Temyiz Karar Detayı
Kamu İdaresi
Yılı
2009
Daire
6
Dosya No
38527
Tutanak No
39943
Tutanak Tarihi
20.01.2015
Konu
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
1423 sayılı Ek İlam’ın 2. maddesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi kadrosunda olup 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı olarak görevlendirilen Süleyman BÜYÜKŞAHİN'e, görevlendirildiği bu kadroya ait mali haklar yerine, asıl kadrosuna ait farklı mali haklar ile her iki kadroya ait aynı nitelikteki mali haklardan fazla olanların ödenmesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 10.219,68 TL’ye tazmin hükmü verilmiş; 18.02.2014 tarih ve 38429 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile de tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesinde yer alan (öncelikle “geçici görevlendirme”nin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu dışında 2005 yılında yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununda tekrar müstakil bir maddeyle düzenlenmesine ve bu konuda 657 sayılı Kanuna Belediye Kanunuyla niçin istisna niteliğinde özel bir düzenleme getirilmesine ihtiyaç duyulduğunun araştırılması gerektiğini,
1930’lardan 2005 yılına kadar varlığını devam ettiren 1580 Sayılı Belediye Kanunu ortadan kaldırılarak, yerel kalkınma ve yönetim modeli olarak görülen belediyelerin TBMM tarafından güçlendirilmesine karar verildiğini, ilave yetkilerle de potansiyelleri arttırıldığını, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde, Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı Anlaşması’nın böylelikle hayata geçirildiğini,
Bu hedefe varmak için de belediyelerdeki üst düzey yönetici kadrolara, kamu kurumlarından geçişlere özel önem veren 5393 sayılı kanunun 49. maddesinin düzenlendiğini,
Burada üst düzey yönetici transferlerinin, diğer kamu kurumlarından belediyelere yapılması, bu transferlerin kolaylaştırılması ve teşvikinin mevzubahis olduğunu,
Bu hükmün 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu"nda yer alan "geçici görevlendirmeleri" düzenleyen esas ve ilkelerin mukayesesinden ortaya çıktığını,
Bu çerçevede 5393 sayılı Kanunun 49. maddesi bir bütün olarak incelendiğinde;
1)- Üst düzey yöneticiler görevlendirildikleri süre zarfında izinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerde hesaba katıldığını,
2)- Terfi haklarını kazananlar başka bir işleme lüzum kalmaksızın terfi ettirildiğini (bu düzenlemeyle de geçiş teşvik edildiğini),
3)- Eski kurumlarına dönmek isterlerse en geç bir ay içinde eski kurum, müktesebine uygun kadroya atanmak zorunda olduğunu (Bu konuda herhangi bir kayıp söz konusu olmadığını),
4)- 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda geçici görevlendirmeyle ilgili süre olmasına rağmen Belediye Kanunu'nun 49. maddesi "geçici görevlendirmeyi" sınırlamadığını (Bu görevlendirmeye muhatap olanı süre tazyikinden, baskısından kurtardığını),
Bu hükümlerin hepsinin belediyelere geçici görevlendirmeleri teşvik edici hükümler olduğunu,
Belediye Kanunu'nun 49. maddesi tali haklarda geçici görevlendirmeye tabi olan üst düzey yöneticilere bu şekilde imtiyazlar tanırken, esas hak olan mali haklarda gerekçe olarak gösterilen 08.05.2012 tarihli 34919 tutanak no.lu emsal Sayıştay Temyiz Kurulu kararında görevlendirildiğin eski kurumdan, geçici vazife yapılan belediyede daha düşük maaş almak zorundasın denmekte olduğunu, bu yorumun kanunun lafzına ve ruhuna tamamen aykırı olduğunu,
İnsan Haklan Evrensel Beyannamesi 22. maddesinde; "Herkesin toplumun bir üyesi olarak sosyal güvenliğe hakkı vardır.",
T.C. Anayasası 60. maddesinde; "Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir.",
Avrupa Sosyal Haklar Sözleşmesi 12. maddesinin 4.a fıkrasında; “Akit taraf vatandaşları ile sosyal güvenlik mevzuatından doğan yardımların muhafazası dahil olmak üzere sosyal güvenlik hakları itibarıyla kendi vatandaşlarının eşit muamele görmelerini taahhüt ederler, Sosyal Güvenlik Hakkının İçeriği: tıbbi bakım, hastalık yardımı, işsizlik yardımı, yaşlılık yardımı, evlilik yardımı, meslek kazası veya hastalığı yardımı, aile yardımı, doğum yardımı, analık yardımı, malullük yardımı, ölüm yardımı geriye kalan yakınlara yapılan yardımları kapsar.” denildiğini,
Bu hükümler karşısında Sayıştay Temyiz Kurulu kararında adı geçen evlenme, ölüm, doğum yardımlarının sosyal güvenlik haklarının zaten içinde olduğunu,
