Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2008
Daire
4
Dosya No
34931
Tutanak No
36784
Tutanak Tarihi
19.03.2013
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1- 975 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Hayrabolu Belediyesine ait 59 HL 001 plakalı araç için kasko sigortası yaptırılması dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 769,08 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; Belediyenin kendi araçlarına Kasko sigortası yaptırmasının hukuka aykırı olmadığını, 13/07/2005 gün ve 25874 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan ( 1580 ve 5272 sayılı Belediye Kanunlarını yürürlükten kaldıran) 5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediyenin giderleri" başlıklı 60 ıncı maddesinin (h) bendinde " Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri" belediye giderleri arasında sayıldığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106.maddesinin; "Genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı bu Kanunun, işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartlara haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler."hükmünde olduğunu, her ne kadar 2918 Sayılı Kanun hükmüne göre Belediyeye ait taşıtlar ile ilgili olarak sadece "Zorunlu mali sorumluluk sigortası" giderleri yapılabilir denilmiş ise de 5393 Sayılı kanunun 84 üncü maddesinde ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna (5393'e) aykırı hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiğini,
5393 Sayılı Kanunun 84.maddesinde açık olarak ifade edildiği gibi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine aykırılık bulunması durumunda 5393 sayılı kanun hükümleri uygulanır denildiğini, Ayrıca Maliye Bakanlığı tebliğinde sayılan ekonomik gider kodlarında kasko sigortası sayılmamasının 03.5.4.02 kodundan kasko sigortası bedelinin ödenmesine engel olmadığını, çünkü yapılan ödemenin 5393 Sayılı Kanunun 60.maddesinin (h) bendi ve 84.maddesine göre yapıldığını, kanun hükümlerinin her zaman tebliğ hükümlerinden önde geldiğini,
Her ne kadar, Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 05/02/2008 gün ve 29913 sayılı, 18/03/2008 gün ve 30031 sayılı Kararlarında, belediyeye ait hizmet araçlarının kasko sigorta bedellerinin belediye bütçesinden ödenemeyeceği ve 22/06/1993 günlü ve 23084 sayılı Kararına göre de ödenebileceği belirtilmiş ise de; söz konusu kararların dayanağının 5393 sayılı Belediye Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 1580 sayılı Belediye Kanununun 117 inci maddesi ile yine mülga Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği hükümleri oluşturduğunu,
Ayrıca Sayıştay 7 nci Dairesinin 10.02.1998 tarih ve 8171 sayılı kararında "1580 sayılı Belediye Kanununun 117'nci maddesinin 13'üncü bendinde Belediye emlâk ve envalinin tamir ve sigorta masraflarının belediye masrafı olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca belediyeler özel bütçeli idareler olup, araçlarının Devlet Malı sayılacağına dair mevzuatta herhangi bir hüküm de yoktur. Bu nedenle Genel Bütçe Kanununun R cetvelinde yer alan "Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır" hükmünün bu idarelere uygulanması mümkün görülmediğinden belediyeye ait aracın kasko sigorta giderinin ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığına" karar verildiğini, Her ne kadar karar 1580 Sayılı Belediye Kanununa göre verilmiş olsa da bu konu hakkında 5393 sayılı Kanunda da aynı düzenleme bulunduğunu, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” İlamın 1 inci maddesi için; temyiz dilekçesinde iddia edilen hususlar yerinde bulunmamıştır. Gerekçe olarak: 2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun’unun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı ( E ) Cetvelinin 20 nci maddesi Devlet mallarının sigorta edilmemesine amir olduğundan, belediyelerin araçlarını kasko sigortası yaptırmaları mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle temyiz talebinin reddine, mevzuata uygun Daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Demiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde de “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 60.maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.
İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464.maddesinde de;
“Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.
Buradan hareketle 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bakıldığında Bütçe Kanununa bağlı (E) cetvelinin 20. sırasında;
Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.”hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç ilke olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğindedir. İstisna olarak sayılan giderler dışında Devlet mallarının kasko giderlerinin bütçeden karşılanması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre mümkün olmamaktadır.
