Temyiz Karar Detayı

Kamu İdaresi
Yılı
2008
Daire
4
Dosya No
37152
Tutanak No
40219
Tutanak Tarihi
31.03.2015
Konu
KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

1557 sayılı ilamın 2 nci maddesi ile; Daktilograf kadrosunda olup vekâleten hesap işleri müdürlüğü görevini yapan İsmail BALCAN’A vekalet ettiği görev için asilde aranan şartlara sahip olmadığı halde vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle 2.516,10 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu dilekçesinde özetle; ilk memuriyetine 1995 yılında Afyon Emirdağ Meteoroloji Müdürlüğünde Rasatçı kadrosunda başladığını, Balıkesir Meteoroloji Bölge müdürlüğünde teknik hizmetler sınıfında görev yapmakta iken; 2002 yılı şubat ayında Pamukçu Beldesinin Belediyesine yatay geçiş yaparak daktilograf kadrosunda çalışmaya devam ettiğini,

Pamukçu Belediyesinin hesap işleri müdürünün emekli olmasıyla boşalan bu görevi başkatip kadrosunda çalışan ve Ankara'da Belediye muhasebesi kursu almış olan Mustafa AYDOGDU adındaki arkadaşının 3-4 ay süre yürüttüğünü,

Hesap işleri müdürlüğünü üçer aylık dönemler halinde dönüşümlü olarak yürüteceklerini dönemin belediye başkanı ile birlikte konuşarak anlaşarak yatay geçişini yaptığını,

Üç aylığına vekaleten veya ikinci görev olarak devraldığı bu görevi yıllar boyunca sürdürdüğünü, bunun yanı sıra belediyenin başlattığı termal tesis inşaatlarının ve diğer mal ve hizmet alımlarının tüm ihale evraklarını hazırlama işlerinin de üzerine kaldığını,

Belediye termal tesislerinin işletilmesi ile ilgili olarak 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 1.maddesinde yer alan;

“Bu Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolü düzenlemektir.” hükme istinaden ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 71 inci maddesine istinaden bu tesisin İçişleri Bakanlığından gerekli izinlerin alınarak çalıştırılması konusunda gerekli önerileri başkanlık makamına yaptığını,

Gerekli çalışmalar ve izinler alındıktan sonra Bütçe İçi İşletme kurulduğunu ve tesisin Kurumsal bir kimlik kazandığını, bunun üzerine Belediye Meclisi kararı ile bu İşletmenin Müdürlüğüne görevlendirildiğini, sürekli çalıştığını hatta 2002 yılından bu yana hiç yıllık iznimi kullanmadığını,

Başkanlığa gönderdiği ödeme evraklarından ve muhasebe işlem fişlerinden Belediye tahakkuk memuru veya gerçekleştirme görevlisinin tanzim etmesi gereken evrakların, mal ve hizmet alımlarına ait teklif mektuplarının ve komisyon raporlarının, ihale dosyalarının teknik ve idari şartnamelerin, sözleşmelerin ve diğer tüm evrak işlerinin hazırlanmasını muhasebe görevi ile birlikte yürüttüğünü,

Başkanlık makamına, belediye meclis üyelerine sözlü ve yazılı olarak görevi devretmek istediğini söylese de sonuç alamadığını,

Saymanlık (muhasebe yetkilisi) devir cetvellerini hazırlayıp başkanlık makamına sunduğunu, Belediye Başkanının görevlendirmesine rağmen bahsi geçen memur Mustafa Aydoğdu’nun görevi devralmadığını,

2002 yılında Devlet Meteoroloji işlerinde teknik hizmetler sınıfında rasatçı (gözlemci) olarak çalışmakta iken idari hizmetler sınıfına daktilograf kadrosuna geçirilmesinin, özel hizmet tazminatının 58 den 48 düşmesine neden olduğunu,

Yapmakta olduğu bu görevler paralelinde fazla çalışma ve hafta sonu mesailerin den de hiç ücret almadığını,

657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde;

“(Değişik: 30/5/1974 - KHK/12; değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)

Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.

Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, köy ve kasaba imamlığına ait boş kadrolara, açıktan vekil atanabilir.

Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.

Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.”,

Yine aynı Kanunun 174 üncü maddesinde; “Vekalet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması şarttır.” hükümlerinin bulunduğunu,

Türk Anayasa Hukuku sitesinde;

“Vekaleten atama aylar, hatta yıllar süren bir dönem için yapılmış ise 'asaleten atama' olarak kabul etmek gerekir, 657 sayılı yasada görevlendirme şekilleri tereddüde bırakılmayacak kadar açıktır. Bunlar asaleten, vekaleten ve ikinci görev olarak üç şekilde tanımlanmıştır.

Vekaleten görevlendirmeyi düzenleyen 86.maddesinde görevlendirilecek kişinin, asilde bulunan şartları taşımasına yönelik herhangi bir şart öngörülmemiştir. Dolayısıyla asilin şartlarını taşımayan bir kişinin vekaleten görevlendirilmesinde yasal olarak herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Asilde aranan şartların mevcut olup olmadığı hususu vekalet ücretinin ödenmesi aşamasında önem arz etmektedir.657 sayılı Kanunun 175 inci maddesi hükmüne göre, asilde aranan şartları taşımayanlara vekalet ücreti ödenmez. Bu hükümde 2001 yılında 631 sayılı Kanun hükmünde kararnameyle getirilen bir düzenlemedir.

Anılan açıklamalar doğrultusunda, asilde aranan şartları taşımayan memurların görevlendirme şekillerini tedvir olarak değerlendirilmesini düzenleyen 99 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin yasal hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.

Diğer taraftan; görevlendirilen kişinin Anayasanın 18. maddesi hükmü karşısında şartları taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın özlük haktan mahrum bırakılamayacağı hususu da yargı tarafından verilen kararlarla istikrarlı hale gelmiştir.” denildiğini,

Konu ile ilgili araştırmalarında, 657 sayılı Kanun çerçevesinde vekalet müessesesinin,

“(b) Boş kadroya vekalet çeşitleri

(b1) Kurum içinden vekalet

ihdas edilmiş bir kadronun boşalması halinde söz konusu boş kadroya kurum içinden vekil atanabilir. Böylesi bir durumda atanan vekil memurlara, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin 6 ncı fıkrasında öngörüldüğü üzere vekalet aylığı ödemesi yapılmaz.

Bununla birlikte aynı maddenin 7 nci fıkrasında istisnai bir uygulamaya gidilmiş ve 657 sayılı Kanuna tabi kurumlarda mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan boş durumdaki saymanlık kadrolarına vekil memur atanması halinde, bunlara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmesi öngörülmüştür. Vekil memura ödenmesi öngörülen vekalet aylığının ödenmesinde ise yine 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesine başvurulur ve söz konusu maddenin 1 inci fıkrasında yer alan bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte birinin verileceği genel hükmü uygulanır.

Diğer taraftan, 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Yan Ödeme Kararnamesinin "Vekalet" başlıklı 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, bir göreve kurum içinden vekaleten atanan memura vekaleten atandığı kadro veya görev için öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarı asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldığı zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla ise aradaki farkın vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödeneceği belirtilmektedir.

Boş kadroya kurum içinden vekalet haline ilişkin olarak yukarıda yer verilen hükümler Tablo-8'de özetlenmiştir.

Tablo: 8

Boş kadroya kurum içinden vekalet

BOŞ KADROYA VEKALET

Kurum içinden vekalet: Vekalet aylığı ödenmez.

Boş durumdaki saymanlık kadrolarına atanan vekil memurlar:

Vekalet görevinin başladığı tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.

Zam ve tazminat farkı ödenir.”

şeklinde açıklandığını,

657 sayılı Kanunun (Değişik: 26/6/1984 - KHK 241/9 md.) 88 inci maddesine göre ikinci görev verilen memurlara, bu görevleri karşılığında aylık ödenebilmesi için boş bir kadroya ait görevin ikinci görev olarak yürütülmesi gerektiğini, bu şekilde görevlendirilenlere, görevlendirildikleri kadro derecesinin ilk kademe aylığının üçte ikisinin ödeneceğini,

Yine bu konuda Anayasanın Angaryayı Yasaklayan 18.maddesi uyarınca fiilen yürütülen görev için vekalet aylığına eşdeğer bir meblağın görevi yapan kişiye ek tazminat olarak ödenmesinin gerekliliği konusunda Danıştay Kararlarının bulunduğunu,

