Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2008
Daire
6
Dosya No
36760
Tutanak No
37584
Tutanak Tarihi
10.09.2013
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1-1466 sayılı ilamın 1.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.538,54 YTL.nin, 07.09.2012 tarih ve 3936116 sıra nolu tahsilat makbuzu ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
2-1466 sayılı ilamın 2.maddesiyle tazmin hükmolunan 1.105 YTL.nin tahsil edildiği bildirilmekle birlikte tahsilata ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olduğundan Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
3-1466 sayılı ilamın 3.maddesi ile, Şişli Belediyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi işyeri hekimliği sertifikası sahibi olan doktorlarla 2008 yılında işyeri hekimliği sözleşmesi yapılması ve bu konuda Encümen kararı alınarak işyeri hekimliği ücreti ödenmesi nedeniyle 101.371,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun Geçici 6. maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.” denilmektedir.
Bu hüküm karşısında 6331 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan tazmine konu ilam maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından ilgili maddenin işlemden kaldırılmasına,
4-1466 sayılı ilamın 4.maddesi ile, Şişli Belediyesine ait muhtelif araçlara zorunlu olmayan motorlu kara taşıt araçları (kasko) sigortası yaptırılması ve bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 61.111,67 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği'nin "belediye mallarının sigorta edilmemesi esastır" şeklindeki düzenlemesinin kasko sigortası yapılmasını kesinlikle engelleyici bir niteliğe sahip olmadığını, düzenlemenin "esastır" demek suretiyle kamu idarelerine kamu yaranının gerektirdiği durumlar için esastan ayrılma inisiyatifi de tanıdığını,
Nitekim Belediyenin 2007 Bütçesinde, belediye araçlarının kasko sigortaları için de ödenek temin edildiğini ve esas olanın da Belediye Meclisinin tahsis ettiği ödenek olduğunu,
İlam hükmünde işaret edilen mevzuat hükümlerinin, Belediyenin tabi olduğu diğer mevzuat hükümleri ile ihtilaflı bir durum yarattığını, Belediyelerin ihtiyaç duydukları araçları "finansal kiralama" yolu ile edinmelerini engelleyen bir düzenleme bulunmadığını, Finansal kiralama yönteminde, finans kurumunun, ihtiyaç duyulan araçları müşteri adına satın almakta ve ancak mülkiyetini sözleşme sonuna kadar muhafaza etmek suretiyle sözleşmede belirtilen süre boyunca kira bedelleri karşılığında kullanıma tahsis ettiğini,
Kira sözleşmesinin bitiminde ise -gerçekte bu süre araçların bedellerinin ödenmesi süresidir- sembolik bir bedel karşılığında araçların, finans kurumu tarafından kullanıcıya devredildiğini,
Bu sistemde araçların sahibi-kiralayan durumunda bulunan finans kurumunun araçlara kasko sigortası da yaptırdığını, kiralama bedeli adıyla yapılan ödemenin gerçekte aracın satın alma bedelinin taksitleri niteliğinde olduğunu ve bu bedel içinde araçlara yapılan kasko sigorta bedellerinin de bulunduğunu,
Belediyelerin bu sistem ile araç almaları hukuken mümkün ve muteber olduğuna; bu sistem içerisindeki araçlara kasko sigortası yapılmasını engelleyecek yasal düzenleme de bulunmadığına göre, Belediye araçları finansal kiralama yoluyla almışsa kasko sigortası yaptırabilir, başka alım türlerinin kullanılması halinde ise kasko sigortası yapılması kamu zararı doğurucu bir nitelik taşır, sonucunun ortaya çıktığını, Bu yaklaşımın ise hukuk mantığı içerisinde izahı olanaklı olmadığını,
Bir başka hususun da, kaskolar için yapılan ödemenin tamamının kamu zararı olarak ele alınması olduğunu, oysa Belediyenin araçlarına kasko sigortası yaptırmasının amacının, aracın ve/veya üçüncü kişilerin sigortalı aracın karıştığı bir kaza nedeniyle zarar görmesi halinde, hasar ve zararın Belediye Bütçesinden değil, sigorta firması tarafından karşılanmasını sağlamak olduğunu,
Nitekim poliçelerin geçerlik süresi içerisinde belediye araçlarının, trafik kazalarına karıştığını, gerek belediye araçlarında, gerekse üçüncü şahıs ve araçlarda hasar meydana geldiğini, araçtaki hasarın giderilmesi veya üçüncü şahıslara ait araçlara verilen hasar bedellerinin sigorta firması tarafından karşılandığını, o halde, ortada bir kamu zararından söz edilebilmesi için, öncelikle sigorta poliçeleri ile sağlanan faydanın ortaya konulması; bu faydanın sigorta yaptırılması için Belediye tarafından sigorta firmasına yapılan poliçe bedelleri ile karşılaştırılması gerekir ki, böyle bir fayda-zarar analizi yapılmaksızın kamu zararının oluştuğunun ileri sürülebilmesinin hukuken mümkün olmadığını,
Belediye araçlarına kasko sigortası yaptırılmasının mevzuata aykırı olmadığı yönünde kararlar da bulunduğunu, Sayıştay 6. Dairesi'nin 16.4.1996 gün ve 8970 ve 7. Dairenin 10.02.1998 gün ve 8171 sayılı ilamlarında belediye araçlarına kasko sigortası yaptırılmasının hukuka aykırı olmadığına işaret edildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 4. maddesi yönünden; Dilekçede ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılandığından, ayrıca bu konuda Temyiz Kurulunun da istikrar kazanmış kararları mevcuttur. Bu nedenle, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,”şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediye Giderleri” başlıklı 60. maddesi (h) fıkrasında her ne kadar “Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri,” denilmişse de, burada kastedilen sigorta türü özel ve isteğe bağlı sigorta olmayıp, belediyelere ait motorlu araçlara yaptırılması gerekli görülen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106.maddesinde konuya ilişkin olarak aynen;
“Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, İl Özel İdarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85. maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101. maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilerek Belediyenin sahip olduğu motorlu vasıtaların sadece mali sorumluluk sigortasının milli sigorta şirketlerine yaptırabileceği öngörülmüş olmaktadır.
06.07.2005 tarihli ve 25867 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayınlanan “2006-2008 Dönemi Bütçe Çağrısı”na ilişkin Maliye Bakanlığı Tebliği eki olan “2006-2008 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberinin giriş bölümünde, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan idarelerin ödenek tekliflerini orta vadeli program orta vadeli mali plan ile bu Rehberde yer alan esaslara göre hazırlayacakları belirtilmiştir.
Söz konusu Rehberin, “B) ANALİTİK BÜTÇE SINIFLANDIRMASI” bölümünün, Ekonomik sınıflandırmaya ilişkin açıklamaları içeren 5. alt bölümünde, 2006-2008 dönemi bütçe hazırlıklarında esas alınacak olan, giderin ekonomik kodları ve açıklamalarının ekte yer aldığı; giderlerin ekonomik sınıflandırmasında bu açıklamaların esas alınacağı, ödenek tekliflerinin hazırlanmasında ve harcamaların gider kaydının yapılmasında bu açıklamalara titizlikle uyulması gerektiği, açıklanmıştır.
Ekte yer alan Analitik Bütçe Sınıflandırmasına İlişkin Rehberin; “IV-Giderin ekonomik kodlarının açıklamaları” başlıklı bölümünün, “03-Mal ve hizmet alımı giderleri” harcama grubunda yer alan, “03.5.4.02-Sigorta giderleri” başlıklı detay kodunun açıklama kısmında;
“03.5.4.02 Sigorta Giderleri: Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;
- Yanıcı ve patlayıcı maddelerin, ilaçların, gemilerin, uçakların ve bunlara ait depolama yerlerinin sigorta giderleri,
- Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
- Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko),
- Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta giderleri,
- Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,
- İlgili mevzuatı gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri,
bu bölüme gider kaydedilecektir.” denilmek suretiyle diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında devlet mallarının sigorta ettirilmemesi ilke olarak kabul edilmiş ve bu temel ilkenin istisnaları da sayılmıştır. Buna göre taşıtların ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri karşılanabilecektir. İsteğe bağlı sigorta türü olan kasko sigortası giderleri bu kapsamda yer almamıştır.
01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ekonomik Sınıflandırma” başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında;
“(4) Kurumlar, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için belirlenen dört düzey ekonomik kodlardan sadece ihtiyaç duydukları kodları kullanırlar.” denilmektedir. Yine aynı Yönetmeliğin “Hüküm Bulunmayan Haller“ başlıklı 464. maddesinin 1.fıkrasında;
“(1) Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”
denilmektedir.
Bu hükümler karşısında, yukarıda bahsi geçen “Sigorta giderleri” detay koduna ilişkin olarak “Analitik Bütçe Sınıflandırmasına ilişkin Rehber”de yer alan açıklamaların Belediyeler için de geçerli ve bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır.
Dilekçede, Belediye araçlarının finansal kiralama yoluyla alınması halinde kasko sigortası yaptırabildiği ifade edilmişse de; Finansal kiralama yöntemiyle araç temininde geçerli olan mevzuat gereğince sigorta banka tarafından yaptırılmakta ve bedeli kiralama sözleşmesi uyarınca ilgili kurumdan (belediye) tahsil edilmektedir. ilama konu edilen husus ise, belediyenin sahibi olduğu araçların kasko sigortası yaptırılması hususudur ki mevzuatın izin vermediği bir sigorta türünün yaptırılması mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 4.maddesi ile 61.111.67 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
5-1466 sayılı ilamın 5.maddesi ile, Şişli Belediyesi kültür faaliyetlerinin yapıldığı Tiyatro Kare Binasının yangına karşı sigorta ettirilerek bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 6.199,84 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin giderleri" başlıklı 60. maddesi h bendinde sigorta giderlerine yer verildiğini,
İlamda, sigorta giderleri ifadesinin genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderlerini kapsamaktadır, denildiğini, İlamda "sigorta giderleri" için yapılan "mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderleri" yorumunun son derece dar bir yorum olduğunu, Belediyelerin analitik bütçe kod yapısına göre bütçelerini hazırladıklarını, Maliye bakanlığının Analitik Bütçe Sınıflandırılmasına ilişkin rehberin "Giderin Ekonomik Kodlarının açıklamaları" bölümünde;
"03.5.4.02 Sigorta Giderleri: Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
-Yanıcı ve patlayıcı maddelerin, ilaçların, gemilerin, uçakların ve bunlara ait depolama yerlerinin sigorta giderleri,
-Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
-Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko),
-Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta giderleri,
-Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,
-İlgili mevzuat gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri" denildiğini,
Sinema, tiyatro gibi umuma açık binaların sigortalanması zorunluluğu bulunduğunu, Belediyenin kültürel etkinliklerinin yerine getirildiği ve kamu binası niteliğinde bulunmayan Tiyatro Kare binasına yangın sigortası yaptırılması zorunlu olduğundan, Belediyenin kültürel faaliyetler için yapı ilgilileri ile yaptığı sözleşme uyarınca yangın sigortası bedelinin Belediye bütçesinden ödenmesinin mevzuatın ve belediyenin tarafı olduğu sözleşmenin gereği olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 5. maddesi yönünden; Dilekçede ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılandığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediye Giderleri” başlıklı 60.maddesi (h) fıkrasında her ne kadar “Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri,” denilmişse de, burada kastedilen sigorta giderleri ifadesi genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderlerini kapsamaktadır.
06.07.2005 tarihli ve 25867 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayınlanan “2006-2008 Dönemi Bütçe Çağrısı”na ilişkin Maliye Bakanlığı Tebliği eki olan “2006-2008 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberinin giriş bölümünde, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan idarelerin ödenek tekliflerini orta vadeli program orta vadeli mali plan ile bu Rehberde yer alan esaslara göre hazırlayacakları belirtilmiştir.
Söz konusu Rehberin, “B) ANALİTİK BÜTÇE SINIFLANDIRMASI” bölümünün, Ekonomik sınıflandırmaya ilişkin açıklamaları içeren 5. alt bölümünde, 2006-2008 dönemi bütçe hazırlıklarında esas alınacak olan, giderin ekonomik kodları ve açıklamalarının ekte yer aldığı; giderlerin ekonomik sınıflandırmasında bu açıklamaların esas alınacağı, ödenek tekliflerinin hazırlanmasında ve harcamaların gider kaydının yapılmasında bu açıklamalara titizlikle uyulması gerektiği, açıklanmıştır.
Ekte yer alan Analitik Bütçe Sınıflandırmasına İlişkin Rehberin; “IV-Giderin ekonomik kodlarının açıklamaları” başlıklı bölümünün, “03-Mal ve hizmet alımı giderleri” harcama grubunda yer alan, “03.5.4.02-Sigorta giderleri” başlıklı detay kodunun açıklama kısmında;
“03.5.4.02 Sigorta Giderleri : Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
- Yanıcı ve patlayıcı maddelerin, ilaçların, gemilerin, uçakların ve bunlara ait depolama yerlerinin sigorta giderleri,
- Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
- Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko),
- Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta giderleri,
- Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,
- İlgili mevzuatı gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri,
bu bölüme gider kaydedilecektir.”denilmek suretiyle diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında devlet mallarının sigorta ettirilmemesi ilke olarak kabul edilmiş ve bu temel ilkenin istisnaları da sayılmıştır. Buna göre taşıtların ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri karşılanabilecektir. İsteğe bağlı sigorta türü olan kasko sigortası giderleri bu kapsamda yer almamıştır.
01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ekonomik Sınıflandırma” başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında;
“(4) Kurumlar, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için belirlenen dört düzey ekonomik kodlardan sadece ihtiyaç duydukları kodları kullanırlar.”denilmektedir.
Yine aynı Yönetmeliğin “Hüküm Bulunmayan Haller “başlıklı 464 üncü maddesinin 1. fıkrasında;
“(1) Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”denilmektedir.
Bu hükümler karşısında, yukarıda bahsi geçen “Sigorta giderleri” detay koduna ilişkin olarak “Analitik Bütçe Sınıflandırmasına ilişkin Rehber”de yer alan açıklamaların Belediyeler için de geçerli ve bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60.maddesi h bendinde sigorta giderleri yer almaktadır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri ifadesi genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı (deprem sigortası gibi) sigorta giderlerini kapsamaktadır.
Dilekçede Belediyenin kültürel faaliyetler için yapı ilgilileri ile yaptığı sözleşme uyarınca yangın sigortası bedelinin Belediye bütçesinden ödenmesinin mevzuatın ve belediyenin tarafı olduğu sözleşmenin gereği olduğu ileri sürülmekte ise de, bu iddiayı ispatlayan bir sözleşme ibraz edilmemiştir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 5.maddesi ile 6.199,84 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
6-1466 sayılı ilamın 6.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.670 YTL.nin tahsil edildiği bildirilmekle birlikte tahsilata ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olduğundan Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
7-1466 sayılı ilamın 7.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.150 YTL.nin tahsil edildiği bildirilmekle birlikte tahsilata ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olduğundan Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
8-1466 sayılı ilamın 8.maddesi ile; Devlet Memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin Kararın eki II sayılı cetvele göre fiilen büyük yatırım projelerinde görev alan personele ödenmesi gereken ek tazminatın imar ve planlama müdürlüğü, fen işleri müdürlüğü ve emlak-istimlak müdürlüğünde çalışan bütün personele ödenmesi nedeniyle 4.512,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Şişli Belediyesi tarafından yapılan işlerin büyük proje olarak kabulünün mümkün olmamasına karşın Belediye İmar ve Planlama, Fen İşleri ve Emlak İstimlak Müdürlüğünde çalışan personele, "Devlet Memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin kararın eki II sayılı cetvele göre" büyük yatırım proje tazminatı ödenmiş olduğundan hareketle hükmedilen 4.512 YTL tutarında kamu zararı iddiasına karşılık sorguya cevap layihasında yapılan ödemenin hukuki dayanaklarının gösterildiğini ancak 6. Dairenin savunmayı kabul etmediğini, sorguya cevap layihasında ileri sürülmemiş olmakla birlikte (sorguya cevap layihasının verildiği tarihte 6009 sayılı yasa yürürlükte bulunmadığından) yargılama sırasında 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, 6009 sayılı "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun" re'sen dikkate alınmasının icap ettiğini,
Bu itibarla anılan tazmin hükmünün 6009 sayılı yasanın Geçici 8. maddesi uyarınca kaldırılmasını talep etmiştir.
Savcılık; “İlamın 8. maddesi yönünden; Büyük yatırım projesi olmayan, fiilen büyük yatırım projelerinde çalışılmadığı halde, bu işlere mahsus ek tazminat ödenmesi nedeniyle tazmin hükmolunan tutar için, 6009 sayılı Kanununun geçici 8. maddesi dayanak gösterilerek Daire Kararının bozulması istenilmekte ise de; anılan kanun maddesi, herhangi bir mevzuatla düzenlenmemiş olan ödemeleri kapsadığından, söz konusu ödemenin kimlere ve nasıl yapılacağına dair açık düzenleme bulunduğundan, tazmin konusu ödemenin anılan kanun maddesi kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,”şeklinde görüş bildirmiştir.
05.01.2008 tarih ve 26747 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde, “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur.” denilmiştir.
II sayılı cetvelin (E) Teknik Hizmetler başlıklı bölümünün 5. fıkrasında,
"Yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve şehir plancısı kariyerlerini haiz olup, 1-4. derecelerden aylık alanlardan, kurumlarınca belirlenen ve ödeneği bulunan faaliyet halindeki büyük yatırım projelerinde fiilen çalışanlara, ilgili Bakan, Rektör, Vali ve Belediye başkanından adlarına onay alınmak ve kontrol edilen ve onaylanan cetvellerde ödeme yapılacak unvanlar ve sayıları gösterilmek şartıyla, projelerde çalıştıkları sürece aşağıda gösterilen özel hizmet tazminatı oranlan ek olarak ödenebilir.
Bölge Müdürü (Belediyeler hariç), Daire Başkanı ve daha üst idari görevlerde bulunanlara : 30
Diğerlerine : 20
Ancak, bu hükme göre ilave ödemeden yararlanacakların toplam sayısı, kurum kadrolarında söz konusu kariyerlere sahip olarak fiilen görev yapan toplam personel sayısının %10' unu geçemez (hesaplamalarda küsurlar tama iblağ edilir).
Bu tazminat mehil müddeti, her türlü izin, büyük yatırım projeleriyle ilgili olmayan geçici görev, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmet içi eğitim, kurs ve seminer gibi nedenlerle hizmete ara verenlere, ara verdikleri günler için ödenmez." hükmüne yer verilmiştir.
Belediyenin büyük yatırım projesi olmadığı halde ek tazminat ödenmesi mevzuata uygun değildir.
Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, kararname hükümlerine aykırı olarak yapılan ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 8.maddesi ile 4.512 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
9-1466 sayılı ilamın 9.maddesi ile, Belediye bütçesinden Encümen kararı ile Şişli Belediyesi ile ilgisi olmayan Bayburt-Gökçedere Belediyesi ile Balıkesir-Ören Belediyesine nakdi yardım yapılması nedeniyle 17.500, 00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Diğer Kuruluşlarla İlişkiler" başlığını taşıyan 75. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde;
"Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. (...)" düzenlemesi bulunduğunu, yasanın bu maddesinde yer verilmiş olan yetkinin, yine aynı yasanın 14. maddesinde ifadesini bulan ve belediyenin "görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı" şeklindeki düzenleme karşısında bir başka belediyeyi kapsayamayacağı yönündeki belirlemenin hukuki dayanaktan yoksun ve yasa koyucunun iradesine de aykırı olduğunu,
Belediyenin görev, yetki ve sorumluluk alanının belediye sınırlarını kapsaması ilkesinin, yetki tecavüzünü önlemeye yönelik olduğunu, buna karşın 75. maddenin (a) bendinde verilen yetkinin ise belediyeler arasında, yine belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren hususlardaki dayanışma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olduğunu,
Nitekim Van Depremi nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın ülkenin pek çok belediyesinin belediye sınırları dışına çıkarak yardıma koşması ile karşılanabildiğini,
Öte yandan, "sorguya cevap" layihasında belirtildiği üzere, mahalli idarelerin yetkilerini kullanırken başka yerel makamlarla işbirliği yapabilmelerinin, Avrupa Yerel yönetim Şartı'nın da sonucu olduğunu, 5393 sayılı yasada yer alan hükümlerin Avrupa Yerel Yönetim Şartı hükümleri paralelinde ve bu hükümlere uygun olarak yorumlanmaları, hatta çelişmeleri halinde "uluslar arası sözleşme" niteliğindeki hükümlerin üstün hukuk normu olarak kabul edilmeleri gereğinin Anayasamızın 90. maddesinin tabi sonucu niteliğinde olduğunu,
Öte yandan 9 sıra numarasını taşıyan tazmin kararının, 5393 sayılı yasanın 55. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, ilgili maddede, 5018 sayılı Kanuna atıfta bulunmak suretiyle Sayıştay tarafından yapılacak "dış denetim"in mali işlemler ile sınırlı olduğu; "belediyenin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemleri, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından (...)" yapılacağı hususuna işaret edildiğini,
Keza 5018 sayılı yasanın 68. maddesinde de "Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır." denildikten sonra; "Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
"a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b)Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi, suretiyle gerçekleştirilir." hükmüne yer verildiğini,
Gerek 5393 sayılı yasanın 55, gerekse 5018 sayılı yasanın 68. maddesi bir arada değerlendirildiğinde; Sayıştay tarafından yapılacak olan denetimin mali işlemlere ilişkin olduğu ve mali işlemlere ilişkin belgeler esas alınmak suretiyle, mali tabloların güvenilirliği, doğruluğu; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine yönelik olacağı sonucunun ortaya çıktığını,
Bu düzenlemelerden Sayıştay’ın mali işlemler üzerindeki denetleme yetkisinin kapsamına "yerindelik", "hukuka uygunluk" denetiminin dahil edilemeyeceğini,
Nitekim 5393 sayılı yasanın 55. Maddesinin, "hukuka uygunluk" denetim yetkisinin İçişleri Bakanlığına ait olduğuna açıklıkla yer verdiğini,
Bu itibarla, bir belediyenin, hizmetin yerine getirilmesinde yetersiz kalan bir başka belediyeye yardımda bulunması ve bunun için 5393 sayılı yasanın 75. maddesini dayanak olarak göstermesi karşısında hüküm kurulması, Sayıştay'a verilen dış denetim yetkisi sınırlarının dışına çıkılmış olması anlamını taşıdığını,
Tazmin hükmünde ortaya çıkan bir diğer hukuka aykırılığın da, Encümen üyelerinin harcamadan sorumlu tutulmaları olduğunu, Her ne kadar 5018 sayılı yasanın 31. maddesinde, "(...)Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur." denilmekte ise de bu düzenlemedeki sorumluluğun, kurul, komisyon veya komitenin harcama yetkilisi olarak kabul edildiği hallere ilişkin olduğunu, oysa tazmine konu olayda, harcama yetkilisinin, bütçe ile kendisine ödenek verilmiş olan birim yetkilisi olduğunu, bu harcamada encümen tarafından alınmış olan kararın, encümeni harcama yetkilisi yapmadığını,
Bir başka ifade ile 5018 sayılı yasanın 32. maddesindeki "Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır." düzenlemesine paralel olarak Belediye Encümeni tarafından verilmiş bir harcama talimatı bulunmadığını, tazmine konu harcama talimatını verenin, Belediye encümenine teklifte bulunan ve ödeme emri ve eklerini muhasebe yetkilisine gönderen birim yetkilisi olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 9. maddesi yönünden; Dilekçede, Belediye Encümeni kararıyla, Şişli Belediyesi ile ilgisi olmayan Bayburt-Gökçedere ile Balıkesir Ören Belediyelerine yapılan nakdi yardımların, mevzuata ve usulüne uygun yapıldığı belirtilerek, ayrıca 6009 sayılı Kanununun geçici 8. maddesi dayanak gösterilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılması istenilmektedir. Tazmin konusu ödemenin anılan kanun maddesi kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sözü edilen ödeme ile ilgili ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılanmış bulunmaktadır. Bu nedenle temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
832 sayılı Sayıştay Kanununun 1.maddesinde; “Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yolu ile kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.” denilerek Sayıştay’ın görev ve yetkisi tanımlanmış, kanunun 38.maddesinde de; “Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların;
a) Gelir, gider ve mal işlemlerini, bu işlemlere ait sayman hesaplarını bütün kayıt ve belgeleriyle birlikte incelemek ve neticede bütün bu işlem ve hesapları yargılama yolu ile;
b) Bütçe hesabının ve bu nitelikteki diğer hesapların kesilmesini, sayman hesaplarının sonuçlarını, ilgisine göre kesinhesap kanunu tasarıları veya kesin mizan ve bilânçolarla karşılaştırmak suretiyle;
c) Kanunlarda belirtilen diğer konuları ilgili daire ve kurumlardan alınacak bilgi ve belgeleri incelemek ve Sayıştayda gerekli kayıtları kurmak suretiyle;
denetler.”denilmiştir.
46.maddesinde hesapların incelenmesi sırasında;
“…
1. Gelirlerin, alacakların ve her türlü hakların kanunlara, tüzüklere ve yönetmeliklere ve bütçedeki tertiplerine uygun olarak tahakkuk, takip ve tahsil edilip edilmediği,
2. Giderlerin,
a) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere ve bütçedeki tertibine,ödeneğine ve kadroya uygun olarak harcanıp harcanmadığı,
b) Ödemenin istihkak sahiplerinin veya vekillerinin kimliği araştırılmak suretiyle yapılıp yapılmadığı,
c)İdare hesabına giren bütün işlemlerin para ve sair kıymet hareketlerinin kanun, tüzük ve yönetmeliklerdeki hükümlere uygun bulunup bulunmadığı,
3. Taşınır ve taşınmaz malların giriş, saklanış, kullanış ve çıkışları ile bunların bulunması gerekli olan yerlerde tamamen mevcut olup olmadığı hususlarının yürürlükteki kanun, tüzük ve yönetmelik esaslarına göre yapılıp yapılmadığı,
4. Yukarıdaki fıkralarda yazılı bütün işlem ve hesapların belgelere ve kayıtlarına uygun olup olmadığı,
araştırılır.”denilmek suretiyle de hesaptan ne kastedildiği ortaya konulmuştur.
Sayıştay, TBMM adına idarelerin bütçe uygulamalarını denetlemek ve raporlamak, bütçe içinde gelir toplayan ve harcama yapan görevlilerin yürüttüğü mali işlemlerin kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygunluğunu yargılama suretiyle hükme bağlamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Dış Denetim başlığı altındaki 68.maddesinde ise;
“Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır.
Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b)Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi,
Suretiyle gerçekleştirilir.
Dış denetim sırasında, kamu idarelerinin iç denetçileri tarafından düzenlenen raporlar, talep edilmesi halinde Sayıştay denetçilerinin bilgisine sunulur.
Denetimler sonucunda; ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hususlarda düzenlenen raporlar, idareler itibarıyla konsolide edilir ve bir örneği ilgili kamu idaresine verilerek üst yönetici tarafından cevaplandırılır. Sayıştay, denetim raporları ve bunlara verilen cevapları dikkate alarak düzenleyeceği dış denetim genel değerlendirme raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Sayıştay tarafından hesapların hükme bağlanması; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider ve mal hesapları ile bu hesaplarla ilgili işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olup olmadığına karar verilmesidir.
Dış denetim ve hesapların hükme bağlanmasına ilişkin diğer hususlar ilgili kanununda düzenlenir.” denilmiş ve Sayıştay tarafından yapılacak denetim açıklanmıştır.Bu nedenle Sayıştay'a verilen dış denetim yetkisi sınırlarının dışına çıkılmış olduğuna dair dilekçede ileri sürülen itiraz yerinde değildir.
Encümenin sorumlu olmadığına dair itiraz değerlendirildiğinde;
5018 sayılı Kanunun 31.maddesinde Harcama yetkisi ve yetkilisi tanımlanmış ve;
“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.”denilmiştir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararının “Sorumlular” başlıklı 3.bölümünde Harcama Yetkilileri açıklanmış ve (b) şıkkında;
“Kurul, Komite veya Komisyon Üyelerinin Harcama Yetkisinden Doğan Sorumluluğu:
5018 sayılı Kanunun 31. maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur denilmektedir.
Kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamaktadır. Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığında olduğu gibi bazı kuruluşların karar organlarının icra yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle Kanunun 31inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda;
- Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,
- Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına,
- Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme şeklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağına,” karar verilmiştir.
Gökçedere Belediyesi ile Ören Belediyesine yardım yapılması için Encümen tarafından karar alınarak anılan yardımın yapılması konusunda harcama yetkilisine izin verilmektedir.Bu nedenle 5018 sayılı Kanunun 31.maddesi ve Sayıştay Genel Kurulu Kararının ilgili hükümleri gereğince yardımın yapılmasına karar veren Encümen üyelerinin sorumlulukları bulunmaktadır.
Esasa ilişkin itiraz değerlendirildiğinde;
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine 14. maddesinde belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.
Aynı kanunun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75. maddesinde ise “Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
…
” denilmektedir.
Belediye görev ve sorumluluk alanlarına giren konular ile sınırlı olmak üzere ve belediye meclisinin alacağı karar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ortak proje gerçekleştirebilecek, gerekli yardımı yapabilecektir.
Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde,
16.10.2007 tarih ve 556 sayılı Şişli Belediyesi Encümen Kararında;
“Bayburt ili Gökçedere Belediye Başkanlığı, ilçede yapılmakta olan Cumhuriyet Parkı için maddi imkanları kısıtlı olması sebebiyle yardım talebinde bulunmuşlardır.Konu ile ilgili Yazı İşl.Müd.den gelen 16.10.2007 gün 1085/400290 sayılı yazı Encümenimizce tetkik edildi gereği görüşüldü.
Belediyemizden talepte bulunan Gökçedere Belediye Başkanlığına 5393 sayılı Belediye Yasasının 75/a fıkrasına göre 10.000 YTL.yardım yapılmasına, gereği için Yazı İşl.Müd.ğüne karar örneğinin Mali Hizmetler Müd.ne havale ve tevdiine oy birliği ile karar verildi.”denildiği,
13.05.2008 tarih ve 474 sayılı Şişli Belediyesi Encümen Kararında;
“Ören Belediyesi, 05.05.2008 gün ve 2008/12 sayılı Encümen kararı ile belde halkının ihtiyacı olan içme suyu boru hattının yenilenmesi gerektiği için Belediyemizden yardım talebinde bulunmuşlardır.Konu ile ilgili Yazı İşl.Müd.den gelen 13.05.2008 gün 354/432265 sayılı yazı Encümenimizce tetkik edildi gereği düşünüldü.
Belediyemizden talepte bulunan Ören Belediyesine, Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gerekli yardımın yapılması ile ilgili 5393 sayılı Belediye Yasasının 75/a fıkrasına göre 7.500 YTL.maddi yardım yapılmasına, gereği için evrakın Yazı İşl.Müd.ğüne karar örneğinin Mali Hizmetler Müd.ne havale ve tevdiine oy birliği ile karar verildi.”denildiği ve bu kararlar üzerine Bayburt-Gökçedere Belediyesi ile Balıkesir-Ören Belediyesine park ve boru hattı yapımı için nakdi yardımda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun yukarıya alınan madde hükmüne göre belediyeler, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilmekte ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilmektedir. Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 9.maddesiyle 17.500 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
10-1466 sayılı ilamın 10.maddesi ile, Şişli Belediyesi tarafından Bingöl ilinde yapılmış olan camiinin açılışına Bingöllüler Derneği üyeleri ile birlikte katılım için 5 gün beklemeli araç kiralama gideri bedelinin bütçeden ödenmiş olması nedeniyle 14.991,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;Belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde hizmetin "mahalli müşterek nitelikte" gerekliliği, belediye hizmetlerinden yararlanan herkesin üzerinde müşterek olduğu hizmet olarak yorumlanamayacağını, Belediye sınırları içerisinde köken ve aidiyet itibariyle farklı illere mensup pek çok yurttaşın yaşamakta olduğunu, bu yurttaşların kültürlerini sürdürmek adına aidiyetlerinin ifadesi olarak bu illerin adını taşıyan kültür derneklerinde faaliyet gösterdiklerini,
Sivil toplum örgütü niteliğindeki bu örgütlerin, Belediyenin hem paydaşı niteliğinde hem de bu örgütlere üye veya bu örgütlerle temas halindeki yurttaşların sosyal-kültürel ihtiyaçlarının mahalli ve müşterek nitelikli ihtiyaçlar olduğunu,
Belediye sınırları içerisinde yaşayan ve köken itibariyle Bingöllü olan yurttaşların sosyal-kültürel ihtiyaç olarak ortaya koymuş oldukları bir talebin karşılanmasının, mahalli ve müşterek bir ihtiyaç olarak kabul edilmiş olması nedeniyle gerçekleştirilen faaliyetin kamu zararı olarak nitelendirilmesinin, yasanın dar olarak yorumundan kaynaklanan hukuki bir hata niteliği taşıdığını,
Kaldı ki, yerine getirilen bir hizmetin mahalli müşterek nitelikte olup olmadığının takdirinin idareye ait olması nedeniyle takdir alanına giren bir hususta tazmine hükmedilmesinin Sayıştay yargısının alanına girmediğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 10. maddesi yönünden;Dilekçede ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılandığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanununun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Kanunun 14. maddesinde Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadırlar.
