Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2008
Daire
6
Dosya No
35324
Tutanak No
37089
Tutanak Tarihi
30.04.2013
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1) 1204 sayılı ilamın 1. maddesi ile Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’ne vekâlet eden Metin ATALAY’a asilde aranan şartları taşımamasına rağmen vekâlet ücreti ödenmesi nedeniyle 2.238,00 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; 02 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı resmi gazetede yayımlanan; İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde;
"İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler." denildiğini,
İlgili kişinin ön lisans programını 16.06.2003 tarihinde tamamladığını, 2 yıllık mobilya ve dekorasyon bölümü mezunu olduğunu, 2000 yılında çıkartılan yönetmelikte ve 2004 yılında değişiklik yapılan yönetmeliğin geçici 1. maddesinde 18/04/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler denildiğini,
Ruhsat ve Denetim Müdür Vekilliğine 17.06.2008 tarih ve 953 sayılı Vali'lik oluru ile atamasının yapıldığını, Müdür vekilliğine atanma yılı 2008 yılı olmasından dolayı, 02.02.2000 tarihinde çıkartılan yönetmeliğin geçici 1. maddesi hükümlerine göre atamasının yapıldığını, bahse konu yönetmeliğin geçici 1. maddesine göre Müdür kadrosuna atama yapılabilmesi için sadece 18/04/1999 tarihinde görevde bulunma şartı getirildiğini aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olma şartı getirilmediğini, ilgili kişinin memuriyet hayatına 1986 yılında başladığını, 04/07/2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde okul bitirme yılı şartı getirildiğini, Bu nedenle, müdür vekilliğine yapılan atamanın 2000 tarihinde çıkartılan yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını,
02 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan; İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14'üncü maddesinde;
“a) Yazı işleri müdürlüğü, personel müdürlüğü, hesap işleri müdürlüğü, iktisat müdürlüğü, zabıta müdürlüğü, itfaiye müdürlüğü kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, iktisat, işletme, iş idaresi ve benzeri sosyal ve idari bilim dallarında en az dört yıllık yüksek öğrenim görmek veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt içi veya yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak,
…………………
g) Diğer müdürlükler için en az dört yıllık yüksek öğrenimi bitirmiş olmak veya denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak” denildiğini,
Yine aynı yönetmeliğin geçici 1‘inci maddesinde;
"İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler." denildiğini,
Ruhsat ve Denetim Müdürlüğüne 17.6.2008 tarih ve 953 sayılı Vali'lik oluru ile atama yapıldığını, 02 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğin 14'üncü maddesinin (a) bendinde belirtilen yazı işleri müdürlüğü, personel müdürlüğü, hesap işleri müdürlüğü, iktisat müdürlüğü, zabıta müdürlüğü, itfaiye müdürlüğü kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, iktisat, işletme, iş idaresi ve benzeri sosyal ve idari bilim dallarında en az dört yıllık yüksek öğrenim görmek veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt içi veya yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olma şartı getirildiğini,
Ancak, Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nün 02 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı resmi gazetede yayımlanan yönetmeliğin (a) bendinde sayılmayıp, (g) bendinde diğer müdürlükler olarak alındığını, Yönetmeliğin (g) bendinde "Diğer müdürlükler için en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş olmak hükmü olduğundan bitirilmesi gereken okulun bölümünün belirtilmediğini, 2008/1204 sayılı ilamda "16.06.2003 tarihinde 2 yıllık mobilya ve dekorasyon bölümünü tamamlamıştır. Bu nedenle müdürlük kadrosu için asilde aranan şartları taşımıyor olması nedeniyle kendisine vekalet ücreti ödenmeyecektir" denildiğini,
2008/1204 sayılı ilamda bitirmiş olduğu okul bölümü göz önünde bulundurulmasına rağmen, 2000 yılında çıkartılan yönetmeliğin 14. maddesinin (g) bendinde ve geçici 1. maddede okul bitirme yılı ve bölüm konusu bulunmadığını,
Ancak Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler denildiğini, ilgilinin memuriyet hayatına da İl Özel İdaresinde 18.04.1999 tarihinden önce başlamış bulunduğunu,
Bu nedenle 657 Devlet Memurları Kanunu’nda ve Bakanlar Kurulu Kararında vekalet etmeye ve ücretini almaya uygunsuz bir konu bulunmayıp, Ruhsat ve Denetim Müdür Vekilliğine 17.06.2008 tarih ve 953 sayılı Vali'lik olurunda da 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86. maddesi gereğince uygun olduğunun belirtildiğini, yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı vekalet ücretinin ödenmesinde bir engel bulunmadığını,
2003 yılında Düzce İl Özel İdare Müdürlüğünde görevli iken İçişleri Bakanlığının açmış olduğu görevde yükselme sınavına Müdürlük için müracaata bulunan Metin ATALAY’ın müracaatının Valilik ve Bakanlıkça kabul edildiğini,
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 8. maddesinde; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” denildiğini,
Bu nedenle; olayda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “İlamın 1’inci maddesi için ileri sürülen itirazların ilamda karşılandığından temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekalet, İkinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175’inci maddesinde;
“……
Kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
….” hükmü bulunmaktadır.
