan katsayının esas alınacağına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği,
Temyize konu ilamda, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artış nedeniyle ilk altı ayda yıllık üst sınır üzerinden yapılan ödemenin üzerine yeniden fark ödenmesinin 659 sayılı KHK'nın 14/2-b maddesine aykırı olduğunun kabul edildiği,
Buna karşılık, mevzuatta memur maaş katsayısındaki artış nedeniyle ilave ödeme yapılmasını yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, Ocak ayında geçerli katsayının esas alınmasının zorunlu olması halinde bunun kanun veya KHK'da açıkça düzenlenmiş olmasının gerektiği,
Ocak ayında belirlenen memur maaş katsayısının toplu sözleşme hükümleri ve enflasyon oranları dikkate alınarak belirlendiği gibi Temmuz ayında da aynı usulle yeni katsayının belirlendiği, dolayısıyla Temmuz ayında yürürlüğe giren katsayının da ilgili yılın geçerli memur maaş katsayısı olduğu,
Memur maaş katsayısındaki artışın yalnızca enflasyon farkı veya refah payı olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığı, katsayı artışında enflasyon dışında başka unsurların da etkili olduğu ve esas alınması gereken hususun ilgili yıl içinde geçerli olan memur maaş katsayısı olduğu, vekâlet ücreti üst sınırının da Ocak-Temmuz ayrımı yapılmaksızın ilgili yıl için geçerli katsayı esas alınarak belirlenmesi gerektiği,
Temyiz Kurulu kararındaki karşı oy gerekçesinde de, yılı boyunca ister Ocak ister Temmuz katsayısının uygulanmasının açık bir kanun hükmüne aykırı olduğunun söylenemeyeceği, Temmuz katsayısına göre tavan güncellemesini yasaklayan açık bir düzenleme bulunmadığı, aksi yorumun yargı kararıyla kişi aleyhine yeni bir sınırlama getirilmesi sonucunu doğuracağı, ayrıca kamu zararı değerlendirmesinde hukuki dayanağın açık ve net olması gerektiği, iki katsayıdan hangisinin uygulanacağı hususunda mevzuatta düzenleme bulunmadığından Temmuz katsayısının esas alınmasının 5018 sayılı Kanun kapsamında kasıt, kusur veya ihmal olarak değerlendirilemeyeceği, yapılan ödemenin "mevzuatta öngörülmediği halde yapılan ödeme" olarak nitelendirilemeyeceği ve yargılamada hakkaniyet ilkesinin gözetilmesi gerektiği,
Mevzuatta vekâlet ücreti dağıtımında Ocak ve Temmuz katsayılarının uygulanışına ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, karşı oy gerekçesinin de dilekçede ileri sürülen itirazları doğruladığı ve bu nedenle Sayıştay 8. Dairesi ilamının bozulması amacıyla karar düzeltme yoluna başvurulmasının zorunlu hale geldiği,
Sonuç olarak, açıklanan nedenlerle ve inceleme sırasında re’sen tespit edilecek diğer hukuki sebepler de dikkate alınarak karar düzeltme talebinin kabulü ile Sayıştay 8. Dairesinin 29.12.2022 tarihli tazmin hükmünün kaldırılmasına veya aynı gerekçelerle bozulmasına karar verilmesinin talep edildiği,
İfade edilmiştir.
(Karar Düzeltilmesine İlişkin) Başsavcılık Mütalaasında;
Başsavcılığın sorumlular için vermiş olduğu aynı mahiyetteki mütalaasında aynen;
“5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesine göre kamu kaynağı kavramı, borçlanma suretiyle elde edilen imkanlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri ifade etmekte olup, vekalet ücreti olarak tahsil edilip muhasebe kayıtlarında emanet hesabında izlenen tutar her ne kadar belirli şartların gerçekleşmesi halinde gelir hesaplarıyla ilişkilendirilecek olsa da, bu yönüyle kamu kaynağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla, bu kaynaktan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, mezkûr Kanunun 71 inci maddesi uyarınca kamu zararını oluşturmaktadır.
Bu nedenle talebin reddedilerek, karar düzeltilmesine mahal bulunmadığı yönünde karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sorumlular tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden; (130 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu 11.10.2023 tarih ve 55891 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında (ve ...’ın başvurusu için verilmiş aynı tarih ve 55892 Tutanak sayılı Kararında) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(3. Daire Başkanı ...’ın karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 09.07.2025 tarih 58205 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
3. Daire Başkanı ...’ın karşı oy gerekçesi:
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14’üncü maddesinde; dağıtımı yapılacak avukatlık vekalet ücretinin yıllık tutarının, mevzuatında belirtilen gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemeyeceği hükmü ile ödenecek vekalet ücretine yıllık üst limit getirilmiştir. Söz konusu mevzuatta, vekalet ücretinin hangi ayda dağıtılacağına ilişkin sınırlayıcı bir hüküm olmadığı gibi ödeme tarihindeki katsayının dikkate alınacağına ilişkin bir düzenleme de yer almamaktadır.
Bu durumda; kararnamede belirtilen “memur aylıklarına uygulanan katsayı” ve “on iki katı” ifadelerine göre, her aya ait memur aylık katsayısının gösterge rakamı ile çarpımı sonucu o aya ait dağıtılacak vekalet ücretinin hesaplanması, üst sınıra ve mevzuata uygun yöntem olacaktır.
Söz konusu olayda, Ocak-Haziran 2020 dönemi için; bu dönemde geçerli olan memur aylık katsayısı 0,146061 olduğundan, dağıtılacak vekalet ücretinin ... TL (0,146061 x 6 x 20.000), Temmuz – Aralık 2020 döneminde ise; memur aylık katsayısı 0,154461 olduğu dikkate alındığında, dağıtılacak vekalet ücretinin ... TL (0,154461 x 6 x 20.000) olarak hesaplanması mevzuatta belirtilen üst sınıra uygun olacaktır.
Bu itibarla, 2020 yılında 4 kişiye dağıtılması gereken avukatlık vekalet ücreti toplamı ... TL (... TL + 18.535,42 x 4) olması gerekirken, toplam ... TL (... TL (Ocak ayında ödenen) + ... TL (Temmuz ayında ödenen)) olarak ödenmiş olup, karar düzeltme talebinde bulunan sorumluların dilekçelerindeki iddiaların kısmen kabulüyle, -yukarıda dile getirilen düzeltme göz önüne alınarak- 130 sayılı İlamın 1. maddesiyle verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünden mevzuata uygun olarak ödenen ... TL’nin düşülerek, geriye kalan ve mevzuata aykırı olarak ödenen ... TL’nin; sorumluların uhdelerinde kalmak üzere, Daire Kararının bu tutar üzerinden düzeltilerek tasdik edilmesi gerektiğinden, çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Bu nedenle “Karar Düzeltilmesi” ne gerek vardır.