Kanun koyucunun, 49. maddesinde; "kurumlar tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik hakları belediye tarafından ödenir." şeklinde düzenleme yapabileceğini,
Bunun için bu maddeye "ve benzeri diğer haklar" ibaresinin konarak mali haklar konusunda da belediyede geçici görev yapan üst düzey idarecilerin zarara uğramayacağının teminat altına alındığını,
Kanun koyucunun, anılan Kanunun 49. maddesinde; "kurumlar tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik hakları belediye tarafından ödenir." şeklinde düzenleme yapabileceğini, kanunun abesle iştigal etmeyeceğini,
Bunun için bu maddeye "ve benzeri diğer haklar" ibaresinin konarak mali haklar konusunda da belediyede geçici görev yapan üst düzey idarecilerinin zarara uğramayacağının teminat altına alındığını,
Görev yaptığı kuruma göre belediyede daha düşük maaş alma söz konusu olursa geçici görevlendirilmeler gerçekleşmeyeceğini, bunun da Kanunun gerekçesinde açıkça belirtilen, belediyelerde nitelikli personelin geçici görevle görevlendirilmesini özendirme amacına aykırı olacağını belirten) itirazlarının temyiz kurulu kararında karşılanmadığını, Anayasa Mahkemesi adil yargılama haklarının ihlaline yönelik kararında; “Mahkemelerin ikna edici açıklamalar içeren gerekçe göstermesini, kararın verilmesine neden olan temelleri, yeterince açık olarak Mahkemelerin belirtmekle yükümlü olduklarını” tespit ederek bireysel başvurularda Anayasa Mahkemesince yapılacak denetim kapsamını ortaya koyduğunu belirterek Temyiz Kurulu Kararının Sayıştay Kanunu’nun 77. maddesi uyarınca düzeltilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında; “Dilekçede, temyiz aşamasında ileri sürülen gerekçeler tekrar edilmek suretiyle, 38429 sayılı Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesi talep edilmektedir.
Karar Düzeltilmesi talebiyle verilen dilekçede ileri sürülen gerekçelerin, 38429 sayılı Temyiz Kurulu Kararında, temyiz aşamasında karşılanarak, Daire kararının tasdik edildiği anlaşıldığından, Karar Düzeltilmesine mahal olmadığına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 28. maddesinde, Belediye Kanunu ve diğer ilgili kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin büyükşehir belediyesi hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin 6. fıkrasında ise;
"Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, belediye başkanının talebi, kendilerinin ve kurumlarının muvafakatiyle, belediyelerin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında geçici olarak görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirmelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında öngörülen şartlar dikkate alınır. Belediyelerde bu şekilde istihdam edilen personel kurumlarından izinli sayılırlar. Bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir, İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır ve terfi haklarım kazananlar başkaca bir işleme lüzum kalmaksızın terfi ettirilirler. Bu şekilde görevlendirilenler, görevlendirme süresinin sona ermesinden itibaren on beş gün içerisinde yazılı olarak kurumlarına başvurmaları hâlinde en geç bir ay içerisinde kadrolarına veya müktesebine uygun başka bir kadroya atanırlar." denilerek bu Kanun hükmüne göre görevlendirilen personele görevlendirildikleri kadroya ait mali hakların ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Adı geçen kişinin görevlendirildiği kadro da Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığı kadro görevi olduğuna göre kendisine sadece bu kadro görevine ait mali hakların ödenmesi gerekir. Oysa bu kişiye, asıl kadrosuna ait farklı nitelikteki mali haklar ile asıl kadrosu ile görevlendirildiği kadroya ait aynı türden mali haklardan fazla olanlar ödenmiştir.
Her ne kadar adı geçen kişinin asıl kadrosuna ait ödemelerin 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "(...) kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir. (...)" cümlesinde ifade edilen "benzeri diğer hakları" kapsamında ödendiği ileri sürülmekte ise de; cümlede, "sosyal güvenlik ve benzeri diğer haklar" ifadesi kullanılmış olup bu ifadeyle "benzeri diğer haklar" kapsamında ödenecek haklar sosyal güvenlik benzeri haklarla sınırlanmıştır.
Hemen her kanunda, kullanılan ifadelerin anlamlarının açıklanması için, “tanımlar” başlıklı bir madde bulunmakta ve çeşitli kavram ve ifadelerin ne anlama geldiği burada düzenlenmektedir. Bu kanunda sosyal güvenlik hakkı tanımlanmadığından bu ifadeyle sosyal güvenlik haklarıyla benzerlik arz eden hakların da güvence altına alınması amaçlanmıştır.
