Temyiz Karar Detayı

Kamu İdaresi
Yılı
2008
Daire
8
Dosya No
35363
Tutanak No
37296
Tutanak Tarihi
04.06.2013
Konu
KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

1- Dilekçi 1029 sayılı ilamın 1.maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz etmekte ise de; söz konusu tazmin hükmünün encümen üyesi Emriye Yavuzyiğit’in başvurusu üzerine düzenlenen 04.06.2013 tarih ve 37292 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamı ile Kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,

2- 1029 sayılı ilamın 2.maddesiyle biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden eğlence vergisi alınmadığı gerekçesiyle 7.300,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Daha önce savunma ekinde gönderilen ve birahanelerin eğlence yeri olarak sayılamayacağından, eğlence vergisi kapsamında olmadığı yönündeki Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 22.04.1994 tarih ve 189 Sayılı kararı gereği vergiden muaf olan kamu zararı hesap tablosunda Serhat Temel ve Şerafettin Cihan'a ait mekanlardan eğlence vergisi alınmadığı, ayrıca Crenides Otel'de müzikli eğlence olmadığı için bu mekana eğlence vergisi tahakkuk ettirilmemiştir. Beldemizde sadece Nadir Topuz'a ait müzikli eğlence yerinden Eğlence Vergisi alınması gerekmekle Belediye İdaresi'nin yetkililerince kendilerine rücu edilmiş ve 13.04.2010 tarih ve 124689 sayılı makbuzla 450,00 TL vergi tahsil edilmiş, makbuz sureti ilişikte sunulmuştur.

Demiştir.

Savcılık Daire kararının kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17.maddesinde “Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri Eğlence Vergisine tabidir.”,

20.maddesinde; “3. (Değişik: 3/10/1984 - 3048/2 md.) Biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktardır.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere Kanunda eğlence vergisi alınacak biletle girilmesi zorunlu olmayan yerler sınırlı olarak sayılmamış “gibi eğlence yerlerinde” ifadesiyle sayılanlara benzer nitelikte yerlerin de vergiye tabi olduğu belirlenmiştir.

Kanunun eğlence vergisinden istisna ve muaflıkları düzenlediği 19.maddesine göre “Bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları olduğu belirtilen yerler.” eğlence vergisine tabi değildir.

Kanunun 19.maddesindeki düzenlemeden açıkça anlaşılacağı üzere bir eğlence yerinin vergiye tabi olmaması için o yerde;

- Bira ve alkollü içki içilmemesi,

- Ruhsatta kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları olduğunun belirtilmesi,

Şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir.

Dilekçede Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun birahanelerin eğlence vergisine tabi olmadığı yönündeki kararından hareketle müzikli eğlence olmayan yerlerin eğlence vergisine tabi olmadığı ileri sürülmekte ise de, bir yerin eğlence vergisine tabi olup olmamasında belirleyici olan o yerde müzikli eğlence yapılması değildir. Zira Kanunun 20.maddesinde müzikli eğlence yapılmayan bilardo ve masa futbolu salonlarının da vergiye tabi olduğu belirtilmiştir.

Dilekçe ekinde gönderilen ve Nadir Topuz’dan yapılan hüküm tarihinden öncesine ait tahsilata ilişkin makbuzdan tahsilat yapılan verginin 2010 yılına ilişkin olduğu, bu nedenle tazmin konusu yapılan 2008 yılına ilişkin bir tahsilat olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Diğer taraftan ilamda belediye başkanı tek başına sorumlu tutulmuş olmakla birlikte, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 38.maddesinde “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.”,

61.maddesinde; “Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.”,

Hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümlere göre eğlence vergilerinin tahsil edilmemesi nedeniyle belediye başkanı ile birlikte muhasebe yetkilisinin de sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla konunun esas yönünden tasdiki gerekmekle birlikte, muhasebe yetkilisinin de sorumluluğa iştiraki bulunduğundan 1029 sayılı İlam’ın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün usulden Bozularak sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın kararı veren Daireye gönderilmesine,

3- İlamın 3.maddesiyle araçlara kasko sigortası yaptırıldığı gerekçesiyle 44.802,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Kilimli Belediyesi'nce, bölge şartlarının dağlık ve engebeli olmasının kazaları kaçınılmaz hale getirdiği ve belediye araçlarının hasar bedellerini karşılayacak mali imkanları olmadığı için kasko yapılması uygun görülmüştür. Belediye asgari ücretli şoför çalıştırarak sahilde kamyon ve iş makineleri ile 130 metrelik dağın altında taş taşıyarak sahili doldurmak suretiyle yol yapımına başlamış tehlike oranı çok yüksek olduğu için burada çalışan kamyon ve iş makinelerine kasko sigortası yaptırılmıştır. Nitekim böyle düşen bir kaya sonucu makine ağır hasar görmüş, makine operatörü koktuğu için işi bırakmıştır. Makine kaskolu olmasaydı 189 Milyar parayı operatörü mahkemeye verip nasıl alacaktık çünkü suçlu değil, çalışılan iş riskli olduğundan böyle onlarca kaza meydana gelmiştir. Bu şekilde kaskodan alınan araçların ve makinelerin kaza bedelleri tahminen 600 Milyar civarındadır.burada kurumun zarara uğratılmaması için kaskolar yapılmıştır.

Demiştir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde,

“Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.”

Denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 60.maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinde kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464.maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.

Buradan hareketle 2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bakıldığında Bütçe Kanununa bağlı (E) cetvelinin 20. sırasında;

Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.

Ancak;

“a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan sözleşmede sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c) Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri,

bütçelerin ilgili tertiplerinden, Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası giderleri ise döner sermaye bütçelerinden ödenir.”

Hükmüne yer verildiği görülmektedir.

Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç ilke olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğindedir. İstisna olarak sayılan giderler dışında Devlet mallarının kasko giderlerinin bütçeden karşılanması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uygun olmadığından 1029 sayılı ilamın 3. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

4- İlamın 4.maddesiyle Yüklenici Orhan Yaşa’ya yaptırılan çatı katı boyası ve greseramik döşenmesi işine ait ihale kararından ve sözleşmeden damga vergisinin kesilmediği gerekçesiyle 384,34 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde; “Belediye yetkililerince damga vergisinin tahsili için girişimlerde bulunulmamış, Orhan YAŞA'ya rücu edilerek damga vergisinin tahsili sağlanmamıştır. Ayrıca kasıtlı olarak tarafıma bilgi ve belge verilmemiştir. Damga vergisine ait tazmin kararının BOZULMASINI talep etmekteyiz.” Demiştir.

Dilekçi konunun esasına yönelik bir itirazda bulunmadığından ilamdaki gerekçelerle 1029 sayılı ilamın 4. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 04.06.2013 tarih ve 37296 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.