Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2009
Daire
8
Dosya No
37869
Tutanak No
39209
Tutanak Tarihi
17.06.2014
Konu
KARAR
Duruşma talep eden dilekçilerden Ahmet TEKTAŞ, Vasfi GÜLCÜ ve Mahmut GÜMÜŞ, duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, duruşmada hazır bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmıştır.
Duruşmada hazır bulunan diğer dilekçiler Şefika BİLGİÇ, Tülay KESKİN, Mehmet GÜLER, Esat ŞEKEROĞLU ve Avukatı Süleyman AKIN ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1-1044 sayılı ilamın 1.maddesi ile; 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun 2. maddesi ikinci fıkrasında yer alan “ … (belediyeler hariç) …” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarih ve E.:2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmesine rağmen Aksu Belediyesi tarafından yükseköğrenim öğrencilerine burs verilmesi nedeniyle 31.140,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle;
5393 sayılı Belediye Kanununun 13.maddesinde;
“Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.
Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar.
Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.
Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanunlara dayanan kararlarına, emirlerine ve duyurularına uymakla ve belediye vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarını ödemekle yükümlüdür.”,
14.maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000'i geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar.
b) (…)(1) Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımım yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. Gerektiğinde, öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir.
Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.
15.maddesinde;
“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır;
a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.”
38.maddesinde; “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri Şunlardır;
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
n) Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, özürlülere yönelik hizmetleri yürütmek ve özürlüler merkezini oluşturmak.
o) Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak.
p) Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.”,
60.maddesinde; “ Belediyenin giderleri şunlardır:
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.”,
77.maddesinde;
“ Belediye; sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve yardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleriyle yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygular.” denildiğini,
Belediyece öğrencilere ödenen nakdi meblağın her ay ödenmesinin nedenlerinin; Belediye Kanununun 13.maddesindeki “Hemşehri hukukunda Belediyelerin hemşehrilerine sosyal ve kültürel ilişkilerinin geliştirilmesi şartıyla yardımda bulunmak”, 14 (a) bendindeki “Gençlik, sosyal hizmet ve yardım, meslek ve beceri kazandırma” (b) bendindeki “Gerektiğinde öğrencilere gerektiği desteği sağlar. Hizmet sunumunda dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.Yetki alanı belediye sınırlarıdır.” 15.maddesindeki “Belde sakinlerin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılar.” 38(a) bendindeki “Belediye Başkanı Belediyenin hak ve menfaatlerini korur”, (n) bendindeki “Bütçeden yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak.”
(o) bendindeki “Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak.” 60.madde (i) bendindeki “Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar yapar.” 77.maddesindeki “Belediye, sosyal hizmet ve yardım, çocuklara, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygulamak.” şeklindeki hükümler olduğunu,
Yukarıda belirtilen Belediye Kanununun ilgili maddelerine istinaden öğrencilerin beldenin üniversitede okuyan dar gelirli insanları olması, okul masraflarını ailelerinin karşılamakta zorlanmaları üzerine, Belediye sınırlarında bulunan belde öğrencilerine eğitim yardımı adı altında ödemeler yapıldığını,
Bu ödemelerin öğrenci bursu adı altında ve gayesinde yapılmadığını,
04.11.2008 tarih ve 40 karar nolu Encümen Kararında görüleceği üzere eğitim yardımı adı altında encümen kararı alındığını ve kararın ekinde de zabıtaca yapılan varakaların bulunduğunu,
Anayasa Mahkemesinin kararı ile öğrenci burslarının iptali söz konusu iken böyle bir ödemenin yapılması cihetine gidilmeyeceğini,
Encümen kararının 2008 yılında alındığını o yıl beraberinde zabıta varakaları düzenlenerek encümene sunulmuş olduğunu ve tüm yardım alacak öğrencilere bu konunun iletildiğini, belirtilen kanun ve mevzuatlar çerçevesinde yoksul, mağdur ailelerin çocuklarına eğitim yardımı adı altındaki ödemelerin, Anayasa mahkemesinin kararından sonra yapıldığını, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Savcılık: “İlamın 1. maddesiyle ilgili olarak özetle, eğitim yardımı adı altında öğrencilere yapılan ödemenin 5393 sayılı Kanunun 13, 14, 15, 38 ve 77. maddelerine dayandığı ve burs niteliğinde olmayan ödemeler nedeniyle herhangi bir kamu zararının oluşmadığı ileri sürülmekte ve tazmin hükmünün kaldırılması istenilmekte ise de yapılan ödeme, nakdi olması ve her ay düzenli olarak yapılması nedeniyle burs niteliğindedir. Diğer taraftan 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesinin iki numaralı fıkrasında yer alan ‘‘….(belediyeler hariç)….’’ ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarihli ve E.:2004/24, K.:2208/165 sayılı Kararı ile iptal edilmesine rağmen yükseköğrenim öğrencilerine burs verilmeye devam edilmiştir. Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının onanmasına,” şeklinde görüş bildirmiştir.
