Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2009
Daire
8
Dosya No
35354
Tutanak No
38616
Tutanak Tarihi
18.03.2014
Konu
KARAR
Duruşma talebinde bulunan dilekçi Emre Sezer, Ferda Tüzmen Nazik ve H.İrfan Aksoy ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
182 sayılı İlam’ın 1 inci maddesi ile, Türk Akreditasyon Kurumunun muhasebe işlerinin serbest muhasebeci mali müşavir eliyle gördürülmesi nedeniyle 38.268,85-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Türk Akreditasyon Kurumu’nun (TÜRKAK) 4457 sayılı Kanunla, tüzel kişiliği ve idari mali özerkliği haiz bir teşkilat olarak 1999 yılında kurulduğunu ve mezkûr Kanunun 10/h maddesinin, gerek duyulan hallerde TÜRKAK’ın hizmet satın almasına imkân verdiğini;
4457 Sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun’un
a- 1 inci maddesinde yer alan “...özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip.. “ kuruluş tanımlamasından,
b- Personel ve nitelikleri başlıklı 20 inci maddenin 2 inci fıkrasında yer alan “Personelde aranacak özel nitelikler yönetmelikle belirlenir” hükmü dayanak tutularak hazırlanan TÜRKAK Personel Yönetmeliği’nin ikinci bölümünün istihdam şekilleri kenar başlığı altında düzenlenen 6 ıncı maddesi içeriğinde düzenlenen (b) ve (c) bendinin “ Kurum hizmetlerinin gerektirdiği görevlerin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan personelin istihdam şekilleri aşağıda gösterilmiştir...
Kısmi Zamanlı Personel: Geçici nitelikte olan hizmetleri yapmak üzere haftanın belirli günlerinde çalıştırılan ve kadrolu sayılmayan personeldir.” içeriğindeki açık düzenlemesinden yola çıkarak muhasebe hizmetlerinin sağlıklı olarak yerine getirilmesi amacıyla kısmi zamanlı olarak istihdam edilen veya danışmanlık hizmeti satın alınan mali müşavirin verdiği danışmanlık hizmetinin tamamen hukuki bir kamu hizmeti olduğunu;
4734 sayılı Kanunun 4 üncü ve 62/e maddelerinin de Kanun kapsamındaki kamu idarelerine muhasebe, danışmanlık gibi hizmetleri satın alma imkânı verdiğini; ayrıca 3568 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin bir mali müşavir ile Kurum arasında danışmanlık hizmetini konu alan bir sözleşme yapılmasına mani teşkil etmediğini; özel hukuk hükümlerine tabi olan Kurumca; KDV Kanunu kapsamındaki işlemlerini sorunsuz olarak yürütmek, Yönetim Kurulu ve Denetim Kuruluna bilanço tablolarının hazırlanması, özel hukuk kapsamındaki mali mevzuatta Kurumu ilgilendiren hususların yorumlanması ve bilgilendirmede bulunulması, 4457 sayılı Kanunun 21/a maddesi uyarınca, birçoğu anonim veya limited şirket durumundaki akredite kuruluşların yıllık gelirlerinden alınacak %1 ödentilerine dair beyan ve tespitlerin sağlıklı yapılması konularında Kurumda muhasebe işleri ile görevli personelin mesleki bilgisini takviye etmek için müşavirlik hizmeti alımı gerekliliğinin tespit edildiğini ve bir mali müşavir ile sözleşme yapılarak danışmanlık hizmeti alındığını; bu hizmetin ifası sırasında, sözleşme yapılan müşavirin istihdam etmiş bulunduğu iki elemanın, mali müşavirlik hizmetinin tamamlayıcısı olan işleri görmek üzere Kuruma ait mekânda çalıştırıldığını ve bunlara dair ödemelerin sözleşme gereği, mali müşavire fatura karşılığında yapılmış olduğunu; Kurumun olağan muhasebe işlemlerinin ise Personel İdari ve Mali İşler Müdürlüğü bünyesindeki Kurum personeli eliyle görüldüğünü; Esasen, Kurumun muhasebe işlemleri ve kayıtlarının Maliye Bakanlığının talimatı ile 2006 yılından itibaren Kurum içinde tesis edilmiş bilgisayarla bağlanılan “say 2000’i” otomasyon sistemi ile gerçekleştirildiğini; bu sebeple 5018 sayılı Kanun, ilgili yönetmelikleri ve tebliğleri ile düzenlenmiş kamu idaresi bütçesi kapsamındaki