2008 yılında Devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 05.01.2008 tarih ve 26747 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının “Devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“17.4.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur” denilmiştir.
17.4.2006 tarihli ve 2006/10344 Bakanlar Kurulu Kararı’nın “Vekâlet” başlıklı 9’uncu maddesinde ise;
“a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere;
……….
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
Kaydıyla; vekâlet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,
…………………..
Vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
İlgili Bakanlar Kurulu Kararı’nda açıkça ifade edildiği üzere bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere, vekillerin asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımamaları halinde vekâlet ücreti ödenmeyecektir.
02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler Ve İl Özel İdareleri Ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Öğrenim Düzeyi” başlıklı 14’üncü maddesinin b fıkrasında;
“Müdür kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, işletme, iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari bilimler dallarında yüksek öğrenim bitirmiş veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak,” denilmiştir.
İlgili Yönetmeliğin Geçici 1’inci maddesinde ise “İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler.” ifadesi yer almaktadır.
Her iki madde birlikte değerlendirildiğinde müdür kadrosuna atanabilecek bir kişinin öncelikle yönetmeliğin 14’üncü maddesinin b fıkrasında belirtilen bölümlerden birini bitirmiş olması gerekmektedir. Geçici 1. maddede ise yukarıdaki bölümlerden birini bitirmiş personeli bulunmayan kurumlar için 18.04.1999 tarihinde görevde olup yukarıda sayılan bölümlerden bir alt düzeyini bitirenlerin ihtiyaç halinde müdür kadrosuna atanabileceği veya vekalet edebileceği ifade edilmiştir. Yani müdür kadrosuna atanabilmek için gerekli olan asgari öğrenim düzeyi, 18.04.1999 tarihinde tamamlanmış olmak kaydıyla yukarıda sayılan bölümlerin bir alt öğrenim düzeyidir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’ne vekâlet eden Metin ATALAY’ın kamu yönetimi, maliye, işletme, iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari bilimler dallarında herhangi birinden yükseköğretim bitirmediği, bir alt öğrenim düzeyini tamamlamadığı, öğrenim düzeyinin 1999 yılında ön lisans olmadığı görülmektedir. Metin ATALAY 16.06.2003 tarihinde 2 yıllık mobilya ve dekorasyon bölümünü tamamlamıştır. Bu nedenle müdürlük kadrosu için asilde aranan şartları taşımıyor olması nedeniyle kendisine vekâlet ücreti ödenemeyecektir.
Dilekçiler 2003 yılında Düzce İl Özel İdare Müdürlüğünde görevli iken İçişleri Bakanlığının açmış olduğu görevde yükselme sınavına Müdürlük için müracaata bulunan Metin ATALAY’ın müracaatının Valilik ve Bakanlıkça kabul edildiğini belirtmişse de, yapılan müracaatın kabul edilmiş olması, ödemenin mevzuat aykırılığını ortadan kaldırmamaktadır.
Ayrıca dilekçiler, ilamın 2. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, asilde aranan şartları taşımayan vekile vekâlet ücreti ödenmesini bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1204 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
2) 1204 sayılı ilamın 5. maddesi ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin AKDUMAN’a özlük haklarının yanında %190 oranında ek tazminat ödenmesi nedeniyle 3.553,40 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle;
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 8. Maddesinde; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" denildiğini,
Bu nedenle olayda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Sorumlunun tazmin konusu tutar için, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi dışında hiçbir itiraz gerekçesi ileri sürmediği anlaşılmıştır. Tazmin hükmolunan ödeme, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi kapsamında bulunmamaktadır.
Bu itibarla temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36. maddesinde;
“Madde 36: Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” hükmü yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.
Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, Kapsam başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. Ek ödeme Oran ve Miktarları başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” hükmü ile son bulmuştur.
5302 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri,” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.
Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Dilekçiler, ilamın 5. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanun ile getirilen af kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için, çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte, genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1204 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
3) 1204 sayılı ilamın 6. maddesi ile İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekalet eden Alaaddin Yılmaz’ın yıllık izin ve sağlık raporu aldığı dönemde yerine vekalet eden V.H.K.İ. Nurcan Türk’e vekalet ücreti olarak zam ve tazminat farklarının ödenmesi nedeniyle 533,50 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle;
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 8. Maddesinde; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" denildiğini,
Bu nedenle olayda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Sorumlunun tazmin konusu tutar için, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi dışında hiçbir itiraz gerekçesi ileri sürmediği anlaşılmıştır. Tazmin hükmolunan ödeme, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi kapsamında bulunmamaktadır.