Nitekim 2009 Mali Yılı Bütçe Kanununa ekli E Cetvelinin 25.maddesinin e bendinde; Belediyelere ait itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderlerinin bütçelerinin ilgili tertiplerinden ödeneceğine cevaz verilmiştir. Eğer 5393 sayılı Belediye Kanunu her türlü sigorta giderinin ödenmesine imkan verseydi bütçe kanunu böyle bir sınırlama konulmasının anlamı olmazdı. Kanunda ifade edilen sigorta giderlerinden maksat genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderleridir. Mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderleri dışındaki sigorta giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Dilekçinin 5393 Sayılı kanunun 84 üncü maddesi ile ilgili olarak;
5393 sayılı Kanunun 84. Maddesinde; “Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak; 24.4.1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu, 4.7.1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu, 10.6.1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 12.9.1960 tarihli ve 80 sayılı 1580 Sayılı Belediye Kanununun 15 inci Maddesinin 58 inci Bendine Tevfikan Belediyelerce Kurulan Toptancı Hal’lerinin Sureti İdaresi Hakkında Kanun, 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu, 14.6.1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, (…) (1) , 10.7.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 1.5.2003 tarihli ve 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır.”denilmektedir.
13.07.2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinde Belediyenin görev ve sorumlulukları 15. Maddesinde de Belediyenin yetkileri ve imtiyazları bentler halinde sıralanmıştır.
Kanunun 14 ve 15. Maddelerinde sayılan bentlerin hiçbirisinde, belediyenin taşıtlarını kasko edebileceklerine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ayrıca dilekçi 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndan sonra yürürlüğe girdiğini, dolayısıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 5393 sayılı Kanuna aykırı hükümlerini yürürlükten kaldırmış olduğunu belirtmişse de 5393 sayılı Kanunda kasko sigortası yaptırılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile 2918 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun’un birbiriyle çelişen bir hükmü bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 975 sayılı ilamın 1. maddesi ile 769,08 TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
2- 975 sayılı ilamın 2. maddesiyle; Hayrabolu Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerine memuriyet mahalleri dışına yaptıkları çeşitli geziler dolayısıyla Harcırah Kanunun izin verdiği “gündelik” sınırından daha fazla miktarda ikamet gideri ödendiği gerekçesi ile 2.545,96 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; dünyadaki değişim ve gelişime bağlı olarak; daha etkin, daha saydam, daha verimli bir yönetim anlayışı temel alınarak başta kamu yönetimi temel mevzuatı olmak üzere yerel yönetim mevzuatında da önemli değişiklikler yapıldığını ve esas itibariyle görevleri anlamında; fonksiyonel ve yerinden yönetilebilen, katılımcı, etkin ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının hedef olarak ortaya konulduğunu, bu doğrultuda gelişen şartlara ayak uydurabilmek için yerinden yönetim kuruluşu olarak belediyelere önemli roller ve görevler düştüğünü, yerel halka en yakın yönetim birimi olarak belediyelerde kamu hizmetlerini sunum noktasında etkin rollerini hayata geçirebilmek için yerel yönetim organlarında görev alanlar ile hizmet noktasında görevli personelin vazifelerini bu yeni biçilen role göre sürdürebilmeleri için, bilgi ve görgülerini artıracak eğitim amaçlı inceleme, gezi, seminer ve toplantılara katılmasının da zaruret arz ettiğini, bu harcamaların yasal dayanağı incelendiğinde; Belediye Giderlerinin düzenlendiği 5393 sayılı Kanunun 60/b. maddesinde "Belediye personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenecek maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler" olarak açık bir şekilde ifade edildiğini, yukarıdaki yasal gerekçeler doğrultusunda Başkanlıklarının görevlendirme yazısı ile Batı ve Doğu Karadeniz Belediyelerinde incelemelerde bulunmak ve bu belediyelerdeki yerel yönetimler