Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2007
Daire
2
Dosya No
34026
Tutanak No
35990
Tutanak Tarihi
25.12.2012
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1- 1247 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle; Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş. ile akdedilen yemek sözleşmesi gereğince yemek yiyen belediye personelinin ödemesi gereken yemek katkı bedelinin de belediye tarafından ödenmesi suretiyle fazla ödemede bulunulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarih ve 11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde; "Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır." Denildiğini,
Bilindiği gibi bütçeye konulan ödenekler gerçek anlamda bir maliyet olmayıp bütçe hazırlama rehberine göre personel sayısı dikkate alınarak hazırlanan standart maliyeti ifade ettiğini, Dolayısıyla bütçeye ödenek yemek maliyetinin yarısını aşmayacak şekilde tespit edilip konulduğunu, Esasen Yönetmelikteki amaç, konulan ödeneğin belediyenin yıl bütçesinde bir şekilde yer almasını sağladığını, Aksi taktirde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereği ödeneği olmayan bir iş için ihaleye de çıkılamayacağını,
Bu usul mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş, bütçeye gerekli ödenek konulmuş ve kanuna uygun olarak ihale gerçekleştirilerek Kanun gereği memurlara sağlanması gereken yemek ihtiyacı belediye tarafından İhale ile Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş. ile akdedilen yemek sözleşmesi gereğince sağlandığını,
Yemek yardımından faydalanan memurlardan da Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan ve kesilebilecek asgari miktarları belirleyen 1 sıra nolu 2007 yılı bütçe uygulama talimatına göre gösterge rakamları dikkate alınarak Bütçe uygulama talimatında belirtilen miktarlar kadar yemek bedeli alındığını,
İşlem yukarıda izah edildiği gibi bütçe uygulama talimatına göre yapıldığını, Mevzuata aykırı bir durum bulunmadığını, Kaldı ki Sayıştay Temyiz Kurulunun 5.2.2008 tarih ve 29874 sayılı, 11.03.2008 tarih ve 30001 sayılı, 11.12.2007 tarih ve 29763 sayılı, 20.03.2007 tarih ve 29215 sayılı, 11.12.2007 tarih ve 29765 sayılı kararları da bu yöndedir. Sayıştay Temyiz Kurulu Kararları doğrultusunda bu hususta beraatımıza hükmedilmesini talep etmektedirler.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 212 nci maddesine dayanılarak çıkarılan 11.12.1986 tarih ve 19308 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Yemek Servisi Giderleri” başlıklı 4 üncü maddesine göre kesilmesi gereken tutardan daha az kesinti yapıldığı anlaşıldığından, mevzuata uygun Daire Kararının onanmasına, dilekçi iddialarının reddine karar verilmesi uygun olur.” denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212. maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin Yemek Servisi Giderleri başlıklı 4. maddesinde;
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu personeline Tayın Bedeli verilmesi Hakkındaki Kanuna göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.” denilmektedir.
Bu madde hükmüne göre, kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğini aşmamak üzere harcama yapılabilecektir.
Yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise, her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan yarısını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebileceklerdir.
Bütçeye konulan ödenekler gerçek anlamda bir maliyet olmayıp bütçe hazırlama rehberine göre personel sayısı dikkate alınarak hazırlanan standart maliyeti ifade etmektedir. Dolayısıyla bütçeye ödenek, yemek maliyetinin yarısını aşmayacak şekilde tespit edilip konulmaktadır.
Tazmin hükmü, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 4. maddesinde yer alan, “Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere bu yönetmelik kapsamına dahil memur adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.” Hükmüne dayanmaktadır.
Yönetmeliğin 5, 6 ve 7. maddelerinden yemek yardımının, memurlara kurumlarca oluşturulacak veya oluşturulmuş yemek servisleri aracılığıyla verilmesine göre düzenlendiği anlaşılmakta; servisler aracılığıyla verilen ve yarısı yemek yiyenlerden alınacağı belirtilen yemek maliyetinin nasıl belirleneceği ise anılan Yönetmeliğin 9. maddesinde açıklanmaktadır. Yönetmeliğin anılan 9. maddesinde ise; “Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup, yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderleri yemek maliyetine dahil edilmez.” Hükmü yer almakta; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesine göre de yemek ihtiyacının ihale yolu ile temini mümkün bulunmaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, yemek yiyenlerden yarısının alınacağı belirtilen yemek bedelinden, Yönetmeliğin 9. maddesi ile yemek maliyetine dahil edilmeyecek unsurların düşülmesi, kalan tutarın yarısının yemek yiyenlerden alınması gerekir. İhale yolu ile yapılan yemek alımlarında ise bu unsurlara tekabül eden payın hesabı mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle yemek maliyetinin büyük kısmını oluşturan bu unsurlara tekabül eden tutardan sonra kalan kısmın yarısına tekabül edeceği düşünülen Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan asgari yemek bedellerinin yemek yiyenlerden alınması yeterli bulunmaktadır.
Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde; Diyarbakır Bağlar Belediyesinde yıl içinde memurların öğle yemeği ihtiyacının, yemek ihalesi sonucunda ihaleyi kazanan yemek firmasından karşılandığı, her ay düzenlenen hak edişler ile ay içinde yemek yiyen memurların fiilen çalıştığı iş günü sayısı dikkate alınarak, bu rakam üzerinden adı geçen firmaya ödeme yapıldığı,
Bunun karşılığında memurlara yapılan maaş ödemelerine esas bordrolardan, yemek adedine göre yemek katkı payı kesildiği,
2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Talimatında yer alan ek göstergelere göre değişen en az yemek bedelleri üzerinden yapıldığı görülmüştür.