Yapmış olduğu araştırmalar neticesinde böyle bir takım dayanaklara istinaden ve kendisi ile aynı şartlarda çalışan bir başka belediyenin hesap işleri müdür vekiline giderek ikinci görev aylığının nasıl hesaplandığını öğrendiğini ve söz konusu vekalet ücretinin Belediye Başkan onayı ile bordrosuna yansıtıldığını,

Diğer bir konunun ise, Muhasebe Yetkilisi Sertifikası ile ilgili olduğunu,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 62.maddesinin ikinci fıkrası gereğince; Belde ve nüfusu 25.000'in altında olan İlçe Belediyeleri ile Mahalli İdare Birlikleri için düzenlenen eğitim programını tamamlayıp, 21.05.2011 tarihinde yapılan sınavda başarılı olarak Belde ve nüfusu 25.000'in altında olan ilçe Belediyeleri ile Mahalli İdare Birliklerinde muhasebe hizmetlerini yerine getirme yetkisini veren muhasebe yetkilisi sertifikasını aldığını, (sertifika numarasının BMİB/2011/0059 olduğunu, suretinin ekte sunulduğunu)

5.derecede daktilograf kadrosunda, lise mezunu, sertifikalı olarak Muhasebe Yetkilisi olduğunu, daktilograf ve muhasebe yetkililiği görevinin yanı sıra 01.04.2002 yılından bu yana 10 yılı aşkın bir süredir Mali Hizmetler Müdürlüğünü fiilen yaptığını,

Bunlara ek olarak Belediye bünyesinde Bütçe içi İşletme Müdürlüğü olarak İşletilen Pamukçu Belediye termal tesis işletmesinin İşletme Müdürlüğünü ve Muhasebe hizmetlerini 6 yılı aşkın bir süredir yine fiili olarak yaptığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık; Daire kararının korunması yönünde görüş bildirmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinde;

“(Değişik: 30/5/1974 - KHK/12; değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)

Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.

Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, köy ve kasaba imamlığına ait boş kadrolara, açıktan vekil atanabilir.

Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.

Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.” denilmiştir.

Adı geçen Kanunun zam ve tazminatlara ilişkin 152 nci maddesine istinaden hazırlanan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve aynı Kanunun ek Geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara ne miktarda zam ve tazminat verileceğine ilişkin 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam Ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı”nın 9 uncu maddesinde;

“ 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;

a)1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;

aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,

bb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek Karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,

cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları, kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.

2)aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,

…

vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıya alınan mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, vekalet eden şahsa, vekalet aylığı ile asli kadro ve görevleri karşılığı fiilen aldıkları zam ve tazminat toplam net tutarları ile vekalet ettikleri kadro ve görev için öngörülen zam ve tazminat toplam net tutarları arasındaki farkın ödenmesi için vekilin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (sınav şartı hariç) bir arada taşımaları gerekmektedir.

02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik”in “Öğrenim düzeyi” başlıklı 14 üncü maddesinde;

“(Değişik madde: 31.12.2005-26040 s. Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik/12.mad)

Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi;

a) Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş veya denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,

b) Müdür kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, işletme, iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari bilimler dallarında yüksek öğrenim bitirmiş veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak,

…

şarttır." şeklinde belirlenmiştir.

Aynı Yönetmeliğin Geçici 1.maddesinde de; “İhtiyaç duyulan hallerde bu yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18.04.1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.” hükmü yer almıştır. 20.04.2004 tarih ve 25439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile bahsedilen Geçici 1 inci maddeye "Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18.4.1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler." şeklindeki ikinci fıkra eklenmiştir.

Geçici maddenin birinci fıkrasında, bir alt öğrenim düzeyinin yeterli sayılabileceğinden, ikinci fıkrasında ise, süreleri farklı olan, fakat aynı öğrenim düzeyinde olan öğrenimler arasındaki eşitlikten bahsedilmektedir.