hakkında Belediye Meclis üyelerimizin bilgilendirilmeleri amacıyla 4 günlük eğitim ve inceleme gezisi düzenlendiğini, ilçelerinin tarihi eski bir ilçe olduğunu, iç turizm açısından Safranbolu örneği, Belediyelerinin yatırım programında bulunan açık "Hayvan Pazarı" ve uyguladığı AB projeleriyle ilgili yerinde bilgi almak üzere Ordu Belediyesinde incelemeler başta olmak üzere merkezi Trabzon'da bulunan Doğu-Karadeniz Belediyeler Birliği yetkilileri ile yapılan istişareler doğrultusunda planlanmış eğitim amaçlı bir gezi olduğunu, görüldüğü gibi bu gezi tamamen belediye hizmetleri için yapılmış ve burada yapılan harcamalar eğitim harcamaları olup bu harcamaların konaklama ve yeme içme giderlerinin, 6245 Sayılı Harcırah kanununa göre değil 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. Maddesinin (b) bendine göre yapıldığını, konuyu bir de farklı bir açıdan değerlendirmek gerekirse; bilindiği üzere kamu kurum ve kuruluşları ile mesleki teşekküller, dernekler ve vakıflar tarafından düzenlenen eğitim amaçlı toplantılara iştirak edilmesi halinde belirlenen kişi başı ücretler ile ulaşım harcamaları yukarıda belirtilen 5393 sayılı kanunun 60/b. maddesi gereği doğrudan gider kaydedilmekte olduğunu, bu nedenle bu eğitim gezisini yukarıda zikredilen kurumlar marifetiyle örneğin Antalya veya Kıbrıs'ta düzenlenen bir toplantı vasıtasıyla yapmış olmaları durumunda 5393 Sayılı Kanunun 60/b. Maddesi gereğince herhangi bir sorgu konusu da olmayacağını, yine bu tarz hizmetleri veren kuruluşlarca aynı dönemli yapılmış herhangi bir eğitim toplantısının Belediyelerine getireceği maliyetle kendi gerçekleştirdiği harcamalar kıyaslandığında yarı yarıya tasarruf ettiklerinin kesinlikle görüleceğini, Hayrabolu Belediyesi Belediye Başkanı ve Meclis üyelerine düzenlenen Eğitim ve inceleme gezisinin tamamen eğitim amaçlı olduğunu, burada yapılan konaklama ve yeme içme harcamalarının eğitim harcamaları kapsamında değerlendirilerek belediye bütçesinden ödendiğini, ayrıca buna benzer bir tazmin konusunda Sayıştay 1.Dairesinin 2005 yılı ve 613 sayılı ilamında belirtilen tazmin hükmünün 24.03.2009 tarih ve 30705 sayılı Temyiz kurulu kararı ile bozulmasının buna örnek olduğunu, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri Harcırah Kanununa tabidirler. Harcırah Kanununa tabi olan kişilere de konaklama giderinin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 60 ıncı maddesinin (b) bendine göre değil, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesine göre ödeme yapılması gerekir. Bu nedenle temyiz talebinin reddine Daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.” Denilmiştir.
6245 sayılı Harcırah Kanununun “ Kanunun şümulü” başlıklı 1’inci maddesinde;
a) Umumi Muvazeneye dahil dairelerle mülhak ve hususi bütçeli idareler (Köy bütçeleri hariç) ve bunlara bağlı sabit ve mütedavil sermayeli müesseseler;
………………..”
Tarafından ödenecek harcırah bu kanun hükümlerine tabidir.” Denilmekte,
“Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14.maddesinde;
"Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgâh veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:
1.Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadıyla muvakkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere;………" hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanunun “Yurtiçinde verilecek gündeliklerin miktarı” başlıklı 33. maddesinin d fıkrasında ise;
"d) (Ek: 21/4/2005 - 5335/4 md.) Bu Kanun hükümlerine göre gündelik ödenenlerden ((b) fıkrasına göre gündelik ödenenler hariç) yurt içinde yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere, belge bedelini aşmamak ve her defasında on gün ile sınırlı olmak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; Harcırah Kanunu Kapsamında olan Belediyelerin, Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerine, harcırah kanunu kapsamına giren diğer kurum personellerine olduğu gibi, yurtiçinde yaptıkları gezilerden ötürü yol masrafı ve yevmiye ödenecek, o gün için görev yerinde konakladığını belgeleyenlere ise, on gün ile sınırlı olmak kaydıyla, konakladığı gün sayısınca, günlük yevmiye miktarı kadar ilave konaklama ödenecektir.
