Temyiz Karar Detayı

Kamu İdaresi
Yılı
2008
Daire
2
Dosya No
34233
Tutanak No
38560
Tutanak Tarihi
11.03.2014
Konu
KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve duruşma talebinde bulunan Fikri KÖSE(Üst Yönetici), İsmail PETEK(Harcama Yetkilisi) ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

1)489 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, Maltepe Belediyesince gerçekleştirilecek muhtelif etkinliklerde kullanılma/dağıtılma gerekçesiyle alınan 1.000 adet evrak çantası, 5.000 adet mp3 çalar, 20.000 adet yelpaze, 50.000 adet balon, 10.000 adet şemsiye, 10.000 adet bloknot, 5.000 adet deri erkek cüzdanı, 5.000 adet deri bayan cüzdanı, 10.000 adet flash bellek, 3.000 adet çubuklu balon, 10.000 adet kumaş çanta, 10.000 adet cepli dosya, 10.000 adet karton ipli çanta, 10.000 adet akıllı ajanda ve 5.000 adet ece ajandası bedelinin Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle toplam 794.000,00 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, İlamın 1. Maddesinde zikredilen, 1.000 adet evrak çantası, 5.000 adet MP3 çalar, 20.000 adet yelpaze, 50.000 adet balon, 10.000 adet şemsiye, 10.000 adet bloknot, 5.000 adet deri erkek cüzdanı,5.000 adet deri bayan cüzdanı, 10.000 adet flash bellek, 3.000 adet çubuklu balon, 10.000 adet kumaş çanta, 10.000 adet cepli dosya, 10.000 adet karton ipli çanta, 10.000 adet akıllı ajanda, ve 5.000 adet ece ajandasının, Ek'te sunulan Başkanlık Makamı Olurları uyarınca, 5393 sayılı Belediye Kanununun 60 . ıncı maddesinin (i), (k) ve (n) fıkralarına istinaden mevzuata uygun olarak satın alınarak, aynı Yasanın 13 . ve 14 maddeleri gereğince; Maltepe Beldesindeki okul öğrencilerine, çocuklara, muhtaç öğrencilere ve dar gelirli muhtaç ailelere Yılbaşı, 23 Nisan Bayramı, 19 Mayıs Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Ramazan ve Kurban Bayramı, Dini Kandiller, İlköğretim Haftası,Çeşitli Günler ( Anneler, Babalar, vs..) Anma Günleri Kurtuluş Günleri gibi günlerde yapılan etkinliklerde dağıtıldığını, Bu malzemelerin büyük bir bölümünün, 5393 sayılı Belediye Kanununun 60 . ıncı maddesinin ( k) bendine göre temsil, tören, ve tanıtım giderleri olarak, diğer bölümünün ise aynı Kanunun ( i) ve (n) bendine göre dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardım giderleri ile sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderleri olarak satın alma yoluyla temin edildiğini,

5393 sayılı Belediye Kanununun Belediyenin Giderleri başlıklı 60. ıncı maddesinin (i), (k) ve (n) fıkralarında aynen:" Belediyenin giderleri şunlardır:

…………………………

i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar…..

k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri….

n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler……." Denildiğini,

Yukarıdaki Yasa hükümlerinden açıkça anlaşılacağı üzere; dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar için yapılan satın alma ve giderler, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri ile sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderlerin, BELEDİYE GİDERİ olarak tayin ve tespit edildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanununun 13 ve 14 maddelerinde ise aynen;

" Madde 13 - Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.

Madde 14 - Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;

a) ……….; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir;……………………….Gerektiğinde, öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir." Hükümleri yer aldığını, Bu hükümlerden görüleceği üzere; Belediyelerin, beldelerindeki dar gelirli muhtaç aile ve öğrencilerine eğitim, kültür, spor ve gıda yardımları yapmakla görevli oldukları gibi, kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor, sosyal hizmet ve yardımlarda bulunmalarının da yasa ile emredilen görevler arasında sayıldığını, Belediyenin de Yasanın kendisine yüklediği bu görevlerini getirmek amacıyla ilam konusu malzemeleri satın alarak hak ve ihtiyaç sahiplerine dağıttığını,