5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2. maddesinde;
“Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.
Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (…) (İptal ibare: Anayasa Mah.nin 20/11/2008 tarihli ve E.2004/24, K.2008/165 sayılı kararı ile.) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.
…” denilmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 5102 sayılı Kanunun 2. maddesi ikinci fıkrasındaki " ... (belediyeler hariç) ..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline ilişkin gerekçeli kararı 10.03.2009 tarih ve 27165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Bu karara göre Belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs ödemesi mümkün değildir.
Ancak Pınarlı, Yurtpınar, Aksu ve Çalkaya Belediyelerinin “Aksu Belediyesi” adı altında birleştirilmeleri nedeniyle kapanan Belediyelerin borç, alacak ve devam eden uygulamaları ile birlikte bağlanması dolayısıyla Aksu Belediyesi tarafından yapılan ödemenin de 04.11.2008 tarih ve 40 sayılı eğitim yardımı yapılmasına ilişkin Encümen Kararına binaen zabıta varakaları ile tespiti yapılmış durumu iyi olmayan üniversite öğrencilerine 5393 sayılı Belediye Kanununun belediye giderlerinin düzenlendiği 60.maddesindeki “i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.” hükmü çerçevesinde eğitim yardımı olarak sadece dört kez yapıldığı, burs niteliği taşımadığı anlaşıldığından 1044 sayılı ilamın 1.maddesi ile 31.140 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
2-1044 sayılı ilamın 2.maddesi ile, Aksu Belediyesi vergi borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle bütçeden vergi gecikme zammı ödenmesi nedeniyle 2.706,89 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler 2.madde ile ilgili olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12.maddesinde;
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.
Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararma göre ilgili memurca ödenir.”,
“Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13.maddesinde;
“Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki değerli kâğıtların ilgili personel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 26.03.2002 - 4748 S.K./3. md.) İşkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlar sonucunda Devletçe ödenen tazminatlardan dolayı sorumlu personele rücu edilmesi hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
12. maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Başbakanlıkça düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.” denildiğini,
19.10.2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6.maddesinde;
“Kamu zararının belirlenmesinde;
g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,” hükmünün bulunduğunu,
5747 sayılı Kanunun 1. maddesi 4 nolu bendi ile Aksu, Pınarlı ve Yurtpınar İlk Kademe Belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Çalkaya İlk Kademe Belediyesine katıldığını, Çalkaya merkez olmak üzere köyleri ile birlikte Çalkaya Belediyesinin adının Aksu Belediyesi olarak değiştirildiğini ve Antalya İli Merkez Aksu Belediyesi olduğunu,
Kapanan Belediyelerin borç ve alacakları ile bağlandığını, dilekçe ekinde görüleceği üzere 3 adet mizanda emanete alınan borçların yeni kurulan Belediyece ödendiğini,
Resmi kurumlara olan borçların ivedilikle ödenmeye çalışıldığını ödenemeyenlerin ise yasal faizleri ile birlikte ödendiğini, ilerleyen zamanlarda Birleşen Belediyelerin sorunları (bürokratik, siyasi ve benzeri malum sorunlar) giderildikten sonra belediye maaşlarının ödenmesi müteakip vergi, resim harç ve benzeri kamu alacakları ile ihalelik taahhütlük borçları ödediğini yasal faiz ödemediğini,
Parasal durum elverdikçe ödemelerin makul durumlarda yapılmaya çalışıldığını,
Dilekçe ekinde yer alan devrolunan 4 Belediyedeki personel durumu listesine bakıldığında, birleşen Belediyelerin ufak olması, personelin mevzuat bilgisinin yetersiz olması, yeterli sayıda memur personel bulunmaması ve siyasi baskı gibi nedenlerin etkili olduğunu,
Sayıştay 6. Dairesinin 22.09.2005 tarih ve 11159 sayılı kararı; Gecikme cezası ödemelerine ilişecek bir hususun bulunulmadığı,
Temyiz Kurulunun 21.11.2006 tarih 28904 nolu tutanak madde 2; Gecikme cezası ödemesine ait tazmin hükmünün kaldırılmasına,