muhasebe hizmetinin serbest mali müşavir eliyle gördürülmesinin mümkün olmadığını; bu dönem içinde tüm muhasebe işlemlerinin, 5018 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi uyarınca muhasebe hizmetlerinden sorumlu olarak görev yapmış olan Personel ve İdari - Mali İşler Müdürünün (Bülent AYDEMİR) kontrolünde yürütüldüğünü; Personel ve İdari - Mali İşler Müdürünün, 5018 sayılı Kanunun 62 inci maddesi uyarınca bilahare Yönetim Kurulunun 17.12.2007 tarih ve (2007/502) sayılı Kararıyla Muhasebe Yetkilisi olarak atandığını; yapılan tüm mali işlerin, bu konuda yetişmiş elemanlar istihdam eden bu birim içerisinde, birim amiri gözetiminde gerçekleştirildiğini;
TÜRKAK Kanununa göre esas harcama yetkilisi olan Yönetim Kurulunun işlerin daha süratli yürüyebilmesi için, kendisine vekaleten, üst sınırı belirlenmiş bir miktara kadar Genel Sekreter’e harcama yetkisi verdiğini ve Genel Sekreterin, Yönetim Kurulundan aldığı yetki ile Yönetim Kurulu adına harcama yetkilisi olarak bu evrakları imzaladığını; yönetim kurulu ve denetim kurulu tarafından denetlenen, kontrol edilen bu işlemlerin her yıl mayıs ayında yapılan TÜRKAK genel kurulunda delegeler tarafından kontrol edilerek “ibra” edildiğini;
Yukarıda açıklanan şartlarda, 858 sayılı İlamda yer alan tazmin hükmünün, Kurumun muhasebe işlemlerinin serbest muhasebeci mali müşavir ve beraberindeki iki personele sözleşmeyle yaptırmış olma tespitine dayandırılamayacağını;
Kurumun, 2008 Yılı içinde tedarik ettiği mali müşavirlik hizmeti ile ilişkili olarak mali müşavirin istihdam etmiş olduğu personelin, Kurum mekanında müşavirlik hizmetini tamamlayıcı işleri yapmak için Kurumda görülecek işlere tahsisi normal olduğunu; nitekim 31.12.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış 97 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin “İş Gücü Hizmetlerinde Tevkifat Uygulanması” başlıklı 2. inci maddesi altında yer alan 4 no.lu örnekten hareketle anlaşılacağı üzere, Kuruma vereceği danışmanlık hizmetinin akışı ve tamamlayıcılığını teminen mali müşavirin istihdam etmiş olduğu, sevk ve idaresinden kendisinin sorumlu bulunduğu personelin ilgili sözleşmede belirtilen şartlardaki maliyetinin Kurum tarafından müşavirlik sözleşmesi kapsamında mali müşavire ödemiş olduğunu;
Mali müşavirlik sözleşmesinin “Yapılacak işlerin konusu ve kapsamı” başlıklı 3 üncü maddesinde; 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesindeki muhasebe hizmeti tanımına dahil olan, gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemlerinin belirtilmediğini; çünkü bu işlemlerin, Personel ve İdari - Mali İşler Müdürlüğü personeli tarafından gerçekleştirildiğini;
Ayrıca, 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinde kamu zararının belirlenmesinde esas alınan koşulların hiçbirinin oluşmadığını ve harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin kasıt, kusur ve ihmallerinden bahsetmenin mümkün olmadığını;
TÜRKAK’ın 2005 yılından beri bütçeden pay almayan, akreditasyon faaliyetleri çerçevesinde yıllardan beri kendi gelirleri ile ayakta kalan özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kuruluş olduğunu; tüm ödemelerin hukuka uygun olarak yapıldığını ve bir kamu zararının oluşmasına sebebiyet verilmediğini; mevzuata aykırı bir karar, işlem veya eylemin bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “Türkiye Akreditasyon Kurumu’nun muhasebe işlemlerini düzenlenen sözleşmeye dayanarak Serbest Mali Müşavire gördürülmesi karşılığı yapılan ödemenin yasal olduğuna ilişkin 19.07.2011 tarih ve 33574 tutanak no lu Temyiz Kurulu kararı bulunduğundan, tazmin hükmünün 832 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” Denilmiştir.