Akçalı haklar olarak da ifade edilen mali hakların ise bir sosyal hak veya sosyal güvenlik hakkı olmadığı veya bunlarla benzerlik göstermediği açıktır. Maaşının unsurları olan ödemeler; sosyal güvenlik benzeri haklardan değildir ve bu maddede yer alan “(…) görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir.” hükmündeki “görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları” ifadesiyle düzenlenmiştir.
Ayrıca, 5393 sayılı Kanunun geçici görevlendirmeyi düzenleyen 657 sayılı Kanundaki genel hüküm ve diğer özel düzenlemelerden, TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık gibi farklı ve özel bir düzenleme getirdiği, bu özel düzenlemede mali hak ile sosyal güvenlik ve benzeri diğer hak ayrımı yapıldığı, 657 sayılı Kanuna da bakıldığında esasen mali haklar (mali hükümler-Kısım 5) ile sosyal hak ve yardımlar (emeklilik hakları, hastalık ve analık sigortası-Kısım VI) ayrı düzenlendiği görülmektedir. Dilekçede yer alan düzenlemelerde de sosyal güvenlik hakkının içeriğinin çeşitli bakım ve yardımları kapsadığı belirtilmektedir.
Mezkur hükümle 657 sayılı Kanundan ayrı bir düzenleme getirilmesinin amacının belediyelere üst düzey görevlendirilmelerin teşvik edilmesi olduğu iddia edilmişse de her teşvikin belirli sınırları olması gayet tabiidir.
Karar düzeltilmesinin sebepleri 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 3162 sayılı Kanununun 8. maddesi ile değişik 77. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, karar düzeltilmesi isteminde bulunabilmek için:
a) Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması,
b) Bir kararda aynı konu hakkında birbirine aykırı hükümler bulunması,
c) Temyiz incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması,
d) Temyiz sebeplerinden en az birinin mevcut olması gerekmektedir.
Dilekçinin karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlar, 18.02.2014 tarih ve 38429 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında dikkate alındığından 1423 sayılı ek ilamın 1. maddesi ile 10.219,68 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 18.02.2014 tarih ve 38429 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
Karar verildiği 20.01.2015 tarih ve 39943 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
1423 sayılı Ek İlam’ın 2. maddesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi kadrosunda olup 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı olarak görevlendirilen Süleyman BÜYÜKŞAHİN'e, görevlendirildiği bu kadroya ait mali haklar yerine, asıl kadrosuna ait farklı mali haklar ile her iki kadroya ait aynı nitelikteki mali haklardan fazla olanların ödenmesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 10.219,68 TL’ye tazmin hükmü verilmiş; 18.02.2014 tarih ve 38429 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile de tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesinde yer alan (öncelikle “geçici görevlendirme”nin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu dışında 2005 yılında yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununda tekrar müstakil bir maddeyle düzenlenmesine ve bu konuda 657 sayılı Kanuna Belediye Kanunuyla niçin istisna niteliğinde özel bir düzenleme getirilmesine ihtiyaç duyulduğunun araştırılması gerektiğini,
1930’lardan 2005 yılına kadar varlığını devam ettiren 1580 Sayılı Belediye Kanunu ortadan kaldırılarak, yerel kalkınma ve yönetim modeli olarak görülen belediyelerin TBMM tarafından güçlendirilmesine karar verildiğini, ilave yetkilerle de potansiyelleri arttırıldığını, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde, Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı Anlaşması’nın böylelikle hayata geçirildiğini,
Bu hedefe varmak için de belediyelerdeki üst düzey yönetici kadrolara, kamu kurumlarından geçişlere özel önem veren 5393 sayılı kanunun 49. maddesinin düzenlendiğini,
Burada üst düzey yönetici transferlerinin, diğer kamu kurumlarından belediyelere yapılması, bu transferlerin kolaylaştırılması ve teşvikinin mevzubahis olduğunu,
Bu hükmün 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu"nda yer alan "geçici görevlendirmeleri" düzenleyen esas ve ilkelerin mukayesesinden ortaya çıktığını,