Temyiz Kurulunun 21.11.2007 tarih 29017 nolu tutanak madde 2; Gecikme cezası ödemesine ait tazmin hükmünün kaldırılmasına, şeklinde kararlar verdiğini,
Vergi borcu ödemelerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 12, 13 ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin g fıkrasına, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 60. maddesine uygun olarak yapıldığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Savcılık: “İlamın 2, 4 ve 5. maddeleriyle ilgili olarak vergi, emekli kesenek ve karşılıkları ile sigorta prim borçlarının vadesinde ödenmemesinin, sorumluların ihmalinden değil tamamen Belediye’nin maddi şartlarının müsait olmamasından kaynaklandığı, nakit yetersizliği yaşadıklarından dolayı ödemenin zamanında yapılamadığı ve gecikme zammı ödenmek zorunda kalındığı ifade edilmekte ve benzer olaylara ilişkin Daire ve Temyiz Kurulu Kararları gerekçe gösterilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Sorumlular tarafından vergi, emekli kesenek ve karşılıkları ile sigorta prim ödemesinin geç yapılmasında kasıt, kusur veya ihmalin olmadığı ileri sürülmekte ise de söz konusu ödemelerin geç yapılmasında kasıt, kusur veya ihmalin olmadığının ispatı, primlerin son ödeme tarihinde belediyenin kasasında veya banka hesabında yeterli paranın bulunmadığına ilişkin belgelerin (o tarihteki banka hesap özeti gibi) ibrazı ile mümkündür. Dilekçe ekinde nakit yetersizliğini teyit eden herhangi bir belge yer almamaktadır. Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının onanmasına,” şeklinde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel Sorumluluk ve Zarar” başlıklı 12. maddesinde aynen;
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadır.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır…” denilmiştir.
Madde metninde devlet memurları, kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucu verecekleri zarardan sorumlu tutulmuşlardır.
Ancak 5747 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 1.maddesi 4.bendine göre;
“Aksu, Pınarlı ve Yurtpınar ilk kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Çalkaya İlk Kademe Belediyesine katılmıştır. Çalkaya merkez olmak, ekli (3) sayılı listede adları yazılı belediye ile köyler bağlanmak ve Çalkaya Belediyesinin adı Aksu olarak değiştirilmek üzere Antalya İlinde Aksu,” belediyesi kurulmuştur.
ilama konu gecikme cezalarının Pınarlı, Yurtpınar, Aksu ve Çalkaya Belediyelerinin “Aksu Belediyesi” adı altında birleştirilmeleri nedeniyle kapanan Belediyelerin borç ve alacakları ile bağlanması, söz konusu Belediyenin yeni belediye olması, mevzuat bilgisi yeterli elemanlarının olmaması nedeniyle ödendiği, personelin ihmal ve tedbirsizliğinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle 1044 sayılı ilamın 2.maddesi ile 2.706,89 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
3- 1044 sayılı ilamın 4.maddesi ile; Aksu Belediyesi tarafından Ocak-Eylül 2008 dönemine ait emekli kesenek ve karşılıklarının geç ödenmesinden dolayı bütçeden gecikme zammı ödenmesi nedeniyle 641,75 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup söz konusu madde de yer alan gerekçelerle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
4-1044 sayılı ilamın 5.maddesi ile; Aksu Belediyesi tarafından sigorta primlerinin geç yatırılmasından dolayı bütçeden gecikme zammı ve idari para cezası ödenmesi nedeniyle 16.880,10 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup söz konusu madde de yer alan gerekçelerle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 17.06.2014 tarih ve 39209 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Duruşmada hazır bulunan diğer dilekçiler Şefika BİLGİÇ, Tülay KESKİN, Mehmet GÜLER, Esat ŞEKEROĞLU ve Avukatı Süleyman AKIN ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1-1044 sayılı ilamın 1.maddesi ile; 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun 2. maddesi ikinci fıkrasında yer alan “ … (belediyeler hariç) …” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarih ve E.:2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmesine rağmen Aksu Belediyesi tarafından yükseköğrenim öğrencilerine burs verilmesi nedeniyle 31.140,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle;
5393 sayılı Belediye Kanununun 13.maddesinde;
“Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.
Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar.
Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.
Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanunlara dayanan kararlarına, emirlerine ve duyurularına uymakla ve belediye vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarını ödemekle yükümlüdür.”,
14.maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000'i geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar.
b) (…)(1) Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımım yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. Gerektiğinde, öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir.
Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.
15.maddesinde;
“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır;
a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.”
38.maddesinde; “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri Şunlardır;
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
n) Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, özürlülere yönelik hizmetleri yürütmek ve özürlüler merkezini oluşturmak.
o) Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak.
p) Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.”,
60.maddesinde; “ Belediyenin giderleri şunlardır:
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.”,
77.maddesinde;
“ Belediye; sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve yardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleriyle yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygular.” denildiğini,
Belediyece öğrencilere ödenen nakdi meblağın her ay ödenmesinin nedenlerinin; Belediye Kanununun 13.maddesindeki “Hemşehri hukukunda Belediyelerin hemşehrilerine sosyal ve kültürel ilişkilerinin geliştirilmesi şartıyla yardımda bulunmak”, 14 (a) bendindeki “Gençlik, sosyal hizmet ve yardım, meslek ve beceri kazandırma” (b) bendindeki “Gerektiğinde öğrencilere gerektiği desteği sağlar. Hizmet sunumunda dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.Yetki alanı belediye sınırlarıdır.” 15.maddesindeki “Belde sakinlerin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılar.” 38(a) bendindeki “Belediye Başkanı Belediyenin hak ve menfaatlerini korur”, (n) bendindeki “Bütçeden yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak.”
(o) bendindeki “Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak.” 60.madde (i) bendindeki “Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar yapar.” 77.maddesindeki “Belediye, sosyal hizmet ve yardım, çocuklara, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygulamak.” şeklindeki hükümler olduğunu,
Yukarıda belirtilen Belediye Kanununun ilgili maddelerine istinaden öğrencilerin beldenin üniversitede okuyan dar gelirli insanları olması, okul masraflarını ailelerinin karşılamakta zorlanmaları üzerine, Belediye sınırlarında bulunan belde öğrencilerine eğitim yardımı adı altında ödemeler yapıldığını,
Bu ödemelerin öğrenci bursu adı altında ve gayesinde yapılmadığını,
04.11.2008 tarih ve 40 karar nolu Encümen Kararında görüleceği üzere eğitim yardımı adı altında encümen kararı alındığını ve kararın ekinde de zabıtaca yapılan varakaların bulunduğunu,
Anayasa Mahkemesinin kararı ile öğrenci burslarının iptali söz konusu iken böyle bir ödemenin yapılması cihetine gidilmeyeceğini,
Encümen kararının 2008 yılında alındığını o yıl beraberinde zabıta varakaları düzenlenerek encümene sunulmuş olduğunu ve tüm yardım alacak öğrencilere bu konunun iletildiğini, belirtilen kanun ve mevzuatlar çerçevesinde yoksul, mağdur ailelerin çocuklarına eğitim yardımı adı altındaki ödemelerin, Anayasa mahkemesinin kararından sonra yapıldığını, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Savcılık: “İlamın 1. maddesiyle ilgili olarak özetle, eğitim yardımı adı altında öğrencilere yapılan ödemenin 5393 sayılı Kanunun 13, 14, 15, 38 ve 77. maddelerine dayandığı ve burs niteliğinde olmayan ödemeler nedeniyle herhangi bir kamu zararının oluşmadığı ileri sürülmekte ve tazmin hükmünün kaldırılması istenilmekte ise de yapılan ödeme, nakdi olması ve her ay düzenli olarak yapılması nedeniyle burs niteliğindedir. Diğer taraftan 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesinin iki numaralı fıkrasında yer alan ‘‘….(belediyeler hariç)….’’ ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarihli ve E.:2004/24, K.:2208/165 sayılı Kararı ile iptal edilmesine rağmen yükseköğrenim öğrencilerine burs verilmeye devam edilmiştir. Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının onanmasına,” şeklinde görüş bildirmiştir.