Bu hükümden hareketle Hayrabolu Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerine memuriyet mahalleri dışına yaptıkları çeşitli geziler dolayısıyla gün başına gündeliklerini aşan miktarda ikamet gideri ödenmesine imkan bulunmamaktadır.
Her ne kadar dilekçi dilekçesinde; düzenlenen bu eğitim gezisinin, Belediyenin seçilmiş organlarının Belediyecilik konusunda bilgilendirilmeleri ve gezi yapılacak bölgede bulunan yerel yönetimlerde inceleme yaparak bilgilendirmeleri amacıyla yapıldığını, bu geziye ait konaklama ve yeme içme giderlerinin, 6245 Sayılı Harcırah Kanununa göre değil 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesinin (b) bendine göre yapıldığını ifade etmişlerse de; Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri de Harcırah Kanununa tabi olduklarından ve söz konusu konaklama giderleri Belediye Kanununa göre yapılan bir harcırah ödemesi olamayacağından kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre; 6245 sayılı Harcırah Kanunun 1’inci ve 33’üncü maddesine göre harcırah kanunu kapsamındaki idarelerin, kapsam içindeki personeline; yurtiçinde yaptıkları gezilerden ötürü yol masrafı ve yevmiye ödenecek, o gün için görev yerinde konakladığını belgeleyenlere ise, on gün ile sınırlı olmak kaydıyla, konakladığı gün sayısınca, günlük yevmiye miktarı kadar ilave konaklama gideri ödenebilecektir. Gündelik miktarını aşan konaklama giderleri ise mevzuata açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddi ile 975 sayılı ilamın 2. maddesi ile 2.545,96 TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 19.03.2013 tarihli ve 36784 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
1- 975 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Hayrabolu Belediyesine ait 59 HL 001 plakalı araç için kasko sigortası yaptırılması dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 769,08 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; Belediyenin kendi araçlarına Kasko sigortası yaptırmasının hukuka aykırı olmadığını, 13/07/2005 gün ve 25874 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan ( 1580 ve 5272 sayılı Belediye Kanunlarını yürürlükten kaldıran) 5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediyenin giderleri" başlıklı 60 ıncı maddesinin (h) bendinde " Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri" belediye giderleri arasında sayıldığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106.maddesinin; "Genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı bu Kanunun, işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartlara haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler."hükmünde olduğunu, her ne kadar 2918 Sayılı Kanun hükmüne göre Belediyeye ait taşıtlar ile ilgili olarak sadece "Zorunlu mali sorumluluk sigortası" giderleri yapılabilir denilmiş ise de 5393 Sayılı kanunun 84 üncü maddesinde ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna (5393'e) aykırı hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiğini,
5393 Sayılı Kanunun 84.maddesinde açık olarak ifade edildiği gibi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine aykırılık bulunması durumunda 5393 sayılı kanun hükümleri uygulanır denildiğini, Ayrıca Maliye Bakanlığı tebliğinde sayılan ekonomik gider kodlarında kasko sigortası sayılmamasının 03.5.4.02 kodundan kasko sigortası bedelinin ödenmesine engel olmadığını, çünkü yapılan ödemenin 5393 Sayılı Kanunun 60.maddesinin (h) bendi ve 84.maddesine göre yapıldığını, kanun hükümlerinin her zaman tebliğ hükümlerinden önde geldiğini,
Her ne kadar, Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 05/02/2008 gün ve 29913 sayılı, 18/03/2008 gün ve 30031 sayılı Kararlarında, belediyeye ait hizmet araçlarının kasko sigorta bedellerinin belediye bütçesinden ödenemeyeceği ve 22/06/1993 günlü ve 23084 sayılı Kararına göre de ödenebileceği belirtilmiş ise de; söz konusu kararların dayanağının 5393 sayılı Belediye Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 1580 sayılı Belediye Kanununun 117 inci maddesi ile yine mülga Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği hükümleri oluşturduğunu,
