Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2009
Daire
2
Dosya No
36867
Tutanak No
38981
Tutanak Tarihi
13.05.2014
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacılar ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
1-) 644 sayılı İlam’ın 13. maddesi ile, Eskipazar İlçe Özel İdaresince Vali tarafından il özel idaresinin iş ve işlemlerinin yapılması ile görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında ödenen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.177,46-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, İlam konusu meblağın 5917 sayılı Kanun 36. maddesi ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4. Madde ile affa uğradığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “644 sayılı ilamın 13. maddesi yönünden: Bu düzenleme 5917 sayılı Kanunla yapılmış olup, bu husus bir vergi istisnasını ihtiva etmemektedir. Ayrıca konu Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kuruluna da intikal ettirilmiş olup, belirtilen ödemeler üzerinden gelir vergisi kesilmesinin zorunlu olduğu yönünde hüküm verilmiştir Bu itibarla ortaya konulanlar Dairece verilen kararın gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu sebeple verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; vali yardımcılarına ve kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.
Anılan Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104. maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesine göre, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. …” hükmü bulunmaktadır.
Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36. maddesi ile eklenen Geçici 4. madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63. maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.
Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 644 sayılı İlam’ın 13. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
2-) 644 sayılı İlam’ın 14. maddesi ile, Eskipazar İlçesi Kaymakamlığına vekalet eden Yenice Kaymakamı M.Fatih Çiçekli’ye ve Ovacık Kaymakamı M.Fırat Taşolar’a, vekalet görevi nedeniyle il özel idaresi ödeneğinin aynı dönem içinde ikinci defa (mükerrer) ödenmesi nedeniyle 1.939,29-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Anayasa’nın 18. maddesine göre angaryanın yasak olduğunu; fiili olarak, bir kaymakam için kendi ilçesi dışındaki ilçenin ikinci bir iş olduğunu; bu nedenle ödemenin yapılmasında hukuka aykırılık olmadığını, bilakis hukukun gereği olduğunu; bu bağlamda ne bütçe birliğinin ne de aylıksız vekaletin esas olmasının bir önemi bulunmadığını;
Ayrıca 5917 sayılı Kanun 36. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4. Madde ile affa uğradığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “2- 644 sayılı ilamın 14. maddesi yönünden:
Bu madde ile tazmine hükmedilen meblağ mükerrer ödeme olduğu gerekçesine dayanmaktadır. Ortaya konulanlar ise Daire kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu itibarla verilen tazmin hükmünün onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” denilmiştir.
5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun ‘‘Yetki Devri’’ başlıklı 32. maddesinde;
“Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.”
Aynı Kanun’un “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde ise;
“Vali yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”denilmektedir.
10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25.06.2009 tarih ve 5917 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na eklenen Geçici 4. maddesinde ise;
“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmiş olup, söz konusu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
5917 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme bu Kanun’un yürürlüğe giriş tarihi olan 10.07.2009 tarihine kadar olan ödemeleri kapsamakta olup, bu tarihten sonra yapılan ödemeler hakkında başkaca bir hüküm bulunmamaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekalet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86. maddesinde;
“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.” denilmektedir.
Yukarıdaki kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere vali yardımcısı ve kaymakamlar valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludurlar. Yapmış oldukları bu görevler karşılığında da aylık olarak 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda ödenek alırlar. Burada kanun koyucu görevlendirme konusunda İl Valisine takdir hakkı tanımıştır. Vali, bir kaymakamı veya vali yardımcısını kadrosunun bulunduğu ve fiilen görev yapmakta olduğu il veya ilçenin dışında özel idare hizmetlerini görmek amacıyla başka bir yerde de görevlendirebilecektir. Mezkur Kanunun 63. maddesinde de herhangi bir idari sınır konulmaksızın verilen bu görevler karşılığında adı geçen ödeneğin verileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak; aynı ayda, aynı ödeneğin, aynı kişiye ödenmesinde bir üst sınır getirilmiştir.
Keza İl Özel İdaresi bütçesi ilçelerle beraber tek bir bütçe olduğuna ve ek ödenek özel idare hizmetlerinin karşılığı olarak verildiğinden, bir ilçede kaymakam olarak görevli iken veya vali yardımcısı iken başka bir ilçeye vekalet eden kaymakamlara özel idare ödeneğinin vekalet nedeniyle mükerrer olarak ödenmesi mümkün değildir.