İlamda belirtilen 2005/16 ve 2008/06-7851 sayılı Genelgelerin anılan hükümlerinin, genelgede belirtilen kişi ve kurumlara plaket, şilt, ve hediyeler verilmesini engelleyen israfın önlenmesine yönelik bildiriler olduğunu, Oysa 1.000 adet evrak çantası,5.000 adet MP3 çalar,20.000 adet yelpaze,50.000 adet balon, 10.000 adet şemsiye, 10.000 adet bloknot, 5.000 adet deri erkek cüzdanı, 5.000 adet deri bayan cüzdanı, 10.000 adet flash bellek, 3.000 adet çubuklu balon, 10.000 adet kumaş çanta, 10.000 adet cepli dosya , 10.000 adet karton ipli çanta, 10.000 adet akıllı ajanda, ve 5.000 adet ece ajandasının, 5393 sayılı Belediye Kanununun 60 . ıncı maddesinin (i), (k) ve (n) fıkralarına istinaden mevzuata uygun olarak satın alınarak, aynı Yasanın 13 . ve 14 maddeleri gereğince; Maltepe Beldesindeki okul öğrencilerine, çocuklara, muhtaç öğrencilere ve dar gelirli muhtaç ailelere Yılbaşı ,23 Nisan Bayramı, 19 Mayıs Bayramı,29 Ekim Cumhuriyet Bayramı,Ramazan ve Kurban Bayramı, Dini Kandiller, ilköğretim Haftası,Çeşitli Günler ( Anneler, Babalar, vs..) Anma Günleri, Kurtuluş Günleri gibi günlerde yapılan etkinliklerde dağıtıldığını, Bu itibarla söz konusu mal ve eşyalar, plaket, şilt, ve hediye niteliğinde olmadığı gibi anılan Genelgeler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Sonuç itibariyle, toplam 794.000,00 YTL' lik mal ve eşyanın, 5393 sayılı Belediye Kanununun 60 . ıncı maddesinin (i), (k) ve (n) fıkraları ile 13 ve 14. Maddeleri hükümlerine istinaden Belediyece satın alındığı, bu harcama ve giderlerin aynı yasanın anılan hükümleri ile belediye veya kamu gideri olarak belirlenmiş olduğu, dolayısıyla anılan yasaya uygun olarak yapılan bu harcamaların 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 3/h maddesi kapsamındaki bu kamu- belediye gideri olduğu ve mevzuata uygun olarak yapılan bu giderlerin kamu zararına neden olmasının fiilen ve hukuken imkansız olduğundan,tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.

Sayıştay Başsavcılığı; “Dilekçe tarafından ileri sürülen hususlar, usul ve hukuka uygun ilam hükmünün bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile mevzuata uygun Daire Kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde,

….

i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.

k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri.

n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler….”Belediye giderleri arasında sayılmıştır.

Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3. maddesinde “Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye başkanının takdirine tabidir…”

9. maddesinde “Aşağıda belirtilen törenlerin gerektirdiği giderlerin tümü veya bir kısmı tören komitesinin kararı ile ödenebilir;

a) Resmi ve dini bayramlar ile anma günleri,

b) Beldenin kurtuluş günleri,

c) Festival ve fuarlar,

d) Beldenin sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunacak temel atma ve açılış günleri,

e) Milli mücadeleye ait önemli günler.”

10. maddesinde “Yukarıdaki maddelerde belirtilen giderler dışında kalan ve yapılması Belde için gerekli olan veya mahalli örf, adet ve sosyal yaşantı için de gerekli sayılan etkinlik ve törenler için (nişan, nikah, ölüm gibi) harcama yapılabilir.” Hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümler uyarınca, Maltepe Beldesindeki okul öğrencilerine, çocuklara, muhtaç öğrencilere ve dar gelirli muhtaç ailelere Yılbaşı, 23 Nisan Bayramı, 19 Mayıs Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Ramazan ve Kurban Bayramı, Dini Kandiller, ilköğretim Haftası, Çeşitli Günler( Anneler, Babalar, vs..) Anma Günleri Kurtuluş Günleri gibi sosyal ve kültürel etkinliklerde dağıtılmak üzere alındığı belirtilen çanta ve promosyon malzemesi giderlerinin ödenmesi mümkün bulunmaktadır.