Şişli ilçesinde yaşayan Bingöllü vatandaşların derneklerinin Bingöl ilindeki cami açılışı giderinin, mahalli müşterek bir ihtiyaç olarak görülmesi mümkün değildir. Dilekçede, 5393 sayılı yasanın 14 ve 15.maddelerinde belediyenin sınırları dışında herhangi bir faaliyette bulunulmayacağına dair yasaklayıcı veya sınırlayıcı bir hüküm bulunmadığı, mahalli müşterekten anlaşılması gerekenin sadece o ilçe sınırları olmaması gerektiği ve konunun Stratejik planda yer aldığından bahisle yapılan ödemenin yasal olduğu ifade edilmekte ise de 5393 sayılı Kanunun 14. maddesinde belediyenin mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla bu maddede belirtilen hizmetleri görebileceği belirtildikten sonra belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ve ancak Belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetlerinin götürülebileceği açıkça belirtildiğinden yapılan itiraz yerinde değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 10.maddesi ile 14.991,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
11-1466 sayılı ilamın 11.maddesi ile, çeşitli dernek üyeleri ile özel okul öğretmen ve öğrencilerinin İstanbul ili dışına yaptıkları ziyaretler ile Erzincan ilinde belediyenin yardım dağıtması amacıyla araç kiralanması ve bedelinin bütçeden karşılanması nedeniyle 145.464,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; İlamın 10. sırasında yer alan tazmin kararma ilişkin temyiz sebeplerinde belirtildiği gibi, mahalli müşterek ihtiyaç kavramının belediye sınırları içerisinde yaşayan farklı alt kimliklere sahip, farklı kültürlerle yetişen yurttaş ve toplulukların ortaya koymuş oldukları ihtiyaçların tamamı şeklinde anlaşılması gerektiğini, tersinden bir anlatımla, belediye sınırları içerisinde yaşayan ve belediyenin hizmetinin öznesi konumundaki bireylerin tamamını ortaklaştıran hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak algılanması, belediyelere çöp toplama, kaldırım yapımı gibi hizmetlerin dışında bir hizmet alanı bırakmayacağını,
Şişli İlçesi sınırları içerisinde farklı köken ve aidiyet itibariyle farklı illere mensup pek çok yurttaşın yaşamakta ve bu yurttaşların geldikleri illerin adlarını taşıyan veya inançlarını yaşattıklarına inandıkları sivil toplum örgütleri ile sosyal ilişkiler kurmak suretiyle kendilerine yaşam tarzı oluşturduğunu,
Bu yurttaşların ilişkide bulundukları sivil toplum örgütleri, kültürlerini, geleneklerini sürdürme ihtiyacını ve ihtiyaçları karşılamaya yönelik projelerini Belediyeye talep olarak yöneltmekte ve Belediyenin de bu taleplerden sosyal-kültürel olarak kabul görenleri karşılama yönünde hizmetler verdiğini, üstelik bu gezilere, Belediyenin Stratejik Planında yer verildiğini ve Belediye Meclisi tarafından da ödenek tahsis edilmiş olan projeler olduğunu,
Örneğin alevi kökenli yurttaşların, kendilerince kutsal sayılan Antalya Elmalı'daki türbeye ziyaret etmek için dernekleri vasıtasıyla Belediyeye başvurduklarını, bu talebin, Şişlideki alevi kökenli yurttaşlar bakımından müşterek bir kültürel ihtiyaç niteliği taşıdığını,
Özel okul öğrencilerinin "Anıtkabir Gezisi"ne götürülmesinin, o özel okulun bir faaliyetine destek verilmesi şeklinde anlaşılması da yerinde olmadığını, Belediyenin, özel okul devlet okulu ayrımı yapılmaksızın Şişli'deki tüm öğrencilere yönelik olarak Anıt Kabir'e gezi düzenlediğini, öğrencilerin etaplar halinde bu tür gezilere dahil edildiğini, Bu itibarla özel bir okulun faaliyetinin desteklenmesi yönündeki algının hatalı olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 11. maddesi yönünden; Dilekçede ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılandığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Kanunun 14. maddesinde Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadırlar.
Besni Eğitim Vakfı, Şirvanlılar Derneği, Feriköy Emekliler Derneği, Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü, Sularbaşı Derneği, Feriköy Kilisesi ile Kayacık Derneği, Mahmut Şevket Paya Cemevi üyeleri ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyelerinin talepleri doğrultusunda çeşitli illere gezi düzenlenerek bu amaçla araç kiralanması mahalli müşterek bir ihtiyacın karışlanmasına yönelik değildir.
Ayrıca Şişli Belediyesinin Erzincan ilinde yardım dağıtması için araç kiralanması hususu Erzincan ilinin Şişli Belediyesinin kendi görev, sorumluluk ve yetki alanına girmediği için mümkün değildir. Şişli ilçesi sınırları içinde yaşayan yurttaşların ihtiyaçlarını karşılamakla mükellef olan belediyenin diğer iller için harcama yapması söz konusu olamaz.
Yine özel bir okul olan Nilgün Doğan Koleji öğretmen ve öğrencilerinin Ankara Anıtkabir ziyareti giderinin ödenmesi de mümkün değildir. Bu okulun düzenlemiş olduğu gezi giderlerinin kendilerince karşılanması gerekmektedir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 11.maddesi ile 145.464,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
12-1466 sayılı ilamın 12.maddesi ile, Şişli Belediyesince Karadeniz illeri tanıtım filmleri, Karadeniz müzikleri alımı, Karadeniz fıkraları satın alınması için yapılan giderlerin bütçeden karşılanması nedeniyle 99.515,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Belediyelerin varlık sebebinin, belde sakinlerinin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu, bütçeden yapılmış olan harcamanın, ilamda belirtildiği gibi özel olarak sadece Karadenizli vatandaşlar düşünülerek yapılmış bir harcama olmadığını, yapılan harcama böyle addedilse bile, diğer belde sakinlerine de kendi alanlarında başka hizmetler sunulduğunu, hepsinin ayrı ayrı özel harcama kabul edilmesi durumunda belediyelerin halka hizmet sunmaları imkanının kalkacağını,
Karadeniz illerini tanıtmaya yönelik filmin, bir hizmet alımı olarak ve 4734 sayılı yasanın 22. maddesi uyarınca temin edildiğini,
Yasa koyucunun, "Bu maddeye göre yapılacak alımlarda, ihale komisyonu kurma ve 10. maddede sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilir." dediğini ancak, temin edilen hizmet alımı sanat eserleri ve fikri haklar alanına dahil bir iş niteliği göstermesi nedeniyle, piyasaca belirlenebilir bir fiyatı da bulunmadığını,
Bu itibarla, hizmet alımı öncesinde ajans ve yapım şirketlerinin benzer konularda yapmış oldukları tanıtım filmlerinin izlendiğini ve ihtiyacı karşılayacak sanatsal yapım için elverişli firmanın belirlenerek bu firmadan fiyat istenildiğini,
Bir başka ifade ile alımın 4734 sayılı yasanın 22. maddesinin (a) ve (b) maddeleri kapsamında değerlendirildiğini,
Öte yandan, gerçekleştirilen alıma ilişkin "cd" ve "kitaplar"ın, Şişlide yaşayan Karadenizli vatandaşlara dağıtıldığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Kanunun 14. maddesinde Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22.maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlakta 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Ödeme emirlerinin incelenmesinde;
a) Belediye tarafından Karadenizli vatandaşlara yönelik Trabzon, Ordu, Rize, Giresun, Bayburt, Samsun illeri tanıtım filmi hazırlatılarak Karadeniz Medya firmasına 35.400 YTL para ödendiği, Firmanın teklif yazısında Başkanlıkça istemiş olduğunuz Karadenizli vatandaşlara yönelik program çekimi için teklif ederiz denildiği,
b) Belediye tarafından Ordulu vatandaşlara yönelik ordunun tarihi, turistik yönlerini anlatan film yapımı için Ordu Dijital Yayıncılık firmasına 28.320 YTL ödendiği, yaptırılan film CD sinin evrakların ekinde yer almadığı,
c) Yine belediye tarafından Ordulu vatandaşlara yönelik ordunun tarihi, turistik yönlerini anlatan film yapımı için Ordu Dijital Yayıncılık firmasına 28.320 YTL ödendiği, yaptırılan film CD sinin evrakların ekinde yer almadığı,
d) Belediyenin Karadeniz müzikleri alımı için Sevim Şahin Akın adlı kişiye 2.475 YTL ödendiği, ödeme emri ekinde müzik Cd sinin yer almadığı,
e) Belediyenin Karadeniz fıkraları alımı için Ali Öztürk adlı kişiye 5.000 YTL ödendiği, Ödeme emri ekinde satın alınan fıkra kitabı bulunmadığı görülmüştür.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri, bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadırlar. Karadenizli vatandaşlara özel bu şekilde harcama yapılması belediyenin var olma amacına da aykırılık teşkil etmektedir.
Piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek teklif alınmak suretiyle Karadeniz illerinin tanıtımına ilişkin program çekimi ile müzik cd’si ve fıkra kitabı alımının mahalli müşterek nitelikte değerlendirilmesi ve belediye giderleri arasında yer alması mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 12.maddesi ile 99.515,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
13-1466 sayılı ilamın 13.maddesi ile, Şişli Belediyesince ülke turizmine katkıda bulunmak için Erzincan Yaylabaşı Munzur Havacılık ve Doğa Sporları isimli Derneğe spor malzemesi satın alınması, Cevahir Otelde yapılan yemekli Erzincanlılar gecesi giderlerinin karşılanması, Kastamonulular için yemekli gece düzenlenmesi ve giderlerinin bütçeden karşılanması nedeniyle 46.659,62 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Munzur Havacılık ve Doğa Sporları isimli Derneğe "yamaç paraşütü" temin edilmesinin, amatör spor kulüplerini destek amacıyla ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmü gereği olduğunu,
TÜİK'in Eylül 2010 demografik verilerine göre, Şişli İlçesinin seçmen listesinde bulunan ve İstanbul dışındaki illerin nüfusuna kayıtlı seçmen sayısı bakımından Erzincan’ın 3., Kastamonu’nun ise 4. sırada bulunduğunu,
Bir başka ifade ile Erzincanlı ve Kastamonuluların Şişli İlçesinin en büyük bölümünü oluşturduğunu,
Bu toplulukların kültürlerinin Şişli'nin kültürünün de önemli bir bölümünü oluşturduğunu bu itibarla, bu kültürlerin yaşatılmasına yönelik etkinliklerin mahalli müşterek nitelikli olarak kabulü gerektiğini,
Etkinlik giderlerinin, 4734 sayılı yasanın 22. maddesi uyarınca; "doğrudan temin" müessesesi ile gerçekleştirildiğini, Erzincanlılar Gecesinin Şişli Grand Cevahir Otel'de yapıldığını, geceye davetli katılımcı sayısı ve otelin ağırlama kapasitesi bakımından, Şişli Grand Cevahir Otel'in alternatifi bulunmadığını, böyle bir durumda yaklaşık maliyetin, tedarikçinin teklif ettiği bedel ile örtüşdüğünü, tazmin hükmüne konu alımların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Beş yıldızlı otelde düzenlenen Erzincanlılar gecesinin tüm masraflarının ve yemekli olarak düzenlenen Kastamonulular gecesinin giderlerinin Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri kapsamında ya da herhangi bir biçimde bütçeden ödenmesi mümkün değildir.
Yine Erzincan’da bulunan bir derneğe yamaç paraşütü alınarak bedelinin “Diğer Sosyal Amaçlı Transferler” ekonomik kodundan ödenmesi, Şişli ilçesinde yaşayan halkın mahalli müşterek ihtiyacı olmadığı için ödenmesi mümkün değildir. Bilindiği üzere 5393 sayılı Kanunun 14. maddesine göre Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsamaktadır ve diğer illerde yer alan kişi ya da kurumlar için bütçeden harcama yapılması mümkün değildir.
Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri, bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadır.
4734 sayılı Kanunun yukarıda sözü edilen ilkelerine uyulmadan, mahalli müşterek nitelikte değerlendirilmesi mümkün olmayan, belediye giderleri arasında yer almadığı gibi temsil ağırlama gideri olarak da düşünülmesine imkan olmayan hizmetlerin bütçeden ödenmesi mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 13.maddesi ile 46.659,62 YTL.ye ilişkin olarak yapılan tazmin hükmünün TASDİKİNE,
14-1466 sayılı ilamın 14.maddesi ile; Birinci Dünya Futbol Kongresi sponsorluk bedelinin belediye bütçesinin temsil, ağırlama ve tören giderleri ekonomik kodundan karşılanması nedeniyle 8.850,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir. (Birinci Dünya Futbol Kongresi için gala yemeği düzenlenmesi ve bu organizasyonu yapan firmaya ödeme yapılması.)
Dilekçi dilekçesinde aynen, “Piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek teklif almak suretiyle temsil ağırlama gideri olarak düşünülmesinin yanı sıra bütçeden de herhangi bir şekilde ödenmesi mümkün olmayan Dünya Futbol Kongresine ilişkin sponsorluk bedelinin bütçeden karşılanması suretiyle meydana gelen kamu zararı” demiş.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir.
Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Rekya Reklamcılık Tur. Ve Org. Firması tarafından yapılan 1.Dünya Futbol Kongresi sponsorluk bedelinin de yine temsil ağırlama yönergesi hükümleri çerçevesinde ödenmesi mümkün değildir. Dünya Futbol kongresi mahalli sporu ilgilendiren bir kongre değildir ve profesyonel bir içerik taşımaktadır. Bu nedenle mahalli müşterek ihtiyaçlar içinde yer almayan böyle bir giderin bütçeden her hangi bir şekilde ödenmesi mümkün değildir.
Piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek teklif alınmak suretiyle temsil ağırlama gideri olarak düşünülmesinin yanı sıra bütçeden de herhangi bir şekilde ödenmesi mümkün olmayan Dünya Futbol Kongresine ilişkin sponsorluk bedelinin bütçeden karşılanması mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 14.maddesi ile 8.850,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
15-1466 sayılı 15.maddesi ile, Şişli Belediyesinin Yılbaşı, Ramazan ve Kurban bayramlarında hediye edilmek üzere Vakko, Derkon Deri ve Aydınlık A.Ş firmalarından gömlek, kravat, triko, şal, mendil satın alınarak bedelinin Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle 125.439,22 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Tazmin hükmünün 15. maddesinde, Şişli Belediyesinin Yılbaşı, Ramazan ve Kurban bayramlarında hediye edilmek üzere Vakko, Derkon Deri ve Aydınlık A.Ş firmalarından gömlek, kravat, triko, şal, mendil satın alınarak bedelinin Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri ekonomik kodundan ödenmede bulunulmasının kamu zararına yol açıcı nitelikte bir ödeme olduğu tespitine yer verildiğini belitmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir.Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
1653 nolu ödeme emri ile eklerinde yapılan incelemede Belediyenin yılbaşı etkinliği için Vakko firmasından 161 kişiye hediye edilmek üzere toplam 37.784,70 YTL tutarında, gömlek, eşarp, kravat, kaşkol, kolye, bluz, mendil, triko hediye aldığı görülmüştür. Alınan bu hediyelerin; muhtelif gazete çalışanları ve gazete sahiplerine, muhtelif TV kanal çalışanları ve Genel yayın Yönetmenlerine, Şişli Müftüsü, Defterdar, Gençlik Spor İl Müdürü, İstanbul Emniyet Müdürü, TGRT genel Yayın Yönetmeni, Zaman Genel Yayın Yönetmeni, Ankara Emniyet Müdürü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, İller Bankası Genel Müdürü, Vergi Dairesi Müdürü, Şişli Kaymakamı, İstanbul Üniversitesi Rektörü, İstanbul Valisi, Vakıflar Genel Müdürü, Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı ile kim oldukları belli olmayan bazı kişilere verilmek üzere alındığı anlaşılmıştır.
2021 nolu ödeme emri ile yılbaşı kutlaması için Aydınlık Uluslararası Tic.Aş’den satın alınan 25.560 TL.lik ve 155 adet gömlek, kravat bedeli hediye ekinde yer alan listede yer alan kişilerin kim oldukları belirtilmemiştir.
14195 nolu ödeme emri ile kurban bayramı kutlaması için Derkon Deri A.Ş firmasından gömlek, kravat ve mendillerin her birinden 8 adet alımı karşılığı 3.801,48 TL lik hediyenin kimlere alındığı anlaşılamamıştır.
13478 nolu ödeme emri ile ramazan bayramı kutlaması için Vakko firmasından gömlek, kravat, mendil, şal, triko alımı karşılığı ödenen 29.019,90 TL’lik hediyelerin kime alındığı anlaşılamamıştır.
15146 nolu ödeme emri ile yine yılbaşı kutlaması için Vakko firmasından satın alınan 29.273,14 TL lik gömlek kravatların ilçe protokolüne hediye edilmek üzere alındığı anlaşılmıştır.
Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin “Temsil Giderleri” ile ilgili 4.maddesinin uygulanmasında “görevle ilgili olmak” şartının yerine getirilmesi gerekmektedir.
Yılbaşı kutlaması ve diğer dini günler için satın alınan hediyelerin bu şartı taşımadan, uzunca bir liste hazırlanmak suretiyle ilgili ilgisiz kimselere dağıtıldığı anlaşılmaktadır. Belediyenin kaynaklarının bu şekilde kullanılması temsil ağırlamanın amacına aykırı olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması ile kötüye kullanılmaması ilkesine de aykırıdır.
Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Savurganlıktan Kaçınma” başlıklı 17. maddesinde ise “Kamu görevlileri, kamu bina ve taşıtları ile diğer kamu malları ve kaynaklarının kullanımında israf ve savurganlıktan kaçınır; mesai süresini, kamu mallarını, kaynaklarını, işgücünü ve imkanlarını kullanırken etkin, verimli ve tutumlu davranırlar.” denilmektedir.
4734 sayılı Kanunun ilkelerine uyulmadan, daha önce belirlenmiş firmalardan, temsil faaliyetinin görevle ilgili olma şartını sağlamadan, kamu kaynaklarını etkili, verimli ve tutumlu kullanmayarak bazı firma ve mağazalardan büyük kısmı kime verildiği belli olmayan hediye satın alınması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırıdır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 15.maddesi ile 125.439,22 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
16-1466 sayılı ilamın 16.maddesi ile, 19 Mayıs Atatürk'ü anma etkinlikleri çerçevesinde 5N Artı 1K Yayıncılık firması aracılığıyla gazeteye ilan verilmiş olmasına karşın, ilgili gazetenin ödeme emrine eklenmemiş olması nedeniyle 3.304 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde,19 Mayıs Atatürk'ü anma etkinlikleri çerçevesinde 5N Artı İK Yayıncılık firması aracılığıyla gazeteye ilan verilmiş olmasına karşın, ilgili gazetenin ödeme emrine eklenmediği; söz konusu hizmetin tek teklif alınmak suretiyle ve piyasa araştırması yapılmadan gerçekleştirilmesi nedeniyle, hizmet bedeli karşılığında yapılan ödemenin kamu zararına yol açıcı nitelikte olduğuna hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 49. maddesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde; Onay Belgesi ve Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağının ödeme evrakına ekleneceği hüküm altına alınmıştır.
Yine Yönetmeliğin “Tarifeye Bağlı Ödemeler” başlıklı 27. maddesi uyarınca ilan giderlerinin ödenmesinde;
1) Harcama talimatı,
2) Fatura,
3) İlanın hangi tarihte ve hangi yayın aracıyla (radyo, televizyon ve benzeri raçlar) yapıldığına ilişkin yazı veya tutanak,
4) Basılı yayınlarda (gazete, dergi ve benzeri yayınlar) ilanın yapıldığı gazete veya derginin nüshası ödeme emrine ekli olacağı düzenlemesi de yapılmıştır.
İlama konu olayda, 6040 nolu ödeme emri belgesi ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramına ilişkin 5N Artı 1K Yayıncılık firması aracılığı ile gazeteye ilan verilme bedeli ödenmiş olmasına karşılık, ilanın yer aldığı gazetenin ise eklenmediği görülmüştür.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 16.maddesi ile 3.304 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNİN, uygun olacağı düşünülmektedir.
17-1466 sayılı ilamın 17.maddesi ile, Şişli Belediyesince Başkanlık ve Meclis katında çalışan kişiler için Kemal TANCA mağazasından 40 adet ayakkabı alınması ve bedelinin Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri kaleminden belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 4.160,16 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Şişli Belediyesince Başkanlık ve Meclis katında çalışan kişiler için Kemal TANCA mağazasından 40 adet ayakkabı alınması ve bedelinin Temsil Ağırlama Ve Tören Giderleri kaleminden belediye bütçesinden ödenmesi kamu zararına yol açıcı nitelikte olduğuna hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediye giderlerinin neler olduğu 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60.maddesinde tek tek sayılmıştır. Buna göre;
“a) Belediye binaları, tesisleri ile araç ve malzemelerinin temini, yapımı, bakımı ve onarımı için yapılan giderler.
b) Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler.
c) Her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri.
d) Vergi, resim, harç, katılma payı, hizmet karşılığı alınacak ücretler ve diğer gelirlerin takip ve tahsili için yapılacak giderler.
e) Belediye zabıta ve itfaiye hizmetleri ile diğer görev ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılacak giderler.
f) Belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderleri.
g) Mezarlıkların tesisi, korunması ve bakımına ilişkin giderler.
h) Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri.
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.
j) Dava takip ve icra giderleri.
k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri.
l) Avukatlık, danışmanlık ve denetim hizmetleri karşılığı yapılacak ödemeler.
m) Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri.
n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler.
o) Belediye hizmetleriyle ilgili olarak yapılan kamuoyu yoklaması ve araştırması giderleri.
p) Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler.
r) Şartlı bağışlarla ilgili yapılacak harcamalar.
s) İmar düzenleme giderleri.
t) Her türlü proje giderleri.” denilmektedir.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir.Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Söz konusu alımda, ödeme emri ekinde piyasa fiyat araştırma tutanağı bulunmadığı sadece Kemal Tanca firmasından alınan teklif yazısının bulunduğu görülmüştür. Yine satın alınan ayakkabıların kimlere nasıl dağıtıldığı konusunda da her hangi bir bilgi ya da belge de yer almamaktadır.Kaldı ki yapılan ödemenin, Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri tertibinden karşılanması da mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 17.maddesi ile 4.160,16 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
18-1466 sayılı ilamın 18.maddesi ile, Şişli Belediyesi Başkanlık Makamının Diyarbakır ve çevresinde kaynaşma ve dayanışma organizasyonu yapılması amacıyla gidilen Diyarbakır ilindeki Dedeman Otel konaklama gideri ile yine Başkanlık Makamı Malatya gezi heyetinin Altın Kayısı Otel giderlerinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 3.520,60 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Belediyenin Diyarbakır ve çevresinde kaynaşma ve dayanışma organizasyonu yapılması amacıyla gidilen Diyarbakır ilindeki konaklama giderleri ile yine Belediyenin Malatya gezisine katılan heyetin konaklama giderlerinin bütçeden ödenmesinin, mevzuat hükümlerine aykırı olduğuna ve kamu zararı oluşturduğuna hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Şişli Belediyesinin Malatya ve Diyarbakır illerinde kamu hizmeti açısından bir bağlantısı bulunmadığı gibi, Şişli ilçesinde yaşayan vatandaşların mahalli ve müşterek ihtiyaçlarını da ilgilendirmemektedir. Siyasi olarak yapılacak faaliyet ve ziyaretlerin gerektirdiği giderlerin bütçeden karşılanması mümkün değildir. Bunun yanında 9835 nolu ödeme emri belgesine ekli Dedeman otel faturası incelendiğinde, konaklama gideri ödenen kişilerin Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun KAHYAOĞLU, ihale bürosunda görevli memur Kenan ÇELİK, Park Bahçeler Müdürü Esra DEDE, Danışmanlar Nemci HAYAL ve Aydın ÖNAL ile memur Bekir KAPLAN’a ait olduğu görülecektir.Bu kişilerin konaklama, yemek, minibar, cafe gibi diğer giderleri de faturaya dahil edilmiştir.
Yine 11331 nolu ödeme emri ekindeki Kayısı Otel faturası ve eklerinin incelenmesinde, otelde konaklayan kişilerin Başkanlık makamında işçi statüsünde çalışan danışmanlar, belediye baş şoför ve şoförleri ile basın müdürlüğü personeli olduğu anlaşılmaktadır. Bu kişilerin konaklama, restoran, çamaşır gibi diğer giderleri de faturaya dahil edilmiştir.
Sözkonusu ödemelerin bütçeden karşılanması yukarıya alınan mevzuat hükümlerine aykırıdır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 18.maddesi ile 3.520,60 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
19-1466 sayılı ilamın 19.maddesi ile, Şişli Belediyesi'nin yaptığı faaliyetlerin duyurulması için program yapımı adı altında Kural Tanıtım ve Org. Firmasına bütçenin temsil ağırlama ve tören giderleri tertibinden ödeme yapılması nedeniyle 17.700 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Şişli Belediyesi'nin yaptığı faaliyetlerin duyurulması için program yapımı adı altında Kural Tanıtım ve Org. Firmasına bütçenin temsil ağırlama ve tören giderleri tertibinden yapılan ödeme yersiz bulunarak, hizmet bedelinin kamu zararı oluşturduğuna hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun tanımlar başlıklı 3. maddesinde belediye, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır. Buna göre;
“a) Belediye binaları, tesisleri ile araç ve malzemelerinin temini, yapımı, bakımı ve onarımı için yapılan giderler.
b) Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler.
c) Her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri.
d) Vergi, resim, harç, katılma payı, hizmet karşılığı alınacak ücretler ve diğer gelirlerin takip ve tahsili için yapılacak giderler.
e) Belediye zabıta ve itfaiye hizmetleri ile diğer görev ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılacak giderler.
f) Belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderleri.
g) Mezarlıkların tesisi, korunması ve bakımına ilişkin giderler.
h) Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri.
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.
j) Dava takip ve icra giderleri.
k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri.
l) Avukatlık, danışmanlık ve denetim hizmetleri karşılığı yapılacak ödemeler.
m) Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri.
n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler.
o) Belediye hizmetleriyle ilgili olarak yapılan kamuoyu yoklaması ve araştırması giderleri.
p) Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler.
r) Şartlı bağışlarla ilgili yapılacak harcamalar.
s) İmar düzenleme giderleri.
t) Her türlü proje giderleri.” denilmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler aranacağı belirtildikten sonra, 49. maddesinde ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde; Onay Belgesi ve Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağının ödeme evrakına ekleneceği hüküm altına alınmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. 5018 sayılı Kanun’un yukarıda geçen 8. maddesi uyarınca, belediye gelirlerini elde etme ve bunları kullanmakla görevli olanların, bu kaynakları etkili, ekonomik, verimli, hukuka uygun ve belde sakinlerinin ihtiyaçları doğrultusunda kullanması gerekmektedir.
Ödeme emrine ekli olan ve SKY TV’ye yaptırıldığı anlaşılan program CD’lerinin incelenmesinde; CD’lerin 3’ünde “Hakkınızı Arayın” adlı televizyon programının yer aldığı, sadece bir CD’de belediye başkanının konuk olarak katıldığı programın kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Ödeme evrakına ekli faturanın program sponsorluk bedeli olarak kesildiği, ilgili onay yazısında “Hakkınızı Arayın” isimli televizyon programı için teklif alındığı ve ödeme yapılacağı anlaşılmıştır. Ancak alınan teklifin sadece bir adet olduğu ve teklif mektubunda “Hakkınızı Arayın” programının SKY TV isimli televizyonda yayınlanan hukuk programı için sponsorluk bedeli teklifimiz 4 program bölüm başına 5000 TL + KDV’dir” denilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere program yapımı daha önceden belirlenmiş olan bir firmaya verilmiştir.
Kamu gideri ile bağdaşmayan, mahallî müşterek nitelikte olmayan ve belediyeye ait bir vazifenin ifası maksadıyla olmadığı görülen bu giderin belediye bütçesinden ödenmesini 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesine göre belediye gideri olarak değerlendirmek mümkün değildir.Diğer yandan Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama Ve Tören Giderleri Yönergesi maddeleri arasında herhangi bir televizyon programı için sponsorluk gideri ödenebileceğine izin veren bir madde bulunmamaktadır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 19.maddesi ile 17.700 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
20- 1466 sayılı ilamın 20. maddesi ile verilen 9.929,00 YTL.nin tazminine dair hükmün, yargılamanın iadesi yoluyla düzenlenen 27.11.2012 tarih ve 12626 tutanak sayılı Daire ilamıyla kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla; bu hususta Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına,
21-1466 sayılı ilamın 21.maddesi ile, Şişli Belediyesi Başkanlık makamı, Başkan yardımcıları, Müdürler ve Müdür yardımcılarına yönelik Silivri Klasis Otelde konaklamalı seminer organizasyonu yapılarak bedelinin Forbes firmasına belediye bütçesinin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle 56.687,04 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, söz konusu organizasyonun iki gün süren ve Belediyede yönetim kademesinde yer alan tüm personelin katıldığı Belediyenin hizmetlerinin, projelerinin kolektif olarak değerlendirildiği; yürütülen hizmet ve projelerde ortaya çıkan sorunların ele alındığı, sorunlara çözümlerin tartışıldığı bir organizasyon olduğunu,
Bu organizasyon tatil, dinlenme vb. amaçla yapılmadığını, tatil veya dinlenme amacıyla İstanbul'a 60 km mesafede, büyükşehir sınırları içerisindeki bir otelin seçilmesi de zaten makul ve mantıklı olmayacağını,
Öte yandan; anılan organizasyona katılımcı sayısının yüksekliği nedeniyle uygun yer olarak Silivri Klasis Otelin belirlendiğini ve "ihtiyacın sadece gerçek veya tüzel tek kişi tarafından karşılanabileceğinin tespit edilmesi" üzerine 4734 sayılı yasanın 22/a maddesinde belirtilen usul çerçevesinde alımın gerçekleştirildiğini ancak ödemesinin "teknik" nedenlerle "temsil ağırlama ve tören giderleri" için ayrılmış olan ödenekten yapıldığını, 4734 sayılı yasanın 22/a maddesi halinde rekabet veya birden fazla istekliden fiyat alınması söz konusu olmadığından; yaklaşık maliyet hesaplaması yapılmasına da ihtiyaç duyulmadığını belirtmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Yapılan incelemede, eğitim semineri organizasyonu olarak belirtilen faaliyetin beş yıldızlı otelde, “ultra her şey dahil” sistemde 102 single oda ücreti ödenerek gerçekleştirildiği ve eğitim faaliyeti olduğunu gösteren herhangi bir bilgi ya da belgenin yer almadığı anlaşılmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri, bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadırlar.
Yukarıdaki kanun ve Temsil Ağırlama Tören Yönergesi hükümlerine göre, Belediye Başkanlık makamı, Başkan yardımcıları, Müdürler ve Müdür yardımcılarının konaklamalı tatil giderinin bütçeden herhangi bir şekilde ödenmesi mümkün değildir. Ağırlama faaliyeti ancak beldenin misafiri konumunda olan kişiler için yapılabilir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 21.maddesi ile 56.687,04 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNİN, uygun olacağı düşünülmektedir.
22-1466 sayılı ilamın 22.maddesi ile, Antalya ilinde MİTAGED tarafından düzenlenen seminer sırasında belediye personelinin Antalya sınırları içindeki tarihi ve turistik yerlerin gezdirilmesi amacıyla 5 günlüğüne araç kiralanması ve yine belediye başkanlık makamı personeli, başkan yardımcıları ve müdürlere yönelik olarak fikir alışverişi amacıyla Silivri Klasis Otelde konaklamalı toplantı düzenlenmesi ve tüm bunların masraflarının belediye bütçesinden karşılanması nedeniyle 34.254,98 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, MİTAGED tarafından Antalya İlinde düzenlenmiş olan seminer personelinin Antalya sınırları içindeki tarihi ve turistik yerlerin gezdirilmesi amacıyla 5 günlüğüne araç kiralanması ve Silivri Klasis Otelde konaklamak toplantı düzenlendiğinden bahisle, mevzuata aykırı bulunan ödeme nedeniyle tazmine hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık; “İlamın 22. maddesi yönünden;Dilekçede, herhangi bir itiraz gerekçesi ileri sürülmediğinden, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin “4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar” başlıklı 49. maddesine göre piyasa fiyat araştırma tutanağı ödeme belgesine eklenmelidir.Yapılan incelemede ödeme emri ekinde piyasa fiyat araştırma tutanağı bulunmadan işin bir firmaya yaptırıldığı anlaşılmıştır.