Ayrıca Sayıştay 7 nci Dairesinin 10.02.1998 tarih ve 8171 sayılı kararında "1580 sayılı Belediye Kanununun 117'nci maddesinin 13'üncü bendinde Belediye emlâk ve envalinin tamir ve sigorta masraflarının belediye masrafı olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca belediyeler özel bütçeli idareler olup, araçlarının Devlet Malı sayılacağına dair mevzuatta herhangi bir hüküm de yoktur. Bu nedenle Genel Bütçe Kanununun R cetvelinde yer alan "Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır" hükmünün bu idarelere uygulanması mümkün görülmediğinden belediyeye ait aracın kasko sigorta giderinin ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığına" karar verildiğini, Her ne kadar karar 1580 Sayılı Belediye Kanununa göre verilmiş olsa da bu konu hakkında 5393 sayılı Kanunda da aynı düzenleme bulunduğunu, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” İlamın 1 inci maddesi için; temyiz dilekçesinde iddia edilen hususlar yerinde bulunmamıştır. Gerekçe olarak: 2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun’unun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı ( E ) Cetvelinin 20 nci maddesi Devlet mallarının sigorta edilmemesine amir olduğundan, belediyelerin araçlarını kasko sigortası yaptırmaları mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle temyiz talebinin reddine, mevzuata uygun Daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Demiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde de “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 60.maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.
İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464.maddesinde de;
“Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.
Buradan hareketle 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bakıldığında Bütçe Kanununa bağlı (E) cetvelinin 20. sırasında;
Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.”hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç ilke olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğindedir. İstisna olarak sayılan giderler dışında Devlet mallarının kasko giderlerinin bütçeden karşılanması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre mümkün olmamaktadır.
Nitekim 2009 Mali Yılı Bütçe Kanununa ekli E Cetvelinin 25.maddesinin e bendinde; Belediyelere ait itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderlerinin bütçelerinin ilgili tertiplerinden ödeneceğine cevaz verilmiştir. Eğer 5393 sayılı Belediye Kanunu her türlü sigorta giderinin ödenmesine imkan verseydi bütçe kanunu böyle bir sınırlama konulmasının anlamı olmazdı. Kanunda ifade edilen sigorta giderlerinden maksat genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderleridir. Mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderleri dışındaki sigorta giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Dilekçinin 5393 Sayılı kanunun 84 üncü maddesi ile ilgili olarak;
5393 sayılı Kanunun 84. Maddesinde; “Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak; 24.4.1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu, 4.7.1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu, 10.6.1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 12.9.1960 tarihli ve 80 sayılı 1580 Sayılı Belediye Kanununun 15 inci Maddesinin 58 inci Bendine Tevfikan Belediyelerce Kurulan Toptancı Hal’lerinin Sureti İdaresi Hakkında Kanun, 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu, 14.6.1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, (…) (1) , 10.7.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 1.5.2003 tarihli ve 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır.”denilmektedir.
13.07.2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinde Belediyenin görev ve sorumlulukları 15. Maddesinde de Belediyenin yetkileri ve imtiyazları bentler halinde sıralanmıştır.
