Osmanlı Devleti Öncesi Dönemi


Bin yılı aşkın devlet geleneğimiz içinde devlet gelirleri ve harcamalarına ilişkin belge, kayıt düzeni ve muhasebe sistematiği ile buna bağlı olarak gelir ve harcamaların denetimi zaman içinde değişim ve gelişim göstermiştir. Bugünkü sistematiğin oluşumunda Divan-ı Muhasebatın kuruluşu önem arz etmekte olup Osmanlı Devlet teşkilatının oluşumunda Selçukluların, Selçukluların devlet yapılanmasında ise gerek daha önceki Türk devletlerinin gerekse çağdaşı olan Türk ve İslam devletlerinin etkisi olmuştur.

Göktürklerde (552-745) olduğu gibi yerleşik hayata yeterince geçilememiş olması belge, kayıt ve muhasebe açısından sistematik oluşturulmasını geciktirmiş olmakla birlikte, İpekyolu üzerinde hüküm sürmeleri dolayısıyla ticaretin gelişimi belge ve kayıt düzeninin oluşumunu hızlandırmıştır. Bu dönemden kalan el yazmaları ile Orhun ve Tonyukuk yazıtlarında yönetenler ile yönetilenler arasındaki ilişkilerden,  vergi kayıtlarından, “Kuyudat Memurunun” öneminden bahsedilmektedir.

Uygur Devleti (911-1209) ticaret yolları üzerinde olması dolayısıyla gerek devlet kayıtları (vergiler, vakıflar, para hareketlerine ilişkin kayıtlar, taşınır, taşınmaz ve hayvan varlıklarına ilişkin kayıtlar) gerekse özel hukuka ilişkin kayıt sistemi açısından daha gelişmiş olup çeşitli sözleşme türleri geliştirilmiştir. Bu dönemde vergi sicil kayıtları ve tüccarlar tarafından tutulan defterlere ve senet örneklerine rastlanmaktadır.

Karahanlı Devleti (840-1211) dönemi Türklerin İslamla tanıştıkları dönem olması bakımından önem arz etmektedir. İslamiyet öncesindeki devlet yapısına ilişkin bilgi vermesi bakımından Yusuf Has Hacib'in Kutad-gu Bilig'i ve Kaşgarlı Mahmut'un Divan-ı Lügati-t Türk'ü önem arz etmektedir. Özellikle Kutadgu Bilig'de devlet örgütü, devleti ve toplumu oluşturanların görev ve sorumlulukları anlatılmaktadır. Devlet teşkilatının temelini oluşturan vezir ve ona bağlı divanlar Karahanlı Devletinde mevcut olup, mali işlerin kontrolü Divan-ı işraf tarafından yapılmaktaydı.

Gazne Devletinde (963-1187) devlet teşkilatı çağdaşı olan diğer Türk devletlerinden Karahanlılar ve Selçuklulara benzemektedir. Gaznelilerin devlet yönetiminde ilke ve kurallara uymada gösterdikleri titizlik, o dönemde Selçuklu veziri Nizam-ül Mülk tarafından yazılan "Siyasetname" isimli esere esin kaynağı olmuş, örnek olaylar Gazne Devletinden verilmiştir. Gaznelilerde devlet yönetimine ilişkin olarak beş divandan Divan-ı İşraf mali işlerin denetimiyle görevliydi.

Selçuklularda (1040-1308) devletin mali yapısını Gaznelilerle birlikte etkileyen diğer bir Türk devleti Samanilerdir. Devlet teşkilatının başında bulunan vezir ve vezire bağlı görev yapan divanlar ile bu divanlarda tutulan defterlere ilişkin bilgilerden düzenli bir devlet yapısının ve gelişmiş bir muhasebe düzeninin olduğu anlaşılmaktadır. Selçukluları etkileyen yönlerinden biri de Divan-ı İşraf Kurumu olup devletin gelir ve giderlerinin denetiminin yapıldığı divandır.

Türk devlet yapısı, Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra İslam devletlerinden etkilenmiştir. Hz. Peygamberin amcası Abbas’ın soyundan gelenlerce kurulan ve 750-1258 yılları arasında hüküm süren Abbasi Devletinde vezir halifeden sonra en yüksek devlet görevlisi olup devlet teşkilatı vezire bağlı olarak çalışan divanlardan oluşmaktaydı. Divan-ı Haraç ve Divan-ı Beytül Mal devletin gelirlerini toplayan, harcamalarını yapan varlıklarını yöneten ve bunların kayıtlarını tutan önemli mali örgütlerdi.

Devletin gelir ve giderlerinin denetimi ise Divan-ı İşraf tarafından yapılmaktaydı. Başta Büyük Selçuklu Devleti olmak üzere, diğer Selçuklu devletleri de (Kirman Selçukluları, Suriye Selçukluları, Anadolu Selçukluları) İslam devleti olan Abbasi Devletinin teşkilat yapısından mali yapıları da dahil olmak üzere çeşitli yönleriyle etkilenmişlerdir. Selçuklular gerek daha önceki Türk devletlerinden gerekse İslam devletlerinden örnek olarak almış oldukları devlet teşkilatı yapısını zaman içinde geliştirmişlerdir. Sultan Melikşah’ın talebi üzerine dönemin veziri Nizam-ül Mülk tarafından yazılan Siyasetname (Siyerul Mulûk) isimli eser; meliklerin, emirlerin, vezirlerin, kadıların ve çeşitli devlet yöneticilerinin ahlak ve davranışlarına ilişkin ilkeleri belirlemekte olup, gerek çağdaşı olan devletlere gerekse daha sonra aynı topraklarda hüküm sürecek olan devlet yöneticilerine esin kaynağı olmuştur.

Selçukluların etkilediği devletlerin başında İlhanlı Devleti (1256-1353) gelmekte olup, askeri işler dışındaki diğer devlet işleri baş vezir ve ona bağlı divan tarafından yürütülmektedir. Mali işlerle ilgili en yüksek devlet görevlisine, bugün de kullanılan tabir ile önceleri Defterdar-ı Memalik denilirken daha sonra Müstevfi Divanı denilmiş olup, mali işlere ilişkin defterler bu divanda tutulmuştur. Mali ve idari işlerin denetimi ise divana bağlı olarak çalışan İşraf-ı Memalik tarafından yürütülmekteydi. İlhanlılar döneminin özelliklerinden birisi de devlet muhasebesine ilişkin dört temel muhasebe öğreti kitabının bu dönemde yazılmış olmasıdır.

El yazması eserler kütüphanelerimizde bulunan söz konusu eserler Saadetname (1309), Kitabus Saadet(1349), Camiul Hesap (1360) ve Risale-i Felekiyye- Kitabus Siyakat (1363) isimli devlet muhasebesi ders kitaplardır. Bu bakımdan belge, kayıt, muhasebe ve mali düzen açısından Osmanlıları büyük ölçüde etkilemiştir.