Belediye personelinin tüm mali ve sosyal hakları 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’nda düzenlenmiş bulunmaktadır. 657 sayılı Kanunun 146. maddesinde Devlet memurlarına bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Belediye personelinin gezisi amacıyla araç kiralanması ve yine belediye yönetici personeli için konaklamalı toplantı gezisi düzenlenmesi ve giderlerinin belediye bütçesinden karşılanması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırıdır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 22.maddesi ile 34.254,98 YTL. ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
23-1466 sayılı ilamın 23.maddesi ile,
A)Şişli Belediyesince Muhtar ve Belediye Meclis üyelerine Dedeman Otel açık büfe kahvaltı ve açık büfe akşam yemeği ile Borsa İstinye Restoranda öğle yemeği ücretlerinin Temsil Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ve bütçeden ödenmesi;
B) Belediye Başkanlık makamı ve ilçe protokolü ve meclis üyelerinin 3 gece 5 yıldızlı otelde Kıbrıs seyahati giderlerinin Eksel Organizasyon firmasına bütçenin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi;
C)Belediye Başkanlık Makamı, Başkan Yardımcıları, Müdürler ve Meclis üyelerinin 17-20 Ocak tarihleri arasında 3 gece 5 yıldızlı otelde Kıbrıs seyahati giderlerinin Forbes firmasına bütçenin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle toplam 145.413,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; A) Muhtar ve Belediye Meclis üyelerine Dedeman Otel açık büfe kahvaltı ve açık büfe akşam yemeği ile Borsa İstinye Restoranda öğle yemeği ücretlerinin Temsil Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ve bütçeden ödendiği; B) Başkanlık makamı ve ilçe protokolü ve meclis üyelerinin 3 gece 5 yıldızlı otelde Kıbrıs seyahati giderlerinin Eksel Organizasyon firmasına bütçenin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödendiği; C) Başkanlık Makamı, Başkan Yardımcıları, Müdürler ve Meclis üyelerinin 17-20 Ocak tarihleri arasında 3 gece 5 yıldızlı otelde Kıbrıs seyahati giderlerinin Forbes firmasına bütçenin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödendiği hususlarının tespit edildiği; bu giderlerin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri yönergesine aykırı olduğu; alınan hizmetlere ilişkin onay belgesi, ihale komisyonu kararı ve piyasa fiyat araştırması tutanağının ödeme emri belgesine eklenmediği; bu yolla kamu zararına yol açıldığı hükmüne yer verildiği belirtilmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir.Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
9479 nolu ödeme emri ile 17-20 Ocak tarihleri arasındaki Kıbrıs seyahati için ödenen 53.041 YTL lik gideri ve 9485 nolu ödeme emri ile ödenen 59.097,60 YTL lik Mayıs ayı Kıbrıs seyahati gideriyle ilgili, usulüne göre düzenlenmiş bir onay belgesi ve piyasa araştırma tutanağı düzenlenmediği için 4734 sayılı Kanunda sayılan ihale usullerinden hangisine göre yapıldığı da belli değildir. Bu iki harcamanın miktarları doğrudan temin yöntemiyle yapılmasına olanak verecek nitelikte değildir.2008 yılı için 22/d sınırı 30.595 YTL.dir.
Bilindiği üzere 4734 sayılı Kanunun 2. maddesine göre, idarelerin kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütülmesi zorunludur.
Yukarıdaki kanun ve Temsil Ağırlama Yönetmeliği hükümlerine göre, belediye başkan yardımcıları ve muhtarlar için bütçeden herhangi bir şekilde yemek ve kahvaltı gideri ödenmesi mümkün değildir. Ağırlama faaliyeti ancak beldenin misafiri konumunda olan kişiler için yapılabilir.
1471, 16055 ve 2269 nolu ödeme emirleriyle ödenen lüks otel ve restoranda verilen açık büfe kahvaltı, öğle ve akşam yemek giderleri temsil ağırlama faaliyeti içinde düşünülmesi mümkün olmayan kişilere verildiğinden bütçeden herhangi bir şekilde ödenmesi mümkün değildir.
9485 nolu ödeme emri ile ödenen ve başkanlık makamı, ilçe protokolü ve meclis üyelerine yönelik düzenlendiği ifade edilen Kıbrıs gezisine, ödeme emrine ekli isim listesinin incelenmesinde, meclis üyeleri ve başkanlık çalışanları ile bir muhtarın katıldığı anlaşılmaktadır. İlçe protokolünden kişiler de olsa böyle bir giderin bütçeden ödenmesi yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde mümkün değildir.
Yine 9479 nolu ödeme emri ile ödenen Başkanlık makamı, Başkan yardımcıları, Müdürler ve Meclis Üyelerinin 17-20 Ocak tarihleri arası 5 yıldızlı otelde Kıbrıs tatili giderlerinin de yukarıdaki açıklamalar karşısında ödenmesi mümkün değildir.
4734 sayılı Kanunun ilkelerine uyulmadan, temsil ve ağırlama faaliyetiyle ilgisi olmayan harcamaların belediye bütçesinden ödenmesi mevzuata aykırı olduğundan 1466 sayılı ilamın 23.maddesi ile 145.413,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
24-1466 sayılı ilamın 24.maddesi ile, Celalettin Buluğ İlköğretim Okulu'nun düzenlemiş olduğu Selanik Gezisi bedelinin Belediye bütçesinden Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan karşılanması nedeniyle 26.160,60 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyenin Stratejik Planında, belediye sınırları içerisindeki okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim süreçlerine katkı sunmayı amaçlayan pek çok faaliyet konulmuş olduğunu ve bu faaliyetlere ödenek tahsis edildiğini,
10 Kasımlarda, 29 Ekimlerde Anıt Kabir; 18 Martlarda Çanakkale gezileri gibi Cumhuriyetimizin kurucusunun anısına Selanik Gezisinin de tatbiki bir eğitim faaliyeti olarak gerçekleştirildiğini, öğrencilerin eğitimlerinde olumlu etkiler yaratmaya yönelik bu türden projelerin, belediyece kamu yararı olarak değerlendirildiğini,
Eğitimin kalitesini artırmaya yönelik her hizmetin aynı zamanda mahalli ve müşterek nitelikli hizmet olduğunu belirterek yapılan harcamanın kamu zararı olmadığını ifade etmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu Selanik Gezi organizasyon hizmeti tek firmadan teklif alınmak suretiyle Globus Küresel Organizasyon firmasından, karşılanmıştır. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir.Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Belediyenin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesine göre öğrencilere destek vermek gibi bir görevi bulunmakla birlikte, bu görev il dışında yüksek meblağlarla gezi yaptırmayı içermemektedir. Ayrıca temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin yukarıya alınan maddeleri böyle bir gider yapılmasına izin verecek nitelikte değildir. Yine 14. maddede hizmetlerin yapılmasında hizmetin ivediliği ve belediyenin mali imkanlarının dikkate alınacağı da belirtilmiştir.
Piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek teklif alınmak suretiyle temsil ağırlama gideri olarak düşünülmesi mümkün olmayan öğrenci gezi giderlerinin bütçeden ödenmesi mevzuata uygun olmadığından 1466 sayılı ilamın 24.maddesi ile 26.160,60 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
25-1466 sayılı ilamın 25.maddesi ile, Belediyenin ilçede görev yapan öğretmenlere yönelik olarak Güre Afrodit Termal Oteldeki konaklama giderinin, Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan karşılanması nedeniyle 31.860,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyenin Stratejik Planında, belediye sınırları içerisinde yaşayan-çalışanlara yönelik olmalarının doğal sonucu olan belediyenin paydaşı olmaları nedeniyle, sosyal-kültürel projelere yer verildiğini, okullarda görev yapan öğretmenlerin motivasyonları üzerinde olumlu etkiler yaratmaya yönelik projelerin, belediyece kamu yararı olarak değerlendirildiğini, eğitimin kalitesini artırmaya yönelik her hizmetin, aynı zamanda mahalli ve müşterek nitelikli hizmet olduğunu,
Öte yandan tazmin kararının, 5393 sayılı yasanın 55. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, 5393 sayılı yasanın 55.maddesinde, 5018 sayılı Kanuna atıfta bulunmak suretiyle Sayıştay tarafından yapılacak "dış denetim"in mali işlemlerle sınırlı olduğunu, "belediyenin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemleri, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından (...)" yapılacağı hususuna işaret edildiğini,
5018 sayılı yasanın 68. maddesinde de "Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır." denildikten sonra; "Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
"a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b)Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi, suretiyle gerçekleştirilir." hükmüne yer verildiğini,
Gerek 5393 sayılı yasanın 55, gerekse 5018 sayılı yasanın 68. maddesi bir arada değerlendirildiğinde; Sayıştay tarafından yapılacak olan denetimin mali işlemlere ilişkin olduğu ve mali işlemlere ilişkin belgeler esas alınmak suretiyle, mali tabloların güvenilirliği, doğruluğu; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine yönelik olacağı sonucunun ortaya çıktığını,
Bu düzenlemelerden Sayıştay’ın mali işlemler üzerindeki denetleme yetkisinin kapsamına "yerindelik", "hukuka uygunluk" denetiminin dahil edilemeyeceğini,
Nitekim 5393 sayılı yasanın 55. Maddesinin, "hukuka uygunluk" denetim yetkisinin İçişleri Bakanlığına ait olduğuna açıklıkla yer verdiğini,
Bu itibarla, bir belediyenin, hizmetin yerine getirilmesinde yetersiz kalan bir başka belediyeye yardımda bulunması ve bunun için 5393 sayılı yasanın 75. maddesini dayanak olarak göstermesi karşısında hüküm kurulması, Sayıştay'a verilen dış denetim yetkisi sınırlarının dışına çıkılmış olması anlamını taşıdığını ileri sürmüştür.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır.Belediye görevlilerinin kaynakları etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun bir biçimde kullanmaları gerekmektedir. Belde sakinlerinin ve bu arada nasıl seçildiği belli olmayan öğretmenlerin ailecek tatil ihtiyaçlarının karşılanmasında tüm görevliler kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun hareket etmek zorundadırlar.
Belediye Kanunu öğretmenlerin lüks otel tatil ve konaklama giderlerinin belediye tarafından herhangi bir şekilde karşılanması konusunda bir yetki ve görev vermemiştir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 25.maddesi ile 31.860,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
26-1466 sayılı ilamın 26.maddesi ile, Şişli Koleji projesi kapsamında Özel Lider Şişli Koleji ile protokol yapılarak bu amaçla desteklenen öğrencilerin okul harcamalarının bütçeden karşılanması nedeniyle 1.086.120,28 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyenin 2007-2009 dönemi Stratejik Planında V. 1.2.4 faaliyet numarası ile tanımlanan "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" isimli bir projesi bulunduğunu, bu proje kapsamında belediye meclisinin kararıyla 2000 kişi için ödenek verildiğini,
Yine Belediye Meclisinin 05.9.2007 gün ve 155 sayılı kararıyla, "Geleceğin Bilim İnsanlarını Yetiştirme" olarak adlandırılan projenin, V. 1.2.4 faaliyet numarası ile tanımlanan "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" isimli projeye dahil edildiğini,
Bu projenin, "birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı, öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli, yabancı dil ağırlıklı" bir eğitim projesi olduğunu,
İlamın bu bölümünde yer verilmiş olan tespitte, Şişli Belediyesinin Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesinden yararlanan bazı öğrencilerin belediye sınırları içerisinde ikamet etmemesi ile ilgili bulunduğunu, söz konusu tespite konu çocukların, Şişli İlçesinin dışında ikamet eden ancak Belediyede görev yapan personelin çocukları olduğunu,
Belediye çalışanlarının, aynı zamanda belediyenin paydaşı konumda olmaları, onlara belediye personeli olmanın yanı sıra "hemşeri hukuku"na tabi olmaları gerektiği sonucunu doğurduğunu,
Nitekim bu durumdaki çocukların kabulünde, anne ve/veya babalarının belediye personeli olmaları nedeniyle aynı zamanda belediyenin paydaşı olarak kabul edilmelerinin belirleyici olduğunu,
Keza memur sendikası ile yapılan toplu sözleşmede de belediyenin yürüttüğü sosyal projelerden belediye çalışanlarının da yararlandırılmalarının benimsendiğini,
İlamda işaret edilen ve öğrenim bedellerinin öğrenci velileri yerine okula ödenmesi ile ilgili hususun ise, Belediye ile anılan eğitim kurumu arasında yapılan protokolle ilgili bulunduğunu, Projenin anılan eğitim kurumu üzerinden yürütülmesinin benimsenmesi üzerine bu kurumla yapılan protokolde yapılacak ödemelerde kurumda eğitim gören öğrenci sayısının baz alınacağının sarahaten belirlendiğini,
Bu belirlemenin, yardımın öznesinin öğrencinin ailesi olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi, yardımı alan kişinin okula ödeme yapmaması gibi olası durumları da dikkate alan bir yaklaşımla ilgili olduğunu, Nitekim Belediye Başkanı'nın imzasıyla personele duyurulan yazı da bu yaklaşımın ortaya konulduğunu,
İlamda, Şişli Belediyesinin Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesinin yürütümü sırasında, Eğitim Yardımı Yönetmeliğine aykırı olanak, seçilen öğrencilerin hangi kriterlere bağlı olarak eğitim kurumuna yerleştirildikleri hususunun belirsiz olduğuna da işaret edildiğini,
Stratejik Plan faaliyetine bağlı olarak gerçekleştirilmekte olan "geleceğin bilim insanlarını yetiştirme" projesinin yürütümünde, "Eğitim Yardımı Talep Formu", "Öğrenci Burs Değerlendirme Formu", "Öğrenci Burs Değerlendirme Puanları Formu", "Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrencileri Ait Müracaat ve Bilgi Formu", "Genel Yetenek Değerlendirme Formu", "Matematik, Türkçe, Hayat Bilgisi Değerlendirme Formları"nın kullanıldığını, değerlendirmelerde ise "Çoklu Zeka Programı" verilerinin esas alındığını,
Bu itibarla, öğrenim kurumuna yerleştirilen çocukların "Geleceğin Bilim İnsanlarını Yetiştirme Projesi"ne uygunluklarının tespit edildiğini,
Öte yandan, projenin yürütümü sırasında ve esas olarak gelirleri projenin yürütüleceği kurumda çocuğunu okutmaya elverişli olmayan ailelerin çocuklarının seçilmesine özen gösterildiğini ve büyük ölçüde de bunun sağlandığını,
Ancak, projenin başarılı sonuçlar yaratmasına, projenin kamuoyunda kabul görmesine olanak verici mahiyette ve sınırlı sayıda, öğretim kurumuna yerleştirilmiş öğrencilerin de bulunduğunu, bunun yegâne amacının, yetenekli ve zeki çocukların, projenin yürütümü ve başarısına katkı sunmaları olduğunu, nitekim pek çok özel okulda da aynı sistemin uygulana geldiğini,
Tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde, Şişli Belediyesinin "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" projesi ile buna bağlı "geleceğin bilim insanlarını yetiştirme" projesinin, Belediyenin Stratejik Planına ve Belediye Meclisi'nin bu faaliyetler için tahsis edilmiş olan ödeneklerine uygun olarak gerçekleştirildiğini,
Projenin özel okullarda okuyan çocukların eğitim öğretim giderlerinin karşılanması olarak değerlendirilmesinin, yoksul veya gelirleri yetersiz ailelerin zeki-yetenekli çocuklarına özel nitelikli eğitim aldırma olanağının sağlandığı, böylelikle fırsat eşitliği, sosyal devlet ilkelerinin gözetildiği gerçeğini yok saymak anlamına geldiğini,
Kaldı ki, Belediye Meclisi tarafından kabul edilip, Sayıştay tarafından da onaylandıktan sonra yürürlüğe girmiş bulunan "Eğitim Yardımı Yönetmeliği"nde özel okul - devlet okulu ayrımının da bulunmadığını,
Bu proje kapsamında yapılan harcamanın mahalli müşterek nitelikte bir harcama olmadığı tespitinin ise "mahalli müşterek nitelikte harcama" kavramının son derece dar olarak yorumlanması olduğunu ifade etmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinde,
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000'i geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar.
b)Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. Gerektiğinde, öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir.
(İptal İkinci Fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 24/1/2007 tarihli ve E. 2005/95, K. 2007/5 sayılı Kararı ile )
Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.
Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.
Belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetleri götürülebilir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümleri saklıdır.
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/29 md.) Sivil hava ulaşımına açık havaalanları ile bu havaalanları bünyesinde yer alan tüm tesisler bu Kanunun kapsamı dışındadır.”
denilerek belediyenin görev sorumlulukları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Belediyeler, kanunda açık şekilde düzenlenmiş olan bu görev ve sorumluluklarını yerine getirirken aynı Kanunun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60. maddesinde sayılan giderleri yapabileceklerdir.
Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın, öncelikle mahallî müşterek bir ihtiyacın karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinde belirtilen görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanunun 60. maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekir.
Oysa 5393 sayılı Belediye Kanununda, özel okullarda öğrenci okutmak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim ve öğretim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Belediyelerin, belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinin ikinci fıkrası olan “Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır.” hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14. maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan Şişli Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin Şişli Belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden ve yine Şişli Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim ve öğretim gören yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5. maddesinde, öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve Şişli İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu” tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6. maddesinde, eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş, pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7.maddesinde, her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu” tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9.maddesinde, eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden: İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin Şişli Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, Şişli Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11.maddesinde, eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,,
12.maddesinde, “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu”nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13.maddesinde, “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu”nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe olanakları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularını bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16.maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği, belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, bu Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir.
Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının, Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu açıktır.
Kaldı ki anılan Yönetmelikte, eğitim yardımının Şişli Belediyesi sınırları içinde ikamet eden ve yine Şişli Belediyesi sınırları içindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim gören yardıma muhtaç öğrencilere yapılacağı hükme bağlandığı halde, anasınıfında okuyan 30 öğrencinin ve Şişli Belediyesi sınırları dışında olan Kağıthane, Ümraniye, Eyüp, Kadıköy, Güngören, Avcılar, Büyükçekmece, Beyoğlu, Gaziosmanpaşa ve Üsküdar ilçelerinde ikamet eden kişilerin eğitim öğretim bedeli belediye bütçesinden ödenmiştir.
Yine anılan Yönetmelikte yardımın öğrencilere ödeneceği belirtildiği halde, bahse konu ödeme, sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de belli değildir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle eğitim yardımı için hiçbir kriter belirlenmeden özel bir koleje para aktarılması sonucunu doğuran bir protokol yapılması ve eğitim gideri ödenmesi, Yönetmelikte belirtilen belgelerin yer aldığı dosyalar olmadan eğitim gideri ödenmesi, kime ne kadar ve niçin eğitim yardımı ödeneceğini tespit eden komisyon kararı ve başkanlık onayı bulunmadan ödeme yapılması mevzuata aykırıdır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 26.maddesi ile 1.086.120,28 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
27-1466 sayılı ilamın 27.maddesi ile, Şişli Koleji ile ilgili kampanyanın tanıtımı amacıyla, Publicis Yorum firmasına toplantı ve organizasyon bedeli adı altında ödeme yapılması nedeniyle 39.294,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 26 sıra numaralı bölümde yer verilen; "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" projesinin hayata geçirilebilmesinin, devlet okulları üzerinden mümkün olmadığından ve devlet okullarının müfredatlarını proje doğrultusunda revize etmeleri olanaklı bulunmadığından, ilçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren pek çok özel öğretim kurumu ile görüşme yapıldığını, İlçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren pek çok özel okul arasından; bu okulların müfredatları, amaç ve hedefleri, öğretmen kadrosu vb. hususlar bakımından yapılan değerlendirme neticesinde Özel Şişli Lider Kolejinin projenin gerçekleştirilebilmesine elverişli kurum olarak belirlendiğini,
İlamda belirtilen tanıtım ve organizasyonun ise "özel bir okulun tanıtımı" olarak değil, özel bir okul üzerinden yürütülmesi benimsenen, Şişli Belediyesinin Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi içerisine alınan "geleceğin bilim insanlarının yetiştirilmesi" projesinin tanıtılması niteliğinde olduğunu,
Bu tanıtıma ilişkin olarak kullanılan görsel materyallerde projenin mekansal olarak yürütüleceği okulun adına, fiziki yapısına yer verildiğini, savunma ekinde sunulan tanıtım-organizasyonda kullanılan görsel materyallerle ilgili dosyanın incelenmesinden anlaşılacağı üzere, tüm görsel materyallerin "Şişli Belediyesi Logosu" ile sunulduğunu,
Söz konusu projenin tanıtım organizasyonu işi ile ilgili olarak, mali denetim sırasında ve/veya sorgulara cevap aşamasında, anılan hizmet alımının 4734 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde ve "doğrudan alım" müessesesi içerisinde gerçekleştirildiği yönünde beyanlarda bulunulmuşsa da, işbu soruşturma içerisinde yapılan ayrıntılı incelemede söz konusu alımın 4734 sayılı yasa ve/veya "doğrudan temin" müessesesi içerisinde gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığını, Ekli Başkanlık Oluru'ndan da anlaşılacağı üzere, Belediyenin "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" projesi kapsamındaki "geleceğin bilim insanlarının yetiştirilmesi" projesinin tanıtımı için temin edilen hizmet alımının, "Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri" içerisinde mütalaa edilerek gerçekleştirildiğini,
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin 37. maddesinde,
"(1) Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler aranır.
(2) Yabancı konuk ve heyetlerin ağırlanması amacıyla görevlendirilecek personel ve ilgili yönetmeliklere göre görevlendirilecek mihmandarlar tarafından yapılan temsil ve ağırlama giderlerinin ödenmesinde;
a) Harcama talimatı,
b) Fatura, perakende satış fişi veya ödeme kaydedici cihazlara ait satış fişi ve adisyon,
c) Mihmandar Hesap Cetveli (Örnek: 26) ödeme belgesine eklenir.
(3) Ziyafete ilişkin temsil ve ağırlama giderlerinin ödenmesinde alınacak harcama talimatında, davetli ve misafirlerin sayısı ile mihmandarın yapacağı harcamaların neleri kapsayacağı belirtilir." düzenlemesine yer verildiğini,
Bu düzenleme içerisinde, bu alımın yapılabilmesi için ihale onay belgesi ve piyasa araştırması yapılmasına ilişkin belgenin ödeme evrakına eklenmesi gerektiği yönünde bir husus bulunmadığını,
Ancak, işbu soruşturmaya konu alımda ortaya çıkan mevzuata aykırılık, mevzuat hükümlerinin ihlali kastından değil, yönetmelik hükmünün hatalı mütalaa edilerek, yönetmeliğin 2 inci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde işaret edilmiş olan belgelerin varlığının yeterli olacağı yönündeki hatalı değerlendirmeden kaynaklanmış olduğunun kabulü gerektiğini belirtmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine Kanunun 60. maddesinde belediyenin görevlerini yerine getirirken yapabileceği giderler tek tek sayılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8. maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kanunun 3.maddesinde Kamu Gideri; Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının ıskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, mali ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer gider şeklinde tanımlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 2. maddesine göre, belediyeler her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerini bu Kanuna göre yürütmekle yükümlüdürler.
Kanunun 5. maddesine göre İdareler, bu Kanuna göre yapacakları ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludurlar.
Yine aynı kanunun 18. maddesinde idarelerin mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde açık ihale, belli istekliler arasında ihale ve pazarlık usullerinden birini uygulayacakları hüküm altına alınmıştır. Ayrıca bu kanunun 22. maddesinde, belirli hallerde ihtiyaçların “doğrudan temin” usulüyle karşılanabileceği de ifade edilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere idarelerin ihale konusunda temel ilkeleri gözetmeleri, mal ve hizmet alımlarına ilişkin uygulayacakları ihale usullerini belirtmeleri, bu usullere uygun olarak alım işlemlerini gerçekleştirmeleri yasal bir zorunluluktur.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeleri kapsayan taahhüt dosyası ve Hizmet İşleri Hakediş Raporu ödeme emri belgesine eklenecektir.
Yönetmeliğin 3. maddesinde Onay Belgesinin; İhale usulüyle yapılacak alımlarda, kamu ihale mevzuatında standart form olarak belirlenen ihale onay belgelerini; doğrudan temin suretiyle veya kamu ihale mevzuatında belirtilen istisnai alımlarda ise alım konusu işin nev’i, niteliği, varsa proje numarası, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usulü, avans ve fiyat farkı verilecekse şartlarını gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belgeyi ifade ettiği belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 37. maddesi hükmü uyarınca Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde de bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler bu arada onay belgesi ve piyasa araştırma tutanağı aranacaktır.
İlama konu olayda tanıtım ve organizasyon gideri için usulüne uygun bir onay belgesi ile piyasa araştırma tutanağı düzenlenmediği görülmüştür. İş, tek firmadan teklif alınarak yapılmıştır ki bu, idarelerin sağlamak zorunda oldukları saydamlık, rekabet ve ihtiyaçların uygun şartlarla temini ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.
Söz konusu tanıtım işi bütçenin temsil ağırlama ve tören giderleri ayrıntı kodundan karşılanmıştır. Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama Ve Tören Giderleri Yönergesi maddeleri arasında bu tür bir tanıtım giderinin ödenebileceğine izin veren bir maddede yer almamaktadır.
Yapılan harcama Şişli Koleji projesi ile ilgili kampanyanın tanıtımı amacıyla yapılmıştır. Bu proje geleceğin bilim insanlarını yetiştirme projesinin bir parçası olarak "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim - Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" projesi çerçevesinde yapılması gereken bir giderdir ve bu amaçla hazırlanan Şişli Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği’nin 6. maddesine göre eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihleri; ilan, afiş, pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulur hükmünün bir gereğidir.
Ancak ödeme emrine ekli ve yapılan işleri gösteren dokümanların incelenmesinde; Atatürk’ün öğretmen ve öğrencilerle ilgili sözleri ile Özel Şişli İlköğretim Okulu’nun ambleminin ve reklamının yer aldığı broşürlerin dijital baskılarının ödeme emrine eklendiği görülmüştür. Bu belgelerin Şişli Belediyesi’nin eğitim yardımı ile bir ilgisi bulunmamaktadır.Belediyeler ancak mahalli müşterek ihtiyaçları için ve kanunda sayılan giderler karşılığında ödeme yapabileceklerdir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Şişli Koleji projesi ile ilgili kampanyanın tanıtımı amacıyla toplantı ve organizasyon bedeli adı altında, hiçbir ihale usulü benimsenmeden, ilgili mevzuatında belirtilen belgeler ve taahhüt dosyası eklenmeden, gerçek bir gereksinme karşılığı olmadan ve özel bir okulun reklamının yapılması amacıyla yapılan harcamalar mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 27.maddesi ile 39.294 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
28-1466 sayılı ilamın 28.maddesi ile, Şişli ilçesinde yaşayan vatandaşların Başkanlık Makamından talepleri sonucunda Başkanlık Makamının şifahi emirleri ile, çeşitli illerin tarihi turistik yerlerini ziyaret ya da bu illerde düzenlenen şenliklere katılmak amacıyla otobüs kiralanarak bedelinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 2.104.542,30 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; bu gezilere götürülen yurttaşların aynı zamanda belediye bütçesine vergileriyle katkıda bulunan hizmetin öznesi konumunda olduklarını, Belediyenin stratejik planında yer alan ve bütçeye bu amaçla ödeneği konulmuş faaliyetler kapsamında, yurttaşların memnuniyet düzeylerini artırmaya yönelik olarak yapılan harcamaların kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceğini, bu hizmetlerin mahalli müşterek olma ilkesi ile de çelişmediğini,
Öte yandan tazmin kararının, 5393 sayılı yasanın 55. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, 5393 sayılı yasanın 55.maddesinde, 5018 sayılı Kanuna atıfta bulunmak suretiyle Sayıştay tarafından yapılacak "dış denetim"in mali işlemlerle sınırlı olduğunu, "belediyenin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemleri, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından (...)" yapılacağı hususuna işaret edildiğini,
5018 sayılı yasanın 68. maddesinde de "Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır." denildikten sonra; "Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
"a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b)Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi, suretiyle gerçekleştirilir." hükmüne yer verildiğini,
Gerek 5393 sayılı yasanın 55, gerekse 5018 sayılı yasanın 68. maddesi bir arada değerlendirildiğinde; Sayıştay tarafından yapılacak olan denetimin mali işlemlere ilişkin olduğu ve mali işlemlere ilişkin belgeler esas alınmak suretiyle, mali tabloların güvenilirliği, doğruluğu; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine yönelik olacağı sonucunun ortaya çıktığını,
Bu düzenlemelerden Sayıştay’ın mali işlemler üzerindeki denetleme yetkisinin kapsamına "yerindelik", "hukuka uygunluk" denetiminin dahil edilemeyeceğini,
Nitekim 5393 sayılı yasanın 55. Maddesinin, "hukuka uygunluk" denetim yetkisinin İçişleri Bakanlığına ait olduğuna açıklıkla yer verdiğini,
Bu itibarla, bir belediyenin, hizmetin yerine getirilmesinde yetersiz kalan bir başka belediyeye yardımda bulunması ve bunun için 5393 sayılı yasanın 75. maddesini dayanak olarak göstermesi karşısında hüküm kurulması, Sayıştay'a verilen dış denetim yetkisi sınırlarının dışına çıkılmış olması anlamını taşıdığını ileri sürmüştür.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14. ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine ilgili Kanunun 14. maddesinde, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği ve Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4.maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, vatandaşların İstanbul dışındaki diğer illere gezi giderinin bütçenin 03.5.5.02 Taşıt Kiralaması Giderleri ayrıntı kodundan ödendiği görülmüştür. Bu kodun açıklamasında;
“Binek veya taşıma amaçlı olduğuna bakılmaksızın 237 sayılı Kanuna tabi taşıtlara ödenecek kira bedelleri ile sözleşmeleri gereğince kira ile birlikte ödenecek diğer giderler bu bölüme gider kaydedilecektir.(Kamu personelinin işe geliş-gidişlerini sağlamak üzere üçüncü şahıslardan temin edilen servis araçları için sözleşmeleri karşılığında ödenen tutarlar bu bölümde yer almayacaktır.)” denilmiştir.
Vatandaşların çeşitli illerdeki tarihi ve turistik yerleri görmeleri için araç kiralanarak bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereğince mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 28.maddesi ile 2.104.542,30 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
29-1466 sayılı ilamın 29.maddesi ile, Şişli ilçesinde yaşayan emekli vatandaşların gezi ve tatil için gittikleri lüks otellerdeki konaklama ve yiyecek bedellerinin belediye bütçesinden temsil ağırlama ve tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle 766.809, 00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin ilam hükmüne ilişkin temyiz dilekçesi 28.maddede belirtildiği gibidir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14. ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine ilgili Kanunun 14. maddesinde, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği ve Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4.maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
16044 nolu ödeme emriyle Assos Kervansaray otele yapılan tatil ödemesinde tek teklif bulunduğu, ihale usulünün ve kimlerin hangi amaçla konakladıkların belli olmadığı görülmüştür. Bilindiği üzere kamu idareleri ihtiyaçlarını temin ederken 4734 sayılı İhale Kanunu hükümlerine uymak zorundadırlar.
9475 nolu ödeme emriyle emekli vatandaşlar için ihale yapılmış, ancak aralarında özel okul öğrencilerinin de bulunduğu öğrenciler bu tatilden faydalanmışlardır.
Emekliler için düzenlenen yazılarda ihtiyaç sahibi emekli vatandaşlar için bu hizmetin yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen bu kişilerin kim oldukları, ihtiyaç sahibi olup olmadıkları konusunda herhangi bir bilgi ya da belge eklenmemiştir. İsim listelerinin incelenmesinde, aynı soy isimli birden çok kişi olduğu, hatta farkı zamanlarda gidilen tatillerdeki listelerde aynı isimlerin tekrar tekrar yer aldığı, bazı kişilerin ailecek 5-6 kişilik gruplar halinde listelerde yer aldığı görülmüştür.