Kanunun 14 ve 15. Maddelerinde sayılan bentlerin hiçbirisinde, belediyenin taşıtlarını kasko edebileceklerine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ayrıca dilekçi 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndan sonra yürürlüğe girdiğini, dolayısıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 5393 sayılı Kanuna aykırı hükümlerini yürürlükten kaldırmış olduğunu belirtmişse de 5393 sayılı Kanunda kasko sigortası yaptırılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile 2918 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun’un birbiriyle çelişen bir hükmü bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 975 sayılı ilamın 1. maddesi ile 769,08 TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
2- 975 sayılı ilamın 2. maddesiyle; Hayrabolu Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerine memuriyet mahalleri dışına yaptıkları çeşitli geziler dolayısıyla Harcırah Kanunun izin verdiği “gündelik” sınırından daha fazla miktarda ikamet gideri ödendiği gerekçesi ile 2.545,96 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; dünyadaki değişim ve gelişime bağlı olarak; daha etkin, daha saydam, daha verimli bir yönetim anlayışı temel alınarak başta kamu yönetimi temel mevzuatı olmak üzere yerel yönetim mevzuatında da önemli değişiklikler yapıldığını ve esas itibariyle görevleri anlamında; fonksiyonel ve yerinden yönetilebilen, katılımcı, etkin ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının hedef olarak ortaya konulduğunu, bu doğrultuda gelişen şartlara ayak uydurabilmek için yerinden yönetim kuruluşu olarak belediyelere önemli roller ve görevler düştüğünü, yerel halka en yakın yönetim birimi olarak belediyelerde kamu hizmetlerini sunum noktasında etkin rollerini hayata geçirebilmek için yerel yönetim organlarında görev alanlar ile hizmet noktasında görevli personelin vazifelerini bu yeni biçilen role göre sürdürebilmeleri için, bilgi ve görgülerini artıracak eğitim amaçlı inceleme, gezi, seminer ve toplantılara katılmasının da zaruret arz ettiğini, bu harcamaların yasal dayanağı incelendiğinde; Belediye Giderlerinin düzenlendiği 5393 sayılı Kanunun 60/b. maddesinde "Belediye personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenecek maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler" olarak açık bir şekilde ifade edildiğini, yukarıdaki yasal gerekçeler doğrultusunda Başkanlıklarının görevlendirme yazısı ile Batı ve Doğu Karadeniz Belediyelerinde incelemelerde bulunmak ve bu belediyelerdeki yerel yönetimler hakkında Belediye Meclis üyelerimizin bilgilendirilmeleri amacıyla 4 günlük eğitim ve inceleme gezisi düzenlendiğini, ilçelerinin tarihi eski bir ilçe olduğunu, iç turizm açısından Safranbolu örneği, Belediyelerinin yatırım programında bulunan açık "Hayvan Pazarı" ve uyguladığı AB projeleriyle ilgili yerinde bilgi almak üzere Ordu Belediyesinde incelemeler başta olmak üzere merkezi Trabzon'da bulunan Doğu-Karadeniz Belediyeler Birliği yetkilileri ile yapılan istişareler doğrultusunda planlanmış eğitim amaçlı bir gezi olduğunu, görüldüğü gibi bu gezi tamamen belediye hizmetleri için yapılmış ve burada yapılan harcamalar eğitim harcamaları olup bu harcamaların konaklama ve yeme içme giderlerinin, 6245 Sayılı Harcırah kanununa göre değil 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. Maddesinin (b) bendine göre yapıldığını, konuyu bir de farklı bir açıdan değerlendirmek gerekirse; bilindiği üzere kamu kurum ve kuruluşları ile mesleki teşekküller, dernekler ve vakıflar tarafından düzenlenen eğitim amaçlı toplantılara iştirak edilmesi halinde belirlenen kişi başı ücretler ile ulaşım harcamaları yukarıda belirtilen 5393 sayılı kanunun 60/b. maddesi gereği doğrudan gider kaydedilmekte olduğunu, bu nedenle bu eğitim gezisini yukarıda zikredilen kurumlar marifetiyle örneğin Antalya veya Kıbrıs'ta düzenlenen bir toplantı vasıtasıyla yapmış olmaları durumunda 5393 Sayılı Kanunun 60/b. Maddesi gereğince herhangi bir sorgu konusu da olmayacağını, yine bu tarz hizmetleri veren kuruluşlarca aynı dönemli yapılmış herhangi bir eğitim toplantısının Belediyelerine getireceği maliyetle kendi gerçekleştirdiği harcamalar kıyaslandığında yarı yarıya tasarruf ettiklerinin kesinlikle görüleceğini, Hayrabolu Belediyesi Belediye Başkanı ve Meclis üyelerine düzenlenen Eğitim ve inceleme gezisinin tamamen eğitim amaçlı olduğunu, burada yapılan konaklama ve yeme içme harcamalarının eğitim harcamaları kapsamında değerlendirilerek belediye bütçesinden ödendiğini, ayrıca buna benzer bir tazmin konusunda Sayıştay 1.Dairesinin 2005 yılı ve 613 sayılı ilamında belirtilen tazmin hükmünün 24.03.2009 tarih ve 30705 sayılı Temyiz kurulu kararı ile bozulmasının buna örnek olduğunu, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri Harcırah Kanununa tabidirler. Harcırah Kanununa tabi olan kişilere de konaklama giderinin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 60 ıncı maddesinin (b) bendine göre değil, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesine göre ödeme yapılması gerekir. Bu nedenle temyiz talebinin reddine Daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.” Denilmiştir.