Bu itibarla temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosunda bulunan Alaaddin Yılmaz’ın İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekâlet etmesinin öngörüldüğü, ancak Alaaddin Yılmaz’ın İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekâlet görevi devam ederken yıllık izin ve sağlık raporu aldığı dönemde aynı kadroya vekâleten V.H.K.İ Nurcan Türk’ün görevlendirildiği görülmüştür.
Burada Alaaddin Yılmaz’ın sağlık raporu aldığı ya da yıllık izne ayrıldığı dönemlerde İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekâlet görevi sona ermektedir. Bu durumda aynı kadroya (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne) Nurcan Türk vekâlet etmektedir. İlamda belirtildiği gibi Nurcan Türk, Alaaddin Yılmaz’a vekâlet etmemekte, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna vekâlet etmektedir.
Bu durumda da yan ödeme kararnamesine göre zam ve tazminat farklarının alınabilmesi için vekâlet edilen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosunun dolu mu yoksa boş kadro mu olduğu önem arz etmektedir. Çünkü bu kadronun dolu olması durumunda; aynı görev için hem asıl, hem de vekilin zam ve tazminat farklarını alması söz konusu olacaktır ki, bu da mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğinden mümkün değildir. Zaten 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 Bakanlar Kurulu Kararı’nın “Vekalet” başlıklı 9. maddesinde; mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmetiçi eğitim, kurs veya seminer nedeniyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere, vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatların ödenememesi de dolu kadroya vekalet durumunda söz konusu olabilecektir.
Diğer yandan vekâlet edilen kadronun boş kadro olması durumunda, boş kadroya vekâlet eden memurun, asilde aranan şartları taşıması kaydıyla, yan ödeme kararnamesine göre vekâlet ettiği kadronun zam ve tazminat farklarını alması gerekmektedir.
Ancak ilamda vekâlet edilen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosunun dolu kadro mu yoksa boş kadro mu olup olmadığı belirtilmemiştir. Dolayısıyla eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla vekalet edilen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosunun dolu kadro mu yoksa boş kadro mu olduğu ve vekilin (Nurcan TÜRK’ün) asilde aranan şartları taşıyıp taşımadığı hususlarının araştırılarak buna göre yeniden hüküm tesisini teminen 1204 sayılı ilamın 6. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili dairesine TEVDİİNE,
4) 1204 sayılı ilamın 8. maddesi ile Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin AKDUMAN’a görev tazminatı ödemesi yapılırken ek ödeme nedeniyle yapılması gereken mahsup işleminin yapılmaması nedeniyle 463,00 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle;
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 8. Maddesinde; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" denildiğini,
Bu nedenle olayda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Sorumlunun tazmin konusu tutar için, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi dışında hiçbir itiraz gerekçesi ileri sürmediği anlaşılmıştır. Tazmin hükmolunan ödeme, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi kapsamında bulunmamaktadır.
Bu itibarla temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin 16 ncı maddesinde;
“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesine eklenen (c) bendinde yer alan Görev Tazminatı hakkında 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi hükmü uygulanır.” denilmektedir.
4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kanunun 5 inci maddesinin c bendinde aynen;
“Teşkilat veya özel kanunlarında yer alan hükümlere göre kadro karşılığı sözleşmeli, sözleşmeli veya kapsam dışı statüde çalışanlara temsil tazminatı ödenmez. Bu tazminata hak kazananlara personel veya teşkilat kanunları veya diğer kanuni düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan döner sermaye katkı payları, fiilen yapılmayan ders karşılığı ek ders ücreti ödemeleri, fon, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir. (Ek cümle: 29.06.2006- 5536/9 md.) Ancak mahsup işlemleri, görev tazminatına uygulanan mahsupla ilgili hükümler esas alınarak yürütülür. Benzeri ödemelerin kapsamı ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir. Bu tazminat her ne şekilde olursa olsun ikramiyelerin veya başka bir ödemenin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” denilmektedir.