Bu nedenle, dilekçi iddialarının kabulü ile 489 sayılı ilamın 1’inci maddesiyle toplam 794.000,00 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA

2) 489 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, Belediyenin çeşitli birimlerinde çalışan personele tahsis edilen cep telefonları faturalarının Belediye bütçesinden ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 31.068,40 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçiler dilekçelerinde; Belediyenin 5393 sayılı Kanuna göre tanımı, görev ve sorumlukları yetki ve imtiyazları incelendiğinde beldenin ve belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçları olan altyapı, çevre ve çevre sağlığı, temizlik, zabıta, itfaiye, acil yardım, şehir içi trafik, mezarlıklar, ağaçlandırma, park, kültür, ekonomiyi geliştirme, ruhsatlandırma, denetim faaliyetleri yapmak yasa ile verilen zorunlu görevleri olduğunu, Bu görevleri yerine getirirken etkili ve yaygın bir iletişim ağına ve sistemine sahip olma zorunluluğu olduğunu, Maltepe İstanbul'un Anadolu yakasında 18 mahalle, 1825 cadde ve sokak, 430.000 nüfusa sahip geniş faaliyeti olan bir ilçe olduğundan Kanunla verilen hizmetlerin ifası ve bu hizmetlerin ifasında etkililiğin ve verimliliğin sağlanmasının iletişimsiz olamayacağının açık olduğunu, Listedeki belediye personelinin arazide yapı işleri, vergi, ruhsat, imar ve yapı denetimi, ulaşım, sağlık, güvenlik ve sosyal yardım işlerini yürüten personel olduğunu, Yasaların kendilerine verdikleri görevleri yerinde ve zamanında yerine getirebilmeleri hızlı, yaygın ve etkin bir haberleşme ile mümkün olacağını, Bu gerçekten yola çıkılarak arazide çeşitli görevler ifa eden personele cep telefonları verildiğini, İlamda cep telefonu konuşma bedellerinin ödeneceğine dair 5393 sayılı Belediye Kanunun 60. Maddesinde herhangi bir hüküm olmadığının belirtildiğini, Madde içeriğinde sabit telefon giderlerinin ödeneceğine dair de bir hüküm olmadığını,

Görüşme bedellerinin kullanıcının beyanına göre resmi özel ayrımını gösterir daire amirince onaylanmış fatura gerektiğini, Özel konuşma yapan 33 memur personelden 6.251,60 TL. 21 işçi personelden ise 7.481,54 TL.’nin maaşlarından kesilmek suretiyle tahsil edildiğini, ( Ek Liste) diğer ödemesi yapılan telefon faturaların üzeri her ne kadar konuşmaların resmi olduğuna dair imzalanmamış ve mühürlenmemiş ise de harcama yetkilisi tarafından ödeme talimatı verilmiş olup konuşmaların resmi konuşma olduğunun onaylandığını, Telefon konuşmalarının özel görüşme olduğuna dair denetçi tarafından yapılan bir tespit de olmadığını, Belediye personelinin cep telefonu ücretlerinin belediye bütçesinden ödenebileceğine dair Sayıştay Temyiz Kurulunun örnek kararları bulunduğunu, gerek 5393 sayılı belediye kanunun 60. Maddesinde gerekse Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 33. maddesinde resmi cep telefonu konuşma ücretlerinin ödenmesini yasaklayıcı hüküm bulunmaması nedeniyle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.