6245 sayılı Harcırah Kanununun “ Kanunun şümulü” başlıklı 1’inci maddesinde;
a) Umumi Muvazeneye dahil dairelerle mülhak ve hususi bütçeli idareler (Köy bütçeleri hariç) ve bunlara bağlı sabit ve mütedavil sermayeli müesseseler;
………………..”
Tarafından ödenecek harcırah bu kanun hükümlerine tabidir.” Denilmekte,
“Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14.maddesinde;
"Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgâh veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:
1.Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadıyla muvakkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere;………" hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanunun “Yurtiçinde verilecek gündeliklerin miktarı” başlıklı 33. maddesinin d fıkrasında ise;
"d) (Ek: 21/4/2005 - 5335/4 md.) Bu Kanun hükümlerine göre gündelik ödenenlerden ((b) fıkrasına göre gündelik ödenenler hariç) yurt içinde yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere, belge bedelini aşmamak ve her defasında on gün ile sınırlı olmak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; Harcırah Kanunu Kapsamında olan Belediyelerin, Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerine, harcırah kanunu kapsamına giren diğer kurum personellerine olduğu gibi, yurtiçinde yaptıkları gezilerden ötürü yol masrafı ve yevmiye ödenecek, o gün için görev yerinde konakladığını belgeleyenlere ise, on gün ile sınırlı olmak kaydıyla, konakladığı gün sayısınca, günlük yevmiye miktarı kadar ilave konaklama ödenecektir.
Bu hükümden hareketle Hayrabolu Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerine memuriyet mahalleri dışına yaptıkları çeşitli geziler dolayısıyla gün başına gündeliklerini aşan miktarda ikamet gideri ödenmesine imkan bulunmamaktadır.
Her ne kadar dilekçi dilekçesinde; düzenlenen bu eğitim gezisinin, Belediyenin seçilmiş organlarının Belediyecilik konusunda bilgilendirilmeleri ve gezi yapılacak bölgede bulunan yerel yönetimlerde inceleme yaparak bilgilendirmeleri amacıyla yapıldığını, bu geziye ait konaklama ve yeme içme giderlerinin, 6245 Sayılı Harcırah Kanununa göre değil 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesinin (b) bendine göre yapıldığını ifade etmişlerse de; Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri de Harcırah Kanununa tabi olduklarından ve söz konusu konaklama giderleri Belediye Kanununa göre yapılan bir harcırah ödemesi olamayacağından kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre; 6245 sayılı Harcırah Kanunun 1’inci ve 33’üncü maddesine göre harcırah kanunu kapsamındaki idarelerin, kapsam içindeki personeline; yurtiçinde yaptıkları gezilerden ötürü yol masrafı ve yevmiye ödenecek, o gün için görev yerinde konakladığını belgeleyenlere ise, on gün ile sınırlı olmak kaydıyla, konakladığı gün sayısınca, günlük yevmiye miktarı kadar ilave konaklama gideri ödenebilecektir. Gündelik miktarını aşan konaklama giderleri ise mevzuata açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddi ile 975 sayılı ilamın 2. maddesi ile 2.545,96 TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 19.03.2013 tarihli ve 36784 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.