Buna istinaden çıkarılan 10.03.2000 tarih ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4 üncü maddesinde de;
“Bu tazminatın ödenmesinde; aylık (ek gösterge dahil), taban aylığı, kıdem aylığı, makam ve yüksek hakimlik tazminatları, aile yardımı ödeneği, lojman ve yabancı dil tazminatları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 213 üncü maddesinden sonra gelen "Zam ve Tazminatlar" başlıklı Ek Maddesi kapsamındaki zam ve tazminatlar ile aynı Kanunun Ek 33 üncü maddesindeki nöbet ücreti, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Ek 3 ve Ek 17 nci maddeleri kapsamındaki zam ve tazminatlar, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu kapsamındaki üniversite ödeneği, idari görev ödeneği, eğitim öğretim ödeneği ve geliştirme ödeneği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesi kapsamındaki ödenek ve tazminatlar, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve diğer yargı kuruluşlarında ödenen ek ödenek ve ek tazminatlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi kapsamındaki tazminatlar, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler, 13/11/1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan ek ücret ödemeleri, doğal afetler nedeniyle yapılan ödemeler, Personel ve Teşkilat Kanunları gereği verilen ve aylık veya ücret mahiyeti taşımayan mükafat ve ödüller, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun kapsamında yapılan ödemeler, 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler, huzur hakkı, toplantı ödeneği ile yönetim ve denetim görevi karşılığında yapılan ödemeler mahsup işlemine tabi tutulmaz.
Yukarıdaki fıkra kapsamı dışında kalan personel veya teşkilat kanunları veya diğer düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan; ilgili mevzuatları uyarınca kurulmuş fon ve hesaplardan yapılan her türlü ödemeler, 24/6/1994 tarihli ve 4009 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca yapılan ödemeler, İl Özel İdaresi Kanununun 100 ve 140 ıncı maddeleri uyarınca yapılan ödemeler, fiilen yapılmayan ders karşılığı ödenen ek ders ücretleri, maktu ve nisbi olarak ödenen her türlü fazla çalışma ücretleri (asayiş tazminatı dahil, doğal afetler nedeniyle yapılan ödemeler hariç), ek tazminat ve kurumsal bazda yapılan tazminat ödemeleri, 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanunun değişik 2 nci maddesi uyarınca yol tazminatının 1/2 si olarak kamu bankasına yatırılan paralardan her ay itibarıyla yapılan ödemeler, döner sermaye kaynaklarından yapılan her türlü ödemeler, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılan ek tazminat ödemeleri, muhtelif mevzuat çerçevesinde yapılan; ödeme, ücret ödemesi, ek ücret ödemesi, teşvik ödemesi ve ikramiye ile benzeri adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.” hükmü yer almaktadır.
2008/13694 sayılı Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki BKK’nın “Asgari Görev Tazminatı” başlıklı 4’üncü maddesinde “Bu Kararın 1 inci maddesi gereğince ödenecek görev tazminatı tutarından mahsup edilecek tutarın, görev tazminatının %20'sini geçmesi halinde, görev tazminatının % 80'i asgari görev tazminatı olarak ödenir.” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiği zaman gerek temsil, gerekse görev tazminatı alan personele, bu tazminatların ödenmesinde bazı ödemeler mahsup işlemine tabi tutulacaktır. Yapılacak mahsup işleminde hangi ödemelerin dikkate alınacağı veya hangi ödemelerin dikkate alınmayacağı hususu ise Bakanlar Kurulunun 2000/457 sayılı Kararı ile belirlendiği için, yapılacak mahsup işlemlerinin adı geçen Bakanlar Kurulu Kararına göre yapılması gerekmektedir.
Buna göre 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kıyasa mahal vermeyecek suretle genel bir düzenlemeye gidilmiş olup hangi ödeme kalemlerinin mahsup işlemine tabi tutulmayacağı gerek ilgili ödemenin isimleri gerekse ilgili ödemelerin dayandığı kanunlar tek tek sayılmış; ikinci fıkrasında ise hangi ödeme kalemlerinin mahsup işlemine tabi tutulacağı tek tek sayılmakla birlikte (kaynağı belli olup olmadığına bakılmaksızın) fıkranın sonunda “muhtelif mevzuat çerçevesinde yapılan; ödeme, ücret ödemesi, ek ücret ödemesi, teşvik ödemesi ve ikramiye ile benzeri adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık net tutarları temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.” demek suretiyle genel olarak maddenin birinci fıkrasında sayılan ödemelerin dışında kalan tüm ödemelerin mahsup işlemine tabi tutulması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Yapılacak mahsup işleminin oranı ise 2008/13694 sayılı Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki BKK’nın 4. maddesi gereğince görev tazminatı toplam tutarının %20’sini geçemeyecektir. Çünkü ilgili madde de görev tazminatının asgari %80’inin ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Söz konusu BKK’ında ayrıntılı olarak ve tek tek sayılan mahsup işlemine tabi tutulmayacak ödemeler arasında yer almayan ek ödeme (Denge Tazminatı) bedelinin de yukarıda bahsi geçen tazminatlardan (temsil ve görev ) mahsup edilmesi gerekmektedir.