Söz konusu olayda Yiyecek Yardımı Yönetmeliğindeki amaç, konulan ödeneğin belediyenin yılı bütçesine, belediye bütçe muhasebe usul ve yönetmeliğine uygun olarak ihale yolu ile alım yapılmak suretiyle yerine getirilmiş olup konulmuş ödenek aşılmadığından ve Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen tutarlar yemek yiyen memurlardan tahsil edildiğinden dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
2- 1247 sayılı ilamın 2 inci maddesiyle, Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş. ile akdedilen yemek sözleşmesi ile belediye meclis üyesi olan belediye başkan yardımcılarına da yemek yardımı yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle
MADDE 2 : 5393 Sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinde "Norm kadrosunda Belediye Başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; Belediye Başkanı zorunlu gördüğü taktirde nüfusu 50.000' e kadar olan Belediyeler bir, nüfusu 50.001-200.000 arasında olan Belediyelerde 2 , nüfusu 200.001-500.000 arasında olan Belediyelerde 3 , nüfusu 500.000 ve fazla olan Belediyelerde 4 Belediye meclis üyesini Belediye Başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir." Denildiğini,
Aynı yasanın 39 uncu maddesinde de "657 Sayılı Devle Memurları kanunu uyarınca Devlet memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımlar aynı esas ve usullere göre Belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları içinde uygulanır" denildiğini, 657 sayılı Kanunun "Sosyal Haklar ve Yardımlar" başlıklı VI Kısmında sosyal yardımlar sayılırken 212. maddesinde "Yiyecek yardımı"na yer verilmiştir. Bu nedenle memurlara ödenen bir sosyal yardım olan yemek yardımı meclis üyeleri arasında seçilen Belediye Başkan yardımcılarına da yapılmış, kendilerinden memurlardan olduğu gibi paylarına düşen yemek bedellerinin tahsil edildiğini,
Zira Sayıştay Uzman Denetçisi Sayın Ömer Ekici tarafından 136 sayılı Mali Hukuk Dergisinde başkan yardımcılarının tedavi giderleri ile ilgili olarak yayımlanan makalede de 5393 Sayılı Belediye Kanununun yukarıda belirtilen 39 uncu maddesindeki hükme atıfta bulunularak; "... şeklindeki hükmün Başkan yardımcıları için bulunmadığı ve bu nedenle bu kişilerin tedavi bedellerinin kurum bütçesinden karşılanmayacağı iddia edilmektedir. Oysa Belediye Başkanlığı ile başkan yardımcılığı farklı statüde ki görevlerdir. Belediye Başkanları dayanağı seçim olan bir görev olduğu halde Başkan Yardımcılığında görev dayanağı atamadır. Dolayısıyla Başkanlar için böyle bir ifadenin olması bir gereklilik olduğu halde Başkan yardımcıları için böyle bir ifadeye gerek bulunmamaktadır. Zira ifa edilen görev bir memuriyet görevidir. Bu durumda meclis üyeleri arasından atanan Belediye Başkan Yardımcılarının; 657 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca ifa edilen görev bakımından kanun uygulamasında memur sayılmaları gerekmektedir denildiğini,
Belediyede Başkan Yardımcılığı görevini ifa eden kişilerin memurlarla aynı uygulamaya tabi tutularak, yemek nedeniyle yapılan harcamadan kendi paylarına düşen kısımlar da memurlarda olduğu gibi kendilerinden tahsil edilmek suretiyle yemek hizmetinden faydalandırılmış olması nedeniyle bir kamu zararı oluşmadığını, Ayrıca belediyeye ait görevleri ifa eden başkan yardımcılarına siz memur değilsiniz (Kaldı ki Sayıştay Uzman Denetçisi Sayın Ömer Ekici bunları memur kabul etmektedir) bu nedenle memurlara verilen yemek hizmetinden kendi payınıza düşen kısmı ödeseniz dahi istifade edemezsiniz demeyi hakkaniyete uygun bir davranış olmadığını,
Bu nedenlerle mevzuata aykırı bir durum bulunmadığından başkan yardımcılarının memurlarla aynı şartlarda yemek yardımından yararlandırılması gerektiği gerekçesiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 212 nci maddesinde kimlerin hangi hallerde, ne şekilde yiyecek yardımından faydalanacakları belirtilmiştir. Dolayısıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49 uncu maddesi gereği belediye meclis üyeliğinden seçilen Belediye Başkan Yardımcıları 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olmadıklarından yemek yardımından yararlanmaları mümkün değildir. Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile mevzuata uygun Daire Kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.”denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 212'nci maddesinde;
"Devlet Memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur" denilmektedir.
Kanun hükmünden de anlaşıldığı üzere yemek yardımı 657 sayılı Kanuna tabi olan devlet memurlarına yapılmaktadır. Dolayısıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49'uncu maddesi gereği belediye meclisi üyeliğinden seçilen belediye başkan yardımcıları gerek istihdam şekli ve gerekse de özlük hakları açısından 657 sayılı Kanun'a tabi olmadıklarından bu kişilere bu çerçevede yemek yardımında bulunulması söz konusu değildir.
Her ne kadar dilekçiler dilekçesinde; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 39'uncu maddesinde; "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımlar aynı esas ve usullere göre Belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları için de uygulanır", 657 sayılı Kanun'un "Sosyal Haklar ve Yardımlar" başlıklı VI. Kısmında sosyal yardımlar sayılırken 212 nci maddesinde "Yiyecek Yardımı"na yer verildiği, bu nedenle memurlara ödenen bir sosyal yardım olan yemek yardımının meclis üyeleri arasından seçilen Belediye Başkan yardımcılarına da yapıldığı, kendilerinden memurlardan olduğu gibi paylarına düşen yemek bedellerini tahsil ettiklerini belirtmiş iseler de; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 39’uncu maddesinde sadece belediye başkanlarının Devlet memurlarının sosyal haklarından yararlanabilecekleri hüküm altına alınmış belediye meclisinden seçilen başkan yardımcılarının devlet memurlarına tanınan sosyal haklardan yararlanacağına dair herhangi bir hükme yer verilmemiştir.
Bu itibarla, 2inci Daire tarafından 1247 sayılı ilamın 2 inci maddesine ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
3- 1247 sayılı ilamın 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 uncu maddeleriyle, Bağlar Belediyesi bünyesindeki memur statüsündeki personele, Belediye ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası arasında imzalanan "toplu iş sözleşmesine dayanarak "iyileştirme zammı" adı altında ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. madde hükmü aynen şöyledir:
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
Bu hüküm karşısında Diyarbakır Bağlar Belediyesi Saymanlığı 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 2. Dairesince çıkarılan 1247 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 uncu maddeleri hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddelerinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
4- 1247 sayılı ilamın 10 uncu maddesiyle, Bağlar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
Tatil günleri hariç, iş günlerinde kanunda veya sözleşmelerle belirtilen süreyi aşan çalışma fazla çalışmadır. 4857 Sayılı iş kanununun 41 inci maddesi ile düzenlendiğini, Bu maddeye istinaden "İş kanuna ilişkin fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yönetmeliği" çıkarıldığını, Buna göre, çalışan işçilere yılda 270 saatten fazla herhangi bir ödeme yapılmadığını, çünkü işçiler sözleşme ile belirlenen haftalık 40 saatin üzerinde (5 gün) günde 8 saatten fazla çalıştırılmadığını, dolayısıyla fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma söz konusu olmadığını, İşçiler Hafta tatili, Genel tatil, dini ve resmi bayramlarda çalıştırıldığını, Çalışan işçi personele yapılan ödeme genel tatil ücretidir. Bu husus 4857 sayılı iş kanununun 44 üncü maddesinde "Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir. Bu günlere ait ücretler 47 inci maddeye göre ödenir. İş kanununun 47 inci maddesinde "Bu kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir." Denildiğini, Toplu iş sözleşmesi ile bu bir günlük miktar artırılmıştır. Yukarıda zikredilen kanun hükümlerine istinaden ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırılan işçilere kanun ve Toplu İş Sözleşmesinin ilgili maddelerine göre ödeme yapıldığını,
Ödeme emri belgeleri ve ekleri (puantaj cetvelleri) incelendiğinde görüleceği gibi işçiler hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, ücretleri 47 inci maddeye göre ödendiğini, Bu hususu düzenleyen 4857 sayılı iş kanununun 44 ve 47 inci maddelerine ilamda hiç değinilmediğini, Bilakis yanlış bir yorumla kanunun açık hükmüne rağmen (4857 md.47) genel tatil günleri, dini ve resmi bayramlarda çalışma ve ücretini de saat ücreti gibi değerlendirerek sınırlandırıldığını, Bu durum iş kanununa açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Bu gerekçelerle, yapılan söz konusu ödeme nedeniyle hakkımızda beraat kararı verilmesini istemektedirler.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“4857 sayılı İş Kanunu’nun fazla çalışmayı düzenleyen 41 inci maddesinde, fazla çalışma süresinin günde 3 saati geçmeyeceğini, fazla çalışma yapılacak günlerin toplamının yılda 90 iş gününden fazla olamayacağı hükmü yer almaktadır. Yasanın bu hükmü karşısında sadece hafta içinde yapılan (Pazar, Bayram ve Genel tatilde yapılanlar hariç) fazla mesailerin günde 3 saat üzerinden 90 iş gününde 90x3=270 saati aşmaması gerekir. 270 saatlik sürenin aşılması nedeniyle fazla ödemeye sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile mevzuata uygun Daire Kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.” Denilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesinde; “Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.
Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.
İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.
63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.
Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.
Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.” Denilmektedir.
İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 5. maddesinde yıllık 270 saat sınırının; işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkin olduğu ifade edilmiştir.
Fazla çalışmada sınır konusunda 4857 sayılı İş Kanunu günlük ya da haftalık bir sınır getirmemiştir. Sadece yılık olarak sınırlama getirmiştir. Buna göre fazla çalışma yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına yöneliktir. Yapılabilecek fazla çalışmanın yıllık olarak 270 saat ile sınırlanması, bu miktarı aşan çalışmaların fazla çalışma gibi değerlendirilmesine engel değildir. Aksi düşüncenin kabulü “işçiyi sürekli olarak çalıştırıp kendisine bir hak tanımamak” gibi adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşması mümkün olmayan bir görüş tarzının seçimine götürür ki, bu durum hakkaniyet ve nesafet ölçülerine ters düşer. Zira işçinin kanuna aykırı olarak çalıştırılmasının hukuki sonuçlara bağlanmaması gerçeklerle, hak ve adalet duygularıyla bağdaşmaz.
Yılda 270 saatten fazla çalıştırılan işçilerin emek ve hizmetleri karşılığında belediyenin mal varlığında bir artış meydana geldiği, ödenen ücretlerin geri alınması halinde bunun belediye lehine sebepsiz ve haksız zenginleşmeye yol açacağı bilinen bir gerçektir.
Öte yandan, işçi yararına konulmuş hükümlerin onun zararına uygulanması yorum kurallarını da uygun düşmez. İşçiye yılda 270 saatten fazla olmak üzere fazla mesai yaptırılması yasak olsa da 270 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilip ücretlerinin zamlı olarak ödenmesi gerekir.
Bu itibarla dilekçinin 1247 sayılı ilamın 10 uncu maddesiyle ilgili iddialarının kabulü ile ilamın 10 uncu maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
5- 1247 sayılı ilamın 11 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi Gelir Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 11. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
6- 1247 sayılı ilamın 12 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi İmar Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabülü ile 1247 sayılı ilamın 12. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
7- 1247 sayılı ilamın 13 üncü maddesiyle, Bağlar Belediyesi Kültür Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 13. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
8- 1247 sayılı ilamın 14 üncü maddesiyle, Bağlar Belediyesi Makine İkmal Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 14. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
9- 1247 sayılı ilamın 15 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 15. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
10- 1247 sayılı ilamın 16 ncı maddesiyle, Bağlar Belediyesi Satın Alma Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 16. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
11- 1247 sayılı ilamın 17 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 17. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
12- 1247 sayılı ilamın 18 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 18. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
13- 1247 sayılı ilamın 19 uncu maddesiyle, Belediye Başkanı Yurdusev ÖZSÖKMENLER'in yurt dışı seyahati sırasındaki yol masraflarının yapılan davetiyede karşılanacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu masrafların Belediye bütçesinden ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 19.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.338,03 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2404 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
14- 1247 sayılı ilamın 20 nci maddesiyle, Belediye Başkanı Yurdusev ÖZSÖKMENLER'in Belçika ve Irak yurt dışı seyahati sırasında, Belçika ve Irak içerisindeki yol masraflarının belediye bütçesinden ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 20.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.144,82 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2405 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
15- 1247 sayılı ilamın 21 inci maddesiyle,
A) Geçici görevli olarak şehir dışına çıkan personelin havaalanı ile ikamet arasındaki mutat taşıt aracı yerine taksi bedelinin ödendiği,
B) Geçici görevli olarak şehir dışına çıkan personelin havaalanı ve terminalden ikamet yerine ulaşımı dışında kalan diğer şehir içi ulaşımlarını taksi ile yaptıkları ve bu bedelin de bütçeden ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 21.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.435 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2405 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
16- 1247 sayılı ilamın 22 inci maddesiyle, tüp bebek tedavisi için Ankara'ya sevk edilen Veysi Çelebi ve eşine konaklama bedelinin hatalı ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 22.maddesiyle tazmin hükmolunan 141,60 YTL.’nin, 17.12.2010 tarih ve 2339 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
17- 1247 sayılı ilamın 23 üncü maddesiyle Bağlar Belediyesi'nde kadro karşılığı sözleşmeli ve tam zamanlı olarak çalışan "tabip" kadrosundaki personele belirlenen tavan ücretin üzerinde ödemede bulunulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun Geçici 6. madde hükmü aynen şöyledir:
“Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.”
Bu hüküm karşısında Diyarbakır Bağlar Belediyesi 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 2. Dairesince çıkarılan 1247 sayılı ilâmın, 6331 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 23 üncü maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
18- 1247 sayılı ilamın 24 üncü maddesiyle, 1 Mayıs İşçi Bayramı ve 1 Eylül Dünya Barış günlerinin kutlanması için verilen ilan ve duyuru bedellerinin belediye bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
Belediye bütçesinden yapılacak temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin genel kural başlıklı 3.maddesinde temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtildiğini, Aynı yönergenin 10.maddesinde yukarıdaki maddelerde belirtilenler dışında kalan ve yapılması belediye için gerekli olan veya mahalli örf ve adet ve sosyal yaşantı için de gerekli sayılan etkinlikler ve törenler içinde harcama yapılabileceği öngörüldüğünü, 5393 sayılı belediye kanunun 60.maddesinin k)-bendinde temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri belirtilmiştir. Sayıştay 8.dairesinin 17.06.2004 tarih ve 5510 sayılı kararında bayram ve özel günler için kutlama mesajı verilebileceği belirtildiğini, Ayrıca Sayıştay Temyiz Kurulu da 18.06.2003 Tarih ve 26535 sayılı kararı ile bayram ve kandil kutlama ilânlarını geleneklere ve sosyal yaşantıya uygun ve amirin takdir yetkisi içinde mütalaa edilebilecek türden harcamalar olduğundan belediye bütçesinden karşılanmasının mümkün bulunduğuna karar verdiğini, Hatta Belediye Başkanının isminin büyük puntolarla öne çıkarıldığı ve hatta bazılarında fotoğrafının da kullanıldığı kandil kutlaması ve başsağlığı ilanlarının 12 yerel gazetede ve özel TV kuruluşunda yayınlanması nedeniyle verilen tazmin kararı dahi 21.5.2002 tarihi ve 25694 sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile kaldırıldığını, Bu nedenle dünya çapında kabul gören 1 eylül dünya barış günü ve 1 mayıs işçi bayramı nedeniyle verilen ve belediye bütçesi içerisinde mütevazı bir ödeme sayılabilecek nitelikteki kutlama mesajı ödemesinin yersiz bir ödeme olarak kabul edilmemesini, kandil kutlaması, başsağlığı ilanı gibi geleneklere ve sosyal yaşantıya uygun bir ödeme olarak kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“1247 sayılı ilamın 24 üncü maddesi ile ilgili olarak; Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Daire Kararında yazılı nedenlerden hiç birisine cevap teşkil etmediğinden istemin reddi ile temyiz edilen ilamın tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” Denilmiştir.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde, “Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabidir” hükmü bulunmaktadır.