Sayıştay Başsavcılığı; “Cep telefonu tahsisi ve fatura bedellerinin ödenmesi konusunda Başbakanlık Kamu Harcamaları Tasarruf Tedbirleri genelgesinde özel bütçeli kuruluşlardan Belediyelerin harcamaları bu genelge dışında bırakılmıştır. Ayrıca, 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nda cep telefonu kullanılmasını engelleyecek bir hüküm de bulunmamaktadır. Belediye bütçesinden yapılacak ödemelerle ilgili olarak 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinde Belediyelerle ilgili giderlerden sözedilmiş olup, cep telefonu ve giderlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu konuda Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 13.04.2004 gün ve 27048 sayılı, 04.10.2004 gün ve 27316 sayılı ve 17.05.2005 gün ve 27929 sayılı kararları da Savcılığımız görüşünde olduğundan, Dairece verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi uygun olur” şeklinde görüş belirtmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununda cep telefonu hakkında kullanımı engelleyici herhangi bir düzenleme bulunmamakta, Belediye Bütçesinden yapılacak ödemelerle ilgili olarak 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesinde belediyelerle ilgili giderler arasında kanunlarla belirlenen görevlerin yerine getirilmesi için gerekli giderlerden söz edilmektedir. Cep telefonu makinelerine ait görüşme bedellerine ilişkin faturaların üzeri her ne kadar resmi olduğuna ilişkin olarak mühürlenmemiş ise de ita amiri tarafından bu görüşmelerin belediyeye ait olduğu onaylanarak, görüşme bedellerinin ödenmesine izin verildiği, özel konuşma yapan 33 memur personelden 6.251,60 TL, 21 işçi personelden ise 7.481,54 TL.’nin maaşlarından kesilmek suretiyle tahsil edildiği anlaşılmaktadır. İta amiri tarafından da resmi olduğu kabul edilip, onaylanan, arazide yapı işleri, vergi, ruhsat, imar ve yapı denetimi, ulaşım, sağlık, güvenlik ve sosyal yardım işlerini yürüten personel tarafından kullanıldığı ifade edilen, kurumsal abone tarifesi üzerinden Belediye Başkanlığı adına kayıtlı cep telefonu faturalarına ait görüşme bedellerinin ödenmesi mevcut yasal düzenlemelere uygun bulunduğundan, 489 sayılı ilamın 2’nci maddesiyle toplam 31.068,40 YTL.’ye tazmin hükmünün KALDIRILMASINA

3) 489 sayılı ilamın 3’üncü maddesinde, Maltepe Belediyesi bütçesinden 5393 sayılı Belediye Kanununun 18. maddesinin (p) bendine dayanılarak Adana - Feke Belediyesi, Konya - Seydişehir - Ketenli Belediyesi ve Erzurum - İspir - Maden Köprübaşı Belediyesine nakdi yardım yapılmak suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 45.000,00 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçiler dilekçelerinde, Yapılan ödemelerin 5393 sayılı Belediye Kanunun meclisin görev ve yetkileri ile ilgili 18 / p maddesi hükmüne aykırı olduğu belirtilmekte ise de aykırı bir durum olmadığını, Madde hükmünün "Yurt içindeki ve İçişleri Bakanlığının izniyle yurt dışındaki belediyeler ve mahallî idare birlikleriyle karşılıklı iş birliği yapılmasına; kardeş kent ilişkileri kurulmasına; ekonomik ve sosyal ilişkileri geliştirmek amacıyla kültür, sanat ve spor gibi alanlarda faaliyet ve projeler gerçekleştirilmesine; bu çerçevede arsa, bina ve benzeri tesisleri yapma, yaptırma, kiralama veya tahsis etmeye karar vermek" şeklinde olduğunu, Yardımların kıt imkanı olan her üç belediye ile karşılıklı işbirliği yapmak, ekonomik ve sosyal ilişkileri geliştirmek ve belediyelerin kültür ve sanat ve spor gibi alanlardaki faaliyetlerini desteklemek amacını güttüğünü, Nitekim Ketenli Belediye Başkanlığının 28.12.2007 tarih ve 10 /17 sayılı yazısında bütçelerinin yetersizliği nedeniyle Sosyal Kültürel ve Sportif alanlardaki faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için yardım talebinde bulunduğunu, Maltepe Belediye Meclisinin 2008 / 9 nolu kararıyla Ketenli Belediyesi ile karşılıklı işbirliği kurulması ve bu işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Kültür Sanat ve Spor gibi alanlarda faaliyet ve projeler geliştirilmesi amacıyla 15.000 TL. maddi ödeme yapılmasına karar verildiğini, Maden Köprübaşı Belediyesinin 26.05.2008 tarih ve 66 sayılı yazısı ile Kültürel ve Sportif faaliyet etkinlikleri için yardım talebinde bulunduğunu ve belediye meclisinin bu belediye ile işbirliği kurulması ve Kültür Sanat ve Spor alanında kullanılmak üzere 2008 / 59 sayılı kararıyla yardım yapılmasına karar verdiğini ve bu miktarın ödendiğini, Adana Feke Belediyesinin talebi üzerine bu belediye ile de karşılıklı işbirliği kurulması Kültür Sanat ve Spor alanlarında proje geliştirilmesi amacıyla 15.000 TL. nakdi yardım yapılmasına Belediye Meclisince karar verildiğini Belediye Kanunun belediyelerle karşılıklı işbirliği yapılmasına izin verme yetkisini belediye meclisinin iznine bağladığını, Belediye meclisinin de her üç belediye ile karşılıklı işbirliği yapılmasına karar verdiğini, Belediye kanunun 38 / n maddesine göre belediye başkanının dolayısıyla emrinde olan belediye personelinin belediye meclisince alınan kararları uygulama görevi olduğunu, yasalara uygun olan meclis kararlarına göre ödeme yapıldığını, Kanunun 18 / p maddesinin ayni ve nakdi bir harcama yapma yetkisini yasaklayıcı bir hüküm getirmediğini, karşılıklı ilişki kurmak ve bilgi ve tecrübe sahibi olan belediyelerin daha küçük nüfuslu belediyelere ayni ve nakdi yardım yapmasını hem yasaya hem de gelenek ve göreneklerimize uygun düştüğünü, ayrıca 2008/489 sayılı ilamın 3. Maddesi ile sorumluğun sadece harcama yetkilisi ve gerçekleştirme memurlarına yöneltildiğini, Oysa sorumluluğa, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 71. Maddesinin son fıkrası ile aynı yasanın 11. Maddesi hükümleri uyarınca , anılan nakdi yardımların yapılmasına karar veren Belediye Meclisi ve Belediye Başkanının da dahil edilmesi gerektiğini, Bu haliyle 2008/489 sayılı ilamın 3. Maddesi hükmünün, sorumluk-husumet yönünden hatalı ve eksik olduğundan, ilam hükmünün 832 sayılı Kanunun 74. maddesi hükmü uyarınca yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması ve /veya düzeltilmesini talep etmektedirler.