Dilekçiler, ilamın 8. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanun ile getirilen af kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için, çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte, genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, Bakanlar Kurulu Kararnamelerine göre yapılması gereken mahsup işleminin yapılmamasından kaynaklanan kamu zararını bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1204 sayılı ilamın 8. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 30.04.2013 tarihli ve 37089 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
1) 1204 sayılı ilamın 1. maddesi ile Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’ne vekâlet eden Metin ATALAY’a asilde aranan şartları taşımamasına rağmen vekâlet ücreti ödenmesi nedeniyle 2.238,00 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; 02 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı resmi gazetede yayımlanan; İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde;
"İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler." denildiğini,
İlgili kişinin ön lisans programını 16.06.2003 tarihinde tamamladığını, 2 yıllık mobilya ve dekorasyon bölümü mezunu olduğunu, 2000 yılında çıkartılan yönetmelikte ve 2004 yılında değişiklik yapılan yönetmeliğin geçici 1. maddesinde 18/04/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler denildiğini,
Ruhsat ve Denetim Müdür Vekilliğine 17.06.2008 tarih ve 953 sayılı Vali'lik oluru ile atamasının yapıldığını, Müdür vekilliğine atanma yılı 2008 yılı olmasından dolayı, 02.02.2000 tarihinde çıkartılan yönetmeliğin geçici 1. maddesi hükümlerine göre atamasının yapıldığını, bahse konu yönetmeliğin geçici 1. maddesine göre Müdür kadrosuna atama yapılabilmesi için sadece 18/04/1999 tarihinde görevde bulunma şartı getirildiğini aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olma şartı getirilmediğini, ilgili kişinin memuriyet hayatına 1986 yılında başladığını, 04/07/2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde okul bitirme yılı şartı getirildiğini, Bu nedenle, müdür vekilliğine yapılan atamanın 2000 tarihinde çıkartılan yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını,
02 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan; İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14'üncü maddesinde;
“a) Yazı işleri müdürlüğü, personel müdürlüğü, hesap işleri müdürlüğü, iktisat müdürlüğü, zabıta müdürlüğü, itfaiye müdürlüğü kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, iktisat, işletme, iş idaresi ve benzeri sosyal ve idari bilim dallarında en az dört yıllık yüksek öğrenim görmek veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt içi veya yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak,
…………………
g) Diğer müdürlükler için en az dört yıllık yüksek öğrenimi bitirmiş olmak veya denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak” denildiğini,
Yine aynı yönetmeliğin geçici 1‘inci maddesinde;
"İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler." denildiğini,
Ruhsat ve Denetim Müdürlüğüne 17.6.2008 tarih ve 953 sayılı Vali'lik oluru ile atama yapıldığını, 02 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğin 14'üncü maddesinin (a) bendinde belirtilen yazı işleri müdürlüğü, personel müdürlüğü, hesap işleri müdürlüğü, iktisat müdürlüğü, zabıta müdürlüğü, itfaiye müdürlüğü kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, iktisat, işletme, iş idaresi ve benzeri sosyal ve idari bilim dallarında en az dört yıllık yüksek öğrenim görmek veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt içi veya yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olma şartı getirildiğini,
Ancak, Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nün 02 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı resmi gazetede yayımlanan yönetmeliğin (a) bendinde sayılmayıp, (g) bendinde diğer müdürlükler olarak alındığını, Yönetmeliğin (g) bendinde "Diğer müdürlükler için en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş olmak hükmü olduğundan bitirilmesi gereken okulun bölümünün belirtilmediğini, 2008/1204 sayılı ilamda "16.06.2003 tarihinde 2 yıllık mobilya ve dekorasyon bölümünü tamamlamıştır. Bu nedenle müdürlük kadrosu için asilde aranan şartları taşımıyor olması nedeniyle kendisine vekalet ücreti ödenmeyecektir" denildiğini,
2008/1204 sayılı ilamda bitirmiş olduğu okul bölümü göz önünde bulundurulmasına rağmen, 2000 yılında çıkartılan yönetmeliğin 14. maddesinin (g) bendinde ve geçici 1. maddede okul bitirme yılı ve bölüm konusu bulunmadığını,
Ancak Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler denildiğini, ilgilinin memuriyet hayatına da İl Özel İdaresinde 18.04.1999 tarihinden önce başlamış bulunduğunu,
Bu nedenle 657 Devlet Memurları Kanunu’nda ve Bakanlar Kurulu Kararında vekalet etmeye ve ücretini almaya uygunsuz bir konu bulunmayıp, Ruhsat ve Denetim Müdür Vekilliğine 17.06.2008 tarih ve 953 sayılı Vali'lik olurunda da 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86. maddesi gereğince uygun olduğunun belirtildiğini, yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı vekalet ücretinin ödenmesinde bir engel bulunmadığını,
2003 yılında Düzce İl Özel İdare Müdürlüğünde görevli iken İçişleri Bakanlığının açmış olduğu görevde yükselme sınavına Müdürlük için müracaata bulunan Metin ATALAY’ın müracaatının Valilik ve Bakanlıkça kabul edildiğini,
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 8. maddesinde; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” denildiğini,
Bu nedenle; olayda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “İlamın 1’inci maddesi için ileri sürülen itirazların ilamda karşılandığından temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekalet, İkinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175’inci maddesinde;
“……
Kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
….” hükmü bulunmaktadır.