Aynı yönergenin 4. maddesinde ise, temsil giderlerinin görevle ilgili olmak şartıyla gerçek ve tüzel kişilere vekalet, ödül ve hediye vermek, çiçek göndermek suretiyle yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi, temsil ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayinini Belediye Başkanı takdirine bırakmış olduğundan bu takdire istinaden Belediye Başkanı milli ve dini bayramlar ile diğer özel günler için gazetelere ödene ilan yayım bedelinin belediye bütçesinden ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, dilekçi iddiaların kabulü ile 1247 sayılı ilamın 24. maddesine ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
19- 1247 sayılı ilamın 25 inci maddesiyle, bazı muhtarlıklara "nakdi yardım" adı altında Belediye bütçesinden ödemede bulunulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
5393 Sayılı Belediye kanununun 9 uncu maddesinde "Belediye mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli aynı yardım ve desteği sağlar" denildiğini, Madde hükmünde anlaşıldığı gibi Belediyeler muhtarlıklara yardım yapabildiğini, "Gerekli aynı yardım ve desteği sağlar" denildiğinden muhtarların ihtiyaçlarını belirten yazılı taleplerine göre gerekli destek sağlandığını, Boya, badana, sandalye, masa vb. büro masrafları karşılandığını,
Kaldı ki sayın denetçi kişisel bir yorumla "gerekli ayni yardım ve desteği sağlar" ifadesi kapsamına nakdi yardımın girmeyeceğini söylediğini, Oysa nakdi yardımın da her türlü destek kapsamında kabul edilmesi gerektiğini, Zira 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinin (b) bendinde de "Gerektiğinde, öğrencilere, ... malzeme verir ve gerekli desteği sağlar" ifadesine yer verildiğini, Konuya bu mantıkla yaklaşıldığında belediyelerin öğrencilere de sadece ayni yardım yapması gerektiğini, nakdi yardım yapamayacağını, Oysa belediyelerce öğrencilere burs olarak nakdi yardım da yapıldığını, Ayrıca yasadan sadece ayni yardım anlaşılmasının mümkün olmadığını, böyle olsaydı yasa koyucu sadece "gerekli ayni yardımı sağlar" derdi oysa "ve" ifadesini kullanarak ayni yardımın yanında bir de " gerekli destek" ifadesine yer verdiğini, Bu nedenle yersiz bir ödeme söz konusu olmadığını, Ayrıca 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesine dayanılarak genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinden, kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yapılacak yardımlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan "Dernek, Vakıf, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık Ve Benzeri Teşekküllere Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Bütçelerinden Yardım Yapılması Hakkında Yönetmelik" gereği de kamu yararı gözetilmesi, yardımların öncelikle toplumun ihtiyaç ve sorunlarına çözüm sağlaması ile toplumsal gelişmeye katkıda bulunulmasına yönelik olması şartıyla derneklere nakdi yardım yapılmasında bir sakınca görülmemiş, yönetmeliğin 4. maddesinde de "Yardım: İdare bütçelerinden teşekküllere yapılacak nakdî yardımı, ifade eder." Şeklinde tanımlandığını, Öte yandan Sayıştay 6. Dairesi de 1.5.2007 tarih ve 11528 nolu kararında "gerekli desteği sağlar" ifadesinin, nakdi yardımları da kapsamakta olduğuna karar verdiğini belirterek bu hususta da beraatını istemişlerdir.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında: “1247 sayılı ilamın 25 inci maddesi ile ilgili olarak; İleri sürülen nedenler 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Mahalle ve Yönetimi” başlıklı 9 uncu maddesi ile Şehir ve Kasabalardaki Mahalle Muhtar ve İhtiyar Kurulları Tüzüğü’nün ilgili maddelerine uygun düşmediğinden, istemin reddi ile mevzuata uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur. “denilmiştir.
5393 Sayılı Belediye kanununun 9 uncu maddesinde "Belediye mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli aynı yardım ve desteği sağlar" denilmiştir.
Belediyece muhtarlıklara yapılan yardımın boya, badana, sandalye, masa vb. büro masrafları olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla Belediye muhtarlıklara "Gerekli aynı yardım ve desteği sağlar" hükmü çerçevesinde hareket etmiştir.