5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2. maddesinde;
“Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.
Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (…) (İptal ibare: Anayasa Mah.nin 20/11/2008 tarihli ve E.2004/24, K.2008/165 sayılı kararı ile.) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.
…” denilmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 5102 sayılı Kanunun 2. maddesi ikinci fıkrasındaki " ... (belediyeler hariç) ..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline ilişkin gerekçeli kararı 10.03.2009 tarih ve 27165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Bu karara göre Belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs ödemesi mümkün değildir.
Ancak Pınarlı, Yurtpınar, Aksu ve Çalkaya Belediyelerinin “Aksu Belediyesi” adı altında birleştirilmeleri nedeniyle kapanan Belediyelerin borç, alacak ve devam eden uygulamaları ile birlikte bağlanması dolayısıyla Aksu Belediyesi tarafından yapılan ödemenin de 04.11.2008 tarih ve 40 sayılı eğitim yardımı yapılmasına ilişkin Encümen Kararına binaen zabıta varakaları ile tespiti yapılmış durumu iyi olmayan üniversite öğrencilerine 5393 sayılı Belediye Kanununun belediye giderlerinin düzenlendiği 60.maddesindeki “i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.” hükmü çerçevesinde eğitim yardımı olarak sadece dört kez yapıldığı, burs niteliği taşımadığı anlaşıldığından 1044 sayılı ilamın 1.maddesi ile 31.140 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
2-1044 sayılı ilamın 2.maddesi ile, Aksu Belediyesi vergi borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle bütçeden vergi gecikme zammı ödenmesi nedeniyle 2.706,89 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler 2.madde ile ilgili olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12.maddesinde;
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.
Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararma göre ilgili memurca ödenir.”,
“Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13.maddesinde;
“Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki değerli kâğıtların ilgili personel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 26.03.2002 - 4748 S.K./3. md.) İşkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlar sonucunda Devletçe ödenen tazminatlardan dolayı sorumlu personele rücu edilmesi hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
12. maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Başbakanlıkça düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.” denildiğini,
19.10.2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6.maddesinde;
“Kamu zararının belirlenmesinde;
g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,” hükmünün bulunduğunu,
5747 sayılı Kanunun 1. maddesi 4 nolu bendi ile Aksu, Pınarlı ve Yurtpınar İlk Kademe Belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Çalkaya İlk Kademe Belediyesine katıldığını, Çalkaya merkez olmak üzere köyleri ile birlikte Çalkaya Belediyesinin adının Aksu Belediyesi olarak değiştirildiğini ve Antalya İli Merkez Aksu Belediyesi olduğunu,
Kapanan Belediyelerin borç ve alacakları ile bağlandığını, dilekçe ekinde görüleceği üzere 3 adet mizanda emanete alınan borçların yeni kurulan Belediyece ödendiğini,
Resmi kurumlara olan borçların ivedilikle ödenmeye çalışıldığını ödenemeyenlerin ise yasal faizleri ile birlikte ödendiğini, ilerleyen zamanlarda Birleşen Belediyelerin sorunları (bürokratik, siyasi ve benzeri malum sorunlar) giderildikten sonra belediye maaşlarının ödenmesi müteakip vergi, resim harç ve benzeri kamu alacakları ile ihalelik taahhütlük borçları ödediğini yasal faiz ödemediğini,
Parasal durum elverdikçe ödemelerin makul durumlarda yapılmaya çalışıldığını,
Dilekçe ekinde yer alan devrolunan 4 Belediyedeki personel durumu listesine bakıldığında, birleşen Belediyelerin ufak olması, personelin mevzuat bilgisinin yetersiz olması, yeterli sayıda memur personel bulunmaması ve siyasi baskı gibi nedenlerin etkili olduğunu,