2008 yılında Devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 05.01.2008 tarih ve 26747 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının “Devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“17.4.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur” denilmiştir.
17.4.2006 tarihli ve 2006/10344 Bakanlar Kurulu Kararı’nın “Vekâlet” başlıklı 9’uncu maddesinde ise;
“a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere;
……….
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
Kaydıyla; vekâlet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,
…………………..
Vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
İlgili Bakanlar Kurulu Kararı’nda açıkça ifade edildiği üzere bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere, vekillerin asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımamaları halinde vekâlet ücreti ödenmeyecektir.
02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler Ve İl Özel İdareleri Ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Öğrenim Düzeyi” başlıklı 14’üncü maddesinin b fıkrasında;
“Müdür kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, işletme, iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari bilimler dallarında yüksek öğrenim bitirmiş veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak,” denilmiştir.
İlgili Yönetmeliğin Geçici 1’inci maddesinde ise “İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler.” ifadesi yer almaktadır.
Her iki madde birlikte değerlendirildiğinde müdür kadrosuna atanabilecek bir kişinin öncelikle yönetmeliğin 14’üncü maddesinin b fıkrasında belirtilen bölümlerden birini bitirmiş olması gerekmektedir. Geçici 1. maddede ise yukarıdaki bölümlerden birini bitirmiş personeli bulunmayan kurumlar için 18.04.1999 tarihinde görevde olup yukarıda sayılan bölümlerden bir alt düzeyini bitirenlerin ihtiyaç halinde müdür kadrosuna atanabileceği veya vekalet edebileceği ifade edilmiştir. Yani müdür kadrosuna atanabilmek için gerekli olan asgari öğrenim düzeyi, 18.04.1999 tarihinde tamamlanmış olmak kaydıyla yukarıda sayılan bölümlerin bir alt öğrenim düzeyidir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’ne vekâlet eden Metin ATALAY’ın kamu yönetimi, maliye, işletme, iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari bilimler dallarında herhangi birinden yükseköğretim bitirmediği, bir alt öğrenim düzeyini tamamlamadığı, öğrenim düzeyinin 1999 yılında ön lisans olmadığı görülmektedir. Metin ATALAY 16.06.2003 tarihinde 2 yıllık mobilya ve dekorasyon bölümünü tamamlamıştır. Bu nedenle müdürlük kadrosu için asilde aranan şartları taşımıyor olması nedeniyle kendisine vekâlet ücreti ödenemeyecektir.
Dilekçiler 2003 yılında Düzce İl Özel İdare Müdürlüğünde görevli iken İçişleri Bakanlığının açmış olduğu görevde yükselme sınavına Müdürlük için müracaata bulunan Metin ATALAY’ın müracaatının Valilik ve Bakanlıkça kabul edildiğini belirtmişse de, yapılan müracaatın kabul edilmiş olması, ödemenin mevzuat aykırılığını ortadan kaldırmamaktadır.
Ayrıca dilekçiler, ilamın 2. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, asilde aranan şartları taşımayan vekile vekâlet ücreti ödenmesini bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1204 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
2) 1204 sayılı ilamın 5. maddesi ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin AKDUMAN’a özlük haklarının yanında %190 oranında ek tazminat ödenmesi nedeniyle 3.553,40 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle;
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 8. Maddesinde; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" denildiğini,
Bu nedenle olayda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Sorumlunun tazmin konusu tutar için, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi dışında hiçbir itiraz gerekçesi ileri sürmediği anlaşılmıştır. Tazmin hükmolunan ödeme, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi kapsamında bulunmamaktadır.
Bu itibarla temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36. maddesinde;
“Madde 36: Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” hükmü yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.
Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, Kapsam başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. Ek ödeme Oran ve Miktarları başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” hükmü ile son bulmuştur.
5302 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri,” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.
Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Dilekçiler, ilamın 5. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanun ile getirilen af kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için, çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte, genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1204 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
3) 1204 sayılı ilamın 6. maddesi ile İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekalet eden Alaaddin Yılmaz’ın yıllık izin ve sağlık raporu aldığı dönemde yerine vekalet eden V.H.K.İ. Nurcan Türk’e vekalet ücreti olarak zam ve tazminat farklarının ödenmesi nedeniyle 533,50 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle;
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 8. Maddesinde; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" denildiğini,
Bu nedenle olayda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Sorumlunun tazmin konusu tutar için, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi dışında hiçbir itiraz gerekçesi ileri sürmediği anlaşılmıştır. Tazmin hükmolunan ödeme, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi kapsamında bulunmamaktadır.