Sayıştay Başsavcılığı; “5393 sayılı Belediye Kanununun 18/p maddesinde; Belediyeler arasında karşılıklı olarak işbirliğinin yapılması, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi, hizmete yönelik yardımda bulunulması, gibi hususlar yer almaktadır. Bu hizmetler yerine getirilirken kanunda nakdi yardım bulunulamayacağına dair açık bir hükümde mevcut değildir. Burada kamu zararı da söz konusu olmadığından tazmin hükmünün sorumluların üzerinden kaldırılmasına karar verilmesi uygun olur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Esasa ilişkin itiraz değerlendirildiğinde;

Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde, Ketenli Belediye Başkanlığının 28.12.2007 tarih ve 10 /17 sayılı yazısında bütçelerinin yetersizliği nedeniyle Sosyal Kültürel ve Sportif alanlardaki faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için yardım talebinde bulunduğu, Maltepe Belediye Meclisinin 2008 / 9 nolu kararıyla Ketenli Belediyesi ile karşılıklı işbirliği kurulması ve bu işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Kültür Sanat ve Spor gibi alanlarda faaliyet ve projeler geliştirilmesi amacıyla 15.000 TL. maddi ödeme yapılmasına karar verildiği, Maden Köprübaşı Belediyesinin 26.05.2008 tarih ve 66 sayılı yazısı ile Kültürel ve Sportif faaliyet etkinlikleri için yardım talebinde bulunduğu ve belediye meclisinin bu belediye ile işbirliği kurulması ve Kültür Sanat ve Spor alanında kullanılmak üzere 2008 / 59 sayılı kararıyla 15.000 TL. yardım yapılmasına karar verdiği, Adana Feke Belediyesinin talebi üzerine bu belediye ile de karşılıklı işbirliği kurulması Kültür Sanat ve Spor alanlarında proje geliştirilmesi amacıyla 15.000 TL. nakdi yardım yapılmasına Belediye Meclisince karar verildiği anlaşılmaktadır. Meclis kararlarında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18/p maddesi gereğince nakdi yardım yapılmasına karar verilmiştir.