Belirtilen mevzuat hükümleri ile temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin yukarıya alınan maddeleri tatil amaçlı böyle bir gidere izin verecek nitelikte değildir. Belediyeler mahalli müşterek ihtiyaçların görülmesi amacıyla kurulmuş idarelerdir. Vatandaşlardan toplanan geliri ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan emekli kişilerin ve öğrencilerin lüks tatil giderleri için kullanmak mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 29.maddesi ile 766.809,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
30-1466 sayılı ilamın 30.maddesi ile, Şişli ilçesi içinde yaşayan emekli vatandaşların çeşitli illerin tarihi turistik yerlerini gezdirerek konaklamalı lüks otel tatil bedellerinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 394.828,36 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, İlamın 30.maddesinde Şişli İlçesi içerisinde yaşayan emekli vatandaşlara yönelik olarak gerçekleştirilen ve çeşitli illerin tarihi, turistik yerlerini ziyaret ya da bu illerde düzenlenen şenliklere katılmaları amacını taşıyan faaliyet kapsamında otobüs kiralamaları bedelinin bütçeden ödendiği; bu gezilere belediye personelinin de dahil edildiği tespitine yer verilerek, bu organizasyon kapsamında yapılan harcama mevzuata aykırı bulunarak tazmine hükmedilmiştir, demiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14. ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine ilgili Kanunun 14. maddesinde, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği ve Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4.maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Emekliler için düzenlenen gezilere ilişkin ihale ve onay yazılarında ya emekliler için ya da ihtiyaç sahibi emekli vatandaşlar için bu hizmetin yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen bu kişilerin kim oldukları, emekli ya da ihtiyaç sahibi olup olmadıkları konusunda herhangi bir bilgi ya da belge eklenmemiştir.
İsim listelerinin incelenmesinde, aynı soy isimli birden çok kişi olduğu, hatta farkı zamanlarda gidilen tatillerdeki listelerde aynı kişilerin tekrar tekrar yer aldığı ve bazı kişilerin ailecek 5-6 kişilik gruplar halinde listelerde yer aldığı görülmüştür.
Öte yandan her listede mutlaka az da olsa belediye personeli ve eşleri yer almaktadır.
15904 nolu ödeme emrinde bu durum daha bariz hale gelmekte ve 100 kişiye yakın kişinin memur, memur çocuğu ya da yakını ile belediye ve KENT-YOL işçisi olduğu anlaşılmaktadır.
Belirtilen mevzuat hükümleri tatil amaçlı böyle bir gidere izin verecek nitelikte değildir. Belediyeler mahalli müşterek ihtiyaçların görülmesi amacıyla kurulmuş idarelerdir. Vatandaşlardan toplanan geliri, ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan emekli kişilerle memur işçi ya da bunların yakınlarının lüks tatil giderleri için kullanmak mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 30.maddesi ile 394.828,36 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
31-1466 sayılı ilamın 31.maddesi ile, Şişli Belediyesinde çalışan memurların öğle yemeği ihtiyacı için Belediye Aşevi hesabına para aktarılması ve yemek maliyetinin tamamının belediye bütçesinden karşılanarak memurlardan herhangi bir kesinti yapılmaması nedeniyle 105.772,12 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Memurların öğle yemeklerinin tamamının bütçeden karşılanmasının, Şişli Belediye Meclisi'nin verilen önerge üzerine almış olduğu tavsiye kararının gereği olduğunu,
Belediye Meclisi tarafından alınmış olan bu kararda, belediye memurlarının gelirlerinin yetersizliğine işaret edilerek, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi yönünde tavsiye kararı alındığını ve Başkanlık Makamının da alınan bu tavsiye kararına istinaden, Belediye mutfağında hazırlanan yemek maliyetinin bir yıllık tutarının tamamını bütçeye ödenek olarak koymak suretiyle Meclise sunduğunu ve bu bütçenin meclis tarafından onaylanarak yürürlüğe girdiğini,
Belediyenin uygulamasına dayanak teşkil eden bir başka hukuki durumun ise, Belediye memurlarının üyesi bulunan sendika ile Belediye arasında yapılan sosyal denge sözleşmesine konulmuş olan hüküm olduğunu,
Öte yandan; "Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği"nin 4. maddesinde, "Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adetine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. (...) Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. (...)" düzenlemesine yer verildiğini,
Başkanlığın bu düzenlemeyi, "bütçeye konulan ödeneğin yemek maliyetlerini karşılamaya yeterli gelmesi halinde ayrıca yemek yiyenden yemek bedeli alınmasına gerek kalmaz" şeklinde yorumladığını,
Tüm bunların ötesinde; 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, 6009 sayılı "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un" Geçici 8. maddesinde;
"Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." düzenlemesinin bulunduğunu,
Söz konusu düzenlemede kamu personeline yapılan ek ödemeye atıfta bulunmakta ise de, memurlardan tahsil edilmesi gereken tutarların tahsil edilmemesinin dolaylı olarak memura yapılmış ek ödeme olarak mütalaa edilmesinin kanun koyucunun iradesine uygun düşeceğini,
Temyize konu ilamda, 6009 sayılı Kanunun yayım tarihinden (1 Ağustos 2010) önceki bir tarihte yapılan ödemeleri kapsadığından, kanun hükmü uyarınca, tarafına yönelik idarî veya malî bir yargılama ve takibat yapılmaması ve başlatılanlar işlemlerin de kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarih ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4.maddesinde;
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkındaki Kanuna göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.” denilmektedir.
Buna göre, kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere harcama yapılabilecektir.
Yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan diğer yarısı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise, her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan yarısını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edilebilecektir.
Bu nedenle Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade etmektedir. Eğer Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel yemeğin maliyetinin yarısını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin yarısını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin yarısından fazla bir miktar bütçeden karşılanmış olacaktır ki, bu da yukarıda ifade edilen mevzuat hükümlerine aykırıdır.
2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği Sıra No:1’ de 2008 yılında öğle yemeği servisinden faydalanacak olanlardan en az aşağıda belirtilen tutarlar üzerinden günlük yemek bedeli alınması uyun görüldüğü belirtilmiştir.
Memurlardan; 15/1/2008 tarihinden 14/1/2009 tarihine kadar
1) Ek göstergesiz görevlerde bulunanlardan 0,72 YTL
2) 1100'e kadar (1100 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,17 YTL
3) 2200'e kadar (2200 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,41 YTL
4) 3600'e kadar (3600 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,80 YTL
5) 4800'e kadar (4800 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 2,36 YTL
6) 4800'den daha yüksek ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 2,60 YTL
Dilekçede, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4.maddesi hükmünün, bütçeye konulan ödeneğin yemek maliyetini karşılaması halinde ayrıca yemek bedelinin yemek yiyenlerden alınmasını zorunlu kılmadığı için söz konusu Bütçe Uygulama Tebliğinde belirtilen en az yemek bedelinin alınmadığı belirtilmekte ise de; anılan Yönetmeliğin 4. maddesi hükmü uyarınca kurum bütçesine yemek maliyetinin sadece yarısı kadar ödenek konulması, diğer yarısının ise yemek yiyenlerden alınması gerektiğinden, kurumca sunulan öğle yemeği servisinden faydalanan memurlardan anılan Bütçe Uygulama Tebliğinde belirtilen en az tutarlar üzerinden yemek bedelinin alınması zorunludur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Belediye Aşevi tarafından sunulan öğle yemeği servisinden faydalanan memurlardan 12.01.2008 tarih ve 26401 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra No’lu 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğinde belirtilen en az tutar yemek bedelinin alınmaması mevzuata aykırıdır.
Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilama konu ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 31.maddesi ile 105.772,12 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
32-1466 sayılı ilamın 32.maddesi ile, Yeşil İda Tatil Köyünde 15 kişi üç gün ve 18 kişi 10 gün yapılan konaklama giderinin bütçeden ve Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle 10.125,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; Yeşilida Tatil Köyünde 15 kişi üç gün ve 18 kişi 10 gün yapılan konaklama giderinin bütçeden ve Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödendiği; söz konusu konaklamanın kimler için yaptırılmış olduğunun belirsiz olduğu ayrıca temin edilen hizmet kapsamında herhangi bir teklif ve piyasa araştırmasının yapılmamış olduğunun tespiti ile bütçeden yapılan ödemenin sorumlularından tazminine hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14. ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine ilgili Kanunun 14. maddesinde, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği ve Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4.maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Yapılan ödemede herhangi bir teklif, piyasa fiyat araştırma tutanağı bulunmadığı gibi kimlerin hangi amaçla konakladıkları da belli değildir. Bilindiği üzere kamu idareleri ihtiyaçlarını temin ederken 4734 sayılı İhale Kanunu hükümlerine uymak zorundadır.
Başkanlık onay yazısında, ilçedeki vatandaşlara tarihi ve turistik yerlerin gezdirilmesi için konaklama organizasyonu yapılması gerektiği belirtilerek bunun Yeşil İda Tatil Köyü tarafından yapılacağı belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin ilgili maddeleri, kim oldukları belli olmayan kişilerin tatil amaçlı böyle bir giderinin ödenmesine izin verecek nitelikte değildir. Belediyeler mahalli müşterek ihtiyaçların görülmesi amacıyla kurulmuş idarelerdir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 32.maddesi ile 10.125,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
33-1466 sayılı ilamın 33.maddesi ile,
A)Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği hükümlerine uyulmadan işlem yapılması,
B)Sandıktan yönetmelik hükümlerine aykırı olarak mahalle muhtarlarına, özel okulda okuyan ve fakirlik belgesi bulunmayan öğrencilere, gelir durumu iyi olan kişilere, eksik belge ile kim olduğu belli olmayan kişilere, belediye özel kalem personele, memurların kreş parası için bir ya da birkaç personele yardım yapılması nedeniyle toplam 1.130.840,34 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Yönetmeliğinin, 1580 sayılı (mülga) Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 2. fıkrasının 71. bendinde gösterilen görevin gereği olarak hazırlanmış olduğunu ve Sayıştay Daireler Kurulu'nun 02.06.2004 tarih ve 1149/9 nolu kararı ile "Sayıştay Görüşü" alınarak yürürlüğe konulduğunu,
Yönetmeliğin 14. maddesinde;
"Sayıştay denetimine tabi sandık hesapları, belediye idare hesabı içinde ve belediye saymanı tarafından Sayıştay'a verilir." düzenlemesinin bulunduğunu, Sandığın kuruluş tarihi olan 2004 mali yılından başlamak suretiyle son mali denetim yılı olan 2009 yılı da dahil olmak üzere Sayıştay'a verilmiş olan idare hesapları içerisinde Sandık hesaplarının da bulunduğunu ancak, Sayıştay tarafından yapılan mali denetimlerin hiçbirinde Sandık hesapları için ayrı bir hesap açılması, kayıt belgelerin genel mali kayıtların dışında tutulması yönünde herhangi bir tenkit yapılmadığını,
2008 mali yılı hesaplarına ilişkin sorgularda Sandık hesaplarında izlenmesi gereken hususlara yer verilmesiyle birlikte, idarenin bu hususa ilişkin eksikliklerinin giderilmesi yönünde irade ortaya konulduğunu,
İlamda "(...) yardımların hemen hemen tamamının nakdi yapıldığı, (...)" tespitinden yola çıkılarak, yönetmelik hükümlerine aykırı davranıldığı hususuna da yer verildiğini,
Ancak ekli cetvelin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, 2008 mali yılında, kullanılan 3.250.000 TL. tutarındaki ödeneğin, 1.473.110 TL'sının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı, ILO sözleşmeleri ve Şişli Belediye Meclisi'nin temenni kararı çerçevesinde ve memur sendikaları ile varılan mutabakata karşılık olarak, Belediye memurlarına ödendiğini, geriye kalan 1.777.313,36 TL tutarındaki harcamanın ise bütünü ile ilçede yaşayan yoksul yurttaşlara yönelik kullanıldığını ve bu tutarın 661.167,21 TL.sının erzak kolileri şeklinde ve ayni olarak verildiğini; geriye kalan 1.116.146,15 TL.'sının ise nakdi yardım olarak dağıtıldığını,
Muhtaç kimselere nakdi olarak yapılan yardımın bir bölümünün çek, bir bölümünün EFT yoluyla, geriye kalan bir bölümünün de (genellikle küçük miktarlı olanları) elden, imza karşılığı olarak gerçekleştirildiğini,
Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "(...) ihtiyaçları karşılanamayan ve Sandık Değerlendirme Kurulu'nun yapacağı çalışmalar sonucunda muhtaç oldukları belirlenen kişileri kapsar." Denildiğini,
Müracaat şekli ve değerlendirilmesinin, yönetmeliğin 5, 6 ve 7. maddelerinde düzenlendiğini ve bu hususta, mahalle muhtarlıklarından temin edilecek ikametgah ve muhtaçlık ilmühaberi, tahsil belgesi, sağlık kuruluşundan alınacak raporların başvuru ile birlikte aranacağı; gerektiğinde sunulan bilgilerin ilgili kurum, kuruluş, vb. düzeyinde veya bizzat Sandık Değerlendirme Kurulunca inceleneceği hususlarına yer verildiğini,
Belediyece yapılan ayni ve nakdi yardımlarda ilkesel olarak, yönetmelikte öngörülen merasimin yerine getirildiğini ancak, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaç duydukları yardımın bürokratik işlemlerin tamamlanmasına elvermediği özel ve ivedi durumlarla sıklıkla karşılaşılabildiğini,
Yardıma muhtaç kişilerin pek çoğunun eğitimsiz olması, içerisinde bulundukları yoksulluk nedeniyle yerine getirmeleri gereken hususları anlamakta sorun yaşamaları ve belediye dışındaki kurumların (özellikle muhtarlıklar) bu hususlara kanalize edilmesinde yaşanılan zorluklar karşısında seçeneksiz kalınan hallerle karşılaşılabildiğini ve bu durumlarda yardım talebinde bulunanın talebinin yerine getirilerek, gerekli işlemlerin daha sonra tamamlanması yolunun tercih edilebildiğini,
Bu nedenle, Stratejik Planda "sosyal doku analizi" adıyla konulmuş olan projenin 2012 yılında hayata geçirilerek, Şişli Belediyesi sınırları içerisinde yaşayan yoksullarla ilgili sağlıklı, belgelere dayalı bir veri bankası oluşturularak, pratikte yaşanılan zorlukların bir bölümünün aşılmasının sağlanacağını,
Sandıktan mahalle muhtarlarına ayni veya nakdi ödeme yapılması söz konusu olmayıp; Muhtaç Yönetmeliği'nin 6. maddesinde belirtilen ve sandığa bizzat müracaat edemeyenler için Muhtarlık tarafından yoksul kişiler adına yapılan müracaatlar değerlendirilerek, yine muhtaç kişilere iletilmek üzere ayni veya nakdi yardımların Mahalle Muhtarlarına teslim edildiğini, burada mahalle muhtarlarının yardımı alan değil, yardımı ilgililerine ulaştıran bir konuma sahip olduklarını,
Belediyenin öğrencilere yapmakta olduğu yardımlarda özel ve/veya devlet okulunda okumak gibi bir ayrım bulunmadığını, Belediyenin konuya ilişkin yaklaşımının, öğrencilerin ailelerinin gelir durumlarına göre okul seçmeleri değil, çocuğun (öğrencinin) yeteneğine göre öğrenim görmeyi hakettiği okulda okumalarını teşvik ederek, gerektiğinde (ailenin gelir durumu dikkate alınarak) maddi olarak desteklenmesi yönünde olduğunu, özellikle üniversite öğrencilerinden ÖSYM sınavının sonucunda vakıf üniversitesine yerleştirilmeye hak kazanan ancak öğrenim bedelini karşılayamayacak durumda olanlara kayıtsız kalınmasının sosyal devlet ve eşitlik ilkesi ile bağdaşmayacağını,
Yardım verildiği halde belgesi eksik olanlarla ilgili hususların yukarıda açıklandığını,
Ancak Başkanlığın, gelir durumu iyi olduğu halde yardım yapıldığı yönündeki tespitin objektif olmaktan ziyade sübjektif bir kanaate dayandığı inancına sahip bulunduğunu,
Keza ilamda, zaman zaman belediye sınırları içerisinde ikamet etmeyen kişilere de yardım yapıldığı yönünde tespit doğru olmakla birlikte, 1580 sayılı (mülga) Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 48. bendinde yer verilmiş olan;
"Yersiz, yurtsuz olanlara iş bulmak, bunlardan garip olup çalışmayanları memleketine göndermek, kimsesiz kadın ve çocukları korumak;" şeklindeki vazifenin belediye sınırları içerisinde ikamet edenlere işaret etmediğinin açık olduğunu,
Belediyede görev yapan memur veya işçi personele veya başka kurumlarda memur veya işçi olarak çalışan kimi yurttaşlara yardım yapılmasının ise, genellikle devlet tarafından karşılanmayan sağlık giderlerine yönelik olduğunu, Belediyede görev yapan memur veya işçi personel veya başka kurumlarda çalışmakla birlikte belediye sınırları içerisinde ikamet eden memur veya işçilerin aynı zamanda belediyenin iç ve dış paydaşları olduğunu, bu kişilerin yardıma ihtiyaç duydukları hususlarda hemşehri hukukundan yararlanmalarını engelleyecek hukuki bir düzenleme de bulunmadığını,
Öte yandan İhale Komisyonunda görev yapan kamu görevlilerine mesailerine karşılık ödeme yapılmasının da Memur Sendikası ile Belediye arasında yapılmış olan toplu iş sözleşmesinin gereği olduğunu,
23.7.2010 tarih ve 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde yer alan düzenleme karşısında belediye çalışanlarına yapılan nakdi yardımlar için mali yargılama ve takibat yapılmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
Savcılık; “Dilekçede ileri sürülen gerekçeler Daire Kararında karşılandığından, tazmin hükmolunan tutar için, 6009 sayılı Kanununun geçici 8. maddesi dayanak gösterilerek Daire Kararının bozulması istenilmekte ise de; anılan kanun maddesi, herhangi bir mevzuatla düzenlenmemiş olan ödemeleri kapsadığından, söz konusu ödemenin kimlere ve nasıl yapılacağına dair açık düzenleme bulunduğundan, tazmin konusu ödemenin anılan kanun maddesi kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
A) İlam maddesinin (A) şıkkına, Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği hükümlerine uyulmadan işlem yapılması konu edilmiştir.
Şişli Belediyesi tarafından Sayıştay Daireler Kurulu’nun 02.06.2004 tarih ve 1149/9 nolu kararı ile Sayıştay görüşü alınarak çıkarılan Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği‘nin, Amaç başlıklı 1. maddesinde;
“Bu yönetmelik, Belediye sınırları dahilinde ihtiyaç sahiplerine verilecek ayni ve nakdi yardımlarla ilgili esasları belirlemek ve yardım dağıtmak için düzenlenmiştir.”
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde;
“Bu yönetmelik, Belediye sınırları dahilinde ikamet edenlerden 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun diğer hükümlerine göre ihtiyaçları karşılanamayan ve Sandık Değerlendirme Kurulunun yapacağı çalışmalar sonucunda muhtaç oldukları belirlenen kişileri kapsar.”
“Sandığa müracaat şekli” başlıklı 5. maddesinde;
“Sandıktan yardım talebinde bulunmak isteyenler bağlı oldukları mahalle muhtarlığından alacakları ikametgah ve muhtaçlık il muhaberiyle birlikte form dilekçe ile Sandık Değerlendirme Kuruluna veya Belediyeye başvurabilirler. Belediyeye yapılan müracaatlar Sandığa havale edilir.
Öğrenim yardımı talep ediliyorsa bunlara ilaveten okuldan alınacak tahsil belgesi; tıbbi yardım talep ediliyorsa ilgili sağlık kuruluşundan alınacak ve onaylanmış rapor form dilekçeye eklenir.
Yönetmeliğin 6.maddesinde; kişilerce yapılacak müracaatlarda, gerekli bilgi ve belgeler Sandık görevlilerince mümkün olduğunca gizli olarak ve muhtaçların onurlarını zedelemeyecek biçimde temin edilir.” denilmiştir.
Yönetmeliğin 7.maddesinde, müracaat dilekçelerinde belirtilen bilgilerin resmi kurumlar ve muhtarlıklar nezdinde yapılacak araştırma ile teyit edileceği, Sandık Değerlendirme Kurulu üyelerinin beyan ve imzalarını içermeyen taleplerin işleme konulmayacağı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 8.maddesinde; Sandık Değerlendirme Kurulunun, her yılın Ocak ayının ilk toplantısında, muhtaçlık dereceleri ile muhtaçlara yapılacak yardım miktarını tespit edeceği belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 9.maddesinde Sandık yardımlarının nakdi veya ayni olabileceği gibi kısmen nakdi, kısmen ayni de yapılabileceği belirtildikten sonra, mümkün olduğunca ayni yardım yapılması, ancak nakdi yardım yapılması gerekiyorsa bunun gerekçelendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. 9. maddede yine nakdi ödemelerin çekle yapılacağı, yardımların devamlı belirli aralıklarla veya bir defada yapılabileceği ve bu çerçevede kimlere nasıl ve ne kadar süre ile yardım yapılacağına Sandık Değerlendirme Kurulu kararında yer verileceği, yardım yapılmasına karar verilen kişilere ayrıca bir sicil numarası verileceği ve yardım kararları mahalle bazında tasnif edilecek dosyalarda muhafaza olunacağı, deprem, sel, yangın gibi olağanüstü durumlar hariç, belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Yönetmeliğin 14.maddesinde, Sandık hesaplarının belediye idare hesabı içinde ve belediye saymanı tarafından Sayıştay'a verileceği, 17. maddesinde ise Sandık kayıtları ve muhasebesinin işletme hesabı esasına göre tutulacağı, ambar kayıtları için özel ambar defteri, Değerlendirme Kurulunun aldığı kararlar için karar defteri tutulacağı, tüm gelir, gider ve ambar kayıtlarının belgeye dayandırılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Yapılan incelemede;
-Sandık Hesabı diye bir hesabın olmadığı, yardım yapılacağı zaman peyder pey alınan encümen kararları ile paranın mutemede teslim edildiği, yardım yapılan miktarlara ilişkin dosyalar tutulduğu ancak yardım yapılması ile ilgili Yönetmelikte belirtilen müracaat, araştırma, değerlendirme ve yardım miktarı belirleme gibi konularda belirtilen hiçbir kurala uyulmadığı, Değerlendirme Kurulu tarafından herhangi bir karar alınmadığı, dolayısıyla karar defteri tutulmadığı görülmüştür.
-Yardımların daha çok ayni yapılacağı eğer nakdi yardım yapılıyorsa bunun gerekçesinin belirtileceği ve nakdi yardımların banka kanalıyla yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen; yardımların hemen hemen tamamının nakdi yapıldığı, nakdi yardım miktarı ve yardım yapılan kişilerle ilgili herhangi bir kriter bulunmadığı ve nakdi yardımların banka yerine elden imza karşılığı yapıldığı görülmüştür.
-Yine yardımın Belediye sınırları dahilinde ikamet edenlerden ihtiyaçları karşılanamayan kişilere yapılacağı belirtilmesine rağmen, belediye sınırları dışında bulunan kişi ve kurumlarla ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan kişilere yapıldığı da tespit edilmiştir.
-Yardım yapılacak kişilerin evraklarının eksik olduğu, ya sadece fakirlik belgesi ile ya da sadece kimlik belgesi ile yardım yapıldığı görülmüştür.
-Belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı Yönetmelikte belirtilmesine karşın buna uyulmayarak birim amirlerine, kim olduğu belli olmayan kişilere, özel kalemde çalışan işçi statüsündeki personele büyük miktarda paralar teslim edildiği ve bu paraların akibetinin belli olmadığı görülmüş bunun yanında tüm memur personele, emekli olan personele, bazı işçi personele ihale komisyonu üyelerine nakdi yardımlarda bulunulduğu tespit edilmiştir.
Sonuç olarak Sandığa aktarılan paralar Yönetmelikte belirtilen hiçbir kurala uyulmadan harcanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38.maddesi, Belediye başkanına Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak görevleri ile bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmayı görev olarak vermiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8. maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü yer almıştır.
B) İlam maddesinin (B) şıkkına, Sandıktan Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak mahalle muhtarlarına, özel okulda okuyan ve fakirlik belgesi bulunmayan öğrencilere, gelir durumu iyi olan kişilere, eksik belge ile kim olduğu belli olmayan kişilere, belediye özel kalem çalışanı personele, memurların kreş parası için bir ya da birkaç personele yardım yapılması konu edilmiştir.
Sandık dosyalarının incelenmesinde;
-5393 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak hiçbir değerlendirme yapılmadan muhtaç durumda olmayan ya da muhtaçlık durumu belgelenmeyen kişilere gerekli ve gereksiz yardım yapıldığı görülmüştür. Bununla birlikte yönetmelikte geçen belgelerin eklendiği kişiler incelenmiş ve uygun bulunanlar sorguya alınmamıştır.
-Özel okulda okuyan öğrencilere yapılan yardımlarla ilgili olarak, bu kişilerin ya ihtiyaç sahibi olmadığı ya da fakirlik belgelerinin olmadığı görülmüştür. Bu kişiler arasında burslu okuyanların burs giderlerinin tamamını belediyeden karşılattıkları anlaşılmaktadır. Özel okullarda yarım ya da dörtte bir burslu sistemi tercih edenler bu okullarda okumayı göze alan yani kalan kısmı ödeyebileceklerini varsayan kişilerdir.Bu nedenle bu kişilerin bursdan kalan kısımlarının belediyeden karşılanması mümkün değildir.
Yine devlet okullarında okuyan öğrencilere yardım yapılmasında fakirlik belgesi ve ikametgah ile kimlik belgesi olmadan ödeme yapıldığı görülmüştür.
-Belediye sınırları dışında faaliyet gösteren ve oturan dernek, vakıf ve kişilere yardım yapıldığı görülmüştür. 5393 sayılı Kanunun 14. maddesi gereği Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsamaktadır.Bu nedenle bu dernek,vakıf ya da kişilere yardım yapılması mümkün değildir. Zaten belediye sınırları içinde faaliyet gösterse bile ekli listelerde yer alan dernek, vakıf ya da kişilere muhtaç kimselere yardım ödeneğinden herhangi bir şekilde para ödenmesi mümkün değildir.
-Başkanlık özel kaleminde çalışan bazı kimselere para aktarıldığı tespit edilmiş ancak bu paraların ne için ve nasıl kullanıldığı anlaşılamamıştır. Bu şekilde para aktarımı hem Belediye Kanununa göre ve hem de Yönetmelik hükümlerine göre mümkün olmadığı gibi, 5018 sayılı Kanun’a da aykırılık teşkil etmektedir.
5018 sayılı Kanunun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32. maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.
Görüleceği üzere Belediye bütçesinden gerçekleştirilecek bir giderin; bütçe tertibine uygun olması, yetkili kişi ve organlarca öngörülen çerçevede gerçekleştirilmiş olması, belgelere dayanması, nitelik olarak mevzuat hükümlerine aykırı olmaması ve maddi hata olmaksızın gerçekleştirilmesi esas alınmış, harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisi bu hususları kontrol etme yetki ve görevi ile donatılmıştır.
Muhtaçlara Yardım ödeneğinin kullanımı ile ilgili encümen kararında;muhtaç durumdaki vatandaşların ve çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmak amacı ile bu ödeneğin kullanılması öngörülmektedir.
Yukarıya aldığımız esaslar çerçevesinde, ilgili encümen kararları doğrultusunda yapılacak harcamaların da muhtaç vatandaşlar yararına gerçekleştirilmiş olmasının, belgelere dayandırılması ve mevzuat hükümlerine aykırı olmamasının gereği açıktır.
Özel Kalem çalışanlarına muhtaçlara yardım sandığından para aktarımı kontrolsüz bir alan oluşturmakta, her türlü keyfiliğe ve suiistimale açık kapı bırakmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8. maddesinde, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
-Özellikle belirli mahalle muhtarlarına belirli aralıklarla para aktarılmış ve bu paraların da nerede ve kim için kullanıldığı tespit edilememiştir.
-Çoğunlukla aynı kişilere düzenli olarak yüksek miktarlarda paralar aktarılmış ve bu aktarmalarla ilgili dilekçe formatına sadece fakirlik kağıdı eklenmiş, bunun dışında kimlik belgesi ve ikametgah belgeleri eklenmemiştir. Bu kişilerin çoğunluğunun evrak üzerindeki imzalarının diğer imzaları ile tutmadığı dilekçedeki imzaların sonradan aynı kalem ve sitille tamamladığı görülmüştür.Bu durum evrak üzerinde yazılı miktarların ilgili kişilere ödenip ödenmediği konusunda tereddütler oluşturmaktadır.Ödemeler Yönetmelik hükmü gereği bankadan yapılmadığı için bu kontrol edilememiştir.Bu nedenle 1000 YTL mutat yardım alan ve ekli listelerde belgeleri eksik olarak belirtilen kişilerin bu paraları alıp almadıklarının ispatı gerekmektedir.
-Yine Sandık ödeneğinin Belediye Başkan Yardımcıları tarafından kim olduğu belli olmayan kişilerin ya da meclis üyelerinin yemek, otel ve misafirhane masraflarının karşılanması için kullanıldığı görülmüştür ki bu hem ödeneğin konulma ve kullanılma amacına ve hem de Belediye Kanununa aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle geçim zorluğu çeken vatandaşlara yardım yapılmak üzere Belediye bütçesinden tahsis edilen yardım ödeneğinin usulüne uygun olarak kullanılmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilama konu ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 33.maddesi ile 1.130.840,34 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
34-1466 sayılı ilamın 34.maddesi ile, Belediye memur personeli, encümen ve ihale komisyonu üyeleri ile KENT-YOL işçi personeli ile diğer bir kısım personele Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı'ndan nakdi ödeme yapılmış olması nedeniyle 1.728.810,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, 6009 sayılı "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un" Geçici 8. maddesinde;
"Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." düzenlemesinin yer aldığını,
Temyize konu ilam da, 6009 sayılı Kanun'un yayım tarihinden (1 Ağustos 2010) önceki bir tarihte yapılan ödemeleri kapsadığından, kanun hükmü uyarınca, tarafına yönelik idarî veya malî/bir yargılama ve takibat yapılmaması ve başlatılanların işlemden kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Savcılık; “Dilekçede ileri sürülen gerekçeler Daire Kararında karşılandığından, tazmin hükmolunan tutar için, 6009 sayılı Kanununun geçici 8. maddesi dayanak gösterilerek Daire Kararının bozulması istenilmekte ise de; anılan kanun maddesi, herhangi bir mevzuatla düzenlenmemiş olan ödemeleri kapsadığından, söz konusu ödemenin kimlere ve nasıl yapılacağına dair açık düzenleme bulunduğundan, tazmin konusu ödemenin anılan kanun maddesi kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Anayasanın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde ise, bu kanunun genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinden çalışan memurlar hakkında uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre belediyelerde çalışan memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsamı içinde bulunmaktadırlar.
657 sayılı Kanunun 2. maddesinde, Devlet Memurlarının hizmet şartları, nitelikleri atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri, ödev, hak, yüküm ve sorumlulukları, aylıkları ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin bu Kanunla düzenleneceği ifade edildiğinden, belediyelerde çalışan memurların her türlü mali ve sosyal haklarının da diğer Devlet memurlarında olduğu gibi, bu Kanun kapsamında mütaala edilmesi gerekmektedir.
Nitekim aynı Kanunun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146. maddesinde de, 1. maddenin birinci fıkrası kapsamına giren memurların aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere tabi oldukları ve bunlara bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı hükme bağlanmıştır.Bu hükümler karşısında, memurlara, tabi oldukları mevzuatın öngörmediği herhangi bir hak ve menfaatin sağlanması mümkün değildir.
Öte yandan belediyede işçi statüsünde çalışan personele yapılacak ödemelerin şekil ve şartları ile miktarları İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesi hükümleriyle belirlenmiştir. Bu mevzuatın öngörmediği herhangi bir ödemenin işçilere de ödenmesi mümkün değildir.
Ayrıca Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Yönetmeliğinin 9. maddesinin son fıkrasında da deprem, sel, yangın gibi olağanüstü durumlar hariç, belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Muhtaçlara Yardım Sandığı ödenekleri, İlgili Yönetmelik ve Encümen Kararları gereğince geçim zorluğu çeken vatandaşlara yardım yapılmak üzere Belediye bütçesinden tahsis edildiğinden, belediye ve KENT-YOL A.Ş. işçi personeli ile emekli olduğu belirtilen diğer personele de herhangi bir şekilde ödeme yapılması mümkün değildir.
Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilama konu ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 34.maddesi ile 1.728.810,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 10.09.2013 tarih ve 37584 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
1-1466 sayılı ilamın 1.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.538,54 YTL.nin, 07.09.2012 tarih ve 3936116 sıra nolu tahsilat makbuzu ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
2-1466 sayılı ilamın 2.maddesiyle tazmin hükmolunan 1.105 YTL.nin tahsil edildiği bildirilmekle birlikte tahsilata ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olduğundan Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
3-1466 sayılı ilamın 3.maddesi ile, Şişli Belediyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi işyeri hekimliği sertifikası sahibi olan doktorlarla 2008 yılında işyeri hekimliği sözleşmesi yapılması ve bu konuda Encümen kararı alınarak işyeri hekimliği ücreti ödenmesi nedeniyle 101.371,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun Geçici 6. maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.” denilmektedir.