Bu itibarla dilekçileri iddialarının kabul edilerek 1247 sayılı ilamın 25 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
20- 1247 sayılı ilamın 26 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi araçlarına ait kasko bedelinin ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 26.maddesiyle tazmin hükmolunan 5.078 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2407 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
21- 1247 sayılı ilamın 27 inci maddesiyle, Lider Tarımsal Hiz. Tem. İnş. Gıda Sos.Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen "Eğitim Destek Evine Öğretici Personel Hizmet Alım İşi"nde vasıflı personel için ödenmesi gereken asgari ücret fiyat farkının hatalı hesaplanıp ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. 1247 sayılı ilamın 27.maddesiyle tazmin hükmolunan 867,84 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2408 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
22- 1247 sayılı ilamın 28 inci maddesiyle, Lider Tarımsal Hiz. Tem. İnş. Gıda Sos.Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen "Eğitim Destek Evine El Becerilerini Geliştirme İşi"nde vasıflı personel için ödenmesi gereken asgari ücret fiyat farkının hatalı hesaplanıp ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. 1247 sayılı ilamın 28.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.019,44 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2409 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
23- 1247 sayılı ilamın 29 uncu maddesiyle, ÖN-AK Tem. Hiz. Öz. Güv. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen "2. El Malzemelerin Toplanması, Onarılması ve Dağıtımı Organizasyonu İşi"nde vasıflı personel için ödenmesi gereken asgari ücret fiyat farkının hatalı hesaplanıp ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. 1247 sayılı ilamın 29.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.677,64 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2410 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
24- 1247 sayılı ilamın 30 uncu maddesiyle, Belediye Başkanına ödenen "ücret", "huzur hakkı" ve "encümen oturum ücreti" gibi gelir unsurların ayrı ayrı gelir vergisine tabi tutulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 30.maddesiyle tazmin hükmolunan 1.223,64 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2411 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
Karar verildiği 25.12.2012 tarih ve 35990 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
1- 1247 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle; Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş. ile akdedilen yemek sözleşmesi gereğince yemek yiyen belediye personelinin ödemesi gereken yemek katkı bedelinin de belediye tarafından ödenmesi suretiyle fazla ödemede bulunulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarih ve 11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde; "Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır." Denildiğini,
Bilindiği gibi bütçeye konulan ödenekler gerçek anlamda bir maliyet olmayıp bütçe hazırlama rehberine göre personel sayısı dikkate alınarak hazırlanan standart maliyeti ifade ettiğini, Dolayısıyla bütçeye ödenek yemek maliyetinin yarısını aşmayacak şekilde tespit edilip konulduğunu, Esasen Yönetmelikteki amaç, konulan ödeneğin belediyenin yıl bütçesinde bir şekilde yer almasını sağladığını, Aksi taktirde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereği ödeneği olmayan bir iş için ihaleye de çıkılamayacağını,
Bu usul mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş, bütçeye gerekli ödenek konulmuş ve kanuna uygun olarak ihale gerçekleştirilerek Kanun gereği memurlara sağlanması gereken yemek ihtiyacı belediye tarafından İhale ile Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş. ile akdedilen yemek sözleşmesi gereğince sağlandığını,
Yemek yardımından faydalanan memurlardan da Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan ve kesilebilecek asgari miktarları belirleyen 1 sıra nolu 2007 yılı bütçe uygulama talimatına göre gösterge rakamları dikkate alınarak Bütçe uygulama talimatında belirtilen miktarlar kadar yemek bedeli alındığını,
İşlem yukarıda izah edildiği gibi bütçe uygulama talimatına göre yapıldığını, Mevzuata aykırı bir durum bulunmadığını, Kaldı ki Sayıştay Temyiz Kurulunun 5.2.2008 tarih ve 29874 sayılı, 11.03.2008 tarih ve 30001 sayılı, 11.12.2007 tarih ve 29763 sayılı, 20.03.2007 tarih ve 29215 sayılı, 11.12.2007 tarih ve 29765 sayılı kararları da bu yöndedir. Sayıştay Temyiz Kurulu Kararları doğrultusunda bu hususta beraatımıza hükmedilmesini talep etmektedirler.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 212 nci maddesine dayanılarak çıkarılan 11.12.1986 tarih ve 19308 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Yemek Servisi Giderleri” başlıklı 4 üncü maddesine göre kesilmesi gereken tutardan daha az kesinti yapıldığı anlaşıldığından, mevzuata uygun Daire Kararının onanmasına, dilekçi iddialarının reddine karar verilmesi uygun olur.” denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212. maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin Yemek Servisi Giderleri başlıklı 4. maddesinde;
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu personeline Tayın Bedeli verilmesi Hakkındaki Kanuna göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.” denilmektedir.
Bu madde hükmüne göre, kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğini aşmamak üzere harcama yapılabilecektir.
Yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise, her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan yarısını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebileceklerdir.
Bütçeye konulan ödenekler gerçek anlamda bir maliyet olmayıp bütçe hazırlama rehberine göre personel sayısı dikkate alınarak hazırlanan standart maliyeti ifade etmektedir. Dolayısıyla bütçeye ödenek, yemek maliyetinin yarısını aşmayacak şekilde tespit edilip konulmaktadır.
Tazmin hükmü, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 4. maddesinde yer alan, “Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere bu yönetmelik kapsamına dahil memur adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.” Hükmüne dayanmaktadır.
Yönetmeliğin 5, 6 ve 7. maddelerinden yemek yardımının, memurlara kurumlarca oluşturulacak veya oluşturulmuş yemek servisleri aracılığıyla verilmesine göre düzenlendiği anlaşılmakta; servisler aracılığıyla verilen ve yarısı yemek yiyenlerden alınacağı belirtilen yemek maliyetinin nasıl belirleneceği ise anılan Yönetmeliğin 9. maddesinde açıklanmaktadır. Yönetmeliğin anılan 9. maddesinde ise; “Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup, yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderleri yemek maliyetine dahil edilmez.” Hükmü yer almakta; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesine göre de yemek ihtiyacının ihale yolu ile temini mümkün bulunmaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, yemek yiyenlerden yarısının alınacağı belirtilen yemek bedelinden, Yönetmeliğin 9. maddesi ile yemek maliyetine dahil edilmeyecek unsurların düşülmesi, kalan tutarın yarısının yemek yiyenlerden alınması gerekir. İhale yolu ile yapılan yemek alımlarında ise bu unsurlara tekabül eden payın hesabı mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle yemek maliyetinin büyük kısmını oluşturan bu unsurlara tekabül eden tutardan sonra kalan kısmın yarısına tekabül edeceği düşünülen Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan asgari yemek bedellerinin yemek yiyenlerden alınması yeterli bulunmaktadır.
Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde; Diyarbakır Bağlar Belediyesinde yıl içinde memurların öğle yemeği ihtiyacının, yemek ihalesi sonucunda ihaleyi kazanan yemek firmasından karşılandığı, her ay düzenlenen hak edişler ile ay içinde yemek yiyen memurların fiilen çalıştığı iş günü sayısı dikkate alınarak, bu rakam üzerinden adı geçen firmaya ödeme yapıldığı,
Bunun karşılığında memurlara yapılan maaş ödemelerine esas bordrolardan, yemek adedine göre yemek katkı payı kesildiği,
2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Talimatında yer alan ek göstergelere göre değişen en az yemek bedelleri üzerinden yapıldığı görülmüştür.