Belediyelerin “Görev Yetki ve Sorumlulukları” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun üçüncü bölümünde yer alan 14 ve 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine 14. maddesinde belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinin (p) bendinde;

“Yurt içindeki ve İçişleri Bakanlığının izniyle yurt dışındaki belediyeler ve mahallî idare birlikleriyle karşılıklı iş birliği yapılmasına; kardeş kent ilişkileri kurulmasına; ekonomik ve sosyal ilişkileri geliştirmek amacıyla kültür, sanat ve spor gibi alanlarda faaliyet ve projeler gerçekleştirilmesine; bu çerçevede arsa, bina ve benzeri tesisleri yapma, yaptırma, kiralama veya tahsis etmeye karar vermek.” belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Aynı kanunun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75. maddesinde ise “Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;

a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

b) Mahallî idareler ile merkezî idareye ait aslî görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli aynî ihtiyaçları karşılayabilir, geçici olarak araç ve personel temin edebilir.

c)………………. " hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ile Belediyenin, Meclis kararına istinaden , Mahallî idareler- belediyeler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gerekli nakdi ve ayni kaynak aktarımında bulunabileceği hüküm alınmıştır. Anılan yasanın bu hükmü, Belediyelerin diğer belediyeler ve kamu kuruluşlarına nakdi ve ayni yardım yapmasına açıkça izin vermiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun yukarıya alınan madde hükmüne göre belediyeler, Mahallî idareler- belediyeler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirmek amacıyla gerekli kaynak aktarımında bulunabilmektedir. Bu nedenle, 489 sayılı ilamın 3.maddesiyle toplam 45.000,00 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA

4) 489 sayılı ilamın 4’üncü maddesinde, Maltepe Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü görevini yürüten Uzm. Dr. Ercan Kabakçı’ya maaşından ayrı olarak “işyeri hekimlik ücreti” ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle toplam 47.886,97 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun Geçici 6. madde hükmü aynen şöyledir:

“Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.”

Bu hüküm karşısında İstanbul Maltepe Belediyesi 2008 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 2. Dairesince çıkarılan 489 sayılı ilâmın, 6331 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 4’üncü maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,

5) 489 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, 01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmı Hazine tarafından karşılanmasına rağmen; Hazine tarafından karşılanan prim tutarının, İdare tarafından yüklenicilerin hakedişlerinden düşülmemesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle toplam 24.624,05 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçiler dilekçelerinde, İlamda da belirtildiği gibi % 5'lik indirim hakkının yükleniciye indirimden yararlanma şartlarını verine getirmesi halinde yükleniciye tanındığını, İdarenin ihaleye hazırlık aşamasında işçilik hesaplamasını yaparken Kamu İhale Kurumunun işçilik hesaplama modülünden istifade ettiğini, İşçilik hesaplanırken işveren hissesi 5 puan eksik hesaplanmayıp % 20 olarak hesaplandığını, yaklaşık maliyetin hesabında bu miktar esas alınarak ihaleye çıkıldığını, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun "İlkeler" başlıklı 4. Maddesinde "Bu kanuna göre düzenlenecek sözleşmelerde, ihale dokümanın da yer alan şartlara aykırı hükümlere yer verilemez. Bu kanunda belirtilen haller dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamaz ve ek sözleşme düzenlenemez" denildiğini, Başlangıçta verilen teklifte ve yaklaşık maliyet hesabında işveren tarafından karşılanması gereken SSK işveren payının teklife ilave edilerek verildiğini, Çünkü bu tutarın işveren tarafından işçiler adına SSK.'ya ödenmesi gereken prim olduğunu, Görüleceği üzere gerek 5763 sayılı Kanunun 24. Maddesi gerekse 5763 sayılı Kanunun 2. Maddesi ve 5797 sayılı Kanunun 10. Maddesi ile değişik 6. Fıkrası hükümleri gereğince hazinece karşılanan işveren hissesinin sadece fiyat farkı hesaplamalarında dikkate alınması gerektiğini, Oysa sorguda yapılan hesaplamada hak edişteki işçiler dikkate alınarak hesaplama yapılmış olup ilamda da bu miktarın tazminine karar verildiğini, İlamda Sosyal Güvenlik Kurumuna işveren hissesini beş puan eksik ödeyen işverenin işçilik maliyeti bu oran kadar azalacağından bu miktarın işverenden kesilmesi istenmekte ise de bu indirimin istihdamı teşvik amacıyla işverenlere tanındığını, ödeme ve bildirimlerini zamanında yapanların teşvik edildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Dilekçi tarafından ileri sürülen gerekçeler 5510 sayılı kanunun 8 inci maddesi 5763 sayılı kanunun 24 üncü maddesi ile eklenen (i) bendinde bu kanunun 4 üncü maddesinin (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör iş verenlerin malüllük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır…… hükmü yer almaktadır. Ayrıca 4734 sayılı İhale Kanununun ilgili hükümleri de dikkate alındığında, Sosyal Güvenlik Kurumuna işveren hissesini beş puan eksik ödeyen iş verenin işçilik maliyeti bu oran kadar azalacağından beş puanlık indirim tutarının yüklenici hak edişinden kesilmesi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz itirazının reddi ile mevzuata uygun Daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim oranları ve devlete katkısı” başlıklı 81 inci maddesinin (ı) bendinde aynen:

“(Ek: 17/4/2008-5763/24 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıktan sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz...” denilmektedir.

Nitekim bu husus, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Teklif Fiyata Dahil Olacak Masraflar” başlıklı maddesinin 17 nci fıkrasında da aynen:

“(Ek: 25/10/2008 – 27035 R.G. / 4 md.) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, “b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

…506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir.” denilmek suretiyle açık bir biçimde ifade edilmiştir.

Ayrıca söz konusu beş puanlık indirimden yararlanılması mutlak olmayıp belli şartlara bağlanmış olduğundan 2/9/2008 tarihli ve 2008/UH.II-3635 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde uygulama yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

İhale aşamasında çalıştırılacak personele indirimin uygulanıp uygulanamayacağı henüz belli olmadığından teklif bedeli hesaplanırken ve aşırı düşük tekliflerin sorgulanması aşamasında işçilik bileşenleri açıklanırken bu beş puanlık indirim dikkate alınmamalıdır.

İhale yapılıp sözleşmeyi imzalayan yüklenicinin, söz konusu işverenin indirimden yararlanıp yararlanmadığı, ihale konusu işte çalışan personelin anılan Kanunda belirtilen şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin sosyal güvenlik ile ilgili belgelerinden tespit edilecektir. Fiyat Farkı Kararnamesi uyarınca bu indimden yararlanan yükleniciler açısından Hazinece yapılacak ödemeler dikkate alınmak zorunda olduğundan indirim tutarı uygulanan personel sayısı kadar fiyat farkı kesintisi yapılacaktır.

Söz konusu indirimden yararlanmayan yüklenicilerden herhangi bir kesinti yapılmayacaktır.

01.10.2008 tarihinden sonra yürürlüğe giren düzenlemeye göre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanmaya başlanmıştır.

Dolayısıyla Fiyat farkı kararnamesinin 8’inci madde esaslarına göre yapılacak fiyat farkı ödemelerinde Hazinece karşılanan tutarların dikkate alınması ve hakediş ödemelerinden düşülmesi gerekmektedir. Aksi halde aynı prim tutarının hem bütçeden hem de Hazineden ödenmesi yolu açılmış olmaktadır.

Bir başka deyişle % 5 prim tutarı düşülmediği takdirde mükerrer ödeme yapılmış olacaktır. Şöyle ki; Firma tarafından gerçekleştirilen hizmet alımı işinde; firma teklif verirken işçi ücreti, primler gibi birçok unsuru içeren toplam maliyetini hesaplamıştır. Firmanın teklifinde de tüm bu unsurlar açıkça görülmektedir. Firmanın teklifinde, primler de işverenin maliyeti içerisinde yer almakta ve idare tarafından 1.10.2008 tarihine kadar bu primler de firmaya ödenmektedir. 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren % 5 indirimle idarece hakediş ödemeleri aynen devam (işveren primleri dahil) etmekte bununla birlikte aynı oranda indirim de hazinece karşılanmaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde 01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmı hazine tarafından karşılandığından aynı mahiyetteki ikinci kez prim ödenmesinin önlenmesi için hakediş ödemesinden % 5 prim tutarının kesilmesi gerekmekte iken bu kesintinin yapılmaması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Bu nedenle, dilekçilerin iddialarının reddi ile 489 sayılı ilamın 5’inci maddesiyle toplam 24.624,05 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