Ayrıca İlam’da da belirtildiği üzere İl Özel İdaresi Kanunu’nun 32. maddesinde Valinin, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlilerine, ilçelerde ise, kaymakamlara devredebileceği belirtilmiştir. Yani, vali yardımcılarının ve kaymakamların aldıkları aylık karşılığı yapması gereken görevleri arasında ilçelerde Valinin görev ve yetkilerinden bir kısmını yerine getirme görevi de bulunmaktadır ve bu kişiler iddia edildiği üzere angaryaya maruz bırakılmamaktadırlar.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 644 sayılı İlam’ın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
3-) Dilekçi 644 sayılı İlam’ın 15. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Karar verildiği 13.05.2014 tarih ve 38981 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
1-) 644 sayılı İlam’ın 13. maddesi ile, Eskipazar İlçe Özel İdaresince Vali tarafından il özel idaresinin iş ve işlemlerinin yapılması ile görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında ödenen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.177,46-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, İlam konusu meblağın 5917 sayılı Kanun 36. maddesi ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4. Madde ile affa uğradığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “644 sayılı ilamın 13. maddesi yönünden: Bu düzenleme 5917 sayılı Kanunla yapılmış olup, bu husus bir vergi istisnasını ihtiva etmemektedir. Ayrıca konu Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kuruluna da intikal ettirilmiş olup, belirtilen ödemeler üzerinden gelir vergisi kesilmesinin zorunlu olduğu yönünde hüküm verilmiştir Bu itibarla ortaya konulanlar Dairece verilen kararın gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu sebeple verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; vali yardımcılarına ve kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.
Anılan Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104. maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesine göre, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. …” hükmü bulunmaktadır.
Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36. maddesi ile eklenen Geçici 4. madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63. maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.
Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 644 sayılı İlam’ın 13. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
2-) 644 sayılı İlam’ın 14. maddesi ile, Eskipazar İlçesi Kaymakamlığına vekalet eden Yenice Kaymakamı M.Fatih Çiçekli’ye ve Ovacık Kaymakamı M.Fırat Taşolar’a, vekalet görevi nedeniyle il özel idaresi ödeneğinin aynı dönem içinde ikinci defa (mükerrer) ödenmesi nedeniyle 1.939,29-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Anayasa’nın 18. maddesine göre angaryanın yasak olduğunu; fiili olarak, bir kaymakam için kendi ilçesi dışındaki ilçenin ikinci bir iş olduğunu; bu nedenle ödemenin yapılmasında hukuka aykırılık olmadığını, bilakis hukukun gereği olduğunu; bu bağlamda ne bütçe birliğinin ne de aylıksız vekaletin esas olmasının bir önemi bulunmadığını;
Ayrıca 5917 sayılı Kanun 36. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4. Madde ile affa uğradığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “2- 644 sayılı ilamın 14. maddesi yönünden:
Bu madde ile tazmine hükmedilen meblağ mükerrer ödeme olduğu gerekçesine dayanmaktadır. Ortaya konulanlar ise Daire kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu itibarla verilen tazmin hükmünün onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” denilmiştir.
5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun ‘‘Yetki Devri’’ başlıklı 32. maddesinde;
“Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.”
Aynı Kanun’un “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde ise;
“Vali yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”denilmektedir.
10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25.06.2009 tarih ve 5917 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na eklenen Geçici 4. maddesinde ise;
“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmiş olup, söz konusu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
5917 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme bu Kanun’un yürürlüğe giriş tarihi olan 10.07.2009 tarihine kadar olan ödemeleri kapsamakta olup, bu tarihten sonra yapılan ödemeler hakkında başkaca bir hüküm bulunmamaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekalet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86. maddesinde;
“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.” denilmektedir.
Yukarıdaki kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere vali yardımcısı ve kaymakamlar valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludurlar. Yapmış oldukları bu görevler karşılığında da aylık olarak 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda ödenek alırlar. Burada kanun koyucu görevlendirme konusunda İl Valisine takdir hakkı tanımıştır. Vali, bir kaymakamı veya vali yardımcısını kadrosunun bulunduğu ve fiilen görev yapmakta olduğu il veya ilçenin dışında özel idare hizmetlerini görmek amacıyla başka bir yerde de görevlendirebilecektir. Mezkur Kanunun 63. maddesinde de herhangi bir idari sınır konulmaksızın verilen bu görevler karşılığında adı geçen ödeneğin verileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak; aynı ayda, aynı ödeneğin, aynı kişiye ödenmesinde bir üst sınır getirilmiştir.
Keza İl Özel İdaresi bütçesi ilçelerle beraber tek bir bütçe olduğuna ve ek ödenek özel idare hizmetlerinin karşılığı olarak verildiğinden, bir ilçede kaymakam olarak görevli iken veya vali yardımcısı iken başka bir ilçeye vekalet eden kaymakamlara özel idare ödeneğinin vekalet nedeniyle mükerrer olarak ödenmesi mümkün değildir.
Ayrıca İlam’da da belirtildiği üzere İl Özel İdaresi Kanunu’nun 32. maddesinde Valinin, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlilerine, ilçelerde ise, kaymakamlara devredebileceği belirtilmiştir. Yani, vali yardımcılarının ve kaymakamların aldıkları aylık karşılığı yapması gereken görevleri arasında ilçelerde Valinin görev ve yetkilerinden bir kısmını yerine getirme görevi de bulunmaktadır ve bu kişiler iddia edildiği üzere angaryaya maruz bırakılmamaktadırlar.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 644 sayılı İlam’ın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
3-) Dilekçi 644 sayılı İlam’ın 15. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Karar verildiği 13.05.2014 tarih ve 38981 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.