Bu çerçevede 5393 sayılı Kanunun 49. maddesi bir bütün olarak incelendiğinde;
1)- Üst düzey yöneticiler görevlendirildikleri süre zarfında izinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerde hesaba katıldığını,
2)- Terfi haklarını kazananlar başka bir işleme lüzum kalmaksızın terfi ettirildiğini (bu düzenlemeyle de geçiş teşvik edildiğini),
3)- Eski kurumlarına dönmek isterlerse en geç bir ay içinde eski kurum, müktesebine uygun kadroya atanmak zorunda olduğunu (Bu konuda herhangi bir kayıp söz konusu olmadığını),
4)- 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda geçici görevlendirmeyle ilgili süre olmasına rağmen Belediye Kanunu'nun 49. maddesi "geçici görevlendirmeyi" sınırlamadığını (Bu görevlendirmeye muhatap olanı süre tazyikinden, baskısından kurtardığını),
Bu hükümlerin hepsinin belediyelere geçici görevlendirmeleri teşvik edici hükümler olduğunu,
Belediye Kanunu'nun 49. maddesi tali haklarda geçici görevlendirmeye tabi olan üst düzey yöneticilere bu şekilde imtiyazlar tanırken, esas hak olan mali haklarda gerekçe olarak gösterilen 08.05.2012 tarihli 34919 tutanak no.lu emsal Sayıştay Temyiz Kurulu kararında görevlendirildiğin eski kurumdan, geçici vazife yapılan belediyede daha düşük maaş almak zorundasın denmekte olduğunu, bu yorumun kanunun lafzına ve ruhuna tamamen aykırı olduğunu,
İnsan Haklan Evrensel Beyannamesi 22. maddesinde; "Herkesin toplumun bir üyesi olarak sosyal güvenliğe hakkı vardır.",
T.C. Anayasası 60. maddesinde; "Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir.",
Avrupa Sosyal Haklar Sözleşmesi 12. maddesinin 4.a fıkrasında; “Akit taraf vatandaşları ile sosyal güvenlik mevzuatından doğan yardımların muhafazası dahil olmak üzere sosyal güvenlik hakları itibarıyla kendi vatandaşlarının eşit muamele görmelerini taahhüt ederler, Sosyal Güvenlik Hakkının İçeriği: tıbbi bakım, hastalık yardımı, işsizlik yardımı, yaşlılık yardımı, evlilik yardımı, meslek kazası veya hastalığı yardımı, aile yardımı, doğum yardımı, analık yardımı, malullük yardımı, ölüm yardımı geriye kalan yakınlara yapılan yardımları kapsar.” denildiğini,
Bu hükümler karşısında Sayıştay Temyiz Kurulu kararında adı geçen evlenme, ölüm, doğum yardımlarının sosyal güvenlik haklarının zaten içinde olduğunu,
Kanun koyucunun, 49. maddesinde; "kurumlar tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik hakları belediye tarafından ödenir." şeklinde düzenleme yapabileceğini,
Bunun için bu maddeye "ve benzeri diğer haklar" ibaresinin konarak mali haklar konusunda da belediyede geçici görev yapan üst düzey idarecilerin zarara uğramayacağının teminat altına alındığını,
Kanun koyucunun, anılan Kanunun 49. maddesinde; "kurumlar tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik hakları belediye tarafından ödenir." şeklinde düzenleme yapabileceğini, kanunun abesle iştigal etmeyeceğini,
Bunun için bu maddeye "ve benzeri diğer haklar" ibaresinin konarak mali haklar konusunda da belediyede geçici görev yapan üst düzey idarecilerinin zarara uğramayacağının teminat altına alındığını,
Görev yaptığı kuruma göre belediyede daha düşük maaş alma söz konusu olursa geçici görevlendirilmeler gerçekleşmeyeceğini, bunun da Kanunun gerekçesinde açıkça belirtilen, belediyelerde nitelikli personelin geçici görevle görevlendirilmesini özendirme amacına aykırı olacağını belirten) itirazlarının temyiz kurulu kararında karşılanmadığını, Anayasa Mahkemesi adil yargılama haklarının ihlaline yönelik kararında; “Mahkemelerin ikna edici açıklamalar içeren gerekçe göstermesini, kararın verilmesine neden olan temelleri, yeterince açık olarak Mahkemelerin belirtmekle yükümlü olduklarını” tespit ederek bireysel başvurularda Anayasa Mahkemesince yapılacak denetim kapsamını ortaya koyduğunu belirterek Temyiz Kurulu Kararının Sayıştay Kanunu’nun 77. maddesi uyarınca düzeltilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında; “Dilekçede, temyiz aşamasında ileri sürülen gerekçeler tekrar edilmek suretiyle, 38429 sayılı Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesi talep edilmektedir.