Sayıştay 6. Dairesinin 22.09.2005 tarih ve 11159 sayılı kararı; Gecikme cezası ödemelerine ilişecek bir hususun bulunulmadığı,
Temyiz Kurulunun 21.11.2006 tarih 28904 nolu tutanak madde 2; Gecikme cezası ödemesine ait tazmin hükmünün kaldırılmasına,
Temyiz Kurulunun 21.11.2007 tarih 29017 nolu tutanak madde 2; Gecikme cezası ödemesine ait tazmin hükmünün kaldırılmasına, şeklinde kararlar verdiğini,
Vergi borcu ödemelerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 12, 13 ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin g fıkrasına, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 60. maddesine uygun olarak yapıldığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Savcılık: “İlamın 2, 4 ve 5. maddeleriyle ilgili olarak vergi, emekli kesenek ve karşılıkları ile sigorta prim borçlarının vadesinde ödenmemesinin, sorumluların ihmalinden değil tamamen Belediye’nin maddi şartlarının müsait olmamasından kaynaklandığı, nakit yetersizliği yaşadıklarından dolayı ödemenin zamanında yapılamadığı ve gecikme zammı ödenmek zorunda kalındığı ifade edilmekte ve benzer olaylara ilişkin Daire ve Temyiz Kurulu Kararları gerekçe gösterilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Sorumlular tarafından vergi, emekli kesenek ve karşılıkları ile sigorta prim ödemesinin geç yapılmasında kasıt, kusur veya ihmalin olmadığı ileri sürülmekte ise de söz konusu ödemelerin geç yapılmasında kasıt, kusur veya ihmalin olmadığının ispatı, primlerin son ödeme tarihinde belediyenin kasasında veya banka hesabında yeterli paranın bulunmadığına ilişkin belgelerin (o tarihteki banka hesap özeti gibi) ibrazı ile mümkündür. Dilekçe ekinde nakit yetersizliğini teyit eden herhangi bir belge yer almamaktadır. Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının onanmasına,” şeklinde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel Sorumluluk ve Zarar” başlıklı 12. maddesinde aynen;
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadır.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır…” denilmiştir.
Madde metninde devlet memurları, kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucu verecekleri zarardan sorumlu tutulmuşlardır.
Ancak 5747 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 1.maddesi 4.bendine göre;
“Aksu, Pınarlı ve Yurtpınar ilk kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Çalkaya İlk Kademe Belediyesine katılmıştır. Çalkaya merkez olmak, ekli (3) sayılı listede adları yazılı belediye ile köyler bağlanmak ve Çalkaya Belediyesinin adı Aksu olarak değiştirilmek üzere Antalya İlinde Aksu,” belediyesi kurulmuştur.
ilama konu gecikme cezalarının Pınarlı, Yurtpınar, Aksu ve Çalkaya Belediyelerinin “Aksu Belediyesi” adı altında birleştirilmeleri nedeniyle kapanan Belediyelerin borç ve alacakları ile bağlanması, söz konusu Belediyenin yeni belediye olması, mevzuat bilgisi yeterli elemanlarının olmaması nedeniyle ödendiği, personelin ihmal ve tedbirsizliğinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle 1044 sayılı ilamın 2.maddesi ile 2.706,89 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
3- 1044 sayılı ilamın 4.maddesi ile; Aksu Belediyesi tarafından Ocak-Eylül 2008 dönemine ait emekli kesenek ve karşılıklarının geç ödenmesinden dolayı bütçeden gecikme zammı ödenmesi nedeniyle 641,75 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup söz konusu madde de yer alan gerekçelerle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
4-1044 sayılı ilamın 5.maddesi ile; Aksu Belediyesi tarafından sigorta primlerinin geç yatırılmasından dolayı bütçeden gecikme zammı ve idari para cezası ödenmesi nedeniyle 16.880,10 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup söz konusu madde de yer alan gerekçelerle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 17.06.2014 tarih ve 39209 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.