6) 489 sayılı ilamın 6’ncı maddesinde, ALTAŞ Yapı San ve Temizlik Hiz. Tic. Ltd. Şti. yüklenimindeki Maltepe Belediyesi Çöp Toplama ve Taşıma Hizmet Alımı işine ilişkin olarak;

A) bendinde, 01.07.2008 tarihinden itibaren çalıştırılan özürlü ve/veya eski hükümlü sigortalıların sigorta primi işveren hissesinin tamamı Hazinece karşılanmasına rağmen Hazinece karşılanan tutarın Yüklenicinin aylık istihkakından tenzil edilmemesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle 4.610,95 YTL.’ye

B) bendinde, 01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmı Hazine tarafından karşılanmasına rağmen; Hazine tarafından karşılanan prim tutarının, İdare tarafından yüklenicinin hakedişinden düşülmesi gerekirken, sadece asgari ücret değişikliğinden kaynaklanan farktan tenzil edilmesi nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle 46.675,87 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçiler dilekçelerinde, 4857 sayılı iş kanunun özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu başlıklı 30. Maddesinin 5797 sayılı kanunla değiştirilen 10. Maddesi ile değişik 6. fıkrasında; " Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi özürlü sigortalılar ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir" denildiğini, Bu maddenin özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayı teşvik etmek amacıyla getirilmiş olup işverenin ödeyeceği primden tenzil edilmediğini,

Sayıştay Başsavcılığı; “Dilekçi tarafından ileri sürülen gerekçeler; 4857 sayılı iş kanununun 30 uncu maddesi 5763 sayılı kanunun 2. maddesi 5797 sayılı kanunun 10. maddesi, 17.70.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 01.07.2005 tarih ve 5378 sayılı kanunun hükümleri gereğince sigorta primlerinden iş veren hissesinin beş puanlık kısmı Hazine tarafından karşılanmasına rağmen karşılanan tutarın idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesilmemesi nedeni ile kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz itirazının reddi ile mevzuata uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

A) İlamda, 6’ncı maddenin (A) bendindeki gerekçede Fiyat Farkı Kararnamesinin ilgili hükümleri gerekçe olarak gösterilmiştir. Özürlü/eski hükümlü sigortalıların sigorta işveren prim payının tamamının Hazinece karşılanması 4857 sayılı İş Yasanın "Özürlü ve Eski Hükümlü Çalıştırma Zorunluluğu" başlıklı 30’uncu maddesine 5763 sayılı Yasa ile eklenen hüküm neticesinde doğmuştur. Gerekçede belirtilen Fiyat Farkı Kararnamesinde ise; "... 506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7. maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir." denilmekte olup, Kararnamede sadece 506 sayılı Yasa gereğince yapılacak kesinti ve ödemelerden bahsedilmekte, 4857 sayılı İş Yasası ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır.

Ayrıca, konuyla ilgili Kamu İhale Kurumunun 25.10.2008 tarih ve 27035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğinin 4. maddesinde "... 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu ihale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, "b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,...506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir." hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir..." denilerek, ihale sözleşmelerinin uygulaması ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmış olup, sözleşmenin uygulanması açısından 4857 sayılı İş Kanununda özürlülerle ilgili yapılan değişiklikle ilgili herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.

Bu itibarla, 01.08.2008 tarihinden itibaren çalıştırılan Özürlü/eski hükümlü sigortalıların sigorta primi işveren hissesinin tamamı hazinece karşılanmasına rağmen bu tutarın aylık istihkak ödemelerinden düşülmemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, dilekçi iddialarının kabulü ile 489 sayılı ilamın 6. Maddesi (A) bendi ile verilen 4.610,95 YTL.’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA

B) İşbu tutanağın 5’inci maddesinde açıklanan gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 489 sayılı ilamın 6(B) maddesiyle toplam 46.675,87 YTL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE

Karar verildiği 11.03.2014 tarihli ve 38560 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.