Adı geçen görevli, lise mezunu olması nedeniyle söz konusu geçici maddenin birinci fıkrası kapsamındadır. Anılan fıkrada “... 18/4/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.” denilmekte olup, süresi ne olursa olsun yüksek öğrenim için bir alt öğrenim düzeyi lisedir. Zira 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda örgün eğitim dört kategoride toplanmış ve bunlar, “okul öncesi eğitimi”, “ilköğretim”, “orta öğretim” ve “yüksek öğretim” olarak belirlenmiştir. Anılan Kanunun 34 üncü maddesinde de, “Yüksek öğretim, orta öğretime dayalı en az iki yıllık yüksek öğrenim veren eğitim kurumlarının tümünü kapsar.” hükmü yer almıştır. Buna göre, hem dört yıllık, hem de iki yıllık yüksek öğretim kurumları yüksek öğretim kavramı içinde yer almakta ve bunların her ikisi için de bir alt öğrenim düzeyi orta öğretim olmaktadır.

Esasen, vekalet edilen Hesap İşleri Müdürlüğü görevine asaleten atanabilmek için “dört yıllık yüksek öğrenimi bitirmiş olma” şartı olmadığından, geçici 1 inci maddenin ikinci fıkrasının uygulanmasına da gerek yoktur. Yönetmeliğin “Öğrenim düzeyi” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sadece teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için “dört yıllık yüksek öğrenimi bitirmiş olma” şartı getirilmiş, aynı fıkranın (b) bendinde ise diğer müdürlükler için süresi ne olursa olsun “yüksek öğrenim bitirmiş olma” şartı yeterli kabul edilmiştir. Dolayısıyla vekalet edilen görev “teknik öğrenim gerektiren” bir müdürlük olmadığı ve bu müdürlüğe asaleten atanabilmek için iki yıllık yüksek öğrenim görmek de yeterli olduğu için, lise mezunu olan adı geçenin Geçici 1 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Ayrıca 21.01.2006 tarih ve 26056 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Sertifika eğitim programına başvuracaklarda aranacak şartlar” başlıklı 5 inci maddesinde,

“ (Değişik: 15/9/2008-2008/14247 K.)

Sertifika eğitim programları; genel bütçeli idareler, özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler itibarıyla ayrı ayrı gruplar halinde düzenlenebilir. Bu takdirde muhasebe yetkilisi adayları yalnızca başvuru tarihi itibarıyla görev yaptıkları idare grubu için düzenlenen sertifika eğitim programına katılabilirler. (Ek cümle: 15/6/2009-2009/15127 K.) Ancak belde ve nüfusu 25 binin altında olan ilçe belediyeleri ile mahalli idare birliklerinde muhasebe yetkilisi görevini yapmak için düzenlenecek sertifika eğitim programına genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde görev yapan adaylar da katılabilir.

Adayların sertifika eğitim programına katılabilmeleri için ayrıca aşağıdaki şartları taşımaları gerekir.

a) En az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olmak,

b) Kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerinde en az dört yıl çalışmış olmak koşuluyla, bu idarelerde muhasebe

yetkilisi yardımcısı veya eşiti görevlerde ya da daha üst görevlerde bulunmuş olmak,

c) Son üç yıl içerisinde olumsuz sicil almamış olmak,

ç) Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olmak.

Ancak belde ve nüfusu 25 binin altında olan ilçe belediyeleri ile mahalli idare birliklerinde muhasebe yetkilisi görevini yapmak için sertifika eğitim programına başvuracak adayların ikinci fıkranın (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen şartları taşımaları kaydıyla, en az lise veya dengi okul mezunu olmaları ve kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerinde en az dört yıl çalışmış olmaları yeterlidir.” denilmiştir.

2011 yılı itibariyle, belde ve nüfusu 25.000'in altında olan ilçe Belediyeleri ile Mahalli İdare Birliklerinde muhasebe hizmetlerini yerine getirme yetkisini veren muhasebe yetkilisi sertifikasını almış, lise mezunu ve daktilograf kadrosunda olup vekaleten hesap işleri müdürlüğü görevini yapan İsmail BALCAN’ın, “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik”in Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü karşısında, asilde aranan şartları taşıdığı anlaşıldığından vekalet görevi mevzuata uygun olup vekalet ücreti ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenle 1557 sayılı ilamın 2.maddesi ile 2.516,10 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 31.03.2015 tarih ve 40219 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.