Söz konusu olayda Yiyecek Yardımı Yönetmeliğindeki amaç, konulan ödeneğin belediyenin yılı bütçesine, belediye bütçe muhasebe usul ve yönetmeliğine uygun olarak ihale yolu ile alım yapılmak suretiyle yerine getirilmiş olup konulmuş ödenek aşılmadığından ve Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen tutarlar yemek yiyen memurlardan tahsil edildiğinden dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
2- 1247 sayılı ilamın 2 inci maddesiyle, Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş. ile akdedilen yemek sözleşmesi ile belediye meclis üyesi olan belediye başkan yardımcılarına da yemek yardımı yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle
MADDE 2 : 5393 Sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinde "Norm kadrosunda Belediye Başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; Belediye Başkanı zorunlu gördüğü taktirde nüfusu 50.000' e kadar olan Belediyeler bir, nüfusu 50.001-200.000 arasında olan Belediyelerde 2 , nüfusu 200.001-500.000 arasında olan Belediyelerde 3 , nüfusu 500.000 ve fazla olan Belediyelerde 4 Belediye meclis üyesini Belediye Başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir." Denildiğini,
Aynı yasanın 39 uncu maddesinde de "657 Sayılı Devle Memurları kanunu uyarınca Devlet memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımlar aynı esas ve usullere göre Belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları içinde uygulanır" denildiğini, 657 sayılı Kanunun "Sosyal Haklar ve Yardımlar" başlıklı VI Kısmında sosyal yardımlar sayılırken 212. maddesinde "Yiyecek yardımı"na yer verilmiştir. Bu nedenle memurlara ödenen bir sosyal yardım olan yemek yardımı meclis üyeleri arasında seçilen Belediye Başkan yardımcılarına da yapılmış, kendilerinden memurlardan olduğu gibi paylarına düşen yemek bedellerinin tahsil edildiğini,
Zira Sayıştay Uzman Denetçisi Sayın Ömer Ekici tarafından 136 sayılı Mali Hukuk Dergisinde başkan yardımcılarının tedavi giderleri ile ilgili olarak yayımlanan makalede de 5393 Sayılı Belediye Kanununun yukarıda belirtilen 39 uncu maddesindeki hükme atıfta bulunularak; "... şeklindeki hükmün Başkan yardımcıları için bulunmadığı ve bu nedenle bu kişilerin tedavi bedellerinin kurum bütçesinden karşılanmayacağı iddia edilmektedir. Oysa Belediye Başkanlığı ile başkan yardımcılığı farklı statüde ki görevlerdir. Belediye Başkanları dayanağı seçim olan bir görev olduğu halde Başkan Yardımcılığında görev dayanağı atamadır. Dolayısıyla Başkanlar için böyle bir ifadenin olması bir gereklilik olduğu halde Başkan yardımcıları için böyle bir ifadeye gerek bulunmamaktadır. Zira ifa edilen görev bir memuriyet görevidir. Bu durumda meclis üyeleri arasından atanan Belediye Başkan Yardımcılarının; 657 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca ifa edilen görev bakımından kanun uygulamasında memur sayılmaları gerekmektedir denildiğini,
Belediyede Başkan Yardımcılığı görevini ifa eden kişilerin memurlarla aynı uygulamaya tabi tutularak, yemek nedeniyle yapılan harcamadan kendi paylarına düşen kısımlar da memurlarda olduğu gibi kendilerinden tahsil edilmek suretiyle yemek hizmetinden faydalandırılmış olması nedeniyle bir kamu zararı oluşmadığını, Ayrıca belediyeye ait görevleri ifa eden başkan yardımcılarına siz memur değilsiniz (Kaldı ki Sayıştay Uzman Denetçisi Sayın Ömer Ekici bunları memur kabul etmektedir) bu nedenle memurlara verilen yemek hizmetinden kendi payınıza düşen kısmı ödeseniz dahi istifade edemezsiniz demeyi hakkaniyete uygun bir davranış olmadığını,
Bu nedenlerle mevzuata aykırı bir durum bulunmadığından başkan yardımcılarının memurlarla aynı şartlarda yemek yardımından yararlandırılması gerektiği gerekçesiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 212 nci maddesinde kimlerin hangi hallerde, ne şekilde yiyecek yardımından faydalanacakları belirtilmiştir. Dolayısıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49 uncu maddesi gereği belediye meclis üyeliğinden seçilen Belediye Başkan Yardımcıları 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olmadıklarından yemek yardımından yararlanmaları mümkün değildir. Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile mevzuata uygun Daire Kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.”denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 212'nci maddesinde;
"Devlet Memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur" denilmektedir.
Kanun hükmünden de anlaşıldığı üzere yemek yardımı 657 sayılı Kanuna tabi olan devlet memurlarına yapılmaktadır. Dolayısıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49'uncu maddesi gereği belediye meclisi üyeliğinden seçilen belediye başkan yardımcıları gerek istihdam şekli ve gerekse de özlük hakları açısından 657 sayılı Kanun'a tabi olmadıklarından bu kişilere bu çerçevede yemek yardımında bulunulması söz konusu değildir.
Her ne kadar dilekçiler dilekçesinde; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 39'uncu maddesinde; "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımlar aynı esas ve usullere göre Belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları için de uygulanır", 657 sayılı Kanun'un "Sosyal Haklar ve Yardımlar" başlıklı VI. Kısmında sosyal yardımlar sayılırken 212 nci maddesinde "Yiyecek Yardımı"na yer verildiği, bu nedenle memurlara ödenen bir sosyal yardım olan yemek yardımının meclis üyeleri arasından seçilen Belediye Başkan yardımcılarına da yapıldığı, kendilerinden memurlardan olduğu gibi paylarına düşen yemek bedellerini tahsil ettiklerini belirtmiş iseler de; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 39’uncu maddesinde sadece belediye başkanlarının Devlet memurlarının sosyal haklarından yararlanabilecekleri hüküm altına alınmış belediye meclisinden seçilen başkan yardımcılarının devlet memurlarına tanınan sosyal haklardan yararlanacağına dair herhangi bir hükme yer verilmemiştir.
Bu itibarla, 2inci Daire tarafından 1247 sayılı ilamın 2 inci maddesine ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
3- 1247 sayılı ilamın 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 uncu maddeleriyle, Bağlar Belediyesi bünyesindeki memur statüsündeki personele, Belediye ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası arasında imzalanan "toplu iş sözleşmesine dayanarak "iyileştirme zammı" adı altında ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. madde hükmü aynen şöyledir:
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
Bu hüküm karşısında Diyarbakır Bağlar Belediyesi Saymanlığı 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 2. Dairesince çıkarılan 1247 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 uncu maddeleri hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddelerinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
4- 1247 sayılı ilamın 10 uncu maddesiyle, Bağlar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
Tatil günleri hariç, iş günlerinde kanunda veya sözleşmelerle belirtilen süreyi aşan çalışma fazla çalışmadır. 4857 Sayılı iş kanununun 41 inci maddesi ile düzenlendiğini, Bu maddeye istinaden "İş kanuna ilişkin fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yönetmeliği" çıkarıldığını, Buna göre, çalışan işçilere yılda 270 saatten fazla herhangi bir ödeme yapılmadığını, çünkü işçiler sözleşme ile belirlenen haftalık 40 saatin üzerinde (5 gün) günde 8 saatten fazla çalıştırılmadığını, dolayısıyla fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma söz konusu olmadığını, İşçiler Hafta tatili, Genel tatil, dini ve resmi bayramlarda çalıştırıldığını, Çalışan işçi personele yapılan ödeme genel tatil ücretidir. Bu husus 4857 sayılı iş kanununun 44 üncü maddesinde "Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir. Bu günlere ait ücretler 47 inci maddeye göre ödenir. İş kanununun 47 inci maddesinde "Bu kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir." Denildiğini, Toplu iş sözleşmesi ile bu bir günlük miktar artırılmıştır. Yukarıda zikredilen kanun hükümlerine istinaden ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırılan işçilere kanun ve Toplu İş Sözleşmesinin ilgili maddelerine göre ödeme yapıldığını,
Ödeme emri belgeleri ve ekleri (puantaj cetvelleri) incelendiğinde görüleceği gibi işçiler hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, ücretleri 47 inci maddeye göre ödendiğini, Bu hususu düzenleyen 4857 sayılı iş kanununun 44 ve 47 inci maddelerine ilamda hiç değinilmediğini, Bilakis yanlış bir yorumla kanunun açık hükmüne rağmen (4857 md.47) genel tatil günleri, dini ve resmi bayramlarda çalışma ve ücretini de saat ücreti gibi değerlendirerek sınırlandırıldığını, Bu durum iş kanununa açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Bu gerekçelerle, yapılan söz konusu ödeme nedeniyle hakkımızda beraat kararı verilmesini istemektedirler.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“4857 sayılı İş Kanunu’nun fazla çalışmayı düzenleyen 41 inci maddesinde, fazla çalışma süresinin günde 3 saati geçmeyeceğini, fazla çalışma yapılacak günlerin toplamının yılda 90 iş gününden fazla olamayacağı hükmü yer almaktadır. Yasanın bu hükmü karşısında sadece hafta içinde yapılan (Pazar, Bayram ve Genel tatilde yapılanlar hariç) fazla mesailerin günde 3 saat üzerinden 90 iş gününde 90x3=270 saati aşmaması gerekir. 270 saatlik sürenin aşılması nedeniyle fazla ödemeye sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile mevzuata uygun Daire Kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.” Denilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesinde; “Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.
Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.
İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.
63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.
Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.
Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.” Denilmektedir.
İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 5. maddesinde yıllık 270 saat sınırının; işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkin olduğu ifade edilmiştir.
Fazla çalışmada sınır konusunda 4857 sayılı İş Kanunu günlük ya da haftalık bir sınır getirmemiştir. Sadece yılık olarak sınırlama getirmiştir. Buna göre fazla çalışma yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına yöneliktir. Yapılabilecek fazla çalışmanın yıllık olarak 270 saat ile sınırlanması, bu miktarı aşan çalışmaların fazla çalışma gibi değerlendirilmesine engel değildir. Aksi düşüncenin kabulü “işçiyi sürekli olarak çalıştırıp kendisine bir hak tanımamak” gibi adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşması mümkün olmayan bir görüş tarzının seçimine götürür ki, bu durum hakkaniyet ve nesafet ölçülerine ters düşer. Zira işçinin kanuna aykırı olarak çalıştırılmasının hukuki sonuçlara bağlanmaması gerçeklerle, hak ve adalet duygularıyla bağdaşmaz.
Yılda 270 saatten fazla çalıştırılan işçilerin emek ve hizmetleri karşılığında belediyenin mal varlığında bir artış meydana geldiği, ödenen ücretlerin geri alınması halinde bunun belediye lehine sebepsiz ve haksız zenginleşmeye yol açacağı bilinen bir gerçektir.
Öte yandan, işçi yararına konulmuş hükümlerin onun zararına uygulanması yorum kurallarını da uygun düşmez. İşçiye yılda 270 saatten fazla olmak üzere fazla mesai yaptırılması yasak olsa da 270 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilip ücretlerinin zamlı olarak ödenmesi gerekir.
Bu itibarla dilekçinin 1247 sayılı ilamın 10 uncu maddesiyle ilgili iddialarının kabulü ile ilamın 10 uncu maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
5- 1247 sayılı ilamın 11 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi Gelir Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 11. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
6- 1247 sayılı ilamın 12 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi İmar Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabülü ile 1247 sayılı ilamın 12. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
7- 1247 sayılı ilamın 13 üncü maddesiyle, Bağlar Belediyesi Kültür Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 13. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
8- 1247 sayılı ilamın 14 üncü maddesiyle, Bağlar Belediyesi Makine İkmal Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 14. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
9- 1247 sayılı ilamın 15 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 15. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
10- 1247 sayılı ilamın 16 ncı maddesiyle, Bağlar Belediyesi Satın Alma Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 16. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
11- 1247 sayılı ilamın 17 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 17. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
12- 1247 sayılı ilamın 18 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'nde çalışan işçi statüsündeki personele fazla mesai ücretlerinin yasal limiti aşan miktarda ödenmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 4. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 18. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
13- 1247 sayılı ilamın 19 uncu maddesiyle, Belediye Başkanı Yurdusev ÖZSÖKMENLER'in yurt dışı seyahati sırasındaki yol masraflarının yapılan davetiyede karşılanacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu masrafların Belediye bütçesinden ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 19.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.338,03 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2404 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
14- 1247 sayılı ilamın 20 nci maddesiyle, Belediye Başkanı Yurdusev ÖZSÖKMENLER'in Belçika ve Irak yurt dışı seyahati sırasında, Belçika ve Irak içerisindeki yol masraflarının belediye bütçesinden ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 20.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.144,82 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2405 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
15- 1247 sayılı ilamın 21 inci maddesiyle,
A) Geçici görevli olarak şehir dışına çıkan personelin havaalanı ile ikamet arasındaki mutat taşıt aracı yerine taksi bedelinin ödendiği,
B) Geçici görevli olarak şehir dışına çıkan personelin havaalanı ve terminalden ikamet yerine ulaşımı dışında kalan diğer şehir içi ulaşımlarını taksi ile yaptıkları ve bu bedelin de bütçeden ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 21.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.435 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2405 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
16- 1247 sayılı ilamın 22 inci maddesiyle, tüp bebek tedavisi için Ankara'ya sevk edilen Veysi Çelebi ve eşine konaklama bedelinin hatalı ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 22.maddesiyle tazmin hükmolunan 141,60 YTL.’nin, 17.12.2010 tarih ve 2339 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
17- 1247 sayılı ilamın 23 üncü maddesiyle Bağlar Belediyesi'nde kadro karşılığı sözleşmeli ve tam zamanlı olarak çalışan "tabip" kadrosundaki personele belirlenen tavan ücretin üzerinde ödemede bulunulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun Geçici 6. madde hükmü aynen şöyledir:
“Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.”
Bu hüküm karşısında Diyarbakır Bağlar Belediyesi 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 2. Dairesince çıkarılan 1247 sayılı ilâmın, 6331 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 23 üncü maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
18- 1247 sayılı ilamın 24 üncü maddesiyle, 1 Mayıs İşçi Bayramı ve 1 Eylül Dünya Barış günlerinin kutlanması için verilen ilan ve duyuru bedellerinin belediye bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
Belediye bütçesinden yapılacak temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin genel kural başlıklı 3.maddesinde temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtildiğini, Aynı yönergenin 10.maddesinde yukarıdaki maddelerde belirtilenler dışında kalan ve yapılması belediye için gerekli olan veya mahalli örf ve adet ve sosyal yaşantı için de gerekli sayılan etkinlikler ve törenler içinde harcama yapılabileceği öngörüldüğünü, 5393 sayılı belediye kanunun 60.maddesinin k)-bendinde temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri belirtilmiştir. Sayıştay 8.dairesinin 17.06.2004 tarih ve 5510 sayılı kararında bayram ve özel günler için kutlama mesajı verilebileceği belirtildiğini, Ayrıca Sayıştay Temyiz Kurulu da 18.06.2003 Tarih ve 26535 sayılı kararı ile bayram ve kandil kutlama ilânlarını geleneklere ve sosyal yaşantıya uygun ve amirin takdir yetkisi içinde mütalaa edilebilecek türden harcamalar olduğundan belediye bütçesinden karşılanmasının mümkün bulunduğuna karar verdiğini, Hatta Belediye Başkanının isminin büyük puntolarla öne çıkarıldığı ve hatta bazılarında fotoğrafının da kullanıldığı kandil kutlaması ve başsağlığı ilanlarının 12 yerel gazetede ve özel TV kuruluşunda yayınlanması nedeniyle verilen tazmin kararı dahi 21.5.2002 tarihi ve 25694 sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile kaldırıldığını, Bu nedenle dünya çapında kabul gören 1 eylül dünya barış günü ve 1 mayıs işçi bayramı nedeniyle verilen ve belediye bütçesi içerisinde mütevazı bir ödeme sayılabilecek nitelikteki kutlama mesajı ödemesinin yersiz bir ödeme olarak kabul edilmemesini, kandil kutlaması, başsağlığı ilanı gibi geleneklere ve sosyal yaşantıya uygun bir ödeme olarak kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“1247 sayılı ilamın 24 üncü maddesi ile ilgili olarak; Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Daire Kararında yazılı nedenlerden hiç birisine cevap teşkil etmediğinden istemin reddi ile temyiz edilen ilamın tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” Denilmiştir.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde, “Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabidir” hükmü bulunmaktadır.