Bu itibarla temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosunda bulunan Alaaddin Yılmaz’ın İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekâlet etmesinin öngörüldüğü, ancak Alaaddin Yılmaz’ın İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekâlet görevi devam ederken yıllık izin ve sağlık raporu aldığı dönemde aynı kadroya vekâleten V.H.K.İ Nurcan Türk’ün görevlendirildiği görülmüştür.
Burada Alaaddin Yılmaz’ın sağlık raporu aldığı ya da yıllık izne ayrıldığı dönemlerde İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekâlet görevi sona ermektedir. Bu durumda aynı kadroya (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne) Nurcan Türk vekâlet etmektedir. İlamda belirtildiği gibi Nurcan Türk, Alaaddin Yılmaz’a vekâlet etmemekte, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna vekâlet etmektedir.
Bu durumda da yan ödeme kararnamesine göre zam ve tazminat farklarının alınabilmesi için vekâlet edilen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosunun dolu mu yoksa boş kadro mu olduğu önem arz etmektedir. Çünkü bu kadronun dolu olması durumunda; aynı görev için hem asıl, hem de vekilin zam ve tazminat farklarını alması söz konusu olacaktır ki, bu da mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğinden mümkün değildir. Zaten 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 Bakanlar Kurulu Kararı’nın “Vekalet” başlıklı 9. maddesinde; mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmetiçi eğitim, kurs veya seminer nedeniyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere, vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatların ödenememesi de dolu kadroya vekalet durumunda söz konusu olabilecektir.
Diğer yandan vekâlet edilen kadronun boş kadro olması durumunda, boş kadroya vekâlet eden memurun, asilde aranan şartları taşıması kaydıyla, yan ödeme kararnamesine göre vekâlet ettiği kadronun zam ve tazminat farklarını alması gerekmektedir.
Ancak ilamda vekâlet edilen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosunun dolu kadro mu yoksa boş kadro mu olup olmadığı belirtilmemiştir. Dolayısıyla eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla vekalet edilen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosunun dolu kadro mu yoksa boş kadro mu olduğu ve vekilin (Nurcan TÜRK’ün) asilde aranan şartları taşıyıp taşımadığı hususlarının araştırılarak buna göre yeniden hüküm tesisini teminen 1204 sayılı ilamın 6. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili dairesine TEVDİİNE,
4) 1204 sayılı ilamın 8. maddesi ile Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin AKDUMAN’a görev tazminatı ödemesi yapılırken ek ödeme nedeniyle yapılması gereken mahsup işleminin yapılmaması nedeniyle 463,00 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle;
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 8. Maddesinde; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" denildiğini,
Bu nedenle olayda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Sorumlunun tazmin konusu tutar için, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi dışında hiçbir itiraz gerekçesi ileri sürmediği anlaşılmıştır. Tazmin hükmolunan ödeme, 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi kapsamında bulunmamaktadır.
Bu itibarla temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının korunmasının uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin 16 ncı maddesinde;
“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesine eklenen (c) bendinde yer alan Görev Tazminatı hakkında 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi hükmü uygulanır.” denilmektedir.
4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kanunun 5 inci maddesinin c bendinde aynen;
“Teşkilat veya özel kanunlarında yer alan hükümlere göre kadro karşılığı sözleşmeli, sözleşmeli veya kapsam dışı statüde çalışanlara temsil tazminatı ödenmez. Bu tazminata hak kazananlara personel veya teşkilat kanunları veya diğer kanuni düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan döner sermaye katkı payları, fiilen yapılmayan ders karşılığı ek ders ücreti ödemeleri, fon, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir. (Ek cümle: 29.06.2006- 5536/9 md.) Ancak mahsup işlemleri, görev tazminatına uygulanan mahsupla ilgili hükümler esas alınarak yürütülür. Benzeri ödemelerin kapsamı ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir. Bu tazminat her ne şekilde olursa olsun ikramiyelerin veya başka bir ödemenin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” denilmektedir.