Bu hüküm karşısında 6331 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan tazmine konu ilam maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından ilgili maddenin işlemden kaldırılmasına,
4-1466 sayılı ilamın 4.maddesi ile, Şişli Belediyesine ait muhtelif araçlara zorunlu olmayan motorlu kara taşıt araçları (kasko) sigortası yaptırılması ve bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 61.111,67 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği'nin "belediye mallarının sigorta edilmemesi esastır" şeklindeki düzenlemesinin kasko sigortası yapılmasını kesinlikle engelleyici bir niteliğe sahip olmadığını, düzenlemenin "esastır" demek suretiyle kamu idarelerine kamu yaranının gerektirdiği durumlar için esastan ayrılma inisiyatifi de tanıdığını,
Nitekim Belediyenin 2007 Bütçesinde, belediye araçlarının kasko sigortaları için de ödenek temin edildiğini ve esas olanın da Belediye Meclisinin tahsis ettiği ödenek olduğunu,
İlam hükmünde işaret edilen mevzuat hükümlerinin, Belediyenin tabi olduğu diğer mevzuat hükümleri ile ihtilaflı bir durum yarattığını, Belediyelerin ihtiyaç duydukları araçları "finansal kiralama" yolu ile edinmelerini engelleyen bir düzenleme bulunmadığını, Finansal kiralama yönteminde, finans kurumunun, ihtiyaç duyulan araçları müşteri adına satın almakta ve ancak mülkiyetini sözleşme sonuna kadar muhafaza etmek suretiyle sözleşmede belirtilen süre boyunca kira bedelleri karşılığında kullanıma tahsis ettiğini,
Kira sözleşmesinin bitiminde ise -gerçekte bu süre araçların bedellerinin ödenmesi süresidir- sembolik bir bedel karşılığında araçların, finans kurumu tarafından kullanıcıya devredildiğini,
Bu sistemde araçların sahibi-kiralayan durumunda bulunan finans kurumunun araçlara kasko sigortası da yaptırdığını, kiralama bedeli adıyla yapılan ödemenin gerçekte aracın satın alma bedelinin taksitleri niteliğinde olduğunu ve bu bedel içinde araçlara yapılan kasko sigorta bedellerinin de bulunduğunu,
Belediyelerin bu sistem ile araç almaları hukuken mümkün ve muteber olduğuna; bu sistem içerisindeki araçlara kasko sigortası yapılmasını engelleyecek yasal düzenleme de bulunmadığına göre, Belediye araçları finansal kiralama yoluyla almışsa kasko sigortası yaptırabilir, başka alım türlerinin kullanılması halinde ise kasko sigortası yapılması kamu zararı doğurucu bir nitelik taşır, sonucunun ortaya çıktığını, Bu yaklaşımın ise hukuk mantığı içerisinde izahı olanaklı olmadığını,
Bir başka hususun da, kaskolar için yapılan ödemenin tamamının kamu zararı olarak ele alınması olduğunu, oysa Belediyenin araçlarına kasko sigortası yaptırmasının amacının, aracın ve/veya üçüncü kişilerin sigortalı aracın karıştığı bir kaza nedeniyle zarar görmesi halinde, hasar ve zararın Belediye Bütçesinden değil, sigorta firması tarafından karşılanmasını sağlamak olduğunu,
Nitekim poliçelerin geçerlik süresi içerisinde belediye araçlarının, trafik kazalarına karıştığını, gerek belediye araçlarında, gerekse üçüncü şahıs ve araçlarda hasar meydana geldiğini, araçtaki hasarın giderilmesi veya üçüncü şahıslara ait araçlara verilen hasar bedellerinin sigorta firması tarafından karşılandığını, o halde, ortada bir kamu zararından söz edilebilmesi için, öncelikle sigorta poliçeleri ile sağlanan faydanın ortaya konulması; bu faydanın sigorta yaptırılması için Belediye tarafından sigorta firmasına yapılan poliçe bedelleri ile karşılaştırılması gerekir ki, böyle bir fayda-zarar analizi yapılmaksızın kamu zararının oluştuğunun ileri sürülebilmesinin hukuken mümkün olmadığını,
Belediye araçlarına kasko sigortası yaptırılmasının mevzuata aykırı olmadığı yönünde kararlar da bulunduğunu, Sayıştay 6. Dairesi'nin 16.4.1996 gün ve 8970 ve 7. Dairenin 10.02.1998 gün ve 8171 sayılı ilamlarında belediye araçlarına kasko sigortası yaptırılmasının hukuka aykırı olmadığına işaret edildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 4. maddesi yönünden; Dilekçede ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılandığından, ayrıca bu konuda Temyiz Kurulunun da istikrar kazanmış kararları mevcuttur. Bu nedenle, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,”şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediye Giderleri” başlıklı 60. maddesi (h) fıkrasında her ne kadar “Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri,” denilmişse de, burada kastedilen sigorta türü özel ve isteğe bağlı sigorta olmayıp, belediyelere ait motorlu araçlara yaptırılması gerekli görülen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106.maddesinde konuya ilişkin olarak aynen;
“Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, İl Özel İdarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85. maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101. maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilerek Belediyenin sahip olduğu motorlu vasıtaların sadece mali sorumluluk sigortasının milli sigorta şirketlerine yaptırabileceği öngörülmüş olmaktadır.
06.07.2005 tarihli ve 25867 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayınlanan “2006-2008 Dönemi Bütçe Çağrısı”na ilişkin Maliye Bakanlığı Tebliği eki olan “2006-2008 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberinin giriş bölümünde, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan idarelerin ödenek tekliflerini orta vadeli program orta vadeli mali plan ile bu Rehberde yer alan esaslara göre hazırlayacakları belirtilmiştir.
Söz konusu Rehberin, “B) ANALİTİK BÜTÇE SINIFLANDIRMASI” bölümünün, Ekonomik sınıflandırmaya ilişkin açıklamaları içeren 5. alt bölümünde, 2006-2008 dönemi bütçe hazırlıklarında esas alınacak olan, giderin ekonomik kodları ve açıklamalarının ekte yer aldığı; giderlerin ekonomik sınıflandırmasında bu açıklamaların esas alınacağı, ödenek tekliflerinin hazırlanmasında ve harcamaların gider kaydının yapılmasında bu açıklamalara titizlikle uyulması gerektiği, açıklanmıştır.
Ekte yer alan Analitik Bütçe Sınıflandırmasına İlişkin Rehberin; “IV-Giderin ekonomik kodlarının açıklamaları” başlıklı bölümünün, “03-Mal ve hizmet alımı giderleri” harcama grubunda yer alan, “03.5.4.02-Sigorta giderleri” başlıklı detay kodunun açıklama kısmında;
“03.5.4.02 Sigorta Giderleri: Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;
- Yanıcı ve patlayıcı maddelerin, ilaçların, gemilerin, uçakların ve bunlara ait depolama yerlerinin sigorta giderleri,
- Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
- Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko),
- Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta giderleri,
- Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,
- İlgili mevzuatı gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri,
bu bölüme gider kaydedilecektir.” denilmek suretiyle diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında devlet mallarının sigorta ettirilmemesi ilke olarak kabul edilmiş ve bu temel ilkenin istisnaları da sayılmıştır. Buna göre taşıtların ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri karşılanabilecektir. İsteğe bağlı sigorta türü olan kasko sigortası giderleri bu kapsamda yer almamıştır.
01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ekonomik Sınıflandırma” başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında;
“(4) Kurumlar, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için belirlenen dört düzey ekonomik kodlardan sadece ihtiyaç duydukları kodları kullanırlar.” denilmektedir. Yine aynı Yönetmeliğin “Hüküm Bulunmayan Haller“ başlıklı 464. maddesinin 1.fıkrasında;
“(1) Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”
denilmektedir.
Bu hükümler karşısında, yukarıda bahsi geçen “Sigorta giderleri” detay koduna ilişkin olarak “Analitik Bütçe Sınıflandırmasına ilişkin Rehber”de yer alan açıklamaların Belediyeler için de geçerli ve bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır.
Dilekçede, Belediye araçlarının finansal kiralama yoluyla alınması halinde kasko sigortası yaptırabildiği ifade edilmişse de; Finansal kiralama yöntemiyle araç temininde geçerli olan mevzuat gereğince sigorta banka tarafından yaptırılmakta ve bedeli kiralama sözleşmesi uyarınca ilgili kurumdan (belediye) tahsil edilmektedir. ilama konu edilen husus ise, belediyenin sahibi olduğu araçların kasko sigortası yaptırılması hususudur ki mevzuatın izin vermediği bir sigorta türünün yaptırılması mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 4.maddesi ile 61.111.67 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
5-1466 sayılı ilamın 5.maddesi ile, Şişli Belediyesi kültür faaliyetlerinin yapıldığı Tiyatro Kare Binasının yangına karşı sigorta ettirilerek bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 6.199,84 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin giderleri" başlıklı 60. maddesi h bendinde sigorta giderlerine yer verildiğini,
İlamda, sigorta giderleri ifadesinin genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderlerini kapsamaktadır, denildiğini, İlamda "sigorta giderleri" için yapılan "mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderleri" yorumunun son derece dar bir yorum olduğunu, Belediyelerin analitik bütçe kod yapısına göre bütçelerini hazırladıklarını, Maliye bakanlığının Analitik Bütçe Sınıflandırılmasına ilişkin rehberin "Giderin Ekonomik Kodlarının açıklamaları" bölümünde;
"03.5.4.02 Sigorta Giderleri: Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
-Yanıcı ve patlayıcı maddelerin, ilaçların, gemilerin, uçakların ve bunlara ait depolama yerlerinin sigorta giderleri,
-Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
-Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko),
-Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta giderleri,
-Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,
-İlgili mevzuat gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri" denildiğini,
Sinema, tiyatro gibi umuma açık binaların sigortalanması zorunluluğu bulunduğunu, Belediyenin kültürel etkinliklerinin yerine getirildiği ve kamu binası niteliğinde bulunmayan Tiyatro Kare binasına yangın sigortası yaptırılması zorunlu olduğundan, Belediyenin kültürel faaliyetler için yapı ilgilileri ile yaptığı sözleşme uyarınca yangın sigortası bedelinin Belediye bütçesinden ödenmesinin mevzuatın ve belediyenin tarafı olduğu sözleşmenin gereği olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 5. maddesi yönünden; Dilekçede ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılandığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediye Giderleri” başlıklı 60.maddesi (h) fıkrasında her ne kadar “Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri,” denilmişse de, burada kastedilen sigorta giderleri ifadesi genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderlerini kapsamaktadır.
06.07.2005 tarihli ve 25867 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayınlanan “2006-2008 Dönemi Bütçe Çağrısı”na ilişkin Maliye Bakanlığı Tebliği eki olan “2006-2008 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberinin giriş bölümünde, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan idarelerin ödenek tekliflerini orta vadeli program orta vadeli mali plan ile bu Rehberde yer alan esaslara göre hazırlayacakları belirtilmiştir.
Söz konusu Rehberin, “B) ANALİTİK BÜTÇE SINIFLANDIRMASI” bölümünün, Ekonomik sınıflandırmaya ilişkin açıklamaları içeren 5. alt bölümünde, 2006-2008 dönemi bütçe hazırlıklarında esas alınacak olan, giderin ekonomik kodları ve açıklamalarının ekte yer aldığı; giderlerin ekonomik sınıflandırmasında bu açıklamaların esas alınacağı, ödenek tekliflerinin hazırlanmasında ve harcamaların gider kaydının yapılmasında bu açıklamalara titizlikle uyulması gerektiği, açıklanmıştır.
Ekte yer alan Analitik Bütçe Sınıflandırmasına İlişkin Rehberin; “IV-Giderin ekonomik kodlarının açıklamaları” başlıklı bölümünün, “03-Mal ve hizmet alımı giderleri” harcama grubunda yer alan, “03.5.4.02-Sigorta giderleri” başlıklı detay kodunun açıklama kısmında;
“03.5.4.02 Sigorta Giderleri : Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
- Yanıcı ve patlayıcı maddelerin, ilaçların, gemilerin, uçakların ve bunlara ait depolama yerlerinin sigorta giderleri,
- Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
- Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko),
- Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta giderleri,
- Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,
- İlgili mevzuatı gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri,
bu bölüme gider kaydedilecektir.”denilmek suretiyle diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında devlet mallarının sigorta ettirilmemesi ilke olarak kabul edilmiş ve bu temel ilkenin istisnaları da sayılmıştır. Buna göre taşıtların ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri karşılanabilecektir. İsteğe bağlı sigorta türü olan kasko sigortası giderleri bu kapsamda yer almamıştır.
01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ekonomik Sınıflandırma” başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında;
“(4) Kurumlar, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için belirlenen dört düzey ekonomik kodlardan sadece ihtiyaç duydukları kodları kullanırlar.”denilmektedir.
Yine aynı Yönetmeliğin “Hüküm Bulunmayan Haller “başlıklı 464 üncü maddesinin 1. fıkrasında;
“(1) Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”denilmektedir.
Bu hükümler karşısında, yukarıda bahsi geçen “Sigorta giderleri” detay koduna ilişkin olarak “Analitik Bütçe Sınıflandırmasına ilişkin Rehber”de yer alan açıklamaların Belediyeler için de geçerli ve bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60.maddesi h bendinde sigorta giderleri yer almaktadır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri ifadesi genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı (deprem sigortası gibi) sigorta giderlerini kapsamaktadır.
Dilekçede Belediyenin kültürel faaliyetler için yapı ilgilileri ile yaptığı sözleşme uyarınca yangın sigortası bedelinin Belediye bütçesinden ödenmesinin mevzuatın ve belediyenin tarafı olduğu sözleşmenin gereği olduğu ileri sürülmekte ise de, bu iddiayı ispatlayan bir sözleşme ibraz edilmemiştir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 5.maddesi ile 6.199,84 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
6-1466 sayılı ilamın 6.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.670 YTL.nin tahsil edildiği bildirilmekle birlikte tahsilata ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olduğundan Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
7-1466 sayılı ilamın 7.maddesiyle tazmin hükmolunan 2.150 YTL.nin tahsil edildiği bildirilmekle birlikte tahsilata ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olduğundan Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
8-1466 sayılı ilamın 8.maddesi ile; Devlet Memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin Kararın eki II sayılı cetvele göre fiilen büyük yatırım projelerinde görev alan personele ödenmesi gereken ek tazminatın imar ve planlama müdürlüğü, fen işleri müdürlüğü ve emlak-istimlak müdürlüğünde çalışan bütün personele ödenmesi nedeniyle 4.512,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Şişli Belediyesi tarafından yapılan işlerin büyük proje olarak kabulünün mümkün olmamasına karşın Belediye İmar ve Planlama, Fen İşleri ve Emlak İstimlak Müdürlüğünde çalışan personele, "Devlet Memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin kararın eki II sayılı cetvele göre" büyük yatırım proje tazminatı ödenmiş olduğundan hareketle hükmedilen 4.512 YTL tutarında kamu zararı iddiasına karşılık sorguya cevap layihasında yapılan ödemenin hukuki dayanaklarının gösterildiğini ancak 6. Dairenin savunmayı kabul etmediğini, sorguya cevap layihasında ileri sürülmemiş olmakla birlikte (sorguya cevap layihasının verildiği tarihte 6009 sayılı yasa yürürlükte bulunmadığından) yargılama sırasında 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, 6009 sayılı "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun" re'sen dikkate alınmasının icap ettiğini,
Bu itibarla anılan tazmin hükmünün 6009 sayılı yasanın Geçici 8. maddesi uyarınca kaldırılmasını talep etmiştir.
Savcılık; “İlamın 8. maddesi yönünden; Büyük yatırım projesi olmayan, fiilen büyük yatırım projelerinde çalışılmadığı halde, bu işlere mahsus ek tazminat ödenmesi nedeniyle tazmin hükmolunan tutar için, 6009 sayılı Kanununun geçici 8. maddesi dayanak gösterilerek Daire Kararının bozulması istenilmekte ise de; anılan kanun maddesi, herhangi bir mevzuatla düzenlenmemiş olan ödemeleri kapsadığından, söz konusu ödemenin kimlere ve nasıl yapılacağına dair açık düzenleme bulunduğundan, tazmin konusu ödemenin anılan kanun maddesi kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,”şeklinde görüş bildirmiştir.
05.01.2008 tarih ve 26747 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde, “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur.” denilmiştir.
II sayılı cetvelin (E) Teknik Hizmetler başlıklı bölümünün 5. fıkrasında,
"Yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve şehir plancısı kariyerlerini haiz olup, 1-4. derecelerden aylık alanlardan, kurumlarınca belirlenen ve ödeneği bulunan faaliyet halindeki büyük yatırım projelerinde fiilen çalışanlara, ilgili Bakan, Rektör, Vali ve Belediye başkanından adlarına onay alınmak ve kontrol edilen ve onaylanan cetvellerde ödeme yapılacak unvanlar ve sayıları gösterilmek şartıyla, projelerde çalıştıkları sürece aşağıda gösterilen özel hizmet tazminatı oranlan ek olarak ödenebilir.
Bölge Müdürü (Belediyeler hariç), Daire Başkanı ve daha üst idari görevlerde bulunanlara : 30
Diğerlerine : 20
Ancak, bu hükme göre ilave ödemeden yararlanacakların toplam sayısı, kurum kadrolarında söz konusu kariyerlere sahip olarak fiilen görev yapan toplam personel sayısının %10' unu geçemez (hesaplamalarda küsurlar tama iblağ edilir).
Bu tazminat mehil müddeti, her türlü izin, büyük yatırım projeleriyle ilgili olmayan geçici görev, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmet içi eğitim, kurs ve seminer gibi nedenlerle hizmete ara verenlere, ara verdikleri günler için ödenmez." hükmüne yer verilmiştir.
Belediyenin büyük yatırım projesi olmadığı halde ek tazminat ödenmesi mevzuata uygun değildir.
Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, kararname hükümlerine aykırı olarak yapılan ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 8.maddesi ile 4.512 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
9-1466 sayılı ilamın 9.maddesi ile, Belediye bütçesinden Encümen kararı ile Şişli Belediyesi ile ilgisi olmayan Bayburt-Gökçedere Belediyesi ile Balıkesir-Ören Belediyesine nakdi yardım yapılması nedeniyle 17.500, 00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Diğer Kuruluşlarla İlişkiler" başlığını taşıyan 75. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde;
"Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. (...)" düzenlemesi bulunduğunu, yasanın bu maddesinde yer verilmiş olan yetkinin, yine aynı yasanın 14. maddesinde ifadesini bulan ve belediyenin "görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı" şeklindeki düzenleme karşısında bir başka belediyeyi kapsayamayacağı yönündeki belirlemenin hukuki dayanaktan yoksun ve yasa koyucunun iradesine de aykırı olduğunu,
Belediyenin görev, yetki ve sorumluluk alanının belediye sınırlarını kapsaması ilkesinin, yetki tecavüzünü önlemeye yönelik olduğunu, buna karşın 75. maddenin (a) bendinde verilen yetkinin ise belediyeler arasında, yine belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren hususlardaki dayanışma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olduğunu,
Nitekim Van Depremi nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın ülkenin pek çok belediyesinin belediye sınırları dışına çıkarak yardıma koşması ile karşılanabildiğini,
Öte yandan, "sorguya cevap" layihasında belirtildiği üzere, mahalli idarelerin yetkilerini kullanırken başka yerel makamlarla işbirliği yapabilmelerinin, Avrupa Yerel yönetim Şartı'nın da sonucu olduğunu, 5393 sayılı yasada yer alan hükümlerin Avrupa Yerel Yönetim Şartı hükümleri paralelinde ve bu hükümlere uygun olarak yorumlanmaları, hatta çelişmeleri halinde "uluslar arası sözleşme" niteliğindeki hükümlerin üstün hukuk normu olarak kabul edilmeleri gereğinin Anayasamızın 90. maddesinin tabi sonucu niteliğinde olduğunu,
Öte yandan 9 sıra numarasını taşıyan tazmin kararının, 5393 sayılı yasanın 55. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, ilgili maddede, 5018 sayılı Kanuna atıfta bulunmak suretiyle Sayıştay tarafından yapılacak "dış denetim"in mali işlemler ile sınırlı olduğu; "belediyenin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemleri, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından (...)" yapılacağı hususuna işaret edildiğini,
Keza 5018 sayılı yasanın 68. maddesinde de "Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır." denildikten sonra; "Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
"a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b)Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi, suretiyle gerçekleştirilir." hükmüne yer verildiğini,
Gerek 5393 sayılı yasanın 55, gerekse 5018 sayılı yasanın 68. maddesi bir arada değerlendirildiğinde; Sayıştay tarafından yapılacak olan denetimin mali işlemlere ilişkin olduğu ve mali işlemlere ilişkin belgeler esas alınmak suretiyle, mali tabloların güvenilirliği, doğruluğu; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine yönelik olacağı sonucunun ortaya çıktığını,
Bu düzenlemelerden Sayıştay’ın mali işlemler üzerindeki denetleme yetkisinin kapsamına "yerindelik", "hukuka uygunluk" denetiminin dahil edilemeyeceğini,
Nitekim 5393 sayılı yasanın 55. Maddesinin, "hukuka uygunluk" denetim yetkisinin İçişleri Bakanlığına ait olduğuna açıklıkla yer verdiğini,
Bu itibarla, bir belediyenin, hizmetin yerine getirilmesinde yetersiz kalan bir başka belediyeye yardımda bulunması ve bunun için 5393 sayılı yasanın 75. maddesini dayanak olarak göstermesi karşısında hüküm kurulması, Sayıştay'a verilen dış denetim yetkisi sınırlarının dışına çıkılmış olması anlamını taşıdığını,
Tazmin hükmünde ortaya çıkan bir diğer hukuka aykırılığın da, Encümen üyelerinin harcamadan sorumlu tutulmaları olduğunu, Her ne kadar 5018 sayılı yasanın 31. maddesinde, "(...)Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur." denilmekte ise de bu düzenlemedeki sorumluluğun, kurul, komisyon veya komitenin harcama yetkilisi olarak kabul edildiği hallere ilişkin olduğunu, oysa tazmine konu olayda, harcama yetkilisinin, bütçe ile kendisine ödenek verilmiş olan birim yetkilisi olduğunu, bu harcamada encümen tarafından alınmış olan kararın, encümeni harcama yetkilisi yapmadığını,
Bir başka ifade ile 5018 sayılı yasanın 32. maddesindeki "Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır." düzenlemesine paralel olarak Belediye Encümeni tarafından verilmiş bir harcama talimatı bulunmadığını, tazmine konu harcama talimatını verenin, Belediye encümenine teklifte bulunan ve ödeme emri ve eklerini muhasebe yetkilisine gönderen birim yetkilisi olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 9. maddesi yönünden; Dilekçede, Belediye Encümeni kararıyla, Şişli Belediyesi ile ilgisi olmayan Bayburt-Gökçedere ile Balıkesir Ören Belediyelerine yapılan nakdi yardımların, mevzuata ve usulüne uygun yapıldığı belirtilerek, ayrıca 6009 sayılı Kanununun geçici 8. maddesi dayanak gösterilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılması istenilmektedir. Tazmin konusu ödemenin anılan kanun maddesi kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sözü edilen ödeme ile ilgili ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılanmış bulunmaktadır. Bu nedenle temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
832 sayılı Sayıştay Kanununun 1.maddesinde; “Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yolu ile kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.” denilerek Sayıştay’ın görev ve yetkisi tanımlanmış, kanunun 38.maddesinde de; “Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların;
a) Gelir, gider ve mal işlemlerini, bu işlemlere ait sayman hesaplarını bütün kayıt ve belgeleriyle birlikte incelemek ve neticede bütün bu işlem ve hesapları yargılama yolu ile;
b) Bütçe hesabının ve bu nitelikteki diğer hesapların kesilmesini, sayman hesaplarının sonuçlarını, ilgisine göre kesinhesap kanunu tasarıları veya kesin mizan ve bilânçolarla karşılaştırmak suretiyle;
c) Kanunlarda belirtilen diğer konuları ilgili daire ve kurumlardan alınacak bilgi ve belgeleri incelemek ve Sayıştayda gerekli kayıtları kurmak suretiyle;
denetler.”denilmiştir.
46.maddesinde hesapların incelenmesi sırasında;
“…
1. Gelirlerin, alacakların ve her türlü hakların kanunlara, tüzüklere ve yönetmeliklere ve bütçedeki tertiplerine uygun olarak tahakkuk, takip ve tahsil edilip edilmediği,
2. Giderlerin,
a) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere ve bütçedeki tertibine,ödeneğine ve kadroya uygun olarak harcanıp harcanmadığı,
b) Ödemenin istihkak sahiplerinin veya vekillerinin kimliği araştırılmak suretiyle yapılıp yapılmadığı,
c)İdare hesabına giren bütün işlemlerin para ve sair kıymet hareketlerinin kanun, tüzük ve yönetmeliklerdeki hükümlere uygun bulunup bulunmadığı,
3. Taşınır ve taşınmaz malların giriş, saklanış, kullanış ve çıkışları ile bunların bulunması gerekli olan yerlerde tamamen mevcut olup olmadığı hususlarının yürürlükteki kanun, tüzük ve yönetmelik esaslarına göre yapılıp yapılmadığı,
4. Yukarıdaki fıkralarda yazılı bütün işlem ve hesapların belgelere ve kayıtlarına uygun olup olmadığı,
araştırılır.”denilmek suretiyle de hesaptan ne kastedildiği ortaya konulmuştur.
Sayıştay, TBMM adına idarelerin bütçe uygulamalarını denetlemek ve raporlamak, bütçe içinde gelir toplayan ve harcama yapan görevlilerin yürüttüğü mali işlemlerin kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygunluğunu yargılama suretiyle hükme bağlamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Dış Denetim başlığı altındaki 68.maddesinde ise;
“Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır.
Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b)Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi,
Suretiyle gerçekleştirilir.
Dış denetim sırasında, kamu idarelerinin iç denetçileri tarafından düzenlenen raporlar, talep edilmesi halinde Sayıştay denetçilerinin bilgisine sunulur.
Denetimler sonucunda; ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hususlarda düzenlenen raporlar, idareler itibarıyla konsolide edilir ve bir örneği ilgili kamu idaresine verilerek üst yönetici tarafından cevaplandırılır. Sayıştay, denetim raporları ve bunlara verilen cevapları dikkate alarak düzenleyeceği dış denetim genel değerlendirme raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Sayıştay tarafından hesapların hükme bağlanması; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider ve mal hesapları ile bu hesaplarla ilgili işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olup olmadığına karar verilmesidir.
Dış denetim ve hesapların hükme bağlanmasına ilişkin diğer hususlar ilgili kanununda düzenlenir.” denilmiş ve Sayıştay tarafından yapılacak denetim açıklanmıştır.Bu nedenle Sayıştay'a verilen dış denetim yetkisi sınırlarının dışına çıkılmış olduğuna dair dilekçede ileri sürülen itiraz yerinde değildir.
Encümenin sorumlu olmadığına dair itiraz değerlendirildiğinde;
5018 sayılı Kanunun 31.maddesinde Harcama yetkisi ve yetkilisi tanımlanmış ve;
“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.”denilmiştir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararının “Sorumlular” başlıklı 3.bölümünde Harcama Yetkilileri açıklanmış ve (b) şıkkında;
“Kurul, Komite veya Komisyon Üyelerinin Harcama Yetkisinden Doğan Sorumluluğu:
5018 sayılı Kanunun 31. maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur denilmektedir.
Kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamaktadır. Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığında olduğu gibi bazı kuruluşların karar organlarının icra yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle Kanunun 31inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda;
- Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,
- Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına,
- Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme şeklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağına,” karar verilmiştir.
Gökçedere Belediyesi ile Ören Belediyesine yardım yapılması için Encümen tarafından karar alınarak anılan yardımın yapılması konusunda harcama yetkilisine izin verilmektedir.Bu nedenle 5018 sayılı Kanunun 31.maddesi ve Sayıştay Genel Kurulu Kararının ilgili hükümleri gereğince yardımın yapılmasına karar veren Encümen üyelerinin sorumlulukları bulunmaktadır.
Esasa ilişkin itiraz değerlendirildiğinde;
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine 14. maddesinde belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.
Aynı kanunun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75. maddesinde ise “Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
…
” denilmektedir.
Belediye görev ve sorumluluk alanlarına giren konular ile sınırlı olmak üzere ve belediye meclisinin alacağı karar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ortak proje gerçekleştirebilecek, gerekli yardımı yapabilecektir.
Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde,
16.10.2007 tarih ve 556 sayılı Şişli Belediyesi Encümen Kararında;
“Bayburt ili Gökçedere Belediye Başkanlığı, ilçede yapılmakta olan Cumhuriyet Parkı için maddi imkanları kısıtlı olması sebebiyle yardım talebinde bulunmuşlardır.Konu ile ilgili Yazı İşl.Müd.den gelen 16.10.2007 gün 1085/400290 sayılı yazı Encümenimizce tetkik edildi gereği görüşüldü.
Belediyemizden talepte bulunan Gökçedere Belediye Başkanlığına 5393 sayılı Belediye Yasasının 75/a fıkrasına göre 10.000 YTL.yardım yapılmasına, gereği için Yazı İşl.Müd.ğüne karar örneğinin Mali Hizmetler Müd.ne havale ve tevdiine oy birliği ile karar verildi.”denildiği,
13.05.2008 tarih ve 474 sayılı Şişli Belediyesi Encümen Kararında;
“Ören Belediyesi, 05.05.2008 gün ve 2008/12 sayılı Encümen kararı ile belde halkının ihtiyacı olan içme suyu boru hattının yenilenmesi gerektiği için Belediyemizden yardım talebinde bulunmuşlardır.Konu ile ilgili Yazı İşl.Müd.den gelen 13.05.2008 gün 354/432265 sayılı yazı Encümenimizce tetkik edildi gereği düşünüldü.
Belediyemizden talepte bulunan Ören Belediyesine, Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gerekli yardımın yapılması ile ilgili 5393 sayılı Belediye Yasasının 75/a fıkrasına göre 7.500 YTL.maddi yardım yapılmasına, gereği için evrakın Yazı İşl.Müd.ğüne karar örneğinin Mali Hizmetler Müd.ne havale ve tevdiine oy birliği ile karar verildi.”denildiği ve bu kararlar üzerine Bayburt-Gökçedere Belediyesi ile Balıkesir-Ören Belediyesine park ve boru hattı yapımı için nakdi yardımda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun yukarıya alınan madde hükmüne göre belediyeler, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilmekte ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilmektedir. Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 9.maddesiyle 17.500 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
10-1466 sayılı ilamın 10.maddesi ile, Şişli Belediyesi tarafından Bingöl ilinde yapılmış olan camiinin açılışına Bingöllüler Derneği üyeleri ile birlikte katılım için 5 gün beklemeli araç kiralama gideri bedelinin bütçeden ödenmiş olması nedeniyle 14.991,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;Belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde hizmetin "mahalli müşterek nitelikte" gerekliliği, belediye hizmetlerinden yararlanan herkesin üzerinde müşterek olduğu hizmet olarak yorumlanamayacağını, Belediye sınırları içerisinde köken ve aidiyet itibariyle farklı illere mensup pek çok yurttaşın yaşamakta olduğunu, bu yurttaşların kültürlerini sürdürmek adına aidiyetlerinin ifadesi olarak bu illerin adını taşıyan kültür derneklerinde faaliyet gösterdiklerini,
Sivil toplum örgütü niteliğindeki bu örgütlerin, Belediyenin hem paydaşı niteliğinde hem de bu örgütlere üye veya bu örgütlerle temas halindeki yurttaşların sosyal-kültürel ihtiyaçlarının mahalli ve müşterek nitelikli ihtiyaçlar olduğunu,
Belediye sınırları içerisinde yaşayan ve köken itibariyle Bingöllü olan yurttaşların sosyal-kültürel ihtiyaç olarak ortaya koymuş oldukları bir talebin karşılanmasının, mahalli ve müşterek bir ihtiyaç olarak kabul edilmiş olması nedeniyle gerçekleştirilen faaliyetin kamu zararı olarak nitelendirilmesinin, yasanın dar olarak yorumundan kaynaklanan hukuki bir hata niteliği taşıdığını,
Kaldı ki, yerine getirilen bir hizmetin mahalli müşterek nitelikte olup olmadığının takdirinin idareye ait olması nedeniyle takdir alanına giren bir hususta tazmine hükmedilmesinin Sayıştay yargısının alanına girmediğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 10. maddesi yönünden;Dilekçede ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılandığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanununun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Kanunun 14. maddesinde Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadırlar.