Anayasanın “Genel İlkeler” başlıklı 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli kamu hizmetleri memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” denilmektedir.
Anayasanın 47. maddesinde ise; “Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzel kişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir” hükmü bulunmaktadır.
Buna göre, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından özel kişilerden mali danışmanlık hizmeti satın alabilmesi, buna izin veren yasal bir düzenlemeyi gerektirmektedir. Bu bağlamda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4. maddesi, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, “hizmet” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca aynı Kanunun 62. maddesinin “e” bendinde “İdarelerce kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması halinde, bu Kanunda belirtilen hizmetler için ihaleye çıkılabilir” denilerek personel çalıştırma esaslı ihalelere çıkılabileceği belirtilmiştir.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin “4734 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan hizmet tanımında ismen sayılmayan işler” başlıklı 85. maddesinde; “4734 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde “Hizmet: Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri … ifade eder” hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddede ismen sayılmayan ve mal alımı veya yapım işi niteliği taşımayan işlerin “benzeri diğer hizmetler” kapsamında ihale yoluyla alınıp alınamayacağının; ilgili mevzuatında, alım konusunun idarenin görev alanında olup olmadığı, söz konusu işin ihale yoluyla yaptırılmasına engel olan bir düzenleme bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, Türk Akreditasyon Kurumu’nun özel kişilerden mali danışmanlık hizmeti satın almasında mevzuata aykırı bir husus görülmemiştir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin kabul edilerek 182 sayılı İlam’ın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 18.03.2014 tarih ve 38616 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
182 sayılı İlam’ın 1 inci maddesi ile, Türk Akreditasyon Kurumunun muhasebe işlerinin serbest muhasebeci mali müşavir eliyle gördürülmesi nedeniyle 38.268,85-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Türk Akreditasyon Kurumu’nun (TÜRKAK) 4457 sayılı Kanunla, tüzel kişiliği ve idari mali özerkliği haiz bir teşkilat olarak 1999 yılında kurulduğunu ve mezkûr Kanunun 10/h maddesinin, gerek duyulan hallerde TÜRKAK’ın hizmet satın almasına imkân verdiğini;
4457 Sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun’un
a- 1 inci maddesinde yer alan “...özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip.. “ kuruluş tanımlamasından,
b- Personel ve nitelikleri başlıklı 20 inci maddenin 2 inci fıkrasında yer alan “Personelde aranacak özel nitelikler yönetmelikle belirlenir” hükmü dayanak tutularak hazırlanan TÜRKAK Personel Yönetmeliği’nin ikinci bölümünün istihdam şekilleri kenar başlığı altında düzenlenen 6 ıncı maddesi içeriğinde düzenlenen (b) ve (c) bendinin “ Kurum hizmetlerinin gerektirdiği görevlerin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan personelin istihdam şekilleri aşağıda gösterilmiştir...