Aynı yönergenin 4. maddesinde ise, temsil giderlerinin görevle ilgili olmak şartıyla gerçek ve tüzel kişilere vekalet, ödül ve hediye vermek, çiçek göndermek suretiyle yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi, temsil ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayinini Belediye Başkanı takdirine bırakmış olduğundan bu takdire istinaden Belediye Başkanı milli ve dini bayramlar ile diğer özel günler için gazetelere ödene ilan yayım bedelinin belediye bütçesinden ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, dilekçi iddiaların kabulü ile 1247 sayılı ilamın 24. maddesine ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
19- 1247 sayılı ilamın 25 inci maddesiyle, bazı muhtarlıklara "nakdi yardım" adı altında Belediye bütçesinden ödemede bulunulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
5393 Sayılı Belediye kanununun 9 uncu maddesinde "Belediye mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli aynı yardım ve desteği sağlar" denildiğini, Madde hükmünde anlaşıldığı gibi Belediyeler muhtarlıklara yardım yapabildiğini, "Gerekli aynı yardım ve desteği sağlar" denildiğinden muhtarların ihtiyaçlarını belirten yazılı taleplerine göre gerekli destek sağlandığını, Boya, badana, sandalye, masa vb. büro masrafları karşılandığını,
Kaldı ki sayın denetçi kişisel bir yorumla "gerekli ayni yardım ve desteği sağlar" ifadesi kapsamına nakdi yardımın girmeyeceğini söylediğini, Oysa nakdi yardımın da her türlü destek kapsamında kabul edilmesi gerektiğini, Zira 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinin (b) bendinde de "Gerektiğinde, öğrencilere, ... malzeme verir ve gerekli desteği sağlar" ifadesine yer verildiğini, Konuya bu mantıkla yaklaşıldığında belediyelerin öğrencilere de sadece ayni yardım yapması gerektiğini, nakdi yardım yapamayacağını, Oysa belediyelerce öğrencilere burs olarak nakdi yardım da yapıldığını, Ayrıca yasadan sadece ayni yardım anlaşılmasının mümkün olmadığını, böyle olsaydı yasa koyucu sadece "gerekli ayni yardımı sağlar" derdi oysa "ve" ifadesini kullanarak ayni yardımın yanında bir de " gerekli destek" ifadesine yer verdiğini, Bu nedenle yersiz bir ödeme söz konusu olmadığını, Ayrıca 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesine dayanılarak genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinden, kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yapılacak yardımlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan "Dernek, Vakıf, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık Ve Benzeri Teşekküllere Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Bütçelerinden Yardım Yapılması Hakkında Yönetmelik" gereği de kamu yararı gözetilmesi, yardımların öncelikle toplumun ihtiyaç ve sorunlarına çözüm sağlaması ile toplumsal gelişmeye katkıda bulunulmasına yönelik olması şartıyla derneklere nakdi yardım yapılmasında bir sakınca görülmemiş, yönetmeliğin 4. maddesinde de "Yardım: İdare bütçelerinden teşekküllere yapılacak nakdî yardımı, ifade eder." Şeklinde tanımlandığını, Öte yandan Sayıştay 6. Dairesi de 1.5.2007 tarih ve 11528 nolu kararında "gerekli desteği sağlar" ifadesinin, nakdi yardımları da kapsamakta olduğuna karar verdiğini belirterek bu hususta da beraatını istemişlerdir.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında: “1247 sayılı ilamın 25 inci maddesi ile ilgili olarak; İleri sürülen nedenler 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Mahalle ve Yönetimi” başlıklı 9 uncu maddesi ile Şehir ve Kasabalardaki Mahalle Muhtar ve İhtiyar Kurulları Tüzüğü’nün ilgili maddelerine uygun düşmediğinden, istemin reddi ile mevzuata uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur. “denilmiştir.
5393 Sayılı Belediye kanununun 9 uncu maddesinde "Belediye mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli aynı yardım ve desteği sağlar" denilmiştir.
Belediyece muhtarlıklara yapılan yardımın boya, badana, sandalye, masa vb. büro masrafları olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla Belediye muhtarlıklara "Gerekli aynı yardım ve desteği sağlar" hükmü çerçevesinde hareket etmiştir.
Bu itibarla dilekçileri iddialarının kabul edilerek 1247 sayılı ilamın 25 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
20- 1247 sayılı ilamın 26 inci maddesiyle, Bağlar Belediyesi araçlarına ait kasko bedelinin ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 26.maddesiyle tazmin hükmolunan 5.078 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2407 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
21- 1247 sayılı ilamın 27 inci maddesiyle, Lider Tarımsal Hiz. Tem. İnş. Gıda Sos.Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen "Eğitim Destek Evine Öğretici Personel Hizmet Alım İşi"nde vasıflı personel için ödenmesi gereken asgari ücret fiyat farkının hatalı hesaplanıp ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. 1247 sayılı ilamın 27.maddesiyle tazmin hükmolunan 867,84 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2408 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
22- 1247 sayılı ilamın 28 inci maddesiyle, Lider Tarımsal Hiz. Tem. İnş. Gıda Sos.Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen "Eğitim Destek Evine El Becerilerini Geliştirme İşi"nde vasıflı personel için ödenmesi gereken asgari ücret fiyat farkının hatalı hesaplanıp ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. 1247 sayılı ilamın 28.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.019,44 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2409 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
23- 1247 sayılı ilamın 29 uncu maddesiyle, ÖN-AK Tem. Hiz. Öz. Güv. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen "2. El Malzemelerin Toplanması, Onarılması ve Dağıtımı Organizasyonu İşi"nde vasıflı personel için ödenmesi gereken asgari ücret fiyat farkının hatalı hesaplanıp ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. 1247 sayılı ilamın 29.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.677,64 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2410 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
24- 1247 sayılı ilamın 30 uncu maddesiyle, Belediye Başkanına ödenen "ücret", "huzur hakkı" ve "encümen oturum ücreti" gibi gelir unsurların ayrı ayrı gelir vergisine tabi tutulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
1247 sayılı ilamın 30.maddesiyle tazmin hükmolunan 1.223,64 YTL.nin, 22.12.2010 tarih ve 2411 sayılı muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
Karar verildiği 25.12.2012 tarih ve 35990 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.