Şişli ilçesinde yaşayan Bingöllü vatandaşların derneklerinin Bingöl ilindeki cami açılışı giderinin, mahalli müşterek bir ihtiyaç olarak görülmesi mümkün değildir. Dilekçede, 5393 sayılı yasanın 14 ve 15.maddelerinde belediyenin sınırları dışında herhangi bir faaliyette bulunulmayacağına dair yasaklayıcı veya sınırlayıcı bir hüküm bulunmadığı, mahalli müşterekten anlaşılması gerekenin sadece o ilçe sınırları olmaması gerektiği ve konunun Stratejik planda yer aldığından bahisle yapılan ödemenin yasal olduğu ifade edilmekte ise de 5393 sayılı Kanunun 14. maddesinde belediyenin mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla bu maddede belirtilen hizmetleri görebileceği belirtildikten sonra belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ve ancak Belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetlerinin götürülebileceği açıkça belirtildiğinden yapılan itiraz yerinde değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 10.maddesi ile 14.991,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
11-1466 sayılı ilamın 11.maddesi ile, çeşitli dernek üyeleri ile özel okul öğretmen ve öğrencilerinin İstanbul ili dışına yaptıkları ziyaretler ile Erzincan ilinde belediyenin yardım dağıtması amacıyla araç kiralanması ve bedelinin bütçeden karşılanması nedeniyle 145.464,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; İlamın 10. sırasında yer alan tazmin kararma ilişkin temyiz sebeplerinde belirtildiği gibi, mahalli müşterek ihtiyaç kavramının belediye sınırları içerisinde yaşayan farklı alt kimliklere sahip, farklı kültürlerle yetişen yurttaş ve toplulukların ortaya koymuş oldukları ihtiyaçların tamamı şeklinde anlaşılması gerektiğini, tersinden bir anlatımla, belediye sınırları içerisinde yaşayan ve belediyenin hizmetinin öznesi konumundaki bireylerin tamamını ortaklaştıran hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak algılanması, belediyelere çöp toplama, kaldırım yapımı gibi hizmetlerin dışında bir hizmet alanı bırakmayacağını,
Şişli İlçesi sınırları içerisinde farklı köken ve aidiyet itibariyle farklı illere mensup pek çok yurttaşın yaşamakta ve bu yurttaşların geldikleri illerin adlarını taşıyan veya inançlarını yaşattıklarına inandıkları sivil toplum örgütleri ile sosyal ilişkiler kurmak suretiyle kendilerine yaşam tarzı oluşturduğunu,
Bu yurttaşların ilişkide bulundukları sivil toplum örgütleri, kültürlerini, geleneklerini sürdürme ihtiyacını ve ihtiyaçları karşılamaya yönelik projelerini Belediyeye talep olarak yöneltmekte ve Belediyenin de bu taleplerden sosyal-kültürel olarak kabul görenleri karşılama yönünde hizmetler verdiğini, üstelik bu gezilere, Belediyenin Stratejik Planında yer verildiğini ve Belediye Meclisi tarafından da ödenek tahsis edilmiş olan projeler olduğunu,
Örneğin alevi kökenli yurttaşların, kendilerince kutsal sayılan Antalya Elmalı'daki türbeye ziyaret etmek için dernekleri vasıtasıyla Belediyeye başvurduklarını, bu talebin, Şişlideki alevi kökenli yurttaşlar bakımından müşterek bir kültürel ihtiyaç niteliği taşıdığını,
Özel okul öğrencilerinin "Anıtkabir Gezisi"ne götürülmesinin, o özel okulun bir faaliyetine destek verilmesi şeklinde anlaşılması da yerinde olmadığını, Belediyenin, özel okul devlet okulu ayrımı yapılmaksızın Şişli'deki tüm öğrencilere yönelik olarak Anıt Kabir'e gezi düzenlediğini, öğrencilerin etaplar halinde bu tür gezilere dahil edildiğini, Bu itibarla özel bir okulun faaliyetinin desteklenmesi yönündeki algının hatalı olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlamın 11. maddesi yönünden; Dilekçede ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılandığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Kanunun 14. maddesinde Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadırlar.
Besni Eğitim Vakfı, Şirvanlılar Derneği, Feriköy Emekliler Derneği, Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü, Sularbaşı Derneği, Feriköy Kilisesi ile Kayacık Derneği, Mahmut Şevket Paya Cemevi üyeleri ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyelerinin talepleri doğrultusunda çeşitli illere gezi düzenlenerek bu amaçla araç kiralanması mahalli müşterek bir ihtiyacın karışlanmasına yönelik değildir.
Ayrıca Şişli Belediyesinin Erzincan ilinde yardım dağıtması için araç kiralanması hususu Erzincan ilinin Şişli Belediyesinin kendi görev, sorumluluk ve yetki alanına girmediği için mümkün değildir. Şişli ilçesi sınırları içinde yaşayan yurttaşların ihtiyaçlarını karşılamakla mükellef olan belediyenin diğer iller için harcama yapması söz konusu olamaz.
Yine özel bir okul olan Nilgün Doğan Koleji öğretmen ve öğrencilerinin Ankara Anıtkabir ziyareti giderinin ödenmesi de mümkün değildir. Bu okulun düzenlemiş olduğu gezi giderlerinin kendilerince karşılanması gerekmektedir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 11.maddesi ile 145.464,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
12-1466 sayılı ilamın 12.maddesi ile, Şişli Belediyesince Karadeniz illeri tanıtım filmleri, Karadeniz müzikleri alımı, Karadeniz fıkraları satın alınması için yapılan giderlerin bütçeden karşılanması nedeniyle 99.515,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Belediyelerin varlık sebebinin, belde sakinlerinin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu, bütçeden yapılmış olan harcamanın, ilamda belirtildiği gibi özel olarak sadece Karadenizli vatandaşlar düşünülerek yapılmış bir harcama olmadığını, yapılan harcama böyle addedilse bile, diğer belde sakinlerine de kendi alanlarında başka hizmetler sunulduğunu, hepsinin ayrı ayrı özel harcama kabul edilmesi durumunda belediyelerin halka hizmet sunmaları imkanının kalkacağını,
Karadeniz illerini tanıtmaya yönelik filmin, bir hizmet alımı olarak ve 4734 sayılı yasanın 22. maddesi uyarınca temin edildiğini,
Yasa koyucunun, "Bu maddeye göre yapılacak alımlarda, ihale komisyonu kurma ve 10. maddede sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilir." dediğini ancak, temin edilen hizmet alımı sanat eserleri ve fikri haklar alanına dahil bir iş niteliği göstermesi nedeniyle, piyasaca belirlenebilir bir fiyatı da bulunmadığını,
Bu itibarla, hizmet alımı öncesinde ajans ve yapım şirketlerinin benzer konularda yapmış oldukları tanıtım filmlerinin izlendiğini ve ihtiyacı karşılayacak sanatsal yapım için elverişli firmanın belirlenerek bu firmadan fiyat istenildiğini,
Bir başka ifade ile alımın 4734 sayılı yasanın 22. maddesinin (a) ve (b) maddeleri kapsamında değerlendirildiğini,
Öte yandan, gerçekleştirilen alıma ilişkin "cd" ve "kitaplar"ın, Şişlide yaşayan Karadenizli vatandaşlara dağıtıldığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Kanunun 14. maddesinde Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22.maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlakta 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Ödeme emirlerinin incelenmesinde;
a) Belediye tarafından Karadenizli vatandaşlara yönelik Trabzon, Ordu, Rize, Giresun, Bayburt, Samsun illeri tanıtım filmi hazırlatılarak Karadeniz Medya firmasına 35.400 YTL para ödendiği, Firmanın teklif yazısında Başkanlıkça istemiş olduğunuz Karadenizli vatandaşlara yönelik program çekimi için teklif ederiz denildiği,
b) Belediye tarafından Ordulu vatandaşlara yönelik ordunun tarihi, turistik yönlerini anlatan film yapımı için Ordu Dijital Yayıncılık firmasına 28.320 YTL ödendiği, yaptırılan film CD sinin evrakların ekinde yer almadığı,
c) Yine belediye tarafından Ordulu vatandaşlara yönelik ordunun tarihi, turistik yönlerini anlatan film yapımı için Ordu Dijital Yayıncılık firmasına 28.320 YTL ödendiği, yaptırılan film CD sinin evrakların ekinde yer almadığı,
d) Belediyenin Karadeniz müzikleri alımı için Sevim Şahin Akın adlı kişiye 2.475 YTL ödendiği, ödeme emri ekinde müzik Cd sinin yer almadığı,
e) Belediyenin Karadeniz fıkraları alımı için Ali Öztürk adlı kişiye 5.000 YTL ödendiği, Ödeme emri ekinde satın alınan fıkra kitabı bulunmadığı görülmüştür.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri, bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadırlar. Karadenizli vatandaşlara özel bu şekilde harcama yapılması belediyenin var olma amacına da aykırılık teşkil etmektedir.
Piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek teklif alınmak suretiyle Karadeniz illerinin tanıtımına ilişkin program çekimi ile müzik cd’si ve fıkra kitabı alımının mahalli müşterek nitelikte değerlendirilmesi ve belediye giderleri arasında yer alması mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 12.maddesi ile 99.515,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
13-1466 sayılı ilamın 13.maddesi ile, Şişli Belediyesince ülke turizmine katkıda bulunmak için Erzincan Yaylabaşı Munzur Havacılık ve Doğa Sporları isimli Derneğe spor malzemesi satın alınması, Cevahir Otelde yapılan yemekli Erzincanlılar gecesi giderlerinin karşılanması, Kastamonulular için yemekli gece düzenlenmesi ve giderlerinin bütçeden karşılanması nedeniyle 46.659,62 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Munzur Havacılık ve Doğa Sporları isimli Derneğe "yamaç paraşütü" temin edilmesinin, amatör spor kulüplerini destek amacıyla ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmü gereği olduğunu,
TÜİK'in Eylül 2010 demografik verilerine göre, Şişli İlçesinin seçmen listesinde bulunan ve İstanbul dışındaki illerin nüfusuna kayıtlı seçmen sayısı bakımından Erzincan’ın 3., Kastamonu’nun ise 4. sırada bulunduğunu,
Bir başka ifade ile Erzincanlı ve Kastamonuluların Şişli İlçesinin en büyük bölümünü oluşturduğunu,
Bu toplulukların kültürlerinin Şişli'nin kültürünün de önemli bir bölümünü oluşturduğunu bu itibarla, bu kültürlerin yaşatılmasına yönelik etkinliklerin mahalli müşterek nitelikli olarak kabulü gerektiğini,
Etkinlik giderlerinin, 4734 sayılı yasanın 22. maddesi uyarınca; "doğrudan temin" müessesesi ile gerçekleştirildiğini, Erzincanlılar Gecesinin Şişli Grand Cevahir Otel'de yapıldığını, geceye davetli katılımcı sayısı ve otelin ağırlama kapasitesi bakımından, Şişli Grand Cevahir Otel'in alternatifi bulunmadığını, böyle bir durumda yaklaşık maliyetin, tedarikçinin teklif ettiği bedel ile örtüşdüğünü, tazmin hükmüne konu alımların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Beş yıldızlı otelde düzenlenen Erzincanlılar gecesinin tüm masraflarının ve yemekli olarak düzenlenen Kastamonulular gecesinin giderlerinin Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri kapsamında ya da herhangi bir biçimde bütçeden ödenmesi mümkün değildir.
Yine Erzincan’da bulunan bir derneğe yamaç paraşütü alınarak bedelinin “Diğer Sosyal Amaçlı Transferler” ekonomik kodundan ödenmesi, Şişli ilçesinde yaşayan halkın mahalli müşterek ihtiyacı olmadığı için ödenmesi mümkün değildir. Bilindiği üzere 5393 sayılı Kanunun 14. maddesine göre Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsamaktadır ve diğer illerde yer alan kişi ya da kurumlar için bütçeden harcama yapılması mümkün değildir.
Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri, bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadır.
4734 sayılı Kanunun yukarıda sözü edilen ilkelerine uyulmadan, mahalli müşterek nitelikte değerlendirilmesi mümkün olmayan, belediye giderleri arasında yer almadığı gibi temsil ağırlama gideri olarak da düşünülmesine imkan olmayan hizmetlerin bütçeden ödenmesi mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 13.maddesi ile 46.659,62 YTL.ye ilişkin olarak yapılan tazmin hükmünün TASDİKİNE,
14-1466 sayılı ilamın 14.maddesi ile; Birinci Dünya Futbol Kongresi sponsorluk bedelinin belediye bütçesinin temsil, ağırlama ve tören giderleri ekonomik kodundan karşılanması nedeniyle 8.850,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir. (Birinci Dünya Futbol Kongresi için gala yemeği düzenlenmesi ve bu organizasyonu yapan firmaya ödeme yapılması.)
Dilekçi dilekçesinde aynen, “Piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek teklif almak suretiyle temsil ağırlama gideri olarak düşünülmesinin yanı sıra bütçeden de herhangi bir şekilde ödenmesi mümkün olmayan Dünya Futbol Kongresine ilişkin sponsorluk bedelinin bütçeden karşılanması suretiyle meydana gelen kamu zararı” demiş.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir.
Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Rekya Reklamcılık Tur. Ve Org. Firması tarafından yapılan 1.Dünya Futbol Kongresi sponsorluk bedelinin de yine temsil ağırlama yönergesi hükümleri çerçevesinde ödenmesi mümkün değildir. Dünya Futbol kongresi mahalli sporu ilgilendiren bir kongre değildir ve profesyonel bir içerik taşımaktadır. Bu nedenle mahalli müşterek ihtiyaçlar içinde yer almayan böyle bir giderin bütçeden her hangi bir şekilde ödenmesi mümkün değildir.
Piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek teklif alınmak suretiyle temsil ağırlama gideri olarak düşünülmesinin yanı sıra bütçeden de herhangi bir şekilde ödenmesi mümkün olmayan Dünya Futbol Kongresine ilişkin sponsorluk bedelinin bütçeden karşılanması mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 14.maddesi ile 8.850,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
15-1466 sayılı 15.maddesi ile, Şişli Belediyesinin Yılbaşı, Ramazan ve Kurban bayramlarında hediye edilmek üzere Vakko, Derkon Deri ve Aydınlık A.Ş firmalarından gömlek, kravat, triko, şal, mendil satın alınarak bedelinin Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle 125.439,22 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Tazmin hükmünün 15. maddesinde, Şişli Belediyesinin Yılbaşı, Ramazan ve Kurban bayramlarında hediye edilmek üzere Vakko, Derkon Deri ve Aydınlık A.Ş firmalarından gömlek, kravat, triko, şal, mendil satın alınarak bedelinin Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri ekonomik kodundan ödenmede bulunulmasının kamu zararına yol açıcı nitelikte bir ödeme olduğu tespitine yer verildiğini belitmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir.Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
1653 nolu ödeme emri ile eklerinde yapılan incelemede Belediyenin yılbaşı etkinliği için Vakko firmasından 161 kişiye hediye edilmek üzere toplam 37.784,70 YTL tutarında, gömlek, eşarp, kravat, kaşkol, kolye, bluz, mendil, triko hediye aldığı görülmüştür. Alınan bu hediyelerin; muhtelif gazete çalışanları ve gazete sahiplerine, muhtelif TV kanal çalışanları ve Genel yayın Yönetmenlerine, Şişli Müftüsü, Defterdar, Gençlik Spor İl Müdürü, İstanbul Emniyet Müdürü, TGRT genel Yayın Yönetmeni, Zaman Genel Yayın Yönetmeni, Ankara Emniyet Müdürü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, İller Bankası Genel Müdürü, Vergi Dairesi Müdürü, Şişli Kaymakamı, İstanbul Üniversitesi Rektörü, İstanbul Valisi, Vakıflar Genel Müdürü, Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı ile kim oldukları belli olmayan bazı kişilere verilmek üzere alındığı anlaşılmıştır.
2021 nolu ödeme emri ile yılbaşı kutlaması için Aydınlık Uluslararası Tic.Aş’den satın alınan 25.560 TL.lik ve 155 adet gömlek, kravat bedeli hediye ekinde yer alan listede yer alan kişilerin kim oldukları belirtilmemiştir.
14195 nolu ödeme emri ile kurban bayramı kutlaması için Derkon Deri A.Ş firmasından gömlek, kravat ve mendillerin her birinden 8 adet alımı karşılığı 3.801,48 TL lik hediyenin kimlere alındığı anlaşılamamıştır.
13478 nolu ödeme emri ile ramazan bayramı kutlaması için Vakko firmasından gömlek, kravat, mendil, şal, triko alımı karşılığı ödenen 29.019,90 TL’lik hediyelerin kime alındığı anlaşılamamıştır.
15146 nolu ödeme emri ile yine yılbaşı kutlaması için Vakko firmasından satın alınan 29.273,14 TL lik gömlek kravatların ilçe protokolüne hediye edilmek üzere alındığı anlaşılmıştır.
Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin “Temsil Giderleri” ile ilgili 4.maddesinin uygulanmasında “görevle ilgili olmak” şartının yerine getirilmesi gerekmektedir.
Yılbaşı kutlaması ve diğer dini günler için satın alınan hediyelerin bu şartı taşımadan, uzunca bir liste hazırlanmak suretiyle ilgili ilgisiz kimselere dağıtıldığı anlaşılmaktadır. Belediyenin kaynaklarının bu şekilde kullanılması temsil ağırlamanın amacına aykırı olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması ile kötüye kullanılmaması ilkesine de aykırıdır.
Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Savurganlıktan Kaçınma” başlıklı 17. maddesinde ise “Kamu görevlileri, kamu bina ve taşıtları ile diğer kamu malları ve kaynaklarının kullanımında israf ve savurganlıktan kaçınır; mesai süresini, kamu mallarını, kaynaklarını, işgücünü ve imkanlarını kullanırken etkin, verimli ve tutumlu davranırlar.” denilmektedir.
4734 sayılı Kanunun ilkelerine uyulmadan, daha önce belirlenmiş firmalardan, temsil faaliyetinin görevle ilgili olma şartını sağlamadan, kamu kaynaklarını etkili, verimli ve tutumlu kullanmayarak bazı firma ve mağazalardan büyük kısmı kime verildiği belli olmayan hediye satın alınması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırıdır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 15.maddesi ile 125.439,22 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
16-1466 sayılı ilamın 16.maddesi ile, 19 Mayıs Atatürk'ü anma etkinlikleri çerçevesinde 5N Artı 1K Yayıncılık firması aracılığıyla gazeteye ilan verilmiş olmasına karşın, ilgili gazetenin ödeme emrine eklenmemiş olması nedeniyle 3.304 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde,19 Mayıs Atatürk'ü anma etkinlikleri çerçevesinde 5N Artı İK Yayıncılık firması aracılığıyla gazeteye ilan verilmiş olmasına karşın, ilgili gazetenin ödeme emrine eklenmediği; söz konusu hizmetin tek teklif alınmak suretiyle ve piyasa araştırması yapılmadan gerçekleştirilmesi nedeniyle, hizmet bedeli karşılığında yapılan ödemenin kamu zararına yol açıcı nitelikte olduğuna hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 49. maddesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde; Onay Belgesi ve Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağının ödeme evrakına ekleneceği hüküm altına alınmıştır.
Yine Yönetmeliğin “Tarifeye Bağlı Ödemeler” başlıklı 27. maddesi uyarınca ilan giderlerinin ödenmesinde;
1) Harcama talimatı,
2) Fatura,
3) İlanın hangi tarihte ve hangi yayın aracıyla (radyo, televizyon ve benzeri raçlar) yapıldığına ilişkin yazı veya tutanak,
4) Basılı yayınlarda (gazete, dergi ve benzeri yayınlar) ilanın yapıldığı gazete veya derginin nüshası ödeme emrine ekli olacağı düzenlemesi de yapılmıştır.
İlama konu olayda, 6040 nolu ödeme emri belgesi ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramına ilişkin 5N Artı 1K Yayıncılık firması aracılığı ile gazeteye ilan verilme bedeli ödenmiş olmasına karşılık, ilanın yer aldığı gazetenin ise eklenmediği görülmüştür.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 16.maddesi ile 3.304 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNİN, uygun olacağı düşünülmektedir.
17-1466 sayılı ilamın 17.maddesi ile, Şişli Belediyesince Başkanlık ve Meclis katında çalışan kişiler için Kemal TANCA mağazasından 40 adet ayakkabı alınması ve bedelinin Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri kaleminden belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 4.160,16 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Şişli Belediyesince Başkanlık ve Meclis katında çalışan kişiler için Kemal TANCA mağazasından 40 adet ayakkabı alınması ve bedelinin Temsil Ağırlama Ve Tören Giderleri kaleminden belediye bütçesinden ödenmesi kamu zararına yol açıcı nitelikte olduğuna hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediye giderlerinin neler olduğu 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60.maddesinde tek tek sayılmıştır. Buna göre;
“a) Belediye binaları, tesisleri ile araç ve malzemelerinin temini, yapımı, bakımı ve onarımı için yapılan giderler.
b) Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler.
c) Her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri.
d) Vergi, resim, harç, katılma payı, hizmet karşılığı alınacak ücretler ve diğer gelirlerin takip ve tahsili için yapılacak giderler.
e) Belediye zabıta ve itfaiye hizmetleri ile diğer görev ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılacak giderler.
f) Belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderleri.
g) Mezarlıkların tesisi, korunması ve bakımına ilişkin giderler.
h) Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri.
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.
j) Dava takip ve icra giderleri.
k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri.
l) Avukatlık, danışmanlık ve denetim hizmetleri karşılığı yapılacak ödemeler.
m) Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri.
n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler.
o) Belediye hizmetleriyle ilgili olarak yapılan kamuoyu yoklaması ve araştırması giderleri.
p) Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler.
r) Şartlı bağışlarla ilgili yapılacak harcamalar.
s) İmar düzenleme giderleri.
t) Her türlü proje giderleri.” denilmektedir.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir.Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Söz konusu alımda, ödeme emri ekinde piyasa fiyat araştırma tutanağı bulunmadığı sadece Kemal Tanca firmasından alınan teklif yazısının bulunduğu görülmüştür. Yine satın alınan ayakkabıların kimlere nasıl dağıtıldığı konusunda da her hangi bir bilgi ya da belge de yer almamaktadır.Kaldı ki yapılan ödemenin, Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri tertibinden karşılanması da mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 17.maddesi ile 4.160,16 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
18-1466 sayılı ilamın 18.maddesi ile, Şişli Belediyesi Başkanlık Makamının Diyarbakır ve çevresinde kaynaşma ve dayanışma organizasyonu yapılması amacıyla gidilen Diyarbakır ilindeki Dedeman Otel konaklama gideri ile yine Başkanlık Makamı Malatya gezi heyetinin Altın Kayısı Otel giderlerinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 3.520,60 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Belediyenin Diyarbakır ve çevresinde kaynaşma ve dayanışma organizasyonu yapılması amacıyla gidilen Diyarbakır ilindeki konaklama giderleri ile yine Belediyenin Malatya gezisine katılan heyetin konaklama giderlerinin bütçeden ödenmesinin, mevzuat hükümlerine aykırı olduğuna ve kamu zararı oluşturduğuna hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Şişli Belediyesinin Malatya ve Diyarbakır illerinde kamu hizmeti açısından bir bağlantısı bulunmadığı gibi, Şişli ilçesinde yaşayan vatandaşların mahalli ve müşterek ihtiyaçlarını da ilgilendirmemektedir. Siyasi olarak yapılacak faaliyet ve ziyaretlerin gerektirdiği giderlerin bütçeden karşılanması mümkün değildir. Bunun yanında 9835 nolu ödeme emri belgesine ekli Dedeman otel faturası incelendiğinde, konaklama gideri ödenen kişilerin Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun KAHYAOĞLU, ihale bürosunda görevli memur Kenan ÇELİK, Park Bahçeler Müdürü Esra DEDE, Danışmanlar Nemci HAYAL ve Aydın ÖNAL ile memur Bekir KAPLAN’a ait olduğu görülecektir.Bu kişilerin konaklama, yemek, minibar, cafe gibi diğer giderleri de faturaya dahil edilmiştir.
Yine 11331 nolu ödeme emri ekindeki Kayısı Otel faturası ve eklerinin incelenmesinde, otelde konaklayan kişilerin Başkanlık makamında işçi statüsünde çalışan danışmanlar, belediye baş şoför ve şoförleri ile basın müdürlüğü personeli olduğu anlaşılmaktadır. Bu kişilerin konaklama, restoran, çamaşır gibi diğer giderleri de faturaya dahil edilmiştir.
Sözkonusu ödemelerin bütçeden karşılanması yukarıya alınan mevzuat hükümlerine aykırıdır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 18.maddesi ile 3.520,60 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
19-1466 sayılı ilamın 19.maddesi ile, Şişli Belediyesi'nin yaptığı faaliyetlerin duyurulması için program yapımı adı altında Kural Tanıtım ve Org. Firmasına bütçenin temsil ağırlama ve tören giderleri tertibinden ödeme yapılması nedeniyle 17.700 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, Şişli Belediyesi'nin yaptığı faaliyetlerin duyurulması için program yapımı adı altında Kural Tanıtım ve Org. Firmasına bütçenin temsil ağırlama ve tören giderleri tertibinden yapılan ödeme yersiz bulunarak, hizmet bedelinin kamu zararı oluşturduğuna hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun tanımlar başlıklı 3. maddesinde belediye, “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır. Buna göre;
“a) Belediye binaları, tesisleri ile araç ve malzemelerinin temini, yapımı, bakımı ve onarımı için yapılan giderler.
b) Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler.
c) Her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri.
d) Vergi, resim, harç, katılma payı, hizmet karşılığı alınacak ücretler ve diğer gelirlerin takip ve tahsili için yapılacak giderler.
e) Belediye zabıta ve itfaiye hizmetleri ile diğer görev ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılacak giderler.
f) Belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderleri.
g) Mezarlıkların tesisi, korunması ve bakımına ilişkin giderler.
h) Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri.
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.
j) Dava takip ve icra giderleri.
k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri.
l) Avukatlık, danışmanlık ve denetim hizmetleri karşılığı yapılacak ödemeler.
m) Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri.
n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler.
o) Belediye hizmetleriyle ilgili olarak yapılan kamuoyu yoklaması ve araştırması giderleri.
p) Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler.
r) Şartlı bağışlarla ilgili yapılacak harcamalar.
s) İmar düzenleme giderleri.
t) Her türlü proje giderleri.” denilmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler aranacağı belirtildikten sonra, 49. maddesinde ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde; Onay Belgesi ve Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağının ödeme evrakına ekleneceği hüküm altına alınmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. 5018 sayılı Kanun’un yukarıda geçen 8. maddesi uyarınca, belediye gelirlerini elde etme ve bunları kullanmakla görevli olanların, bu kaynakları etkili, ekonomik, verimli, hukuka uygun ve belde sakinlerinin ihtiyaçları doğrultusunda kullanması gerekmektedir.
Ödeme emrine ekli olan ve SKY TV’ye yaptırıldığı anlaşılan program CD’lerinin incelenmesinde; CD’lerin 3’ünde “Hakkınızı Arayın” adlı televizyon programının yer aldığı, sadece bir CD’de belediye başkanının konuk olarak katıldığı programın kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Ödeme evrakına ekli faturanın program sponsorluk bedeli olarak kesildiği, ilgili onay yazısında “Hakkınızı Arayın” isimli televizyon programı için teklif alındığı ve ödeme yapılacağı anlaşılmıştır. Ancak alınan teklifin sadece bir adet olduğu ve teklif mektubunda “Hakkınızı Arayın” programının SKY TV isimli televizyonda yayınlanan hukuk programı için sponsorluk bedeli teklifimiz 4 program bölüm başına 5000 TL + KDV’dir” denilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere program yapımı daha önceden belirlenmiş olan bir firmaya verilmiştir.
Kamu gideri ile bağdaşmayan, mahallî müşterek nitelikte olmayan ve belediyeye ait bir vazifenin ifası maksadıyla olmadığı görülen bu giderin belediye bütçesinden ödenmesini 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesine göre belediye gideri olarak değerlendirmek mümkün değildir.Diğer yandan Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama Ve Tören Giderleri Yönergesi maddeleri arasında herhangi bir televizyon programı için sponsorluk gideri ödenebileceğine izin veren bir madde bulunmamaktadır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 19.maddesi ile 17.700 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
20- 1466 sayılı ilamın 20. maddesi ile verilen 9.929,00 YTL.nin tazminine dair hükmün, yargılamanın iadesi yoluyla düzenlenen 27.11.2012 tarih ve 12626 tutanak sayılı Daire ilamıyla kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla; bu hususta Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına,
21-1466 sayılı ilamın 21.maddesi ile, Şişli Belediyesi Başkanlık makamı, Başkan yardımcıları, Müdürler ve Müdür yardımcılarına yönelik Silivri Klasis Otelde konaklamalı seminer organizasyonu yapılarak bedelinin Forbes firmasına belediye bütçesinin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle 56.687,04 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, söz konusu organizasyonun iki gün süren ve Belediyede yönetim kademesinde yer alan tüm personelin katıldığı Belediyenin hizmetlerinin, projelerinin kolektif olarak değerlendirildiği; yürütülen hizmet ve projelerde ortaya çıkan sorunların ele alındığı, sorunlara çözümlerin tartışıldığı bir organizasyon olduğunu,
Bu organizasyon tatil, dinlenme vb. amaçla yapılmadığını, tatil veya dinlenme amacıyla İstanbul'a 60 km mesafede, büyükşehir sınırları içerisindeki bir otelin seçilmesi de zaten makul ve mantıklı olmayacağını,
Öte yandan; anılan organizasyona katılımcı sayısının yüksekliği nedeniyle uygun yer olarak Silivri Klasis Otelin belirlendiğini ve "ihtiyacın sadece gerçek veya tüzel tek kişi tarafından karşılanabileceğinin tespit edilmesi" üzerine 4734 sayılı yasanın 22/a maddesinde belirtilen usul çerçevesinde alımın gerçekleştirildiğini ancak ödemesinin "teknik" nedenlerle "temsil ağırlama ve tören giderleri" için ayrılmış olan ödenekten yapıldığını, 4734 sayılı yasanın 22/a maddesi halinde rekabet veya birden fazla istekliden fiyat alınması söz konusu olmadığından; yaklaşık maliyet hesaplaması yapılmasına da ihtiyaç duyulmadığını belirtmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Yapılan incelemede, eğitim semineri organizasyonu olarak belirtilen faaliyetin beş yıldızlı otelde, “ultra her şey dahil” sistemde 102 single oda ücreti ödenerek gerçekleştirildiği ve eğitim faaliyeti olduğunu gösteren herhangi bir bilgi ya da belgenin yer almadığı anlaşılmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Bu ihtiyaçların karşılanması için Kanunlarla belediyelere gelir toplama yetkisi verilmiştir. Kamu kaynağı kullanan kamu görevlileri, bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar için ve mevzuata uygun olarak kullanmak zorundadırlar.
Yukarıdaki kanun ve Temsil Ağırlama Tören Yönergesi hükümlerine göre, Belediye Başkanlık makamı, Başkan yardımcıları, Müdürler ve Müdür yardımcılarının konaklamalı tatil giderinin bütçeden herhangi bir şekilde ödenmesi mümkün değildir. Ağırlama faaliyeti ancak beldenin misafiri konumunda olan kişiler için yapılabilir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 21.maddesi ile 56.687,04 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNİN, uygun olacağı düşünülmektedir.
22-1466 sayılı ilamın 22.maddesi ile, Antalya ilinde MİTAGED tarafından düzenlenen seminer sırasında belediye personelinin Antalya sınırları içindeki tarihi ve turistik yerlerin gezdirilmesi amacıyla 5 günlüğüne araç kiralanması ve yine belediye başkanlık makamı personeli, başkan yardımcıları ve müdürlere yönelik olarak fikir alışverişi amacıyla Silivri Klasis Otelde konaklamalı toplantı düzenlenmesi ve tüm bunların masraflarının belediye bütçesinden karşılanması nedeniyle 34.254,98 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, MİTAGED tarafından Antalya İlinde düzenlenmiş olan seminer personelinin Antalya sınırları içindeki tarihi ve turistik yerlerin gezdirilmesi amacıyla 5 günlüğüne araç kiralanması ve Silivri Klasis Otelde konaklamak toplantı düzenlendiğinden bahisle, mevzuata aykırı bulunan ödeme nedeniyle tazmine hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık; “İlamın 22. maddesi yönünden;Dilekçede, herhangi bir itiraz gerekçesi ileri sürülmediğinden, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin “4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar” başlıklı 49. maddesine göre piyasa fiyat araştırma tutanağı ödeme belgesine eklenmelidir.Yapılan incelemede ödeme emri ekinde piyasa fiyat araştırma tutanağı bulunmadan işin bir firmaya yaptırıldığı anlaşılmıştır.