Kısmi Zamanlı Personel: Geçici nitelikte olan hizmetleri yapmak üzere haftanın belirli günlerinde çalıştırılan ve kadrolu sayılmayan personeldir.” içeriğindeki açık düzenlemesinden yola çıkarak muhasebe hizmetlerinin sağlıklı olarak yerine getirilmesi amacıyla kısmi zamanlı olarak istihdam edilen veya danışmanlık hizmeti satın alınan mali müşavirin verdiği danışmanlık hizmetinin tamamen hukuki bir kamu hizmeti olduğunu;
4734 sayılı Kanunun 4 üncü ve 62/e maddelerinin de Kanun kapsamındaki kamu idarelerine muhasebe, danışmanlık gibi hizmetleri satın alma imkânı verdiğini; ayrıca 3568 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin bir mali müşavir ile Kurum arasında danışmanlık hizmetini konu alan bir sözleşme yapılmasına mani teşkil etmediğini; özel hukuk hükümlerine tabi olan Kurumca; KDV Kanunu kapsamındaki işlemlerini sorunsuz olarak yürütmek, Yönetim Kurulu ve Denetim Kuruluna bilanço tablolarının hazırlanması, özel hukuk kapsamındaki mali mevzuatta Kurumu ilgilendiren hususların yorumlanması ve bilgilendirmede bulunulması, 4457 sayılı Kanunun 21/a maddesi uyarınca, birçoğu anonim veya limited şirket durumundaki akredite kuruluşların yıllık gelirlerinden alınacak %1 ödentilerine dair beyan ve tespitlerin sağlıklı yapılması konularında Kurumda muhasebe işleri ile görevli personelin mesleki bilgisini takviye etmek için müşavirlik hizmeti alımı gerekliliğinin tespit edildiğini ve bir mali müşavir ile sözleşme yapılarak danışmanlık hizmeti alındığını; bu hizmetin ifası sırasında, sözleşme yapılan müşavirin istihdam etmiş bulunduğu iki elemanın, mali müşavirlik hizmetinin tamamlayıcısı olan işleri görmek üzere Kuruma ait mekânda çalıştırıldığını ve bunlara dair ödemelerin sözleşme gereği, mali müşavire fatura karşılığında yapılmış olduğunu; Kurumun olağan muhasebe işlemlerinin ise Personel İdari ve Mali İşler Müdürlüğü bünyesindeki Kurum personeli eliyle görüldüğünü; Esasen, Kurumun muhasebe işlemleri ve kayıtlarının Maliye Bakanlığının talimatı ile 2006 yılından itibaren Kurum içinde tesis edilmiş bilgisayarla bağlanılan “say 2000’i” otomasyon sistemi ile gerçekleştirildiğini; bu sebeple 5018 sayılı Kanun, ilgili yönetmelikleri ve tebliğleri ile düzenlenmiş kamu idaresi bütçesi kapsamındaki muhasebe hizmetinin serbest mali müşavir eliyle gördürülmesinin mümkün olmadığını; bu dönem içinde tüm muhasebe işlemlerinin, 5018 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi uyarınca muhasebe hizmetlerinden sorumlu olarak görev yapmış olan Personel ve İdari - Mali İşler Müdürünün (Bülent AYDEMİR) kontrolünde yürütüldüğünü; Personel ve İdari - Mali İşler Müdürünün, 5018 sayılı Kanunun 62 inci maddesi uyarınca bilahare Yönetim Kurulunun 17.12.2007 tarih ve (2007/502) sayılı Kararıyla Muhasebe Yetkilisi olarak atandığını; yapılan tüm mali işlerin, bu konuda yetişmiş elemanlar istihdam eden bu birim içerisinde, birim amiri gözetiminde gerçekleştirildiğini;
TÜRKAK Kanununa göre esas harcama yetkilisi olan Yönetim Kurulunun işlerin daha süratli yürüyebilmesi için, kendisine vekaleten, üst sınırı belirlenmiş bir miktara kadar Genel Sekreter’e harcama yetkisi verdiğini ve Genel Sekreterin, Yönetim Kurulundan aldığı yetki ile Yönetim Kurulu adına harcama yetkilisi olarak bu evrakları imzaladığını; yönetim kurulu ve denetim kurulu tarafından denetlenen, kontrol edilen bu işlemlerin her yıl mayıs ayında yapılan TÜRKAK genel kurulunda delegeler tarafından kontrol edilerek “ibra” edildiğini;
Yukarıda açıklanan şartlarda, 858 sayılı İlamda yer alan tazmin hükmünün, Kurumun muhasebe işlemlerinin serbest muhasebeci mali müşavir ve beraberindeki iki personele sözleşmeyle yaptırmış olma tespitine dayandırılamayacağını;