Buna istinaden çıkarılan 10.03.2000 tarih ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4 üncü maddesinde de;
“Bu tazminatın ödenmesinde; aylık (ek gösterge dahil), taban aylığı, kıdem aylığı, makam ve yüksek hakimlik tazminatları, aile yardımı ödeneği, lojman ve yabancı dil tazminatları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 213 üncü maddesinden sonra gelen "Zam ve Tazminatlar" başlıklı Ek Maddesi kapsamındaki zam ve tazminatlar ile aynı Kanunun Ek 33 üncü maddesindeki nöbet ücreti, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Ek 3 ve Ek 17 nci maddeleri kapsamındaki zam ve tazminatlar, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu kapsamındaki üniversite ödeneği, idari görev ödeneği, eğitim öğretim ödeneği ve geliştirme ödeneği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesi kapsamındaki ödenek ve tazminatlar, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve diğer yargı kuruluşlarında ödenen ek ödenek ve ek tazminatlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi kapsamındaki tazminatlar, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler, 13/11/1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan ek ücret ödemeleri, doğal afetler nedeniyle yapılan ödemeler, Personel ve Teşkilat Kanunları gereği verilen ve aylık veya ücret mahiyeti taşımayan mükafat ve ödüller, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun kapsamında yapılan ödemeler, 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler, huzur hakkı, toplantı ödeneği ile yönetim ve denetim görevi karşılığında yapılan ödemeler mahsup işlemine tabi tutulmaz.
Yukarıdaki fıkra kapsamı dışında kalan personel veya teşkilat kanunları veya diğer düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan; ilgili mevzuatları uyarınca kurulmuş fon ve hesaplardan yapılan her türlü ödemeler, 24/6/1994 tarihli ve 4009 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca yapılan ödemeler, İl Özel İdaresi Kanununun 100 ve 140 ıncı maddeleri uyarınca yapılan ödemeler, fiilen yapılmayan ders karşılığı ödenen ek ders ücretleri, maktu ve nisbi olarak ödenen her türlü fazla çalışma ücretleri (asayiş tazminatı dahil, doğal afetler nedeniyle yapılan ödemeler hariç), ek tazminat ve kurumsal bazda yapılan tazminat ödemeleri, 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanunun değişik 2 nci maddesi uyarınca yol tazminatının 1/2 si olarak kamu bankasına yatırılan paralardan her ay itibarıyla yapılan ödemeler, döner sermaye kaynaklarından yapılan her türlü ödemeler, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılan ek tazminat ödemeleri, muhtelif mevzuat çerçevesinde yapılan; ödeme, ücret ödemesi, ek ücret ödemesi, teşvik ödemesi ve ikramiye ile benzeri adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.” hükmü yer almaktadır.
2008/13694 sayılı Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki BKK’nın “Asgari Görev Tazminatı” başlıklı 4’üncü maddesinde “Bu Kararın 1 inci maddesi gereğince ödenecek görev tazminatı tutarından mahsup edilecek tutarın, görev tazminatının %20'sini geçmesi halinde, görev tazminatının % 80'i asgari görev tazminatı olarak ödenir.” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiği zaman gerek temsil, gerekse görev tazminatı alan personele, bu tazminatların ödenmesinde bazı ödemeler mahsup işlemine tabi tutulacaktır. Yapılacak mahsup işleminde hangi ödemelerin dikkate alınacağı veya hangi ödemelerin dikkate alınmayacağı hususu ise Bakanlar Kurulunun 2000/457 sayılı Kararı ile belirlendiği için, yapılacak mahsup işlemlerinin adı geçen Bakanlar Kurulu Kararına göre yapılması gerekmektedir.
Buna göre 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kıyasa mahal vermeyecek suretle genel bir düzenlemeye gidilmiş olup hangi ödeme kalemlerinin mahsup işlemine tabi tutulmayacağı gerek ilgili ödemenin isimleri gerekse ilgili ödemelerin dayandığı kanunlar tek tek sayılmış; ikinci fıkrasında ise hangi ödeme kalemlerinin mahsup işlemine tabi tutulacağı tek tek sayılmakla birlikte (kaynağı belli olup olmadığına bakılmaksızın) fıkranın sonunda “muhtelif mevzuat çerçevesinde yapılan; ödeme, ücret ödemesi, ek ücret ödemesi, teşvik ödemesi ve ikramiye ile benzeri adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık net tutarları temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.” demek suretiyle genel olarak maddenin birinci fıkrasında sayılan ödemelerin dışında kalan tüm ödemelerin mahsup işlemine tabi tutulması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Yapılacak mahsup işleminin oranı ise 2008/13694 sayılı Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki BKK’nın 4. maddesi gereğince görev tazminatı toplam tutarının %20’sini geçemeyecektir. Çünkü ilgili madde de görev tazminatının asgari %80’inin ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Söz konusu BKK’ında ayrıntılı olarak ve tek tek sayılan mahsup işlemine tabi tutulmayacak ödemeler arasında yer almayan ek ödeme (Denge Tazminatı) bedelinin de yukarıda bahsi geçen tazminatlardan (temsil ve görev ) mahsup edilmesi gerekmektedir.
Dilekçiler, ilamın 8. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanun ile getirilen af kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için, çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte, genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, Bakanlar Kurulu Kararnamelerine göre yapılması gereken mahsup işleminin yapılmamasından kaynaklanan kamu zararını bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1204 sayılı ilamın 8. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 30.04.2013 tarihli ve 37089 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.