Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2009
Daire
7
Dosya No
36886
Tutanak No
38266
Tutanak Tarihi
21.01.2014
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
1-) Dilekçi 822 sayılı İlam’ın 33 üncü maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
2-) 822 sayılı İlam’ın 37 nci maddesi ile, İstanbul Pendik İlçe Özel İdare Bütçesinden kaymakama ödenen ek ödenek üzerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle 654,50-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddelerine istinaden yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilip kesilmeyeceği konusunda vergi konusunda Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı Konya Vergi Dairesi Başkanlığının; ekte sunulan 20 Aralık 2006 tarih ve 2835 sayılı cevabi yazısında “ ... Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığının 18.10.2006 tarih ve 81184 sayılı yazısında; 5302 sayılı il özel idaresi Kanunun 28 ve 63. maddesine göre yapılan ödemelerin 1700 sayılı dahiliye memurlarına 5540 sayılı kanunla eklenen ek 5. maddesi kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiği belirtilmektedir.
Buna göre; 5302 sayılı II Özel İdaresi Kanunu 28 ve 63. maddelerine göre İl Encümen ödeneği ile Kaymakamlara ve Vali yardımcılarına verilen ek ödenek 1700 sayılı Dahiliye Memurlarına 5540 sayılı kanunla eklenen ek 5. maddesi kapsamında bir ek ödeme sayılması nedeniyle söz konusu ödemeler Gelir Vergisi Tevkifatına tabi değildir” denilmiş olduğunu;
Yine Danıştay 4. Dairesinin 22/12/2008 tarih ve 2007/5848 Esas, 2008/5019 Karar nolu ve Adana Bölge İdare Mahkemesinin 24/02/2010 tarih ve 2010/882 Esas, 20101793 Karar nolu kararlarında da “Buna göre 5540 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi ile, içişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır.” Denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “İstanbul İl Özel İdaresi Saymanlığı 2009 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 21.07.2011 tarih ve 822 sayılı ilamın 37. maddesi ile ilgili tazmin hükmünün kaldırılması için, Vali Yardımcısı M.Haluk SAYGI tarafından verilen temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir. Çünkü: 5302 sayılı İl Özel İdaresi kanununa 5917 sayılı kanunun 36. maddesi ile eklenen geçici 4. madde hükmü 5302 sayılı kanunun 28. ve 63. maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgilidir. Vergi yasaları uyarınca yapılması gereken kesintileri kapsamaz. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2010/290 Esas ve 2011/240 nolu kararı ile İl Özel İdaresi ödeneklerinden yapılacak ödemelerden gelir vergisi kesintisi kesilmesi gerektiğine karar verilmiştir. İzah edilen nedenlerden dolayı Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63 üncü maddesinde; Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.
Anılan Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. … “hükmü bulunmaktadır.
Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un EK 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile eklenen geçici 4 üncü madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.
Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 822 sayılı İlam’ın 37 nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 21.01.2014 tarih ve 38266 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
1-) Dilekçi 822 sayılı İlam’ın 33 üncü maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
2-) 822 sayılı İlam’ın 37 nci maddesi ile, İstanbul Pendik İlçe Özel İdare Bütçesinden kaymakama ödenen ek ödenek üzerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle 654,50-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddelerine istinaden yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilip kesilmeyeceği konusunda vergi konusunda Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı Konya Vergi Dairesi Başkanlığının; ekte sunulan 20 Aralık 2006 tarih ve 2835 sayılı cevabi yazısında “ ... Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığının 18.10.2006 tarih ve 81184 sayılı yazısında; 5302 sayılı il özel idaresi Kanunun 28 ve 63. maddesine göre yapılan ödemelerin 1700 sayılı dahiliye memurlarına 5540 sayılı kanunla eklenen ek 5. maddesi kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiği belirtilmektedir.
Buna göre; 5302 sayılı II Özel İdaresi Kanunu 28 ve 63. maddelerine göre İl Encümen ödeneği ile Kaymakamlara ve Vali yardımcılarına verilen ek ödenek 1700 sayılı Dahiliye Memurlarına 5540 sayılı kanunla eklenen ek 5. maddesi kapsamında bir ek ödeme sayılması nedeniyle söz konusu ödemeler Gelir Vergisi Tevkifatına tabi değildir” denilmiş olduğunu;
Yine Danıştay 4. Dairesinin 22/12/2008 tarih ve 2007/5848 Esas, 2008/5019 Karar nolu ve Adana Bölge İdare Mahkemesinin 24/02/2010 tarih ve 2010/882 Esas, 20101793 Karar nolu kararlarında da “Buna göre 5540 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi ile, içişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır.” Denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “İstanbul İl Özel İdaresi Saymanlığı 2009 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 21.07.2011 tarih ve 822 sayılı ilamın 37. maddesi ile ilgili tazmin hükmünün kaldırılması için, Vali Yardımcısı M.Haluk SAYGI tarafından verilen temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir. Çünkü: 5302 sayılı İl Özel İdaresi kanununa 5917 sayılı kanunun 36. maddesi ile eklenen geçici 4. madde hükmü 5302 sayılı kanunun 28. ve 63. maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgilidir. Vergi yasaları uyarınca yapılması gereken kesintileri kapsamaz. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2010/290 Esas ve 2011/240 nolu kararı ile İl Özel İdaresi ödeneklerinden yapılacak ödemelerden gelir vergisi kesintisi kesilmesi gerektiğine karar verilmiştir. İzah edilen nedenlerden dolayı Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63 üncü maddesinde; Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.
Anılan Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. … “hükmü bulunmaktadır.
Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un EK 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile eklenen geçici 4 üncü madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.
Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 822 sayılı İlam’ın 37 nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 21.01.2014 tarih ve 38266 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.