Kurumun, 2008 Yılı içinde tedarik ettiği mali müşavirlik hizmeti ile ilişkili olarak mali müşavirin istihdam etmiş olduğu personelin, Kurum mekanında müşavirlik hizmetini tamamlayıcı işleri yapmak için Kurumda görülecek işlere tahsisi normal olduğunu; nitekim 31.12.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış 97 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin “İş Gücü Hizmetlerinde Tevkifat Uygulanması” başlıklı 2. inci maddesi altında yer alan 4 no.lu örnekten hareketle anlaşılacağı üzere, Kuruma vereceği danışmanlık hizmetinin akışı ve tamamlayıcılığını teminen mali müşavirin istihdam etmiş olduğu, sevk ve idaresinden kendisinin sorumlu bulunduğu personelin ilgili sözleşmede belirtilen şartlardaki maliyetinin Kurum tarafından müşavirlik sözleşmesi kapsamında mali müşavire ödemiş olduğunu;
Mali müşavirlik sözleşmesinin “Yapılacak işlerin konusu ve kapsamı” başlıklı 3 üncü maddesinde; 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesindeki muhasebe hizmeti tanımına dahil olan, gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemlerinin belirtilmediğini; çünkü bu işlemlerin, Personel ve İdari - Mali İşler Müdürlüğü personeli tarafından gerçekleştirildiğini;
Ayrıca, 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinde kamu zararının belirlenmesinde esas alınan koşulların hiçbirinin oluşmadığını ve harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin kasıt, kusur ve ihmallerinden bahsetmenin mümkün olmadığını;
TÜRKAK’ın 2005 yılından beri bütçeden pay almayan, akreditasyon faaliyetleri çerçevesinde yıllardan beri kendi gelirleri ile ayakta kalan özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kuruluş olduğunu; tüm ödemelerin hukuka uygun olarak yapıldığını ve bir kamu zararının oluşmasına sebebiyet verilmediğini; mevzuata aykırı bir karar, işlem veya eylemin bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “Türkiye Akreditasyon Kurumu’nun muhasebe işlemlerini düzenlenen sözleşmeye dayanarak Serbest Mali Müşavire gördürülmesi karşılığı yapılan ödemenin yasal olduğuna ilişkin 19.07.2011 tarih ve 33574 tutanak no lu Temyiz Kurulu kararı bulunduğundan, tazmin hükmünün 832 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” Denilmiştir.
Anayasanın “Genel İlkeler” başlıklı 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli kamu hizmetleri memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” denilmektedir.
Anayasanın 47. maddesinde ise; “Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzel kişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir” hükmü bulunmaktadır.
Buna göre, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından özel kişilerden mali danışmanlık hizmeti satın alabilmesi, buna izin veren yasal bir düzenlemeyi gerektirmektedir. Bu bağlamda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4. maddesi, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, “hizmet” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca aynı Kanunun 62. maddesinin “e” bendinde “İdarelerce kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması halinde, bu Kanunda belirtilen hizmetler için ihaleye çıkılabilir” denilerek personel çalıştırma esaslı ihalelere çıkılabileceği belirtilmiştir.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin “4734 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan hizmet tanımında ismen sayılmayan işler” başlıklı 85. maddesinde; “4734 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde “Hizmet: Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri … ifade eder” hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddede ismen sayılmayan ve mal alımı veya yapım işi niteliği taşımayan işlerin “benzeri diğer hizmetler” kapsamında ihale yoluyla alınıp alınamayacağının; ilgili mevzuatında, alım konusunun idarenin görev alanında olup olmadığı, söz konusu işin ihale yoluyla yaptırılmasına engel olan bir düzenleme bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, Türk Akreditasyon Kurumu’nun özel kişilerden mali danışmanlık hizmeti satın almasında mevzuata aykırı bir husus görülmemiştir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin kabul edilerek 182 sayılı İlam’ın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 18.03.2014 tarih ve 38616 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.