Belediye personelinin tüm mali ve sosyal hakları 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’nda düzenlenmiş bulunmaktadır. 657 sayılı Kanunun 146. maddesinde Devlet memurlarına bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Belediye personelinin gezisi amacıyla araç kiralanması ve yine belediye yönetici personeli için konaklamalı toplantı gezisi düzenlenmesi ve giderlerinin belediye bütçesinden karşılanması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırıdır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 22.maddesi ile 34.254,98 YTL. ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
23-1466 sayılı ilamın 23.maddesi ile,
A)Şişli Belediyesince Muhtar ve Belediye Meclis üyelerine Dedeman Otel açık büfe kahvaltı ve açık büfe akşam yemeği ile Borsa İstinye Restoranda öğle yemeği ücretlerinin Temsil Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ve bütçeden ödenmesi;
B) Belediye Başkanlık makamı ve ilçe protokolü ve meclis üyelerinin 3 gece 5 yıldızlı otelde Kıbrıs seyahati giderlerinin Eksel Organizasyon firmasına bütçenin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi;
C)Belediye Başkanlık Makamı, Başkan Yardımcıları, Müdürler ve Meclis üyelerinin 17-20 Ocak tarihleri arasında 3 gece 5 yıldızlı otelde Kıbrıs seyahati giderlerinin Forbes firmasına bütçenin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle toplam 145.413,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; A) Muhtar ve Belediye Meclis üyelerine Dedeman Otel açık büfe kahvaltı ve açık büfe akşam yemeği ile Borsa İstinye Restoranda öğle yemeği ücretlerinin Temsil Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ve bütçeden ödendiği; B) Başkanlık makamı ve ilçe protokolü ve meclis üyelerinin 3 gece 5 yıldızlı otelde Kıbrıs seyahati giderlerinin Eksel Organizasyon firmasına bütçenin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödendiği; C) Başkanlık Makamı, Başkan Yardımcıları, Müdürler ve Meclis üyelerinin 17-20 Ocak tarihleri arasında 3 gece 5 yıldızlı otelde Kıbrıs seyahati giderlerinin Forbes firmasına bütçenin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödendiği hususlarının tespit edildiği; bu giderlerin Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri yönergesine aykırı olduğu; alınan hizmetlere ilişkin onay belgesi, ihale komisyonu kararı ve piyasa fiyat araştırması tutanağının ödeme emri belgesine eklenmediği; bu yolla kamu zararına yol açıldığı hükmüne yer verildiği belirtilmiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir.Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
9479 nolu ödeme emri ile 17-20 Ocak tarihleri arasındaki Kıbrıs seyahati için ödenen 53.041 YTL lik gideri ve 9485 nolu ödeme emri ile ödenen 59.097,60 YTL lik Mayıs ayı Kıbrıs seyahati gideriyle ilgili, usulüne göre düzenlenmiş bir onay belgesi ve piyasa araştırma tutanağı düzenlenmediği için 4734 sayılı Kanunda sayılan ihale usullerinden hangisine göre yapıldığı da belli değildir. Bu iki harcamanın miktarları doğrudan temin yöntemiyle yapılmasına olanak verecek nitelikte değildir.2008 yılı için 22/d sınırı 30.595 YTL.dir.
Bilindiği üzere 4734 sayılı Kanunun 2. maddesine göre, idarelerin kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütülmesi zorunludur.
Yukarıdaki kanun ve Temsil Ağırlama Yönetmeliği hükümlerine göre, belediye başkan yardımcıları ve muhtarlar için bütçeden herhangi bir şekilde yemek ve kahvaltı gideri ödenmesi mümkün değildir. Ağırlama faaliyeti ancak beldenin misafiri konumunda olan kişiler için yapılabilir.
1471, 16055 ve 2269 nolu ödeme emirleriyle ödenen lüks otel ve restoranda verilen açık büfe kahvaltı, öğle ve akşam yemek giderleri temsil ağırlama faaliyeti içinde düşünülmesi mümkün olmayan kişilere verildiğinden bütçeden herhangi bir şekilde ödenmesi mümkün değildir.
9485 nolu ödeme emri ile ödenen ve başkanlık makamı, ilçe protokolü ve meclis üyelerine yönelik düzenlendiği ifade edilen Kıbrıs gezisine, ödeme emrine ekli isim listesinin incelenmesinde, meclis üyeleri ve başkanlık çalışanları ile bir muhtarın katıldığı anlaşılmaktadır. İlçe protokolünden kişiler de olsa böyle bir giderin bütçeden ödenmesi yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde mümkün değildir.
Yine 9479 nolu ödeme emri ile ödenen Başkanlık makamı, Başkan yardımcıları, Müdürler ve Meclis Üyelerinin 17-20 Ocak tarihleri arası 5 yıldızlı otelde Kıbrıs tatili giderlerinin de yukarıdaki açıklamalar karşısında ödenmesi mümkün değildir.
4734 sayılı Kanunun ilkelerine uyulmadan, temsil ve ağırlama faaliyetiyle ilgisi olmayan harcamaların belediye bütçesinden ödenmesi mevzuata aykırı olduğundan 1466 sayılı ilamın 23.maddesi ile 145.413,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
24-1466 sayılı ilamın 24.maddesi ile, Celalettin Buluğ İlköğretim Okulu'nun düzenlemiş olduğu Selanik Gezisi bedelinin Belediye bütçesinden Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan karşılanması nedeniyle 26.160,60 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyenin Stratejik Planında, belediye sınırları içerisindeki okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim süreçlerine katkı sunmayı amaçlayan pek çok faaliyet konulmuş olduğunu ve bu faaliyetlere ödenek tahsis edildiğini,
10 Kasımlarda, 29 Ekimlerde Anıt Kabir; 18 Martlarda Çanakkale gezileri gibi Cumhuriyetimizin kurucusunun anısına Selanik Gezisinin de tatbiki bir eğitim faaliyeti olarak gerçekleştirildiğini, öğrencilerin eğitimlerinde olumlu etkiler yaratmaya yönelik bu türden projelerin, belediyece kamu yararı olarak değerlendirildiğini,
Eğitimin kalitesini artırmaya yönelik her hizmetin aynı zamanda mahalli ve müşterek nitelikli hizmet olduğunu belirterek yapılan harcamanın kamu zararı olmadığını ifade etmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu Selanik Gezi organizasyon hizmeti tek firmadan teklif alınmak suretiyle Globus Küresel Organizasyon firmasından, karşılanmıştır. Temsil Ağırlama ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir.Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Belediyenin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesine göre öğrencilere destek vermek gibi bir görevi bulunmakla birlikte, bu görev il dışında yüksek meblağlarla gezi yaptırmayı içermemektedir. Ayrıca temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin yukarıya alınan maddeleri böyle bir gider yapılmasına izin verecek nitelikte değildir. Yine 14. maddede hizmetlerin yapılmasında hizmetin ivediliği ve belediyenin mali imkanlarının dikkate alınacağı da belirtilmiştir.
Piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek teklif alınmak suretiyle temsil ağırlama gideri olarak düşünülmesi mümkün olmayan öğrenci gezi giderlerinin bütçeden ödenmesi mevzuata uygun olmadığından 1466 sayılı ilamın 24.maddesi ile 26.160,60 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
25-1466 sayılı ilamın 25.maddesi ile, Belediyenin ilçede görev yapan öğretmenlere yönelik olarak Güre Afrodit Termal Oteldeki konaklama giderinin, Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan karşılanması nedeniyle 31.860,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyenin Stratejik Planında, belediye sınırları içerisinde yaşayan-çalışanlara yönelik olmalarının doğal sonucu olan belediyenin paydaşı olmaları nedeniyle, sosyal-kültürel projelere yer verildiğini, okullarda görev yapan öğretmenlerin motivasyonları üzerinde olumlu etkiler yaratmaya yönelik projelerin, belediyece kamu yararı olarak değerlendirildiğini, eğitimin kalitesini artırmaya yönelik her hizmetin, aynı zamanda mahalli ve müşterek nitelikli hizmet olduğunu,
Öte yandan tazmin kararının, 5393 sayılı yasanın 55. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, 5393 sayılı yasanın 55.maddesinde, 5018 sayılı Kanuna atıfta bulunmak suretiyle Sayıştay tarafından yapılacak "dış denetim"in mali işlemlerle sınırlı olduğunu, "belediyenin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemleri, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından (...)" yapılacağı hususuna işaret edildiğini,
5018 sayılı yasanın 68. maddesinde de "Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır." denildikten sonra; "Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
"a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b)Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi, suretiyle gerçekleştirilir." hükmüne yer verildiğini,
Gerek 5393 sayılı yasanın 55, gerekse 5018 sayılı yasanın 68. maddesi bir arada değerlendirildiğinde; Sayıştay tarafından yapılacak olan denetimin mali işlemlere ilişkin olduğu ve mali işlemlere ilişkin belgeler esas alınmak suretiyle, mali tabloların güvenilirliği, doğruluğu; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine yönelik olacağı sonucunun ortaya çıktığını,
Bu düzenlemelerden Sayıştay’ın mali işlemler üzerindeki denetleme yetkisinin kapsamına "yerindelik", "hukuka uygunluk" denetiminin dahil edilemeyeceğini,
Nitekim 5393 sayılı yasanın 55. Maddesinin, "hukuka uygunluk" denetim yetkisinin İçişleri Bakanlığına ait olduğuna açıklıkla yer verdiğini,
Bu itibarla, bir belediyenin, hizmetin yerine getirilmesinde yetersiz kalan bir başka belediyeye yardımda bulunması ve bunun için 5393 sayılı yasanın 75. maddesini dayanak olarak göstermesi karşısında hüküm kurulması, Sayıştay'a verilen dış denetim yetkisi sınırlarının dışına çıkılmış olması anlamını taşıdığını ileri sürmüştür.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3.maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4. maddesinde “Temsil Giderleri”, 5. maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Harcama talimatı ve Onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir. Ödeme emirlerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde bu bilgiler yer almamaktadır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuşlardır.Belediye görevlilerinin kaynakları etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun bir biçimde kullanmaları gerekmektedir. Belde sakinlerinin ve bu arada nasıl seçildiği belli olmayan öğretmenlerin ailecek tatil ihtiyaçlarının karşılanmasında tüm görevliler kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun hareket etmek zorundadırlar.
Belediye Kanunu öğretmenlerin lüks otel tatil ve konaklama giderlerinin belediye tarafından herhangi bir şekilde karşılanması konusunda bir yetki ve görev vermemiştir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 25.maddesi ile 31.860,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
26-1466 sayılı ilamın 26.maddesi ile, Şişli Koleji projesi kapsamında Özel Lider Şişli Koleji ile protokol yapılarak bu amaçla desteklenen öğrencilerin okul harcamalarının bütçeden karşılanması nedeniyle 1.086.120,28 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyenin 2007-2009 dönemi Stratejik Planında V. 1.2.4 faaliyet numarası ile tanımlanan "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" isimli bir projesi bulunduğunu, bu proje kapsamında belediye meclisinin kararıyla 2000 kişi için ödenek verildiğini,
Yine Belediye Meclisinin 05.9.2007 gün ve 155 sayılı kararıyla, "Geleceğin Bilim İnsanlarını Yetiştirme" olarak adlandırılan projenin, V. 1.2.4 faaliyet numarası ile tanımlanan "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" isimli projeye dahil edildiğini,
Bu projenin, "birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı, öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli, yabancı dil ağırlıklı" bir eğitim projesi olduğunu,
İlamın bu bölümünde yer verilmiş olan tespitte, Şişli Belediyesinin Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesinden yararlanan bazı öğrencilerin belediye sınırları içerisinde ikamet etmemesi ile ilgili bulunduğunu, söz konusu tespite konu çocukların, Şişli İlçesinin dışında ikamet eden ancak Belediyede görev yapan personelin çocukları olduğunu,
Belediye çalışanlarının, aynı zamanda belediyenin paydaşı konumda olmaları, onlara belediye personeli olmanın yanı sıra "hemşeri hukuku"na tabi olmaları gerektiği sonucunu doğurduğunu,
Nitekim bu durumdaki çocukların kabulünde, anne ve/veya babalarının belediye personeli olmaları nedeniyle aynı zamanda belediyenin paydaşı olarak kabul edilmelerinin belirleyici olduğunu,
Keza memur sendikası ile yapılan toplu sözleşmede de belediyenin yürüttüğü sosyal projelerden belediye çalışanlarının da yararlandırılmalarının benimsendiğini,
İlamda işaret edilen ve öğrenim bedellerinin öğrenci velileri yerine okula ödenmesi ile ilgili hususun ise, Belediye ile anılan eğitim kurumu arasında yapılan protokolle ilgili bulunduğunu, Projenin anılan eğitim kurumu üzerinden yürütülmesinin benimsenmesi üzerine bu kurumla yapılan protokolde yapılacak ödemelerde kurumda eğitim gören öğrenci sayısının baz alınacağının sarahaten belirlendiğini,
Bu belirlemenin, yardımın öznesinin öğrencinin ailesi olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi, yardımı alan kişinin okula ödeme yapmaması gibi olası durumları da dikkate alan bir yaklaşımla ilgili olduğunu, Nitekim Belediye Başkanı'nın imzasıyla personele duyurulan yazı da bu yaklaşımın ortaya konulduğunu,
İlamda, Şişli Belediyesinin Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesinin yürütümü sırasında, Eğitim Yardımı Yönetmeliğine aykırı olanak, seçilen öğrencilerin hangi kriterlere bağlı olarak eğitim kurumuna yerleştirildikleri hususunun belirsiz olduğuna da işaret edildiğini,
Stratejik Plan faaliyetine bağlı olarak gerçekleştirilmekte olan "geleceğin bilim insanlarını yetiştirme" projesinin yürütümünde, "Eğitim Yardımı Talep Formu", "Öğrenci Burs Değerlendirme Formu", "Öğrenci Burs Değerlendirme Puanları Formu", "Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrencileri Ait Müracaat ve Bilgi Formu", "Genel Yetenek Değerlendirme Formu", "Matematik, Türkçe, Hayat Bilgisi Değerlendirme Formları"nın kullanıldığını, değerlendirmelerde ise "Çoklu Zeka Programı" verilerinin esas alındığını,
Bu itibarla, öğrenim kurumuna yerleştirilen çocukların "Geleceğin Bilim İnsanlarını Yetiştirme Projesi"ne uygunluklarının tespit edildiğini,
Öte yandan, projenin yürütümü sırasında ve esas olarak gelirleri projenin yürütüleceği kurumda çocuğunu okutmaya elverişli olmayan ailelerin çocuklarının seçilmesine özen gösterildiğini ve büyük ölçüde de bunun sağlandığını,
Ancak, projenin başarılı sonuçlar yaratmasına, projenin kamuoyunda kabul görmesine olanak verici mahiyette ve sınırlı sayıda, öğretim kurumuna yerleştirilmiş öğrencilerin de bulunduğunu, bunun yegâne amacının, yetenekli ve zeki çocukların, projenin yürütümü ve başarısına katkı sunmaları olduğunu, nitekim pek çok özel okulda da aynı sistemin uygulana geldiğini,
Tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde, Şişli Belediyesinin "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" projesi ile buna bağlı "geleceğin bilim insanlarını yetiştirme" projesinin, Belediyenin Stratejik Planına ve Belediye Meclisi'nin bu faaliyetler için tahsis edilmiş olan ödeneklerine uygun olarak gerçekleştirildiğini,
Projenin özel okullarda okuyan çocukların eğitim öğretim giderlerinin karşılanması olarak değerlendirilmesinin, yoksul veya gelirleri yetersiz ailelerin zeki-yetenekli çocuklarına özel nitelikli eğitim aldırma olanağının sağlandığı, böylelikle fırsat eşitliği, sosyal devlet ilkelerinin gözetildiği gerçeğini yok saymak anlamına geldiğini,
Kaldı ki, Belediye Meclisi tarafından kabul edilip, Sayıştay tarafından da onaylandıktan sonra yürürlüğe girmiş bulunan "Eğitim Yardımı Yönetmeliği"nde özel okul - devlet okulu ayrımının da bulunmadığını,
Bu proje kapsamında yapılan harcamanın mahalli müşterek nitelikte bir harcama olmadığı tespitinin ise "mahalli müşterek nitelikte harcama" kavramının son derece dar olarak yorumlanması olduğunu ifade etmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinde,
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000'i geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar.
b)Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. Gerektiğinde, öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir.
(İptal İkinci Fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 24/1/2007 tarihli ve E. 2005/95, K. 2007/5 sayılı Kararı ile )
Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.
Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.
Belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetleri götürülebilir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümleri saklıdır.
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/29 md.) Sivil hava ulaşımına açık havaalanları ile bu havaalanları bünyesinde yer alan tüm tesisler bu Kanunun kapsamı dışındadır.”
denilerek belediyenin görev sorumlulukları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Belediyeler, kanunda açık şekilde düzenlenmiş olan bu görev ve sorumluluklarını yerine getirirken aynı Kanunun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60. maddesinde sayılan giderleri yapabileceklerdir.
Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın, öncelikle mahallî müşterek bir ihtiyacın karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinde belirtilen görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanunun 60. maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekir.
Oysa 5393 sayılı Belediye Kanununda, özel okullarda öğrenci okutmak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim ve öğretim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Belediyelerin, belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinin ikinci fıkrası olan “Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır.” hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.
Her ne kadar 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14. maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şatıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.
Diğer taraftan Şişli Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin Şişli Belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden ve yine Şişli Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim ve öğretim gören yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5. maddesinde, öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve Şişli İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu” tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,
6. maddesinde, eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş, pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7.maddesinde, her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu” tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
9.maddesinde, eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden: İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin Şişli Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, Şişli Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve İhtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11.maddesinde, eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,,
12.maddesinde, “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu”nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13.maddesinde, “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu”nun görev ve yetkilerinin,
a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.
b) Eğitim Yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak "Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formu"nu hazırlamak.
c) İlgili Makamlara sunulmak üzere, bütçe olanakları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.
d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularını bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.
e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16.maddesinde, Eğitim Yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği, belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, bu Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kuralları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir.
Anılan Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının, Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere burs veya harçlık niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu açıktır.
Kaldı ki anılan Yönetmelikte, eğitim yardımının Şişli Belediyesi sınırları içinde ikamet eden ve yine Şişli Belediyesi sınırları içindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim gören yardıma muhtaç öğrencilere yapılacağı hükme bağlandığı halde, anasınıfında okuyan 30 öğrencinin ve Şişli Belediyesi sınırları dışında olan Kağıthane, Ümraniye, Eyüp, Kadıköy, Güngören, Avcılar, Büyükçekmece, Beyoğlu, Gaziosmanpaşa ve Üsküdar ilçelerinde ikamet eden kişilerin eğitim öğretim bedeli belediye bütçesinden ödenmiştir.
Yine anılan Yönetmelikte yardımın öğrencilere ödeneceği belirtildiği halde, bahse konu ödeme, sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de belli değildir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle eğitim yardımı için hiçbir kriter belirlenmeden özel bir koleje para aktarılması sonucunu doğuran bir protokol yapılması ve eğitim gideri ödenmesi, Yönetmelikte belirtilen belgelerin yer aldığı dosyalar olmadan eğitim gideri ödenmesi, kime ne kadar ve niçin eğitim yardımı ödeneceğini tespit eden komisyon kararı ve başkanlık onayı bulunmadan ödeme yapılması mevzuata aykırıdır.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 26.maddesi ile 1.086.120,28 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
27-1466 sayılı ilamın 27.maddesi ile, Şişli Koleji ile ilgili kampanyanın tanıtımı amacıyla, Publicis Yorum firmasına toplantı ve organizasyon bedeli adı altında ödeme yapılması nedeniyle 39.294,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 26 sıra numaralı bölümde yer verilen; "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" projesinin hayata geçirilebilmesinin, devlet okulları üzerinden mümkün olmadığından ve devlet okullarının müfredatlarını proje doğrultusunda revize etmeleri olanaklı bulunmadığından, ilçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren pek çok özel öğretim kurumu ile görüşme yapıldığını, İlçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren pek çok özel okul arasından; bu okulların müfredatları, amaç ve hedefleri, öğretmen kadrosu vb. hususlar bakımından yapılan değerlendirme neticesinde Özel Şişli Lider Kolejinin projenin gerçekleştirilebilmesine elverişli kurum olarak belirlendiğini,
İlamda belirtilen tanıtım ve organizasyonun ise "özel bir okulun tanıtımı" olarak değil, özel bir okul üzerinden yürütülmesi benimsenen, Şişli Belediyesinin Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi projesi içerisine alınan "geleceğin bilim insanlarının yetiştirilmesi" projesinin tanıtılması niteliğinde olduğunu,
Bu tanıtıma ilişkin olarak kullanılan görsel materyallerde projenin mekansal olarak yürütüleceği okulun adına, fiziki yapısına yer verildiğini, savunma ekinde sunulan tanıtım-organizasyonda kullanılan görsel materyallerle ilgili dosyanın incelenmesinden anlaşılacağı üzere, tüm görsel materyallerin "Şişli Belediyesi Logosu" ile sunulduğunu,
Söz konusu projenin tanıtım organizasyonu işi ile ilgili olarak, mali denetim sırasında ve/veya sorgulara cevap aşamasında, anılan hizmet alımının 4734 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde ve "doğrudan alım" müessesesi içerisinde gerçekleştirildiği yönünde beyanlarda bulunulmuşsa da, işbu soruşturma içerisinde yapılan ayrıntılı incelemede söz konusu alımın 4734 sayılı yasa ve/veya "doğrudan temin" müessesesi içerisinde gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığını, Ekli Başkanlık Oluru'ndan da anlaşılacağı üzere, Belediyenin "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" projesi kapsamındaki "geleceğin bilim insanlarının yetiştirilmesi" projesinin tanıtımı için temin edilen hizmet alımının, "Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri" içerisinde mütalaa edilerek gerçekleştirildiğini,
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin 37. maddesinde,
"(1) Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler aranır.
(2) Yabancı konuk ve heyetlerin ağırlanması amacıyla görevlendirilecek personel ve ilgili yönetmeliklere göre görevlendirilecek mihmandarlar tarafından yapılan temsil ve ağırlama giderlerinin ödenmesinde;
a) Harcama talimatı,
b) Fatura, perakende satış fişi veya ödeme kaydedici cihazlara ait satış fişi ve adisyon,
c) Mihmandar Hesap Cetveli (Örnek: 26) ödeme belgesine eklenir.
(3) Ziyafete ilişkin temsil ve ağırlama giderlerinin ödenmesinde alınacak harcama talimatında, davetli ve misafirlerin sayısı ile mihmandarın yapacağı harcamaların neleri kapsayacağı belirtilir." düzenlemesine yer verildiğini,
Bu düzenleme içerisinde, bu alımın yapılabilmesi için ihale onay belgesi ve piyasa araştırması yapılmasına ilişkin belgenin ödeme evrakına eklenmesi gerektiği yönünde bir husus bulunmadığını,
Ancak, işbu soruşturmaya konu alımda ortaya çıkan mevzuata aykırılık, mevzuat hükümlerinin ihlali kastından değil, yönetmelik hükmünün hatalı mütalaa edilerek, yönetmeliğin 2 inci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde işaret edilmiş olan belgelerin varlığının yeterli olacağı yönündeki hatalı değerlendirmeden kaynaklanmış olduğunun kabulü gerektiğini belirtmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine Kanunun 60. maddesinde belediyenin görevlerini yerine getirirken yapabileceği giderler tek tek sayılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8. maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kanunun 3.maddesinde Kamu Gideri; Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının ıskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, mali ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer gider şeklinde tanımlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 2. maddesine göre, belediyeler her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerini bu Kanuna göre yürütmekle yükümlüdürler.
Kanunun 5. maddesine göre İdareler, bu Kanuna göre yapacakları ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludurlar.
Yine aynı kanunun 18. maddesinde idarelerin mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde açık ihale, belli istekliler arasında ihale ve pazarlık usullerinden birini uygulayacakları hüküm altına alınmıştır. Ayrıca bu kanunun 22. maddesinde, belirli hallerde ihtiyaçların “doğrudan temin” usulüyle karşılanabileceği de ifade edilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere idarelerin ihale konusunda temel ilkeleri gözetmeleri, mal ve hizmet alımlarına ilişkin uygulayacakları ihale usullerini belirtmeleri, bu usullere uygun olarak alım işlemlerini gerçekleştirmeleri yasal bir zorunluluktur.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeleri kapsayan taahhüt dosyası ve Hizmet İşleri Hakediş Raporu ödeme emri belgesine eklenecektir.
Yönetmeliğin 3. maddesinde Onay Belgesinin; İhale usulüyle yapılacak alımlarda, kamu ihale mevzuatında standart form olarak belirlenen ihale onay belgelerini; doğrudan temin suretiyle veya kamu ihale mevzuatında belirtilen istisnai alımlarda ise alım konusu işin nev’i, niteliği, varsa proje numarası, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usulü, avans ve fiyat farkı verilecekse şartlarını gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belgeyi ifade ettiği belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 37. maddesi hükmü uyarınca Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde de bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler bu arada onay belgesi ve piyasa araştırma tutanağı aranacaktır.
İlama konu olayda tanıtım ve organizasyon gideri için usulüne uygun bir onay belgesi ile piyasa araştırma tutanağı düzenlenmediği görülmüştür. İş, tek firmadan teklif alınarak yapılmıştır ki bu, idarelerin sağlamak zorunda oldukları saydamlık, rekabet ve ihtiyaçların uygun şartlarla temini ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.
Söz konusu tanıtım işi bütçenin temsil ağırlama ve tören giderleri ayrıntı kodundan karşılanmıştır. Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama Ve Tören Giderleri Yönergesi maddeleri arasında bu tür bir tanıtım giderinin ödenebileceğine izin veren bir maddede yer almamaktadır.
Yapılan harcama Şişli Koleji projesi ile ilgili kampanyanın tanıtımı amacıyla yapılmıştır. Bu proje geleceğin bilim insanlarını yetiştirme projesinin bir parçası olarak "Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim - Öğretim Sürecinde Desteklenmesi" projesi çerçevesinde yapılması gereken bir giderdir ve bu amaçla hazırlanan Şişli Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği’nin 6. maddesine göre eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihleri; ilan, afiş, pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulur hükmünün bir gereğidir.
Ancak ödeme emrine ekli ve yapılan işleri gösteren dokümanların incelenmesinde; Atatürk’ün öğretmen ve öğrencilerle ilgili sözleri ile Özel Şişli İlköğretim Okulu’nun ambleminin ve reklamının yer aldığı broşürlerin dijital baskılarının ödeme emrine eklendiği görülmüştür. Bu belgelerin Şişli Belediyesi’nin eğitim yardımı ile bir ilgisi bulunmamaktadır.Belediyeler ancak mahalli müşterek ihtiyaçları için ve kanunda sayılan giderler karşılığında ödeme yapabileceklerdir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Şişli Koleji projesi ile ilgili kampanyanın tanıtımı amacıyla toplantı ve organizasyon bedeli adı altında, hiçbir ihale usulü benimsenmeden, ilgili mevzuatında belirtilen belgeler ve taahhüt dosyası eklenmeden, gerçek bir gereksinme karşılığı olmadan ve özel bir okulun reklamının yapılması amacıyla yapılan harcamalar mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 27.maddesi ile 39.294 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
28-1466 sayılı ilamın 28.maddesi ile, Şişli ilçesinde yaşayan vatandaşların Başkanlık Makamından talepleri sonucunda Başkanlık Makamının şifahi emirleri ile, çeşitli illerin tarihi turistik yerlerini ziyaret ya da bu illerde düzenlenen şenliklere katılmak amacıyla otobüs kiralanarak bedelinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 2.104.542,30 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; bu gezilere götürülen yurttaşların aynı zamanda belediye bütçesine vergileriyle katkıda bulunan hizmetin öznesi konumunda olduklarını, Belediyenin stratejik planında yer alan ve bütçeye bu amaçla ödeneği konulmuş faaliyetler kapsamında, yurttaşların memnuniyet düzeylerini artırmaya yönelik olarak yapılan harcamaların kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceğini, bu hizmetlerin mahalli müşterek olma ilkesi ile de çelişmediğini,
Öte yandan tazmin kararının, 5393 sayılı yasanın 55. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, 5393 sayılı yasanın 55.maddesinde, 5018 sayılı Kanuna atıfta bulunmak suretiyle Sayıştay tarafından yapılacak "dış denetim"in mali işlemlerle sınırlı olduğunu, "belediyenin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemleri, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından (...)" yapılacağı hususuna işaret edildiğini,
5018 sayılı yasanın 68. maddesinde de "Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır." denildikten sonra; "Dış denetim, genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları dikkate alınarak;
"a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti,
b)Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi, suretiyle gerçekleştirilir." hükmüne yer verildiğini,
Gerek 5393 sayılı yasanın 55, gerekse 5018 sayılı yasanın 68. maddesi bir arada değerlendirildiğinde; Sayıştay tarafından yapılacak olan denetimin mali işlemlere ilişkin olduğu ve mali işlemlere ilişkin belgeler esas alınmak suretiyle, mali tabloların güvenilirliği, doğruluğu; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine yönelik olacağı sonucunun ortaya çıktığını,
Bu düzenlemelerden Sayıştay’ın mali işlemler üzerindeki denetleme yetkisinin kapsamına "yerindelik", "hukuka uygunluk" denetiminin dahil edilemeyeceğini,
Nitekim 5393 sayılı yasanın 55. Maddesinin, "hukuka uygunluk" denetim yetkisinin İçişleri Bakanlığına ait olduğuna açıklıkla yer verdiğini,
Bu itibarla, bir belediyenin, hizmetin yerine getirilmesinde yetersiz kalan bir başka belediyeye yardımda bulunması ve bunun için 5393 sayılı yasanın 75. maddesini dayanak olarak göstermesi karşısında hüküm kurulması, Sayıştay'a verilen dış denetim yetkisi sınırlarının dışına çıkılmış olması anlamını taşıdığını ileri sürmüştür.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14. ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine ilgili Kanunun 14. maddesinde, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği ve Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4.maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, vatandaşların İstanbul dışındaki diğer illere gezi giderinin bütçenin 03.5.5.02 Taşıt Kiralaması Giderleri ayrıntı kodundan ödendiği görülmüştür. Bu kodun açıklamasında;
“Binek veya taşıma amaçlı olduğuna bakılmaksızın 237 sayılı Kanuna tabi taşıtlara ödenecek kira bedelleri ile sözleşmeleri gereğince kira ile birlikte ödenecek diğer giderler bu bölüme gider kaydedilecektir.(Kamu personelinin işe geliş-gidişlerini sağlamak üzere üçüncü şahıslardan temin edilen servis araçları için sözleşmeleri karşılığında ödenen tutarlar bu bölümde yer almayacaktır.)” denilmiştir.
Vatandaşların çeşitli illerdeki tarihi ve turistik yerleri görmeleri için araç kiralanarak bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereğince mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 28.maddesi ile 2.104.542,30 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
29-1466 sayılı ilamın 29.maddesi ile, Şişli ilçesinde yaşayan emekli vatandaşların gezi ve tatil için gittikleri lüks otellerdeki konaklama ve yiyecek bedellerinin belediye bütçesinden temsil ağırlama ve tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle 766.809, 00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin ilam hükmüne ilişkin temyiz dilekçesi 28.maddede belirtildiği gibidir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14. ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine ilgili Kanunun 14. maddesinde, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği ve Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4.maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
16044 nolu ödeme emriyle Assos Kervansaray otele yapılan tatil ödemesinde tek teklif bulunduğu, ihale usulünün ve kimlerin hangi amaçla konakladıkların belli olmadığı görülmüştür. Bilindiği üzere kamu idareleri ihtiyaçlarını temin ederken 4734 sayılı İhale Kanunu hükümlerine uymak zorundadırlar.
9475 nolu ödeme emriyle emekli vatandaşlar için ihale yapılmış, ancak aralarında özel okul öğrencilerinin de bulunduğu öğrenciler bu tatilden faydalanmışlardır.
Emekliler için düzenlenen yazılarda ihtiyaç sahibi emekli vatandaşlar için bu hizmetin yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen bu kişilerin kim oldukları, ihtiyaç sahibi olup olmadıkları konusunda herhangi bir bilgi ya da belge eklenmemiştir. İsim listelerinin incelenmesinde, aynı soy isimli birden çok kişi olduğu, hatta farkı zamanlarda gidilen tatillerdeki listelerde aynı isimlerin tekrar tekrar yer aldığı, bazı kişilerin ailecek 5-6 kişilik gruplar halinde listelerde yer aldığı görülmüştür.