Karar Düzeltilmesi talebiyle verilen dilekçede ileri sürülen gerekçelerin, 38429 sayılı Temyiz Kurulu Kararında, temyiz aşamasında karşılanarak, Daire kararının tasdik edildiği anlaşıldığından, Karar Düzeltilmesine mahal olmadığına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 28. maddesinde, Belediye Kanunu ve diğer ilgili kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin büyükşehir belediyesi hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin 6. fıkrasında ise;
"Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, belediye başkanının talebi, kendilerinin ve kurumlarının muvafakatiyle, belediyelerin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında geçici olarak görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirmelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında öngörülen şartlar dikkate alınır. Belediyelerde bu şekilde istihdam edilen personel kurumlarından izinli sayılırlar. Bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir, İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır ve terfi haklarım kazananlar başkaca bir işleme lüzum kalmaksızın terfi ettirilirler. Bu şekilde görevlendirilenler, görevlendirme süresinin sona ermesinden itibaren on beş gün içerisinde yazılı olarak kurumlarına başvurmaları hâlinde en geç bir ay içerisinde kadrolarına veya müktesebine uygun başka bir kadroya atanırlar." denilerek bu Kanun hükmüne göre görevlendirilen personele görevlendirildikleri kadroya ait mali hakların ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Adı geçen kişinin görevlendirildiği kadro da Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığı kadro görevi olduğuna göre kendisine sadece bu kadro görevine ait mali hakların ödenmesi gerekir. Oysa bu kişiye, asıl kadrosuna ait farklı nitelikteki mali haklar ile asıl kadrosu ile görevlendirildiği kadroya ait aynı türden mali haklardan fazla olanlar ödenmiştir.
Her ne kadar adı geçen kişinin asıl kadrosuna ait ödemelerin 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "(...) kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir. (...)" cümlesinde ifade edilen "benzeri diğer hakları" kapsamında ödendiği ileri sürülmekte ise de; cümlede, "sosyal güvenlik ve benzeri diğer haklar" ifadesi kullanılmış olup bu ifadeyle "benzeri diğer haklar" kapsamında ödenecek haklar sosyal güvenlik benzeri haklarla sınırlanmıştır.
Hemen her kanunda, kullanılan ifadelerin anlamlarının açıklanması için, “tanımlar” başlıklı bir madde bulunmakta ve çeşitli kavram ve ifadelerin ne anlama geldiği burada düzenlenmektedir. Bu kanunda sosyal güvenlik hakkı tanımlanmadığından bu ifadeyle sosyal güvenlik haklarıyla benzerlik arz eden hakların da güvence altına alınması amaçlanmıştır.
Akçalı haklar olarak da ifade edilen mali hakların ise bir sosyal hak veya sosyal güvenlik hakkı olmadığı veya bunlarla benzerlik göstermediği açıktır. Maaşının unsurları olan ödemeler; sosyal güvenlik benzeri haklardan değildir ve bu maddede yer alan “(…) görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir.” hükmündeki “görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları” ifadesiyle düzenlenmiştir.
Ayrıca, 5393 sayılı Kanunun geçici görevlendirmeyi düzenleyen 657 sayılı Kanundaki genel hüküm ve diğer özel düzenlemelerden, TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık gibi farklı ve özel bir düzenleme getirdiği, bu özel düzenlemede mali hak ile sosyal güvenlik ve benzeri diğer hak ayrımı yapıldığı, 657 sayılı Kanuna da bakıldığında esasen mali haklar (mali hükümler-Kısım 5) ile sosyal hak ve yardımlar (emeklilik hakları, hastalık ve analık sigortası-Kısım VI) ayrı düzenlendiği görülmektedir. Dilekçede yer alan düzenlemelerde de sosyal güvenlik hakkının içeriğinin çeşitli bakım ve yardımları kapsadığı belirtilmektedir.
Mezkur hükümle 657 sayılı Kanundan ayrı bir düzenleme getirilmesinin amacının belediyelere üst düzey görevlendirilmelerin teşvik edilmesi olduğu iddia edilmişse de her teşvikin belirli sınırları olması gayet tabiidir.
Karar düzeltilmesinin sebepleri 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 3162 sayılı Kanununun 8. maddesi ile değişik 77. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, karar düzeltilmesi isteminde bulunabilmek için:
a) Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması,
b) Bir kararda aynı konu hakkında birbirine aykırı hükümler bulunması,
c) Temyiz incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması,
d) Temyiz sebeplerinden en az birinin mevcut olması gerekmektedir.
Dilekçinin karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlar, 18.02.2014 tarih ve 38429 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında dikkate alındığından 1423 sayılı ek ilamın 1. maddesi ile 10.219,68 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 18.02.2014 tarih ve 38429 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
Karar verildiği 20.01.2015 tarih ve 39943 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.