Belirtilen mevzuat hükümleri ile temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin yukarıya alınan maddeleri tatil amaçlı böyle bir gidere izin verecek nitelikte değildir. Belediyeler mahalli müşterek ihtiyaçların görülmesi amacıyla kurulmuş idarelerdir. Vatandaşlardan toplanan geliri ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan emekli kişilerin ve öğrencilerin lüks tatil giderleri için kullanmak mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 29.maddesi ile 766.809,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
30-1466 sayılı ilamın 30.maddesi ile, Şişli ilçesi içinde yaşayan emekli vatandaşların çeşitli illerin tarihi turistik yerlerini gezdirerek konaklamalı lüks otel tatil bedellerinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 394.828,36 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde, İlamın 30.maddesinde Şişli İlçesi içerisinde yaşayan emekli vatandaşlara yönelik olarak gerçekleştirilen ve çeşitli illerin tarihi, turistik yerlerini ziyaret ya da bu illerde düzenlenen şenliklere katılmaları amacını taşıyan faaliyet kapsamında otobüs kiralamaları bedelinin bütçeden ödendiği; bu gezilere belediye personelinin de dahil edildiği tespitine yer verilerek, bu organizasyon kapsamında yapılan harcama mevzuata aykırı bulunarak tazmine hükmedilmiştir, demiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14. ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine ilgili Kanunun 14. maddesinde, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği ve Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4.maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Emekliler için düzenlenen gezilere ilişkin ihale ve onay yazılarında ya emekliler için ya da ihtiyaç sahibi emekli vatandaşlar için bu hizmetin yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen bu kişilerin kim oldukları, emekli ya da ihtiyaç sahibi olup olmadıkları konusunda herhangi bir bilgi ya da belge eklenmemiştir.
İsim listelerinin incelenmesinde, aynı soy isimli birden çok kişi olduğu, hatta farkı zamanlarda gidilen tatillerdeki listelerde aynı kişilerin tekrar tekrar yer aldığı ve bazı kişilerin ailecek 5-6 kişilik gruplar halinde listelerde yer aldığı görülmüştür.
Öte yandan her listede mutlaka az da olsa belediye personeli ve eşleri yer almaktadır.
15904 nolu ödeme emrinde bu durum daha bariz hale gelmekte ve 100 kişiye yakın kişinin memur, memur çocuğu ya da yakını ile belediye ve KENT-YOL işçisi olduğu anlaşılmaktadır.
Belirtilen mevzuat hükümleri tatil amaçlı böyle bir gidere izin verecek nitelikte değildir. Belediyeler mahalli müşterek ihtiyaçların görülmesi amacıyla kurulmuş idarelerdir. Vatandaşlardan toplanan geliri, ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan emekli kişilerle memur işçi ya da bunların yakınlarının lüks tatil giderleri için kullanmak mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 30.maddesi ile 394.828,36 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
31-1466 sayılı ilamın 31.maddesi ile, Şişli Belediyesinde çalışan memurların öğle yemeği ihtiyacı için Belediye Aşevi hesabına para aktarılması ve yemek maliyetinin tamamının belediye bütçesinden karşılanarak memurlardan herhangi bir kesinti yapılmaması nedeniyle 105.772,12 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Memurların öğle yemeklerinin tamamının bütçeden karşılanmasının, Şişli Belediye Meclisi'nin verilen önerge üzerine almış olduğu tavsiye kararının gereği olduğunu,
Belediye Meclisi tarafından alınmış olan bu kararda, belediye memurlarının gelirlerinin yetersizliğine işaret edilerek, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi yönünde tavsiye kararı alındığını ve Başkanlık Makamının da alınan bu tavsiye kararına istinaden, Belediye mutfağında hazırlanan yemek maliyetinin bir yıllık tutarının tamamını bütçeye ödenek olarak koymak suretiyle Meclise sunduğunu ve bu bütçenin meclis tarafından onaylanarak yürürlüğe girdiğini,
Belediyenin uygulamasına dayanak teşkil eden bir başka hukuki durumun ise, Belediye memurlarının üyesi bulunan sendika ile Belediye arasında yapılan sosyal denge sözleşmesine konulmuş olan hüküm olduğunu,
Öte yandan; "Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği"nin 4. maddesinde, "Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adetine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. (...) Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. (...)" düzenlemesine yer verildiğini,
Başkanlığın bu düzenlemeyi, "bütçeye konulan ödeneğin yemek maliyetlerini karşılamaya yeterli gelmesi halinde ayrıca yemek yiyenden yemek bedeli alınmasına gerek kalmaz" şeklinde yorumladığını,
Tüm bunların ötesinde; 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, 6009 sayılı "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un" Geçici 8. maddesinde;
"Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." düzenlemesinin bulunduğunu,
Söz konusu düzenlemede kamu personeline yapılan ek ödemeye atıfta bulunmakta ise de, memurlardan tahsil edilmesi gereken tutarların tahsil edilmemesinin dolaylı olarak memura yapılmış ek ödeme olarak mütalaa edilmesinin kanun koyucunun iradesine uygun düşeceğini,
Temyize konu ilamda, 6009 sayılı Kanunun yayım tarihinden (1 Ağustos 2010) önceki bir tarihte yapılan ödemeleri kapsadığından, kanun hükmü uyarınca, tarafına yönelik idarî veya malî bir yargılama ve takibat yapılmaması ve başlatılanlar işlemlerin de kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarih ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4.maddesinde;
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkındaki Kanuna göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.” denilmektedir.
Buna göre, kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere harcama yapılabilecektir.
Yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan diğer yarısı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise, her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan yarısını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edilebilecektir.
Bu nedenle Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade etmektedir. Eğer Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel yemeğin maliyetinin yarısını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin yarısını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin yarısından fazla bir miktar bütçeden karşılanmış olacaktır ki, bu da yukarıda ifade edilen mevzuat hükümlerine aykırıdır.
2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği Sıra No:1’ de 2008 yılında öğle yemeği servisinden faydalanacak olanlardan en az aşağıda belirtilen tutarlar üzerinden günlük yemek bedeli alınması uyun görüldüğü belirtilmiştir.
Memurlardan; 15/1/2008 tarihinden 14/1/2009 tarihine kadar
1) Ek göstergesiz görevlerde bulunanlardan 0,72 YTL
2) 1100'e kadar (1100 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,17 YTL
3) 2200'e kadar (2200 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,41 YTL
4) 3600'e kadar (3600 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,80 YTL
5) 4800'e kadar (4800 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 2,36 YTL
6) 4800'den daha yüksek ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 2,60 YTL
Dilekçede, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4.maddesi hükmünün, bütçeye konulan ödeneğin yemek maliyetini karşılaması halinde ayrıca yemek bedelinin yemek yiyenlerden alınmasını zorunlu kılmadığı için söz konusu Bütçe Uygulama Tebliğinde belirtilen en az yemek bedelinin alınmadığı belirtilmekte ise de; anılan Yönetmeliğin 4. maddesi hükmü uyarınca kurum bütçesine yemek maliyetinin sadece yarısı kadar ödenek konulması, diğer yarısının ise yemek yiyenlerden alınması gerektiğinden, kurumca sunulan öğle yemeği servisinden faydalanan memurlardan anılan Bütçe Uygulama Tebliğinde belirtilen en az tutarlar üzerinden yemek bedelinin alınması zorunludur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Belediye Aşevi tarafından sunulan öğle yemeği servisinden faydalanan memurlardan 12.01.2008 tarih ve 26401 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra No’lu 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğinde belirtilen en az tutar yemek bedelinin alınmaması mevzuata aykırıdır.
Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilama konu ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 31.maddesi ile 105.772,12 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
32-1466 sayılı ilamın 32.maddesi ile, Yeşil İda Tatil Köyünde 15 kişi üç gün ve 18 kişi 10 gün yapılan konaklama giderinin bütçeden ve Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödenmesi nedeniyle 10.125,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; Yeşilida Tatil Köyünde 15 kişi üç gün ve 18 kişi 10 gün yapılan konaklama giderinin bütçeden ve Temsil, Ağırlama ve Tören giderleri ekonomik kodundan ödendiği; söz konusu konaklamanın kimler için yaptırılmış olduğunun belirsiz olduğu ayrıca temin edilen hizmet kapsamında herhangi bir teklif ve piyasa araştırmasının yapılmamış olduğunun tespiti ile bütçeden yapılan ödemenin sorumlularından tazminine hükmedildiğini belirtmiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14. ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine ilgili Kanunun 14. maddesinde, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği ve Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanunun 60. maddesinde ise belediyenin giderleri tek tek sayılmıştır.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3. maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı yönergenin 4.maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9. maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37. maddesinde; Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin aranacağı ifade edilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 5, 22 ve 36. maddelerine göre; İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde; onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22. maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, kamu idareleri için belirlenen diğer belgeler ödeme emri belgesine eklenecektir.
Yapılan ödemede herhangi bir teklif, piyasa fiyat araştırma tutanağı bulunmadığı gibi kimlerin hangi amaçla konakladıkları da belli değildir. Bilindiği üzere kamu idareleri ihtiyaçlarını temin ederken 4734 sayılı İhale Kanunu hükümlerine uymak zorundadır.
Başkanlık onay yazısında, ilçedeki vatandaşlara tarihi ve turistik yerlerin gezdirilmesi için konaklama organizasyonu yapılması gerektiği belirtilerek bunun Yeşil İda Tatil Köyü tarafından yapılacağı belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin ilgili maddeleri, kim oldukları belli olmayan kişilerin tatil amaçlı böyle bir giderinin ödenmesine izin verecek nitelikte değildir. Belediyeler mahalli müşterek ihtiyaçların görülmesi amacıyla kurulmuş idarelerdir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 32.maddesi ile 10.125,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
33-1466 sayılı ilamın 33.maddesi ile,
A)Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği hükümlerine uyulmadan işlem yapılması,
B)Sandıktan yönetmelik hükümlerine aykırı olarak mahalle muhtarlarına, özel okulda okuyan ve fakirlik belgesi bulunmayan öğrencilere, gelir durumu iyi olan kişilere, eksik belge ile kim olduğu belli olmayan kişilere, belediye özel kalem personele, memurların kreş parası için bir ya da birkaç personele yardım yapılması nedeniyle toplam 1.130.840,34 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Yönetmeliğinin, 1580 sayılı (mülga) Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 2. fıkrasının 71. bendinde gösterilen görevin gereği olarak hazırlanmış olduğunu ve Sayıştay Daireler Kurulu'nun 02.06.2004 tarih ve 1149/9 nolu kararı ile "Sayıştay Görüşü" alınarak yürürlüğe konulduğunu,
Yönetmeliğin 14. maddesinde;
"Sayıştay denetimine tabi sandık hesapları, belediye idare hesabı içinde ve belediye saymanı tarafından Sayıştay'a verilir." düzenlemesinin bulunduğunu, Sandığın kuruluş tarihi olan 2004 mali yılından başlamak suretiyle son mali denetim yılı olan 2009 yılı da dahil olmak üzere Sayıştay'a verilmiş olan idare hesapları içerisinde Sandık hesaplarının da bulunduğunu ancak, Sayıştay tarafından yapılan mali denetimlerin hiçbirinde Sandık hesapları için ayrı bir hesap açılması, kayıt belgelerin genel mali kayıtların dışında tutulması yönünde herhangi bir tenkit yapılmadığını,
2008 mali yılı hesaplarına ilişkin sorgularda Sandık hesaplarında izlenmesi gereken hususlara yer verilmesiyle birlikte, idarenin bu hususa ilişkin eksikliklerinin giderilmesi yönünde irade ortaya konulduğunu,
İlamda "(...) yardımların hemen hemen tamamının nakdi yapıldığı, (...)" tespitinden yola çıkılarak, yönetmelik hükümlerine aykırı davranıldığı hususuna da yer verildiğini,
Ancak ekli cetvelin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, 2008 mali yılında, kullanılan 3.250.000 TL. tutarındaki ödeneğin, 1.473.110 TL'sının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı, ILO sözleşmeleri ve Şişli Belediye Meclisi'nin temenni kararı çerçevesinde ve memur sendikaları ile varılan mutabakata karşılık olarak, Belediye memurlarına ödendiğini, geriye kalan 1.777.313,36 TL tutarındaki harcamanın ise bütünü ile ilçede yaşayan yoksul yurttaşlara yönelik kullanıldığını ve bu tutarın 661.167,21 TL.sının erzak kolileri şeklinde ve ayni olarak verildiğini; geriye kalan 1.116.146,15 TL.'sının ise nakdi yardım olarak dağıtıldığını,
Muhtaç kimselere nakdi olarak yapılan yardımın bir bölümünün çek, bir bölümünün EFT yoluyla, geriye kalan bir bölümünün de (genellikle küçük miktarlı olanları) elden, imza karşılığı olarak gerçekleştirildiğini,
Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "(...) ihtiyaçları karşılanamayan ve Sandık Değerlendirme Kurulu'nun yapacağı çalışmalar sonucunda muhtaç oldukları belirlenen kişileri kapsar." Denildiğini,
Müracaat şekli ve değerlendirilmesinin, yönetmeliğin 5, 6 ve 7. maddelerinde düzenlendiğini ve bu hususta, mahalle muhtarlıklarından temin edilecek ikametgah ve muhtaçlık ilmühaberi, tahsil belgesi, sağlık kuruluşundan alınacak raporların başvuru ile birlikte aranacağı; gerektiğinde sunulan bilgilerin ilgili kurum, kuruluş, vb. düzeyinde veya bizzat Sandık Değerlendirme Kurulunca inceleneceği hususlarına yer verildiğini,
Belediyece yapılan ayni ve nakdi yardımlarda ilkesel olarak, yönetmelikte öngörülen merasimin yerine getirildiğini ancak, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaç duydukları yardımın bürokratik işlemlerin tamamlanmasına elvermediği özel ve ivedi durumlarla sıklıkla karşılaşılabildiğini,
Yardıma muhtaç kişilerin pek çoğunun eğitimsiz olması, içerisinde bulundukları yoksulluk nedeniyle yerine getirmeleri gereken hususları anlamakta sorun yaşamaları ve belediye dışındaki kurumların (özellikle muhtarlıklar) bu hususlara kanalize edilmesinde yaşanılan zorluklar karşısında seçeneksiz kalınan hallerle karşılaşılabildiğini ve bu durumlarda yardım talebinde bulunanın talebinin yerine getirilerek, gerekli işlemlerin daha sonra tamamlanması yolunun tercih edilebildiğini,
Bu nedenle, Stratejik Planda "sosyal doku analizi" adıyla konulmuş olan projenin 2012 yılında hayata geçirilerek, Şişli Belediyesi sınırları içerisinde yaşayan yoksullarla ilgili sağlıklı, belgelere dayalı bir veri bankası oluşturularak, pratikte yaşanılan zorlukların bir bölümünün aşılmasının sağlanacağını,
Sandıktan mahalle muhtarlarına ayni veya nakdi ödeme yapılması söz konusu olmayıp; Muhtaç Yönetmeliği'nin 6. maddesinde belirtilen ve sandığa bizzat müracaat edemeyenler için Muhtarlık tarafından yoksul kişiler adına yapılan müracaatlar değerlendirilerek, yine muhtaç kişilere iletilmek üzere ayni veya nakdi yardımların Mahalle Muhtarlarına teslim edildiğini, burada mahalle muhtarlarının yardımı alan değil, yardımı ilgililerine ulaştıran bir konuma sahip olduklarını,
Belediyenin öğrencilere yapmakta olduğu yardımlarda özel ve/veya devlet okulunda okumak gibi bir ayrım bulunmadığını, Belediyenin konuya ilişkin yaklaşımının, öğrencilerin ailelerinin gelir durumlarına göre okul seçmeleri değil, çocuğun (öğrencinin) yeteneğine göre öğrenim görmeyi hakettiği okulda okumalarını teşvik ederek, gerektiğinde (ailenin gelir durumu dikkate alınarak) maddi olarak desteklenmesi yönünde olduğunu, özellikle üniversite öğrencilerinden ÖSYM sınavının sonucunda vakıf üniversitesine yerleştirilmeye hak kazanan ancak öğrenim bedelini karşılayamayacak durumda olanlara kayıtsız kalınmasının sosyal devlet ve eşitlik ilkesi ile bağdaşmayacağını,
Yardım verildiği halde belgesi eksik olanlarla ilgili hususların yukarıda açıklandığını,
Ancak Başkanlığın, gelir durumu iyi olduğu halde yardım yapıldığı yönündeki tespitin objektif olmaktan ziyade sübjektif bir kanaate dayandığı inancına sahip bulunduğunu,
Keza ilamda, zaman zaman belediye sınırları içerisinde ikamet etmeyen kişilere de yardım yapıldığı yönünde tespit doğru olmakla birlikte, 1580 sayılı (mülga) Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 48. bendinde yer verilmiş olan;
"Yersiz, yurtsuz olanlara iş bulmak, bunlardan garip olup çalışmayanları memleketine göndermek, kimsesiz kadın ve çocukları korumak;" şeklindeki vazifenin belediye sınırları içerisinde ikamet edenlere işaret etmediğinin açık olduğunu,
Belediyede görev yapan memur veya işçi personele veya başka kurumlarda memur veya işçi olarak çalışan kimi yurttaşlara yardım yapılmasının ise, genellikle devlet tarafından karşılanmayan sağlık giderlerine yönelik olduğunu, Belediyede görev yapan memur veya işçi personel veya başka kurumlarda çalışmakla birlikte belediye sınırları içerisinde ikamet eden memur veya işçilerin aynı zamanda belediyenin iç ve dış paydaşları olduğunu, bu kişilerin yardıma ihtiyaç duydukları hususlarda hemşehri hukukundan yararlanmalarını engelleyecek hukuki bir düzenleme de bulunmadığını,
Öte yandan İhale Komisyonunda görev yapan kamu görevlilerine mesailerine karşılık ödeme yapılmasının da Memur Sendikası ile Belediye arasında yapılmış olan toplu iş sözleşmesinin gereği olduğunu,
23.7.2010 tarih ve 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde yer alan düzenleme karşısında belediye çalışanlarına yapılan nakdi yardımlar için mali yargılama ve takibat yapılmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
Savcılık; “Dilekçede ileri sürülen gerekçeler Daire Kararında karşılandığından, tazmin hükmolunan tutar için, 6009 sayılı Kanununun geçici 8. maddesi dayanak gösterilerek Daire Kararının bozulması istenilmekte ise de; anılan kanun maddesi, herhangi bir mevzuatla düzenlenmemiş olan ödemeleri kapsadığından, söz konusu ödemenin kimlere ve nasıl yapılacağına dair açık düzenleme bulunduğundan, tazmin konusu ödemenin anılan kanun maddesi kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
A) İlam maddesinin (A) şıkkına, Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği hükümlerine uyulmadan işlem yapılması konu edilmiştir.
Şişli Belediyesi tarafından Sayıştay Daireler Kurulu’nun 02.06.2004 tarih ve 1149/9 nolu kararı ile Sayıştay görüşü alınarak çıkarılan Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği‘nin, Amaç başlıklı 1. maddesinde;
“Bu yönetmelik, Belediye sınırları dahilinde ihtiyaç sahiplerine verilecek ayni ve nakdi yardımlarla ilgili esasları belirlemek ve yardım dağıtmak için düzenlenmiştir.”
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde;
“Bu yönetmelik, Belediye sınırları dahilinde ikamet edenlerden 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun diğer hükümlerine göre ihtiyaçları karşılanamayan ve Sandık Değerlendirme Kurulunun yapacağı çalışmalar sonucunda muhtaç oldukları belirlenen kişileri kapsar.”
“Sandığa müracaat şekli” başlıklı 5. maddesinde;
“Sandıktan yardım talebinde bulunmak isteyenler bağlı oldukları mahalle muhtarlığından alacakları ikametgah ve muhtaçlık il muhaberiyle birlikte form dilekçe ile Sandık Değerlendirme Kuruluna veya Belediyeye başvurabilirler. Belediyeye yapılan müracaatlar Sandığa havale edilir.
Öğrenim yardımı talep ediliyorsa bunlara ilaveten okuldan alınacak tahsil belgesi; tıbbi yardım talep ediliyorsa ilgili sağlık kuruluşundan alınacak ve onaylanmış rapor form dilekçeye eklenir.
Yönetmeliğin 6.maddesinde; kişilerce yapılacak müracaatlarda, gerekli bilgi ve belgeler Sandık görevlilerince mümkün olduğunca gizli olarak ve muhtaçların onurlarını zedelemeyecek biçimde temin edilir.” denilmiştir.
Yönetmeliğin 7.maddesinde, müracaat dilekçelerinde belirtilen bilgilerin resmi kurumlar ve muhtarlıklar nezdinde yapılacak araştırma ile teyit edileceği, Sandık Değerlendirme Kurulu üyelerinin beyan ve imzalarını içermeyen taleplerin işleme konulmayacağı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 8.maddesinde; Sandık Değerlendirme Kurulunun, her yılın Ocak ayının ilk toplantısında, muhtaçlık dereceleri ile muhtaçlara yapılacak yardım miktarını tespit edeceği belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 9.maddesinde Sandık yardımlarının nakdi veya ayni olabileceği gibi kısmen nakdi, kısmen ayni de yapılabileceği belirtildikten sonra, mümkün olduğunca ayni yardım yapılması, ancak nakdi yardım yapılması gerekiyorsa bunun gerekçelendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. 9. maddede yine nakdi ödemelerin çekle yapılacağı, yardımların devamlı belirli aralıklarla veya bir defada yapılabileceği ve bu çerçevede kimlere nasıl ve ne kadar süre ile yardım yapılacağına Sandık Değerlendirme Kurulu kararında yer verileceği, yardım yapılmasına karar verilen kişilere ayrıca bir sicil numarası verileceği ve yardım kararları mahalle bazında tasnif edilecek dosyalarda muhafaza olunacağı, deprem, sel, yangın gibi olağanüstü durumlar hariç, belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Yönetmeliğin 14.maddesinde, Sandık hesaplarının belediye idare hesabı içinde ve belediye saymanı tarafından Sayıştay'a verileceği, 17. maddesinde ise Sandık kayıtları ve muhasebesinin işletme hesabı esasına göre tutulacağı, ambar kayıtları için özel ambar defteri, Değerlendirme Kurulunun aldığı kararlar için karar defteri tutulacağı, tüm gelir, gider ve ambar kayıtlarının belgeye dayandırılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Yapılan incelemede;
-Sandık Hesabı diye bir hesabın olmadığı, yardım yapılacağı zaman peyder pey alınan encümen kararları ile paranın mutemede teslim edildiği, yardım yapılan miktarlara ilişkin dosyalar tutulduğu ancak yardım yapılması ile ilgili Yönetmelikte belirtilen müracaat, araştırma, değerlendirme ve yardım miktarı belirleme gibi konularda belirtilen hiçbir kurala uyulmadığı, Değerlendirme Kurulu tarafından herhangi bir karar alınmadığı, dolayısıyla karar defteri tutulmadığı görülmüştür.
-Yardımların daha çok ayni yapılacağı eğer nakdi yardım yapılıyorsa bunun gerekçesinin belirtileceği ve nakdi yardımların banka kanalıyla yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen; yardımların hemen hemen tamamının nakdi yapıldığı, nakdi yardım miktarı ve yardım yapılan kişilerle ilgili herhangi bir kriter bulunmadığı ve nakdi yardımların banka yerine elden imza karşılığı yapıldığı görülmüştür.
-Yine yardımın Belediye sınırları dahilinde ikamet edenlerden ihtiyaçları karşılanamayan kişilere yapılacağı belirtilmesine rağmen, belediye sınırları dışında bulunan kişi ve kurumlarla ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan kişilere yapıldığı da tespit edilmiştir.
-Yardım yapılacak kişilerin evraklarının eksik olduğu, ya sadece fakirlik belgesi ile ya da sadece kimlik belgesi ile yardım yapıldığı görülmüştür.
-Belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı Yönetmelikte belirtilmesine karşın buna uyulmayarak birim amirlerine, kim olduğu belli olmayan kişilere, özel kalemde çalışan işçi statüsündeki personele büyük miktarda paralar teslim edildiği ve bu paraların akibetinin belli olmadığı görülmüş bunun yanında tüm memur personele, emekli olan personele, bazı işçi personele ihale komisyonu üyelerine nakdi yardımlarda bulunulduğu tespit edilmiştir.
Sonuç olarak Sandığa aktarılan paralar Yönetmelikte belirtilen hiçbir kurala uyulmadan harcanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38.maddesi, Belediye başkanına Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak görevleri ile bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmayı görev olarak vermiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8. maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü yer almıştır.
B) İlam maddesinin (B) şıkkına, Sandıktan Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak mahalle muhtarlarına, özel okulda okuyan ve fakirlik belgesi bulunmayan öğrencilere, gelir durumu iyi olan kişilere, eksik belge ile kim olduğu belli olmayan kişilere, belediye özel kalem çalışanı personele, memurların kreş parası için bir ya da birkaç personele yardım yapılması konu edilmiştir.
Sandık dosyalarının incelenmesinde;
-5393 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak hiçbir değerlendirme yapılmadan muhtaç durumda olmayan ya da muhtaçlık durumu belgelenmeyen kişilere gerekli ve gereksiz yardım yapıldığı görülmüştür. Bununla birlikte yönetmelikte geçen belgelerin eklendiği kişiler incelenmiş ve uygun bulunanlar sorguya alınmamıştır.
-Özel okulda okuyan öğrencilere yapılan yardımlarla ilgili olarak, bu kişilerin ya ihtiyaç sahibi olmadığı ya da fakirlik belgelerinin olmadığı görülmüştür. Bu kişiler arasında burslu okuyanların burs giderlerinin tamamını belediyeden karşılattıkları anlaşılmaktadır. Özel okullarda yarım ya da dörtte bir burslu sistemi tercih edenler bu okullarda okumayı göze alan yani kalan kısmı ödeyebileceklerini varsayan kişilerdir.Bu nedenle bu kişilerin bursdan kalan kısımlarının belediyeden karşılanması mümkün değildir.
Yine devlet okullarında okuyan öğrencilere yardım yapılmasında fakirlik belgesi ve ikametgah ile kimlik belgesi olmadan ödeme yapıldığı görülmüştür.
-Belediye sınırları dışında faaliyet gösteren ve oturan dernek, vakıf ve kişilere yardım yapıldığı görülmüştür. 5393 sayılı Kanunun 14. maddesi gereği Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsamaktadır.Bu nedenle bu dernek,vakıf ya da kişilere yardım yapılması mümkün değildir. Zaten belediye sınırları içinde faaliyet gösterse bile ekli listelerde yer alan dernek, vakıf ya da kişilere muhtaç kimselere yardım ödeneğinden herhangi bir şekilde para ödenmesi mümkün değildir.
-Başkanlık özel kaleminde çalışan bazı kimselere para aktarıldığı tespit edilmiş ancak bu paraların ne için ve nasıl kullanıldığı anlaşılamamıştır. Bu şekilde para aktarımı hem Belediye Kanununa göre ve hem de Yönetmelik hükümlerine göre mümkün olmadığı gibi, 5018 sayılı Kanun’a da aykırılık teşkil etmektedir.
5018 sayılı Kanunun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32. maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.
Görüleceği üzere Belediye bütçesinden gerçekleştirilecek bir giderin; bütçe tertibine uygun olması, yetkili kişi ve organlarca öngörülen çerçevede gerçekleştirilmiş olması, belgelere dayanması, nitelik olarak mevzuat hükümlerine aykırı olmaması ve maddi hata olmaksızın gerçekleştirilmesi esas alınmış, harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisi bu hususları kontrol etme yetki ve görevi ile donatılmıştır.
Muhtaçlara Yardım ödeneğinin kullanımı ile ilgili encümen kararında;muhtaç durumdaki vatandaşların ve çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmak amacı ile bu ödeneğin kullanılması öngörülmektedir.
Yukarıya aldığımız esaslar çerçevesinde, ilgili encümen kararları doğrultusunda yapılacak harcamaların da muhtaç vatandaşlar yararına gerçekleştirilmiş olmasının, belgelere dayandırılması ve mevzuat hükümlerine aykırı olmamasının gereği açıktır.
Özel Kalem çalışanlarına muhtaçlara yardım sandığından para aktarımı kontrolsüz bir alan oluşturmakta, her türlü keyfiliğe ve suiistimale açık kapı bırakmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8. maddesinde, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
-Özellikle belirli mahalle muhtarlarına belirli aralıklarla para aktarılmış ve bu paraların da nerede ve kim için kullanıldığı tespit edilememiştir.
-Çoğunlukla aynı kişilere düzenli olarak yüksek miktarlarda paralar aktarılmış ve bu aktarmalarla ilgili dilekçe formatına sadece fakirlik kağıdı eklenmiş, bunun dışında kimlik belgesi ve ikametgah belgeleri eklenmemiştir. Bu kişilerin çoğunluğunun evrak üzerindeki imzalarının diğer imzaları ile tutmadığı dilekçedeki imzaların sonradan aynı kalem ve sitille tamamladığı görülmüştür.Bu durum evrak üzerinde yazılı miktarların ilgili kişilere ödenip ödenmediği konusunda tereddütler oluşturmaktadır.Ödemeler Yönetmelik hükmü gereği bankadan yapılmadığı için bu kontrol edilememiştir.Bu nedenle 1000 YTL mutat yardım alan ve ekli listelerde belgeleri eksik olarak belirtilen kişilerin bu paraları alıp almadıklarının ispatı gerekmektedir.
-Yine Sandık ödeneğinin Belediye Başkan Yardımcıları tarafından kim olduğu belli olmayan kişilerin ya da meclis üyelerinin yemek, otel ve misafirhane masraflarının karşılanması için kullanıldığı görülmüştür ki bu hem ödeneğin konulma ve kullanılma amacına ve hem de Belediye Kanununa aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle geçim zorluğu çeken vatandaşlara yardım yapılmak üzere Belediye bütçesinden tahsis edilen yardım ödeneğinin usulüne uygun olarak kullanılmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilama konu ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 33.maddesi ile 1.130.840,34 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
34-1466 sayılı ilamın 34.maddesi ile, Belediye memur personeli, encümen ve ihale komisyonu üyeleri ile KENT-YOL işçi personeli ile diğer bir kısım personele Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı'ndan nakdi ödeme yapılmış olması nedeniyle 1.728.810,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, 6009 sayılı "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un" Geçici 8. maddesinde;
"Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." düzenlemesinin yer aldığını,
Temyize konu ilam da, 6009 sayılı Kanun'un yayım tarihinden (1 Ağustos 2010) önceki bir tarihte yapılan ödemeleri kapsadığından, kanun hükmü uyarınca, tarafına yönelik idarî veya malî/bir yargılama ve takibat yapılmaması ve başlatılanların işlemden kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Savcılık; “Dilekçede ileri sürülen gerekçeler Daire Kararında karşılandığından, tazmin hükmolunan tutar için, 6009 sayılı Kanununun geçici 8. maddesi dayanak gösterilerek Daire Kararının bozulması istenilmekte ise de; anılan kanun maddesi, herhangi bir mevzuatla düzenlenmemiş olan ödemeleri kapsadığından, söz konusu ödemenin kimlere ve nasıl yapılacağına dair açık düzenleme bulunduğundan, tazmin konusu ödemenin anılan kanun maddesi kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Anayasanın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde ise, bu kanunun genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinden çalışan memurlar hakkında uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre belediyelerde çalışan memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsamı içinde bulunmaktadırlar.
657 sayılı Kanunun 2. maddesinde, Devlet Memurlarının hizmet şartları, nitelikleri atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri, ödev, hak, yüküm ve sorumlulukları, aylıkları ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin bu Kanunla düzenleneceği ifade edildiğinden, belediyelerde çalışan memurların her türlü mali ve sosyal haklarının da diğer Devlet memurlarında olduğu gibi, bu Kanun kapsamında mütaala edilmesi gerekmektedir.
Nitekim aynı Kanunun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146. maddesinde de, 1. maddenin birinci fıkrası kapsamına giren memurların aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere tabi oldukları ve bunlara bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı hükme bağlanmıştır.Bu hükümler karşısında, memurlara, tabi oldukları mevzuatın öngörmediği herhangi bir hak ve menfaatin sağlanması mümkün değildir.
Öte yandan belediyede işçi statüsünde çalışan personele yapılacak ödemelerin şekil ve şartları ile miktarları İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesi hükümleriyle belirlenmiştir. Bu mevzuatın öngörmediği herhangi bir ödemenin işçilere de ödenmesi mümkün değildir.
Ayrıca Şişli Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Yönetmeliğinin 9. maddesinin son fıkrasında da deprem, sel, yangın gibi olağanüstü durumlar hariç, belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Muhtaçlara Yardım Sandığı ödenekleri, İlgili Yönetmelik ve Encümen Kararları gereğince geçim zorluğu çeken vatandaşlara yardım yapılmak üzere Belediye bütçesinden tahsis edildiğinden, belediye ve KENT-YOL A.Ş. işçi personeli ile emekli olduğu belirtilen diğer personele de herhangi bir şekilde ödeme yapılması mümkün değildir.
Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilama konu ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1466 sayılı ilamın 34.maddesi ile 1.728.810,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 10.09.2013 tarih ve 37584 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.